8. bölüm · Aşktan Rüya
8.
Sabah uyandigim zaman mutfaktan harika kokular geliyordu doğrulup bı sure koltukta oturdum sonra elimi yzuzumu yıkadım mutfağa girdim Aynur masayı hazırlıyordu beni gördü ve "ooo paşam günaydın" dedi bende gülümseyerek karşılık verdim "günaydın hayırdır bu nefis kokular ne" dedim kıkırdadı "masaya geçince görürsün" dedi sonra başka bir soru sordum "Melih nerde yatıyormu halen" dedim Aynur kafasını saliyarak
"Hayır ekmek poğaça simit almaya gönderdim onu gelir birazdan" dedi bende kafamı onaylarcasina saladım ve bişey isteyip istemediğini sordum herşeyi hal etmişti "sen otur biraz Melih gelince başlarız" dedi Aynur tamam diyip salona geçtim yatigim yeri toparlayıp televizyonu açtım bı sure izledikten sonra kapı çaldı Melih gelmişti sanirım Aynur kapıyı açtı ve buyrun kime bakmistiniz dedi yabancı biriydi sanırım melih değildi hemen ayağiya kalktım ve kapıya doğru gittim şok olmuştum.
Lavin kapidaydi bı bana bir aynura bakıyordu bişey dememe izin vermeden "ben anladım anlayacagimi" diyip koşarak gitmeye başladı sesli bir şekilde "Allah kahretsin" dedim Aynur ne olduğunu anlamamıştı hemen ceketimi aldım ve kapıdan çıktım Aynur arkamdan "arca ne oluyor" diye bağırdı bende ona "Melihe söyle Lavin geldi beni gördü zaten anlar o ve sana anlatır" dedim ve merdivenlerden koşarak indim o an niye beşinci kata oturuyoruz diye sovmeye başladım dışarı çıktığımda Lavin hızlı hızlı gidiyordu arkasından bağırdım ama ne fayda daha çok hızlandı öfleyerek "bu kız benim sonum olacak ya" dedim ve daha hızlı koştum Lavinin önüne geçtim ve iki elimi havaya kaldırdım "bı dur yanlış anlıyorsun bak" dedim ve aynı hızla tokatı yedim "arca sen tam bir adisin çekil önümden" diyip beni itti tepki vermedim gitmesine izin verdim arkamı döndüm ve yavaş yavaş eve gittim kapıyı çaldım Melih açtı "arca ne oldu iyimisin" dedi konuşmadım sadece içeriye geçtim odama gidip üstümü degistirdim mutfağa girip "size afiyet olsun benim bı işim çıktı akşama doğru gelirim" dedim Melih hemen " ne işin çıktı arca gel hadi kahvaltı yapalım öyle git" aynurda ekledi "evet arca gel ya bak o kadar hazırlık yaptım" dedi teşekür ettim çoktan ayakabilarimi giymiştim kapıyı çekmeden önce "ben dışarda yerim bişeyler akşama görüşürüz" dedim ve kapıyı kapadım yavaş yavaş aşağıya indim cadeye çıktığımda ne yapacağımı bilmiyordum bir saat sonra dersim vardı aksatmak istemiyordum ama bu kafaylada gitmek istemedim en sonunda gitmeye karar verdim otubuse bindim ve üniversiteye gitim içeri girdiğim zaman Borayla göz göze geldik onun yanına oturdum
"Nasılsın arca ne yapıyorsun" dedi "aynı Boray sen ne yapıyorsun" diye bende sordum "bendende aynı hayırdır iyi gözükmüyorsun bişeymi oldu" halimi fark etmiş olacaki bu soruyu sordu yok bişey anlamında omuz silktim bu hareketinden sonra "senin kesin bişeyin var anladım neyse kokusu çıkar yakında" dedi bende "sonra konuşuruz" dedim hoca içeri girdi ve derse başladı ilk beş dakika tek dinleye bildim zaten sonrası yok.
***
Diğer dersede hiç odaklanmadim sadece orda olmak için gitmiştim zaten ne yapacağımı bilmiyordum Boray işi oldugunu söyleyip gitti bende yanlız kalmıştım bı sure durduktan sonra naziyi aramaya karar verdim.
