1. bölüm / 7
ASRAGiriş✿
Bölümler 7Şu an: Giriş✿
Ve kalple beyin aynı fikirde olursa
Oyun biter:)
Ben hüma asra aktan.
Bir ülke düşünün… Adaletin yalnızca bir kelimeden ibaret olduğu, insanların değerinin kim olduklarına değil, hangi sınıfta doğduklarına göre belirlendiği bir ülke.
Bu ülkede insanlar üçe ayrılırdı: Onurlular, Asiller ve Güçsüzler.
Onurlular, düzeni koruyanlardı düzenin sahipleriydi.asiller, bu düzene karşı çıkanlar. Güçsüzler ise bu düzenin altında ezilmeye mahkûm edilenler…
Ve sonra bir hastalık ortaya çıktı.
Kimden bulaştığı bilinmeyen, nereden geldiği açıklanamayan bu hastalık, ülkenin kusursuz görünen düzenini tehdit etmeye başladı. İnsanlar birbirinden şüphe ederken devlet gerçekleri saklıyor, korku her geçen gün biraz daha büyüyordu.
Ben Hüma Asra Aktan. Kelimelerle savaşan bir yazarım. Gerçekleri yazmanın suç sayıldığı bir ülkede, kalemimi susturmayı hiçbir zaman öğrenemedim. Ve bir asil soyundan olmam çoğu zaman kitaplarımın yayınlanmadan kaldırılması demekti.
Ve herzamanki gibi evden çıkıp kütüphaneye gidiyordum.
Kütüphaneye giden yol her zamanki gibi sessizdi. İnsanlar kendi hayatlarının telaşına düşmüş, başlarını önlerine eğmiş ilerliyordu. Oysa bu ülkede herkesin başını eğmesinin bir sebebi
vardı. Çünkü burada bazı insanların başı dik yürümeye hakkı vardı, bazılarıysa doğdukları günden itibaren boyun eğmeye mahkûmdu.
Kütüphaneye girip Her zamanki masama ilerlerken rafların arasında birkaç kişinin fısıldaştığını duydum.
“Duydun mu? Dün gece yine bir mahalle karantinaya alınmış.”
“Sus! Böyle şeyleri burada konuşma.”
“Ama hastalık yayılıyormuş. Bu kez onurluların mahallesine kadar ulaşmış.”
Elimdeki çantanın askısını biraz daha sıkı tuttum.
Hastalık.
Bu ülkede o kelimeyi duymak bile insanın içini ürpertmeye yeterdi. Kimse hastalığın nereden geldiğini bilmiyordu. Kimse nasıl yayıldığını açıkça anlatmıyordu. Devlet, hastalığa yakalananların toplum için bir tehdit olduğunu söylüyor; insanları evlerinden alıyor, ardından haklarında tek bir kelime bile etmiyordu.
Daha korkuncuysa hastalığın herkese eşit davranmamasıydı.
Bir onurlu hasta olduğunda en iyi şartlarda tedavi görüyordu
Bir asil hasta olduğunda ise hastanede bazı doktorların yardımıyla tedavi görüyordu
Ve bir güçsüz hasta olduğunda kimsenin umrunda olmuyordu bazen asiller yardım ediyordu
Masaya geçip bilgisiyarımı açtım.
Yazdığım bir romana devam etcektim.
Devlet genelikle romanlara bişey demiyordu yayınlanmasına izin veriyordu lakin devleti karalayan birşey olduğu zaman hem kitabın yayından kaldırılması hemde Hapishane cezasıyla birlikte yazarın bütün eserleri yasaklanıyordu. Üstelik yalnızca yazarı değil, kitaplarını okuyanları bile sorguya çekebiliyorlardı. Bu yüzden insanlar artık düşüncelerini açıkça dile getirmekten korkuyor, gerçekleri bilseler bile bilmiyormuş gibi davranıyorlardı.
Ben ise korkularımı kelimelerin arkasına saklamayı hiçbir zaman becerememiştim.
Bilgisayarımın ekranına baktım. Birkaç gün önce yarım bıraktığım romanım açıktı. İmlecim, yazdığım son cümlenin sonunda yanıp sönüyordu.
Kitabımın konusu askeri kurguydu.
Seviyordum askeri kurgu yazmayı.
Okurlarım kitaplarımı seviyolardı .
Smut sahne yazacaktım pek bilgili olduğum söylenemezdi ama.
Ha gayret ...
Diyip nerdeyse bir bölüm kadar smut sahne yazmıştım .
Yazmaya devam ediyordum ki .
Arkadan bir kıkırtı geldi .
Rezil oldukk babağğ.
"O iş tam olarak hazırlıksız olmaz"
Dedi kalın bir erkek sesi
Hassiktir
Yer yarılsın ve ben içine gireyim.
Yanaklarım kızardığını hissettim.
Ve arkamı döndüm.
O kapkara siyahın en koyu renginde olan gözlerle karşılaştım
Gözlerimi ondan kaçırmak istedim ama nafileydi. Sanki o kapkara gözler, bakışlarıyla beni olduğum yere çivilemişti.
Bir saniye.
İki saniye.
Üç saniye.
Adamın yüzünde eğlenceli bir hal belirdi
Geber Asra, geber. Bir de utanmadan arkanı dönüyorsun.
Başımı hafifçe kaldırıp yüzüne baktım. Benden uzun boyu, sert yüz hatları ve insanın aklını başından alacak kadar koyu gözleri vardı. Üstelik yüzündeki o kendinden emin ifade, sinirlerimi bozmaya yetiyordu.
"Fazla bilgili değilsiniz sanırım bu konuda" daha ilkez duyduğum bu kalın ses beni mest etmişti
"Sanane"
odunsun asra.
Biliyorum.
Adam benim al al olmuş yanaklarıma bakıp güldü
Ve ayağı kalktı ayağa kalkınca inceleye bildim boyunun kaç olduğunu bilmiyordum ama 1.90 dan uzun olduğu kesindi ya geniş omuzları kesin sert yüzü kasları
SAKİN ASRA
Adamı alıcı gibi epey süzmüştüm .
Yanıma kadar yaklaşıp bilgisiyarda yazdığım smut sahnede bakıp bir kaç şeyi düzelti ben ise ona şaşkınlıkla bakıyordum
Bana dönüp
"Oldu "dedi ve yürüyüp kapıdan çıktı
Ben az önce ne yaşamıştım lan.
Rezilsin asra
Off.
Bölüm sonu beyler ve bayanlar 😏
beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayınızz efenimm🐣
Bu arada aklınınız karışmasın diye küçük bir açıklama yapacağim
Bu evrende yıl 2032
Shjsjsje 2026 dan 2032 ışınlandınız efenimmm😅
Bölüm etkileşimi
