4. bölüm · Aşktan Rüya
4.
Bir hafta tam bir hafta geçmişti ancak Lavinden ne ses ne soluk vardı ruh gibi ortalıkta geziniyor her aramadığı gün korkum artıyordu ne yapacağımı bilmiyordum her gün üniversiteye onu bıraktığım yere gidiyorum belki karşılaşırız diye evinin önünde kaç saat beklediğimi bilmiyorum hastaneye bile gidip bekledim ama yok yer yarıldı içine girdi sanki çıldıracak gibi oluyorum keşke bende numarasını alsaydım diyip kendimi yiyorum hergun bir saat bilemedin iki saat tek uyuya biliyorum yine bu uyuyamadığım sabahların birinde balkonda oturmuş sigara içiyordum Melih te uyanmıştı.
"Arca yeter ya ne lavinmiş bitmedi giti kız demeki istememiş seninle konuşmak üstüne düşme boşuna" sinirdenmi soguktanmi anlam veremedim ancak bı anda titremeye başladım.
"Melih saçma sapan konuşma madem aramiyacak niye numaramı aldı hastanede niye evine bırakmamı kabul etti " sinirden sesimin yüksek çıktığını fark etmedim Melih afalatmisti böyle bir tepki beklemiyordu inanki" tamam niye bağırıyorsun arca olasılık söyledim" diyerek karşılık verdi "bağırımıyorum ben ayrıca olasiliklasilik falanda söyleme bana istemez" bunları dedikten sonra içeri girdim odama geçip üstümü değiştirdim ve kapının önüne geldim Melih te yanıma geldi " nereye gidiyorsun arca" meraklı bı şekilde sordu" evde daraldim biraz kendime gezicem kafamı dağıtmak istiyorum" diye cevap verdim "araba anahtarını ver" isteksiz bir şekilde yüzüme baktı "versene olm gezicem diyorum arabayı carpmam merak etme" dedim
"Arca biraz kendini toparla lütfen" yalvarır bir ses tonuyla söyledi ve araba anahtarını uzatı bana aşağıya indim ve arabaya bindim nereye gideceğimi ne yapacağımı gıram bilmiyordum sadece arabayı sürüyordum Mersin'de çamlı yayla var oraya doğru sürdüm çok sakin manzarası güzel bir yer yazın bikaç defa gelmiştim sakinleşmek nefes almak için harika bir yer camlı yaylaya geldiğimde arabayı tam manzarayı göreceğim bı yere park etim ve kabutun üzerine oturdum cebimden sigara çıkardım ve derin bir nefes aldım kendimle baş başa kalmak en sevdiğim şeydir saatlerce düşünürüm kendimle konuşurum biliyorum bu biraz delilik ama bana ne iyi geliyorsa onu yaptım hep düşünmeden edemiyordum Lavin nerde beni gerçekten kandırdımı Melih in söyledikleri kafamın içinde dönüp duruyordu ne yapacağımı bilmiyorum ya hiç aramayacaksa ya bidaha karşıma cikmayacaksa diye kendimi yiyordum kendime söz verdim Lavin eyerki beni ararsa karşıma çıkarsa ilişkimiz başlarsa yine aynı Çamlı yaylaya gelip bağıra bağıra itiraf edicektim ne kadar aşık olduğumu ne kadar sevdiğimi kaç saat orda öylece oturup manzaraya baktım bilmiyorum kaç defa Lavini düşündüm bilmiyorum ama beni kendime getiren şey telafonun calmasiydı naz arıyordu
Cevap verdim " efendim Nazi " dememle birlikte saydirmasi bir oldu " len oruspu yavsak nerdesin sen hadi bı bok yiyorsun bari kasiginida yanına al yani beni haber vermeden nereye gidiyorsun dertleşmek istiyorsan gel beraber dertleşelim puşt " kulağımı sağır etti resmaren o kadar çok bağırdı " tamam önce bı bagirmadan konuş " bunu dememle çığlık atı " len kaç saatir eve gitmemişsin nerde olduğunu haber vermemişsin göt bir kez adam ol ya yeter hep biz mi peşinden koşucaz cocukmusun sen " bagirdikca sinirlerim geriliyordu dişlerimi sıkarak
" Nerde olduğumu sorsan söylerim kaçmamışım kimseden " bunu söyledikten sonra " tamam o zaman nerde olduğunu söyle geliyorum" dedi