"Nazi napıyorsun" açar açmaz soru sordum "hiç valla arcasum ders vardı biliyorsun ona girdim şimdi cikiyorum" dedi güzel oldu unuversitedeydi "bende üniversitedeyim gelsene yanıma" dedim tabi hanım efendi beni çok iyi tanıdığı için sıralamaya başladı "arcasu dedim kizmadin biraz durgun konuşuyorsun beni yanına çağırıyorsun hepsini topluyorum Lavinle kavga etin" doğru bilmişti ne diye bilirdimki doğru olduğunu beli eden bı homurtu çıkardım arabayı alıp geleceğini söyledi tamam diyip kapadım yaklaşık beş dakika sonra geldi arabaya bindim bende susgundum açıkçası konuşmak istemiyordum yanlizca biraz hava almak için bı yerlere gitmek istiyordum cebimden sigara çıkardım ve yaktım Naz hemen "oba kuralda cignedigine göre olay büyük demeki çabuk dokul hemen" dedi ne diyeceğimi bilmiyordum "anlaticam öncelikle çamlı yaylaya gidelim" dedim gözlerini kocaman açtı ve "oha arca ne istiyorsun ordan bir saatlik yol zaten hiç çekilmez" oraya gitmemek için itiraz etti ama nafile oraya gitmek istiyordum en sonunda tamam demek zorunda kaldı çamlı yaylaya gittiğimizde arabadan indim gözlerimi kapayip açık havaya kendimi bıraktım çok güzel esiyordu huzur veriyordu resmaren tabi huzurumu bozan bı naz faktörü olduğunu unutmustum.
"Bok vardı arca değilmi buraya geldik esiyor zaten" dedi gözlerimi kısıp ona baktım "ağlama huzurumuda bölme bekle biraz rahatliyim" dedim "başka yer yokmu daha yakın mesela rahatlaya bileceğim bir yer" dişlerimin arasindan "yok Nazi ya sus yada beni burda bırak git" dedim cidiyetimi anlamış olacaki sustu yavascana yanıma yaklaştı "ne oldu hadi anlat bakalım" dedi öf cekerek anlatmaya başladım "Aynur geldi dün sürpriz yaptı" dedim naz gülerek "ee ne güzel işte ay bende gelip göreyim bi uzun zaman olmuş seninde mutlu olman gereken yerde üzgünsün" dedi "mutlu olmazmiyim kızım Aynur benim kız kardeşim bir hafta kalacak bide sevinçten dört köşe oldum" naz kaslarını çatarak "sorun ne ozaman" dedi cebimden paketi çıkartıp bir tane sigara yaktım Naz hemen "arca yeter ciğer diye bişey kalmiyacak bak" dedi omuz silkerek anlatmaya başladım "bu sabah Aynur kahvaltı hazırlıyordu bende uyandım Melih bişeyler almaya gitmiş Aynur Melih gelene kadar oturmami söyledi salona geçtim ve kapı çaldı Aynur kapıya baktı melihl geldi zan etim ama o değilmiş Lavin gelmiş ben aynurun arkasındaydim bi bana bı aynura baktı ve" dedim naz lafımı böldü "ve lavin'de yanlış anladı dimi" kafamı hafifçe saladım "keşke sadece yanlış anlasa koşarak gitti bende peşinden aşağıya kostum konuşmaya çalıştım yanilş anladigini soyluyledim ve söylememle tokat yemem bir oldu" naz hafifçe dudağını ısırdı ne diyeceğini o da bilemedi ben sigaradan derin bir nefes alıp bıraktım "kötü olmuş ya keşke dinleseydi seni" dedi ve ekledi "e sen ne yaptın lütfen deme tokatan sonra guru yaptım ve gitmesine izin verdim" kafamı salladım ve "aynen öyle yaptım beni dinlemeden bunu yapıyorsa gide bilir bişey diyemem" dedim naz saçını geriye doğru atı "hayır kötü yanı bu değil bir hafta sonra gidecek İstanbul'a bana küs gitse tam boka saracak işler" dedim naz gözlerini kocaman açtı ve "niye gidiyor" dedi "o da başka bir sıkıntı ya sonra anlatırım şimdilik sorunum başka" dedim nazda hafif düşünceli bir şekilde "istersen ben konuşa bili" lafını böldüm hemen "hayır Nazi madem beni dinlemedi seninde konuşman gerek yok kalsin" dedim "e arca nasıl yanlış anladığını bilecek o zaman" dedi sıkıntılı bir sesle "kendisi sorarsa bana öğrenir yoksa başka bir şekile senin yada başkasının söylemesiyle öğrenmesine gerek yok" dedim naz benimle baş edemeyeceğini bildiği için kafasını tamam anlamında saladi.
