13. bölüm · AŞKŞİFA - YARI TEXTİNG

12. ŞİFA

Ada. F.

Not: Bölümün bir kısmı Yaren'in ağzından anlatılacak fakat bir detayı belirtmek istiyorum. Bölümü okurken de anlayacaksınız zaten; Yaren henüz lise 3. sınıf öğrencisi bir ergen olduğu için iç sesi ve düşünceleri hakaret, ironi vb. şeylerle dolu olması normal. Esinden bahsederken "Mükremin daha güzel, o ne anime kızı mısın" vb. düşüncelerde bulunması tamamen ergen ve ekran süresinin yüksek olmasından kaynaklı. Bunu bilerekten okumanızı istiyorum. Herhangi bir hemcinsini aşağılama gibi bir durum bulunmamaktadır.

Keyifli okumalar.

Yaren'den:

Kapıyı açtığımda karşımda gördüğüm suratla yüzüme buruşturmamak için zoraki bir tebessüm kondurdum.

Esmer, botokslu, makyaj güzeli bir kadın duruyordu karşımda.

İç ses: Mükremin bu kadından daha güzel amk.

İçimdeki ses haklıydı. Mükremin Baba Pro, karşımdaki kadına bin basardı.

"Hoşgeldiniz." Dedim saygıyla.

"Hoşbuldum canım!" Hoşboldom conom!

Kenara çekilip geçmesi için yol verdiğimde yüzünde Stormy gülüşüyle kıvırarak içeri girdi.

Mutfağın kapısı açık olduğu için kısa süreliğine mutfağa bakıp göz devirerek salona geçti.

Arkasından bende girerken yüzümde Hyunjin Side Eye vardı.

Sen kim oluyorsun da benim ablama göz deviriyorsun be köpek?!

Arkasından içeri girdiğimde "Ehehegge, sende mi burdaydın Serhatcığım?" Dedi cilveyle.

İç ses: Ehehegge ne amk anime kızı mısın

Yüzümdeki Hyunjin Side Eye bakışı abimin bana sorgular bakışlarını görmemle silindi ve yerini ciddi bir hal aldı.

"SerhatCIĞIM derken? Abimi nereden tanıyorsunuz?" Dedim abimin yanına otururken.

O da karşı koltuğa oturduğunda pişmiş kelle gibi sırıtmaya başladı.

"Ben abini 5 yıldır tanıyorum, Rize'den beri."

Kaşlarımı çatıp abime döndüğümde abim umursamaz görünüyordu.

Demekki aralarında birşey olmamış, olsaydı umursardı. Güzel.

Nehir ablayı kapıda gördüğümde Esin adlı şahısın söylediği şeyle duraksadığını gördüm.

"Yaren'ciğim, Serhat'cığım... Müsait olduğunuz bir vakit gelip beni isteyebilirsiniz."

What dedin gülüm?

Ben duraksarken, abim de -sessizliğe alışkın olduğu için- sessiz kalırken Nehir Abla içeri girdi.

Koltuğa oturmak yerine ayakta dikilirken "Merhaba, hoşgeldin." Dedi saygıyla.

Bir yandan da Esin'i süzüyordu. Gözündeki ifadeden rahatsız olduğunu anlamıştım.

Bu beni sebepsizce keyiflendirmişti.

Esin, "Ay hoşbuldum. Esin ben. Sen Serhat ve Nehir'in kuzeni olmalısın." Dediğinde aniden yükseldim.

"Ne kuzeni be?!"

Esin'in yüzü bir anlığına düşecek gibi oldu ama hemen toparlayıp "Ha uzaktan akrabanız yani, anladım." Dedikten sonra Nehir Ablaya döndü. Tatlım bizi yalnız bırakır mısın. Hayırlı bir iş için konuşuyoruz da. Özel bir iş." Dedi sondakini vurgulayarak.

İç ses: Ablacım ne diyorsun amk.

Ben Nehir ablanın nasıl sakin kalabildiğini düşünürken Nehir Abla gayet sakin bir ifafeyle abime döndü ve "Sevgilim, nedir bu hayırlı, özel iş?" Diye sordu.

Wait wait wait.

Esmeğ?

Sevgilim mi?

"NE?!" Diye bağırdım birden mutlulukla.

"Ne sevgilisi be?!" dedi Esin cırlayarak. Aniden ayağa kalktığında abim ve bende ayağa kalkmıştık. "Bu kız," dedi parmağıyla Nehir Ablayı gostererek. "Bu fiziği beş para etmez, ergen, çakma kumral... Senin sevgilin mi?!"

