12. bölüm · Aşktan Rüya

12.

Arca Korgan

Sabah uyandigimda mutfaktan güzel kokular geliyordu aynuru kontorol etmek için odama gittim ama orda değildi bende mutfağa girdim hepsi mutfaktaydi yine ben en geç uyanan olmuştum Korayda gelmiti sohpet ediyolardi "günaydın gençlik" dedim neşeli bir sesle aynurun yanına geçip oturdum "nasılsin prenses" dedim gülerek "daha iyiyim merak etme" dedi bende yanaklarını sıktım "tabikide iyi olacan paşalar gibi bakıyoruz sana" yanaklarını sıktım diye kaşlarını çatı "yapma şunu ya" dedi bende gülerek saçlarını karistirdim ve yine ters ters baktım etrafına baktım Boray ve Melih yoktu ortalıkta "Boray ve Melih nerde" dedim Aynur "arabanın önü tamamen gitmiş çekiciyle çekmişler önce arabayı alacaklar sonra sanayiye götürecekler miş" dedi kafamı saladim Lavin karşımdaki sandelyeye oturdu ve uyku ilacımin paketini çıkartıp önüme koydu "arca bu ne" diye sordu bende ilaç paketini elime alarak saladim "neye benziyor" sorusuna soruyla karşılık verdim "arca niye böyle ilaçlar kulaniyorsun kendine ne zarar veriyorsa onu yapıyorsun" yine kızmıştı aldırış etmeden cebimdeki paketi çıkartıp sigara yaktım kaşlarını catip ters ters bakıyordu bende sırıtarak "uyku sorunun olsaydı sende kulanirsin canım" dedim ve devam etim "bikerede sinirlenerek bişey bulma kizim ya" kaşlarını iyice çatı "sende düzgün şeyler yap sinirlenmiyim arca" dedi öfleyerek naza döndüm krep yapıyordu "nazi hanım bugünkü menüde ne var çok güzel kokuyorda" arkasını dönmeden "mideni dusunecegine Lavinin sorduğu sorulara cevap ver" dedi bunlar bana sınav olarak gönderilmişti ne ara kanka oldular anlamadım da "Nazi sende başlama Allah aşkına" dedim bana dönerek "ne yalanmi kendine hiç bakmıyorsun bu yaşa kadar nasıl yaşadın şaşıyorum" dedi anlaşıldı ben bunlarla Baş edemeyecektim ters piskoloji uygulamaya karar verdim "tamam haklısınız bundan sonra kendime dikkat edecem" dedim Lavin elimdeki ilacı aldı "ayrıca bunu kulanmiyacaksin bende kalacak" konu tartışmaya kapalıydı bişey desem yine kizacaklardi "iyi tamam yatmam bende" dedim her lafım sinirlendiriyordu bunları anlamıyorum ki naz kafama vurarak "eşek gibi yatacaksin" dedi ve önüme krepi koydu "zikimlan şimdi" kaşlarımı catarak ona baktım "kafama atsaydin ya bu az oldu" dedim bişey demeden yine arkasını döndü bende sigaramı söndürüp önüme koydukları şeyleri yemeye başladım Koray yine susukundu elimi salayarak "heo varliginla yokluğun bir ne oluyor sana" dedim kendine yenin gelmiş gibi 'hıı' dedi "ohoo kiminle konuşuyorum ben" diyerek yüzüne baktım "dalmisim arca noldu" dedi bu çocukta bı haler vardı ama anlayamadım nazla ilgili olsaydı çoktan anlatırdı başka bişey vardı "daldiginin farkındayım noluyor sana" dedim "bişey yok ya dersler falan işte" diye karşılık verdi "dersler bizede var ama hiç böyle değiliz" dedim kafasını yediği krepe doğur eğdi "bişey yok arca işte siradan şeyler" dedi derin bir nefes vererek "hadi bakalım öyle olsun" dedim ve yemeğe devam ettim.