" Gelme gerek yok bende bikaç saate eve geçerim " ve yine çığlik atı " nerde olduğunu söyle bana çabuk " soylemiyincye kadar yakamı birakmiyacagini biliyordum en azından naz gelene kadar kafamı dinlerim biraz daha diye düşündüm " tamam çamlı yayladayım gel " ve yine bağırdı o kadar uzakta ne işim varmış başka yermi kalmamış falan bir saate kadar gelirmiş banada o kadar süre yeter zaten telafonu kapadım cebime koydun yine düşüncelerinde boğuldum parçaları birleştirmeye çalışıyorum o gün hastanedeydi acaba onunla ilgili bişeymi oldu ama hastalığı ne bilmiyorum belki normal bir hastalık için gelmiştir diye düşünüp durdum tam o anda cevaba çok uzak olduğumu fark etim ne yapacağımı bilmiyordum gözlerimi kapayip o dalgalı kumral saçları parlayan gözleri düşündüm konuşurken düşünürken yaptığı mimikler istemsizce bunlar beni gülümsetti yordu eşsiz bir parça sanki ama benim gücüm yetmiyor ona ulaşmaya gelen araba sesiyle gözlerimi araladım naz gelmişti arabadan iner inmez yanıma koştu ve yumruk atmaya başladı
" Sen tam bir şerefsizsin bide bana kardeşim diyorsun kardeşlik böylemi oruspu sen duva et annen ve babana saygım var yoksa hak etigin çok güzel küfürler var ama işte " kollarını tutup uzaklastirdim kendimden " Nazi bir sakin ol sanki kacmisim yerim beli " dahada sinirlendi
" Melihe sordum kaç saatir eve gitmemişsin arabayı almışsın kapıyı çekip cikmisin " öyle çok bağırıyordu sesi yankılanıyor tekrar bize geri geliyordu " kızım bı bağırma sikecem ha kafamı dağıtmak istedim " her lafimda bir tokat yumruk yiyordum " acıyor ama artık " diye sitem etim
" Beter ol köpek niye ben neciyim ara beni beraber kafa dagitalim" tıslayarak " kendi başıma Nazi kendi başıma kalmak istedim"
Gözlerine hüsran düşmüştü bu sefer
" Arca Lavin aramadiysa boş ver gitsin demeki istemiyor " melih'le konuştuğunu anladım direk
" Aynı cumleleri bana kurup kurup durmayın ben size aynı cevabı vermekten sıkıldım çünkü"
O da üzülmüştü benim bu halime
" Arca biraz daha bekle o zaman he belki bı sorun olmuştur " dedi " bende ondan korkuyorum Nazi ya kötü bişey olduysa ya bidaha hiç görmesem " isyan ederek konuşuyordum Naz bunu anlamış olacak
" Hemen kötüyü çağırma biraz daha bekle ya çok az ondan sonra olmazsa aramasa seni nasip değilmiş senin için en hayırlısı böyle olmak zorundaymış demeki " Nazın bu huyunu seviyordum tam bir psikolog gibi konuşuyor beni teselli ediyordu ona sıkıca sarıldım ve " umarım arar ve beni dünyanın en mutlu insanı eder " dedim soğuk olduğunu his etim bı anda
" Hadi eve gidelim yeterince soğudu hava zaten "
Nazda beni onaylayladı arabalarimiza bindik ve gittik
***
Eve geldiğim zaman Melih yoktu bende kendime bikaç bişey hazırladım aslında hiç iştahım yoktu ama yinede kendimi biraz zorladım uyumak istiyordum ama olmuyordu en sonunda dayanamayıp eczaneye gittim ve kendime uyku ilacı aldım eczanede ki kadın bunun ağır olduğunu bu yüzden tek bir tane almam gerektiğini söylese de ben iki tane atım bı sonraki gün dersim olmadığını bildiğim için bolca uyurum ilaç gerçekten ağırdı on dakika geçmeden Mayış Maya başladım ve yatmişim
Saat kaça'ta uyandım hangi gundeydim bilmiyorum yatağımdan doğrulup kalktım Melihe seslendim ama yoktu sanırım evde dersi var diye düşündüm ter içinde uyanmıştım kendimi duşa atım hemen çıktığımda havanın iyice kararmış olduğunu gördüm üstümü giyindim kendime bir kahve yaptım ayılmak icin mutfaktaki saate baktığımda saat gece yarısını geçtiğini fark etim bu kadar çok uyuduguma şaşırdım ama vücuduma iyi gelmişti sanki yilardir uyuyormusumda uyanmisin gibiydim ilacı ara ara kulanmam için kendimi tembihledim ve odamdaki çekmeceye koydum telafonuma hiç bakmadığınmı fark etim kapanmıştı şarjı bitmiş bı bu eksikti diye düşündüm küfür ede ede şarjı aradım şarja taktığımda açılmasını bekledim açıldığı zaman burayın,korayin,nazın defalarca aradığını gördüm ne olduğuna anlam veremedim ve hemen Nazı aradım açtığı zaman " arca sen nerdesin delirtmekmi istiyorsun bizi yeter ya biz hep seninle mi ugrasacaz" öfledim ve " naz uyuyordum ilaç almıştım ne oldu " dedim " iyi halt etin kapını kiracaz acmiyorsun arıyoruz telafonun kapalı bu ne ya " her defasında küfür yiyordum bu kızdan " naz ilaç aldım diyorum noldu " derin bir nefes alarak
