3. bölüm · ASKERIN DOKTORU

Bölüm 3

elif Buğlem Tekin

Gece ilerledikçe revirdeki hareketlilik azalmaya başlamıştı. Koridordaki ışıklar loştu. Nöbetçi hemşirenin ayak sesleri dışında neredeyse hiçbir şey duyulmuyordu.
Dosyaları kontrol ederken gözüm tekrar Taner'in bulunduğu yatağa takıldı. Uyuduğunu sanıyordum. Fakat gözleri açıktı.
— Hâlâ uyumadın mı?
Başını hafifçe çevirdi.
— Siz de uyumadınız.
— Ben doktorum. Benim bahanem var.
— Benim de asker olmam bahanem olabilir mi?
Gülümsedim.
— Hayır. Senin bahanen sadece inatçılık.
Taner kısa bir kahkaha attı. Sonra yüzündeki ifade ciddileşti.
— Doktor Derya...
— Efendim?
— Bir şey sorabilir miyim?
— Sor.
Bir süre sustu.
— Burada uzun zamandır mı görev yapıyorsunuz?
— Yaklaşık iki yıl oldu.
— Hiç alışamadınız mı?
Sorusu karşısında birkaç saniye düşündüm.
— Alıştım sanıyordum. Sonra her gelen hastayla bunun mümkün olmadığını anlıyorum.
Taner gözlerini kapattı.
— İnsan alışamıyor galiba.
— Neye?
— Bir arkadaşının kapıdan girip birkaç saat önce yanında olan insanın bir anda yatağa düşmesine.
Sesindeki ciddiyet beni susturdu.
— Zor olmalı.
— Oluyor.
İlk defa onun yalnızca üniformadan ibaret olmadığını düşündüm. Karşımda görevini yapan bir asker değil, korkuları ve sevdikleri olan bir insan vardı.
Tam o sırada telsizden kısa bir anons geldi. Dışarıda yeni bir hareketlilik başlamıştı.
Hemşire hızla içeri girdi.
— Doktor hanım, acil ekip hazırlanıyor.
Ayağa kalktım.
— Tamam, hemen geliyorum.
Taner bana baktı.
— Yine gideceksiniz.
— Evet.
— Sonra dönecek misiniz?
Bu kez gülümsemekle yetindim.
— Söz verdim ya.
Koridora çıktım. Fakat birkaç adım sonra nedense dönüp ona tekrar baktım.
Taner hâlâ arkamdan bakıyordu.
O gece fark etmeden bir şey değişmişti.
Henüz birbirimizi doğru düzgün tanımıyorduk.
Ama artık onun iyi olup olmadığını merak ediyordum.
Ve bu, benim için hiç alışık olduğum bir şey değildi.