Güzelce tikindiktan sonra Melihi aradım ne yaptılar diye arabayı sanayiye götürmüşler bikaç saate gelirlermis salona geçip oturdum lavin'de yanıma geldi
"Şansa bak be salı günü gidecen ve biz hiç bişey yapamıyoruz ne güzel" dedim gulumsuyerek "bişey olmaz yan yanayız ya o yeter" diye karşılık verdi bende gülümsedim "şu gitme olayı ama beni rahatsız ediyor ne zaman gelecegin beli değil ne için gitigin beli değil sen aramiyana kadar ariyamam seni yani fazla gizem var" dedim düşüncelere daldı bunları söyledikten sonra derin bir iç çekti "arca keske anlata bilsem ama elimde değil en kısa zamanda gelip herşeyi anlatacam sana söz" dedi gülümseyerek yanaklarını sıktım "bak ben bu sözü aldım peşini bırakmam ha" dedim o da bana gülümsedi çok güzeldi hak edecek ne yaptım diye düşünmeden edemiyordum ama gitikten sonra düşeceğim boşluk beni yiyip bitiriyor dur "bugün sorun çıkacağını düşünmüyorum inşallah yani hadi biseyler yapalım" dedim bana her baktığında gözleri parlıyordu karşısında eriyirdum sanki "yapalım tabi ama kusmesinler bizimkiler onlarsiz bişeyler yapacağımız için" sırıtarak "merak etme nazi aynurun yanında kalır korayda onlara katılır Melih gilinde işi bitse gelirle birlikte olurlar onlar bişey demezler" dedim "tamam o zaman ama eve gitmem lazım üzerimi değiştirecem" dedi ayağiya kalktım "tabi prenses ama önce ben bı uzreimi değiştireyim" dedim gülümseyerek lavin'de ayağiya kalktı "tamam o zaman bende nazi ye söyliyim cikacagimizi" tam kapıdan çıkacaktım arabayi aldilarmi diye duraksadim "Lavin Melih gil hangi arabayla gitti" dedim "inanki senin arabayla gittiler" dedi içimden küfür ederek "neyse nazinin arabasını alalım bizde" dedim kafasını saladi bende odama gittim üstümü değiştirdim banyoya geçtim saçımı düzeltip mutfağa geçtim naza "arabanın anahtarını versene çıkalım" dedim çantasından anahtarı çıkardı bana uzatımıp
geri çekti kaşlarımı catarak "ne yapıyorsun kızım versene" dedim "birincisi dikkatli sürüyorsum ikincisi sigara icmiyorsun içinde üçüncüsü geç kalmıyorsunuz" dedi tam bir anne gibi davranıyordu bağırarak "tamam anne saat dokuz olmadan geliriz" dedim Aynur ve Koray güldüler naz kaşlarını çatarak "köpek iyiliğin için diyorum" dedi gülümseyip saçını karıştırdım hemen kafasını uzaklaştırdı bende lavine çıkalım dedim evden çıkıp Lavinin evine gittik.

Yarım saati geçmişti Lavin gidip hemen gelecem demesinden ama halen gelmemişti bu hemen ne zaman oluyor acaba çok merak ediyorum telafonumu çıkartıp aradım "Lavin bu hemen ne zaman çok merak ediyorum" açar açmaz sordum "öf arca bekle biraz iniyorum" dedi "kızım ağaç oldum ağaç kök saldım sulamaya gelirsin artık" yine bir ofleme "KAP'a geliyorum arca" dedi bende telafonu kapatıp bekleme ye devam ettim on dakika sonra geldi arabaya binince alkışlamaya başladım ters ters bakarak "ne" dedi gözlerimi kısarak "bir saat evde kaldın ama hiç bişey değişmemiş ne güzel" dedim omuzuma vurdu "odun sun" dedi gülümsedim ve arabayı çalıştırdım.

Lavin sırf laf atım diye yolda surat asiyordu sanki birşey daha söylesem öldürecekti beni ortamı yumuşatmak için telafonumu çıkartıp bluetooth'a bağladım Lavin bana bakıyordu meraklı gözlerle şarki listeme girip en sevdiğim şarkılardan bir tanesini açtım Haluk Levent'ten-elfida sesini baya bı yukseltikten sonra telafonu bırakıp yola odaklandım kendimi şarkıya o kadar kaptirmistimki Lavinin bana baktığını fark etmemisim kafamı ona doğru cevirdigimde göz göze geldik gülümseyerek "çok severim bu şarkıyı" dedim sonunda yumusatmayi basarmistim lavin'de gülümsedi "zevklerini sevdim" dedi gülümseyip tekrardan yola odaklandım küçük bir çay bahçesinin orda durdum içeri geçtik güzel bı atmosferi vardı doğadan alintiliydi ve insanın içini ferahlatiyordu.