Daha fazla durmadım naza dönüp gidelim dedim tamam diyip arabaya bindik yol boyunca hiç konuşmadım naz " kesin kahvaltı yapmadan çıktın sen hadi gel biseyker yiyelim" dedi beni iyi tanıyordu ya korkmam gerekti artık ama alistigim için umursamıyorum "hayır ya iştahım yok Nazi beni eve bırak yeter" dedim "tamam o zaman bende geliyim size aynuruda görürüm" olur anlamında kafamı salladım eve geldigimiz zaman Aynur kapıyı açtı Nazi görür görmez sarıldılar naz hemen "oo küçük hanim sizin buralarda ne işiniz var" dedi Aynur kikirdayarak "yaptım işte bı kaçamak Nazi ne yapayım zar zor gele biliyorum" dedi ikiside güldüler "kapıda konusmasaniza içeri girin öyle hasret giderin ya da konusun ne yapıyorsanız yapın" dedim Aynur ve naz bir birine baktı naz göz kırptı mesaj verir gibi Aynur kafasını saladi ve içeriye girdik salona geçip oturdum direk nazla Aynur konuşup sohpet ediyolardi Melihte onlara ara sıra dahil oluyordu bı ara Melih bana soru yonelti "arca ne oldu lavinle" diye kafamı hafif kaldırdım anlatacak gücüm yoktu "bişey olmadı Melih" dedim anlatmak istemediğimi anlayınca üzerine gelmedi naz hemen araya girdi "öyle sade konuşuyoruz Aynur hadi kalk kahve yapalım Melih sende gel yardım et" dedi ikiside anlamıştı naza söylediğimi hemen olur diyip kalktılar bende telafonumu cebimden çıkartıp oynamaya başladım yaklaşık yirmi dakika sonra hepsi tekrardan salona geldi aynurun suratı asikti kahveyi önüme koydu ve yanıma oturdu "arca özür dilerim ben bilmiyordum Lavin olduğunu" dedi özür dilemesinden nefret ediyordum hassas noktakarimdan biriydi aynun bunu hatırlamış olacaki hemen sustu "kızım özür dileme benden senin bı sucun yok yanlış anladı anlatmaya çalıştım istemedi kendisi bilir sen ne üzülüyorsun" dedim Aynur karşılık olarak "olsun yinede onun açısından bakarsak bende bı kızla yanlız evde görsem aynı tepkiyi verirdim" dedi burnumadan soluyarak "neyse Aynur boş ver olan oldu artık yapacak bişey yok" dedim ve sustum benimle beraber hepsi sustu bı sure hiç biri konuşmadı Nazi konuyu dağıtmak için "Aynur sen bir hafta burdaymisin e biseyler yapalım o zaman" dedi aynurda gulumsuyerek "yapalım ya eski zamanlardaki gibi" nazda guldu "bence ikimizde aynı şeyi düşünüyoruz piknik zamanini" dedi Aynur heyecanla "evet tamda o aklımdan geçiyordu ne güzel gunlerdi ya" ikiside gulusup kahkaha atiyolardi Melihte onların o haline guluyordu biz lisedeyken yaz aylarinda hep biseyker yapardık dokuz kişilik bı guruptu beraber her yeri gezer doyasıya eylenirdik o günleri yad ediyolardi baya bı sohpet etiket naz annesini aradı ve akşam yemeginde bizde olacağını söyledi onay aldıktan sonra aynurla naz mutfağa gittiler yemek yapmaya Melihte televizyondan bir filim açtı ve izlemeye başladık bır saat sonra yemeğin hazir olduğunu söyledi kızlar hiç iştahım yoktu ama bunu söylersem ikiside bana Trip atacaktı biliyorum bu yüzden masaya oturdum ve kendimi zorlayarak bikaç bişey yedim.