Fiziği beş para etmez? Ergen, çakma kumral?

Senin o silikon dudaklarını patlatırım ulan!

"Lafladına dikkat et!" Dedim sinirle fakat takan olmadı.

Tabii takan olmaz. Kim bir ergenin söylediklerini ciddiye alır ki?

"Serhat bana cevap ver. Bu sonradan görme kız senin sevgilin mi?"

Nehir Abla birden bire ikimizin önüne geçti.

"Evet canım. Beğenemedin mi?" Diye sordu soğukkanlılıkla.

"Senin neyini beğeneceğim ben be?!" Dedi Nehir Abla'ya iğrenir gibi bakarak. Ardından Nehir Ablanın kulağına eğilip birşeyler fısıldadı.

Fısıldadığı şey onu kızdırmış olacak ki Esin'i hışımla ittirerek "Uzaklaş be! Güzel olmayabilirim ama senin gibi hemcinsimi aşağılayacak kadar da düşmedim!" bana dönerek "Çabuk şunu gönderin yoksa yapmayacağım şeyler yapacağım." dedi ve arkasını dönerek kapıya ilerledi.

"Senden önce ben vardım be! Rize'den beri 5 yıldır seviyorum ben onu!" Demesiyle Nehir Abla durdu.

Şimdi anlaşıldı bunun karın ağrısı...

Bize döndüğünde alayla güldü. "5 yıldır öyle mi?" Saçlarını savurdu. "Senin adına üzüldüm. Kendini benden önceki kefeye sokmaya çalışarak beni bozacağını düşündün ama," kahkaha attı. "Götümle güldüm lan ben buna!"

Nehir ablanın gülmesine anlam vermediğimde yüzündeki gülümseme silindi ve yerini ciddi ifade aldı. "Senin 5 yıldır seviyorum dediğin adamı ben 16 yıldır seviyorum be!" Diye yükselerek aniden itiraf etti bu gerçeği. "Sen bana neyin 'Senden önce ben vardım'ını yapıyorsun? Ayrıca, Serhat beni seviyor."

Oha, yuh, çüş, ohannes, yuhannes...

"NE NE NE?!" diye bağırdım sevinçle.

Esin "Hayır!" Dedi oyuncağı elinden alınmış çocuk gibi. "Hayır onu sevmiyorsun değil mi!?" Diyerek abime döndü.

Abim başını iki yanına salladı. "Hayır, onu sevmiyorum."

Nehir Abla donakalırken "Hassiktir ordan be!" diye çığırdım birden.

Omzumuzda çok aşığım diye ağladığı günleri hatırladım da... At yalanı sikeyim inananı be kardeşim!

Esin "Ha!" Diye gülerek Nehir Abla'ya döndü. "Ne oldu canım, o kadar emindin hani kendinden?" Sonra önüne dönüp abime kollarını açtı sarılmak için.

Fakat abim ondan beklediğimi yaparak onu es geçti.

Esin "Serhat'ım?" Dedi şaşkınlıkla.

Serhat'ım ne amk

"Ben Nehir'i sevmiyorum." Dedi abim Nehir Ablanın gözlerine bakarak. Ne diyeceğini merakla beklerken "Ben Nehir'e müptelayım." Dedi ve aniden Nehir Ablayı belinden tutup kendine çekerek onu öpmeye başladı.

İç ses: İŞTE BU BE İŞTE BUU İİ-

Ay dur iç ses boğa gibi değil Fenerbahçe şampiyon olmuş gibi sevinelim.

"Ne? Hayır! Bu olamaz! Aşkımı çaldın!"

Nayır, nolamaz!

NOldu bile...

"Hadi gülüm! Sağdan sağdan gidınız ula! Hayde!" Diye sevinçle Esin'i uğurlayan sözcükler yağdırdım.

Nehir Abla şoktan çıkıp abime karşılık verirken Esin "Bu saçmalığa daha fazla sessiz kalamayacağım!" Dedi ve hışımla salondan çıktı.

Dediği şeyi fark edip arkasından gittiğimde kapıyı çarparak evden çıktı.

Bu saçmalığa sessiz kalamamak mı? O ne demekti? Sinirden mi öyle dedi acaba?

Çünkü normalde denmesi gerekenin 'bu saçmalığa daha fazla sessiz kalamayacağım' değil, 'bu saçmalığa daha fazla katlanamayacağım' olması gerekiyordu.