" Arca telaş yapma Melih kulübe gitmiş Koray gile orda kavga etmişler Melihi bicaklamislar "
Soluğum kesildi ayağiya kalkmak istedim ama basım döndüğü için kalktigim gibi oturmam bir oldu " naz nerdesiniz hemen geliyorum hemen " naz hemen toparlamak ister gibi " sakin ol bacağından bicaklamışlar " ne yapacağımı şaşırdım araba muhtemelen Melih almistir naza kapamasini söyledim Toros devlet Hastanesi'nde olduklarini söyledi ve kapadı hemen taksi çağırdım ihtiyacım olan eşyalarımı aldım ve çıktım evden
Hastaneye girdiğim anda Koray beni gördü
" Arca hadi gel buradan gidecez" melihin durumunu sordum nasıl olduğunu olayın odaya gittiğimiz zaman anlatacağını söyledi
Odaya girdiğimizde Melihi gördüğüm zaman rahatladım nazla birlikte gülüyorlardı beni görünce hemen laf atmaya başladı " ooo paşam yeni teşrif ediyor ölsek eğer en son senin haberin olacak demeki" öfledim ve ters ters baktım
" Sana bin defa dedim şu kulübü bırak diye ama sen inat ettin gitmeye devam etin" yanına yaklaşıp kafasına vurdum " Arca sana bin defa dedim yapma şu hareketi" güldüm ve olayın nasıl olduğunu sordum "keşke önce benim durumumu sorsaydin" diye çıkıştı Melih "köpekten dirisin ne soracam" herkes gülmeye başladı bı anda "tamam tamam konuyu değiştirmeyin Boray anlat ne oldu seninle gitmiş" Boray sıkıntılı bir nefes vererek
" Arca vallahi herşey bı anda gelişti bende anlamadım bu senin kardeşin bı kızla konuşmaya başladı bu kızında eski sevgilisimi ne takintiliymiş Melih in yanında görünce çıldırdı üzerine yürüdü kardesinde rahat durmadı adama kafayı indirdi adamın arkadaşlarida varmış hepsi melihin üstüne culandi ben ve Koray neye ugardigimizi şaşırdık koray Melih in üzerinde adamı görünce kafasında şişe kırdı hepimiz bir birimize girmiştik oruspu çocuğu bıçak çekip ardaya sapladı " sinirden yüzüm kızarmıştı onları bı elime geçirsem hepsini sikecektim ama işte " adamlar şimdi nerde " diyerek hemen sordum naz araya girdi
" Niye arca adamlarimi vuracan " sinirli bir şekilde söyledi bende karşılık verdim " evet vuracam hepsinin ağzına sicacam " naz yine bı tokat atı " kızım senin benimle alıp veremediği ne " diye sitem etim " o zaman sende adam ol " diyerek karşılık verdi Melih ikimizede bağırdı
" Len yaralıyım ben dinlenmem gerek sizde kavga ediyorsunuz susun bı " ikimizde bu uyarıdan sonra sustuk odadan çıkıp melihin doktorunun yanına gittik korayda benimle geldi
Doktor durumunun iyi olduğunu bıçak saplanmis ama sinirleri sıyırmış sabaha taburcu ederlermiş doktora tesekur edip çıktık odanın oraya doğru yürürken Koray kolumu çekti
" Arca çocuklar kapının önünde " kim olduğunu ilk başta anlamadım korayda anlamadigimi fark edince " kavga etiklerimiz işte anlasana" kafamdan vuruldum bu şerefsizler in burda ne işi vardı burada koraya dönerek " şimdi siktim onları "dedim daha korayin cevap vermesini bile beklemeden hızla kostum adamların yanına geldim benim kosarak geldigimi fark etmişti hepsi bana döndüklerdi bağırarak " hangi göt veren benim kardeşimi yaraladı " dedim hepsi bön bön yüzüme bakıyordu tekrardan aynı cümleyi daha çok bağırarak söyledim naz gil dışarı kapının önüne çıkmışlardı koray sakin ol gibisinden bir hareketle kolumu tutu aralarından uzun boylu sarışın bir tane adam çıktı ve