Masayı topladık ve hep beraber tekrardan salona geçtik Melih filim izleyelim dedi bir tane korku filimi açtı ve izlemeye başladık bı sure geçti hepsi filme odaklanmıştı gerilim doluydu Melihe baktım ve koltuğun arkasından bir tane balon çıkardı ne ara sisiripte oraya koymuştu hiç bilmiyorum ama benim gördüğümü gorunce eliyle sus işareti yaptı kafamı saldım cebimden bir tanede ine cikardi içimden vallahi bu çocuktan korkulur diye geçirdim filimin en gerici sahnesindeydi bir tane kadın evi geziyordu koridorun kapısına usulca yaklaştı tam elini kapıya attıp açtı Melih balonu patlati kızlar öyle bir çığlık attiki anlatamam kulağım sağır olmuştu hemen ayağiya fırladım elimle sus işareti yaptım ikisinede "malar komusular ayağiya kalkacak susun bı" ikisininde rengi çekilmişti bem beyaz olmuşlardı o halerine dayanamadım Melih zaten arkada kahkaha atıyordu bende gülmeye başladım ikimiz karnımıza ağrı girene kadar güldük Aynurda nazda bize bakıyordu ne olduğunu anladıklarında ikisininde kası catildi naz hemen " o o olm bö bö böyle şakamı olur" dedi benle Melih onun kekelemesine daha çok güldük aynurun zaten ruhu çekilmişti tepki bile vermiyordu Melih ayağiya kalktı ve aynurun yanına gitti hafif sarsarak "olm şaka yaptım bişey yok kendine gem hadi" demesiyle Aynur tokatı yapıştırdı Melih yere uzanmış yüzünü tutuyor ben ve naz ise bağıra bağıra gülmeye başlamıştık Melih "köpek çenem yerinden çıktı o nasıl tokat" dedi Aynur karşılık olarak "beter ol yaptığın şakaya bak ruhum çekildi resmen bak elim ayağım halen titriyor" dedi ben güle güle mutfağa gittim ikisinede birer bardak su getirdim kendilerine biraz geldiler filimi daha fazla izlemek istemediler bizde biraz daha dalga geçtik ve sohpette etik saat dokuzu geciyirdu "Nazi hadi git sen artık Öznur ablam kızmasın" dedim o da saatin farkına yeni varmış olacaki hemen toparlandı "ay evet saat geçti annem agizma tukurecek hadi hepinizi öpüyorum Aynur yarın beraber olalım biseyker yaparız" dedi aynurda onayladı ve naz gitti Aynur halen korkuyordu yürüme sesimize bile tedirgin oluyordu Melihe döndüm "al işte kızın piskolojisini Bozdun iyimi oldu" Melih gülerek "ben ne yaptım ne bileyim böyle bı tepki verecek" gözlerimi devirdim ve aynura döndüm "Aynur güzelim hadi kalk odaya gitt yat dinlen" dedim kafasını olumsuz anlamda saladi "gidemem" dedi "niye gidemesin kalk git dinlen işte kendine" dedim ısrarla kafasini salıyor gitmem diyor neden diye sordum "korkuyorum arca ya hayata o odada tek kalmam" dedi hemen Melihe baktım "vallahi ben uyurum umrumda değil sen bozdun kızı sabaha kadar sen yaninda kalacaksın" dedim Melih hemen karşılık verdi "benimde uykum var sen kal sabaha
kadar" dedi tartışmaya başladık Aynur bağırdı "yeter ikinizde kalicaksiniz umrumda değil" dedi susup koltuğa oturdum "hadi bari çabuk uyuda bizde yatalım" dedim gözlerini kısarak bana baktı "sence uyuya bilirmiyim arca sabaha kadar oturacaz" asla sabaha kadar oturmazdim Melihte hemen karşı çıktı "uykum var Aynur yat hadi bizde yatalım" tabi bı işe yaramadı bu laflarimiz Aynur ısrarla yatmadı saat gece yarısını geçmişti artık ikimizde aynura bakıyor uyumasını bekliyorduk ama Aynur gözlerini dikmiş bize uyumamakta ısrar ediyirdu artık dayanamadım ve "yeter tamam B pilanina geçiyorum" ikiside ne olduğunu anlamadı televizyon ünitesinin cekmecesinden uyku ilacını aldım bı bardak su da getirdim ve uzatım "iç şunu Aynur hadi" dedim Aynur ilaca bakarak "bu ne arca" dedi "neye benziyor uyku ilacı al seni iki dakikaya yatıracak" dedim tereddütle aldı ilacı ve içti tamda dediğim gibi on dakika bile geçmeden gözleri kapanmaya başladı ve uyudu Melihe baktım ve elimle sesiz olmasını söyledim ayağiya kalktım aynuru kucagima alıp odama götürdüm üstünü örtüm ve kapıyı kapadım salona gittiğimde melihte ayaktaydı "o ilaçı ne ara aldin sen" dedi bı ara aldığımı söyleyerek gecistirdim onunda uykusu vardı ve fazla ustekemedi odasına gitti bende uyku ilacını aldım ve yattım.
