1. bölüm · Aşktan Rüya

1.

Arca Korgan

Saatin kaç olduğunu bilmiyordum. Bom,boş sokağın
ortasında yürüyor, soğuk hava yüzüme vuruyordu.
arkamdan bir minibüsün geldiğini gördüm. soğuk
havaya daha fazla dayanamayıp durdurdum ve bindim. Minibüste tek ben ve şoför vardı. Ücreti uzatım ve en arkaya oturdum. Cebimden kulaklığı mı çıkardım şarkı
listemden bir tane seçtim ve gözlerimi kapadım.

Şoförün yaktığı sigaranın kokusu burnuma geliyordu.
Kaç saat dalıp gitmişim farkında değildim. Gözlerimi
açtığımda ineceğim yeri geçmiştim. Küfür ede ede
indim tabi kaderin beni böyle vuracağını bilsem hiç
küfür etmezdim.

Kulaklıkta halen müzik çalıyordu,
önüme bakmadan yürüyordum. Hafif sersemlesmiştim
aynı zamanda nerede olduğumu idrak etmeye
çalışıyordum, ne yaptığımın farkında olmadan
yürüyordum aniden bir arabanın bana doğru
geldiğini gördüm.

Ne yapacağımı şaşırmış bir şekilde
arabaya bakıyordum gittikçe yaklaşıyor, bende öylece
duruyordum. Aniden bir elin şapkamdan tuttuğunu
hissetim ne olduğunu anlamamıştım, geriye doğru
sendeleyip beni çeken kişinin üzerine düştüm.
Kulaklığım düşmüştü ve sesler daha netti arkama
bakmadan ayağiya kalktım, yere düşen eşyalarımı
toparladım ve arkamdan bir ses geldi.

"ölmek için hiç güzel bir vakit değil bence ayrıca bir teşekkürü hak ettiğimi düşünüyorum o kadar kurtardım seni " sesin geldiği yere doğru döndüm ve nefesim kesildi, bana gülümseyerek bakıyor, gözleri parlıyordu. Sanırım birşeyler söylememi bekliyor, ancak ben ölmüş gibiydim. Kumral dalgalı saçlarda kayboldum.
Sanki o anda hipnoz olmuş gibiydim konuşamıyor,
yerimden bile kıpırdamıyordum.

"kafanı falan mı vurdun iyimisin hastaneye gidelim mi iyi gözükmüyorsun."
Bu ardı arkasına sıralanan cümleler beni kendime
getirdi ve cevap verebildim. "ha- ha- hayır"
kekelememle kıkırdadı bende renkten,renge girerek
"iyiyim teşekkür ederim hayatımı kurtardın sanırım" gülümseyerek bana "Eh biraz öyle olmuş olabilir. " dedi. Bu sefer ikimizde güldük.

Hayatımın en güzel anlarından biri oldu elini uzatarak "ben Lavin " dedi içimden ismide kendi kadar güzelmiş dedim ve yine dalıp gittiğimi fark ederek elini suratıma doğru salladı gülümseyerek " bende Armaç " dedim ve elini sıktım teni yumuşacıktı. Memnun oldum dedi.

"Benim şimdi gitmem gerek" kalbime giren ağrıyı tarif edemem, gidecekti ve ben bidaha onu göremeyecektim. Hemen "Nereye!" diye atıldım"o kadar hayatımı kurtardın birşeyler ısmarlamasam olmaz." dedim bir çırpıda gülümseyerek. "Çok isterdim ancak şu anda yetişmem gereken bir sınavım var." dedi. Ne yapacağımı ne diyeceğimi şaşırdım kelimeleri toparlıyamıyordum. Tekrar görebilmek için bir şans yaratmam gerekti.

Saatini kontrol etti ve "benim acilen gitmem gerek
yoksa sınava geç kalacam" dedi.

Kendime gelerek "en azından gideceğin yere kadar
sana eşlik edeyim bu kadarını yapmam gerektiğini düşünüyorum."dedim. Kaşını hafif bir şekilde yukarı kaldırdı, sanki benim oracıkta bayılmamı istermişcesine, vereceği cevabı bekledim. Hayır derse ne yapacağım diye bir stres düştü üstüme o kısa sürede "aslında benimde canım sıkılır yolda beraber gidebiliriz zaten üniversite buraya uzak" dedi ben düşüncelerinde boğulmuşken.

Çocuk gibi sevinip çığlık atmak istiyordum, tabi kendimi zor tuttum yolun karşısına geçtik beraber ve gelen minibüse bindik çok mutluydum. Anlatamam o anı konuşmak istiyordum ama o kadar heyecanlıydım ki konuşamıyordum ve Lavin anlamış olacak ki benden bişey çıkmayacağını kendisi konuştu.

"Ee hep böyle ölmeye mi çalışırsın yoksa ilk defamı oluyor." hafif kikirdayarak cevap verdim.
"Yani pek sık olmaz ama her defasında senin gibi güzel bir kız beni kurtaracaksa bunu meslek haline
getirebilirim." bunlar nasıl ağzımdan çıktı hiç bilmiyorum ama bu sefer kızarma sırası Lavindeydi kaçamak bakışlar atarak bana bakıyordu.

"sanırım birazcık çapkınlık var armaç sende" dedi. beklemediğim yerden geldi soru hafif kafamı eğerek "çapkınlık değilde çok fazla doğruyu söyleme huyum var" diyerek karşılık verdim. Ki yalanda söylemedim her ne olursa olsun açık konuşmayı doğruyu söylemeyi severim yalanlar içinde yaşamanın bana göre olmadığını düşünürüm.

Bunun üzerine " Fazla özgüvenlisin sen bunu fark etim" dedi. Harika bir gözlemci olduğunu o anda fark etim. Daha yeni tanıdığı bir insanın nasıl biri olduğunu söylüyordu direkt. "doğru tahmin ettin kendimden ödün vermem" diye bildim.

Yolun ne çabuk geçtiğini o anda fark etim. Ben Lavini izlemeye dalmışken geldiğimizi ve burda ineceğimizi söyledi, indiğimiz zaman beni yine bir hüsran kapladı.

Lavin "ben gidiyorum armaç tanıştığıma memnun oldum" dedi ismimin belkide o söyledikten sonra ne kadar güzel olduğunu fark etim. "bende memnun oldum Lavin ama böyle bir teşekkürü hak etmiyorsun bence sana bir kahve ısmarlayıp teşekkürümü daha iyi dile getirmek istiyorum" dedim. Vereceği cevabı beklerken yine ömrümden ömür gitti ancak yine şansım benden yana oldu "numaranı ver istersen armaç ben müsait olduğum zaman seni ararım o zaman teşekkürünü iletirsin" dedi.

Hayır dememin zaten münkünatı yoktu numaramı verdim başarılar diledim ve vedalaştık ben yine evin yolunu tutum. Yol boyunca Lavini düşünüp durdum eve vardığımda kendimi sıcak bir duşa attım. Akşam olmuştu ve ben yatağıma girip o gece boyunca uyuyamayıp yaşadığım rüyayı düşündüm.