"Yaralayan bendim ama kesinlikle yan " lafını bile bitirmesine izin vermeden kafayı indirdim burnunu tutarak yerde yuvarlandı yanındaki arkadaşı hemen hamle yaptı Koray adamın kolunu tutup çevirdi hafif bir çatirti duydum ama aldırış etmeden Koray adamın elini burkmuşken bende karnına yumruğu geçirdim Borayda öbür adamla karışmaya başlamıştı yerdeki adam halen kivranınirken karnına bı tekme gecirdim ve inleme sesi daha çok artı " benim kardeşimin kılına zarar vermişsiniz siz yasatirmiyim len " diye bağırdım adamın yüzüne Naz kolumdan tutup cekistiriyordu " arca dur bak polis gelecek yapma " yalvarır bı şekilde söylüyordu ama ben aldırış etmiyordum adama tekme geçiriyordum kendimi kayıp etmiştim ki hastane polisi adamdan uzaklaş diye inkazda bulundu ellerimi kaldirmamı söyledi bende ne dediyse yaptım kelepçe takarak beni aşağıya indirdi ve ordaki koltukta oturmami tembihledi bende oturup beklemeye başladım ama halen hıncımı atamamistim Melihi yaraliyan o oruspu çocuğuna ne yapsam azdı merdivenlere baktığımda korayida kelepceleyip getirmişlerdi yanıma oturtular hastane polisi uslu durmamizi birazdan bizi emniyete alacaklarını söylediler ikimizde anladığımızı belirten bı kafa salamasi yaptik naz ve Boray Melih in yanında duruyorlardı yaklaşık yarım saat sonra bizi polis arabasına bindirip götürdüler ve nezarete atilar sinirden dört dönüyordum ortada
" Arca yeter başım döndü ya otur bı yerine " diye çıkıştı bana " Koray nasıl oturayım Melih hastanede Naz Boray yanında benle sen icerdeyiz derslerimiz var adamları zaten tam dovemedim içimde kaldı " Koray da ayağıya kalkıp yanıma geldi ve elini omuzuma koydu
" Adamın ne halde olduğunu görmedin sanırım en son kan kusuyordu tabi sen o kadar sinirliydin bunun bile farkına varamadin " diyerek güldü bende hafif bir şekilde sırtım " sağlam vurdum ama " korayda karşılık olarak " baya sağlam hemde" dedi benle koray hemen hemen aynıyız ikimizde sinirimize hakim olamaz ne olursa dalariz gözümüz bişey görmez o gece ikimizde nezarete yatık ertesi sabahta gelen giden yoktu dört dönüyordum duvarlar arasında kaç saat geçtiğinide bilmiyorduk kimsede bize bişey söylemiyor benim ise her geçen saat sinir kat sayım artıyordu bir tane polise saatin kaç olduğunu sordum akşam sekiz olduğunu soyledi bunca saat niye bizi içerde tutuyorlar anlamadım iki gün kaldık ikinci günün akşamında polis kapımızı açtı ve bize bikaç evrak uzatı bunlarin ne olduğunu sorduk karşı taraf sizden şikayetçi olmuyacakmis eyerki sizde onlardan şikayetçi olmasaniz korayla bir birimize baktık o kadar sıkılmıştık ki hemen kabul etim bikac yeri imzaladıktan sonra yukarıya doğru çıkardılar bizi Naz ve Boray bizi bekliyorlardı Naz ters ters bakıyor Boray ise sırıtıyordu Naza dönerek
" Hiç öyle bakma Nazi biliyorsun sinirime hakim olamıyorum " burnundan soluyarak "seni dışarı çıkarmaları hata orda kalacaktin" diye cevap verdi " çocuklar kavga için değil özür dilemek için gelmişlerdi sende mal gibi daldın Allah'tan şikayetçi olmadılar da çıka bildin " dedi bu sefer ben ona ters ters baktım " bide onlarmi bizden şikayetçi olacaklar siktirsin gitsinler kardeşimi bicaklamislar bende öyle kabul edecem özürlerini yok öyle bir dünya" benimle baş edemiyecegini anladığı için geçti diyip kapadı konu melihin de evde yatığını söyledi ayrıca bana bir sürprizi olduğunu da söyledi ne olduğunu sordum ve çıkınca görürsün dedi anlamamıştım ama tamam diyip karakoldan çıktık .