Bikaç saat oturduktan sonra sahil kenarina geçmeye karar verdik lavinle yan yana yürüyor ellerimiz bir birine kavuşmuştu bile hiç konusmuyorduk en sonunda dayanamayıp sesizligi bozdum "eee Lavin hanım ne düşünüyoruz bakalım" gulumsuyerek sordum 'hiç' diye karşılık verdi "bence kafana takılan bişey var ve söylemiyorsun" dedim durduk bütün ihtişamıyla kafasını kaldırıp gözlerime baktı "arca ben gidince beklersin dimi beni" dedi neden böyle bir soru sormuştu anladım "nasıl yani" diye karşılık verdim "işte ne zaman gelecegim beli değil o yüzden soruyorum" gözlerini gozlerimden çekmişti ve yere bakıyordu gülümseyip elimle çenesini tutum ve tekrardan bana bakmasını sağladım "güzelim tabikide beklerim hem üzülme hep konusacaz" dedim Lavin sıkıntılı bir nefes verdi "ama kuralı unutma ben aramadan aramiyacaksin" dedi "her ne kadar bu kural bana saçma geliyorsa sen istiyorsun kabul etmek zorundayım" dedim ve ekledim "ama benimde bir şartım var" Lavin meraklı gözlerle sordu "ne şartı?" Gülümseyip "her gün ariyacaksin" dedim lavin'de güldü "tabikide ariyacam" dedi ve bana sarıldı hafif fısıldayarak kulağıma "seni seviyorum" dedi bende kolarimi daha çok sardım ince bedenime "bende seni çok seviyorum" dedim.

Akşam üstü eve geçtik herkes toplanmıştı eve girince Aynur hemen konuşmaya başladı "arca annemi aradım bir hafta daha kalmama izin verdi" sevinçle soyluyordu ama ben hiç sevinemedim çünkü borayla yan yana olacak ve başına yine bişey gelmesimden korkuyordum sadece kafamı salamakla yetindim aynurda tepki vermediğini görünce suratı düştü Lavin olayı fark edip hemen araya girdi "ya ne güzel ama ben salı günü gidiyorum bu kötü oldu keşke daha fazla vakit gecire bilseydik" dedi Aynur "bence daha çok vakit geçireceğimiz zamanlar olacak" dedi aynurda gülümseyerek "inşallah" dedi Melihe dönerek "sizin işler ne oldu" diye sordum "borayla gittik maslarflari falan çıkardık işte şimdi sanayide bu hafta sonu alicaz" dedi tamam dercesine kafamı saladim hepimiz güzel bı akşam yemeği yedik sonrasında filim izledik naz ve Lavini evlerine gönderdim Boray ve korayda onlardan sonra bir saat oturup kalktılar Melih yorgun olduğunu söyledi ve odasına gidip yattı benle Aynur halen televizyon izliyorduk Aynur "arca bana bu kaza yüzünden sınırlı değilsin dimi?" Diye sordu bende ona hiç bakmadan derin bir nefes aldım "Aynur ben sana yada boraya kızgın değilim sadece korktuk sen emanetsin ve kardeşimsin sana bişey olsaydı kendimi asla af etmezdim" dedim ve cebimden sigara çıkartıp yaktım ve ekledim "Borayda yakın arkadaşlarımdan biri ikinize bisey olsaydı bende sizinle beraber ölürdüm" durdum Aynur bişey söylemiyordu bana bakıyordu ama ben ona bakıyordum bı turlu "ha aranızda bişey olur borayla yada olmaz bu beni alakadar etmez çünkü ikinizde çocuk değilsiniz kendi kararlarinizi ala bilirsiniz senden tek ricam dikatli ol" sigaramı söndürdüm "hadi şimdi git yat" dedim hiç bişey söylemeden dediğimi yapıp gitti.
O gece sabaha kadar oturdum sızıp kalmışım bı sure sonra.