Düşüncelerimi bir kenara atıp anın tadını çıkarmaya karar verdim.

Abim ve Nehir Ablam resmi olarak öpüşmüşlerdi.

HEM DE GÖZLERİMİN ÖNÜNDE!

Kendi kendime gülerek abimlerin yanına gittim...

✨️

S

on yaşadığımız olayın ardından 1 hafta geçmişti fakat o günden beri Serhat ile yalnızca bir iki kez konuşabilmiştim.

Ne o bana bir şey yazmıştı ne de ben ona.

Mezun haftamız geliyordu. Bu yüzden çok sık çalışıyorduk.

Ailem "Atamaları bekleme, TUS'a çalış." Diye baskı yapıyordu fakat onları takmıyordum.

Gerekirse ülkenin öbür ucuna bile atanırdım ve o zaman TUS'a çalışırdım fakat şimdi olmazdı.

Onlara istediklerini kolay kolay vermeyecektim.

Açıkçası o gün Serhat'a kızmıştım ve bunu ona söylemiştim.

O ise şaşkınlıktan ne yapacağını da şaşırdığını söylemişti.

Haksız sayılmazdı çünkü bende aynıydım.

O gün önce o kadının söyledikleri, ardından Serhat'ın hamlesi beni şoka sokmuştu.

Şu bir haftadır hem yoğun stajdaydım hem de aklım hep o kadının söylediklerine gidiyordu.

Saçım, yüzüm ve boyum konusunda dediklerini umursamıyordum. Onları beni sinirlendirmek için dediğini biliyordum.

Ama göğüslerimin küçüklüğünü yargılayıp kadınlığımı sorgulaması beklediğim bir şey değildi.

Evet, dış görünüş olarak belki çoğu erkeğin istediği özelliklere sahip olabilirdim.

Açık kumral saçlarım, mavi gözlerim, fit ve ince belli vücudum vardı.

Ama bazen bunlar da yetmiyordu.

Göğüslerimin küçük olması, vücudumu kaba yapıyordu.

Bununla ilgili geçmişte annem, babaannem ve akrabalarım tarafından çok kez yargılanmıştım, alışkındım.

Ama beni hiç tanımayan ve benim de onu tanımadığım bir hemcinsimden böyle bir hamle beklemezdim.

Bu çok... Aşağılayıcı olmuştu.

Şu koca bir haftanın ardından şimdi yine Pazar günüydü.

Dinlenme günümdü ama sabah erken kalkıp öğlene kadar çalışmıştım. Öğlen kendime bir iki saat mola verdikten sonra tekrar başlamış ve akşama kadar çalışmıştım.

Şimdi saat 20.30'du ve ben kendime internetten dizi bakıyordum.

Google daki ünlü bir siteden önerilere bakarken telefonuma bildirim gelmesiyle hızlıca elime aldım.

Motorcu: Ne yapıyorsun?

Siz: Dizi seçmeye çalışıyorum

Siz: Sen?

Motorcu: Seni düşünüyorum (gönderilemedi)

Motorcu: Uzanıyorum.

Motorcu: The Life List.

Siz: Ne?

Motorcu: The Life List, güzel bir yapım.

Motorcu: Yorumlarda öyle diyorlardı

Motorcu: Editleri falan da güzeldi

Siz: Aslında Issi and Ossi izleyecektim ama

Siz: The Life List'i merak ettim

Siz: The Life List izleyeceğim

Siz: Öneri için sağol:)

Motorcu: Sağ mı olayım;)

Siz: :)

Motorcu: İzlemen bitince haber versene

Siz: Niye?

Motorcu: Seni götürmek istediğim bir yer var

Motorcu: Tabii gelmek istersenn

Siz: Hmmm

Siz: Uzak bir yer mi?

Motorcu: Hayır

Motorcu: Metroya gideceğiz

Görüldü

Motorcu: Avm olan.

Siz: Hee anladım

Siz: Da

Siz: Abime ne diyeceğim ben?

Motorcu: Benden bahset?

Siz: İzin vermeyebilir

Motorcu: Yaren de gelecek de.

Siz: Yaren de mi gelecek?

Motorcu: Evet

Siz: O zaman ben tramvaya bineyim

Siz: Tramvayla geleyim hem daha kolay bana göre

Motorcu: O zaman Yaren de gelsin seninle

Siz: Olur

Siz: Ben izlememin bitiminde yazarım

Motorcu: Tamam

Siz: Bayss