9. bölüm · Asker ve Suçlular

9

Gecenin Kraliçesi

"LAN FIRAT DUR! ALLAH BELANI DURSANA LAN!" diye bağırıp Fıratın peşinden bahçeye çıktım.

Selim albay ben ve timimi tabiri caizse Karargahtan kovmuştu 1 haftalığına. Benle biraz laf dalaşına girince nöbetçi erlere benim adımı verip yakalamıştı.

Ve eğer beni görürlerse acımadan silahla vurun demişti.

Bende el mecbur gitmiştim taburdan. Ama dönüşüm mükemmel olucaktı. Taburdan gidince yedekte duran evime gelmiştim. Tabii bizim mahalledeki teyzeler ışık hızında ayaklı gazete olduğu için mahalleyi resmen benim gelişimi haber edip ayağa kaldırmıştı.

Sabahtan beri kapımı çalan çalanaydı. En sonunda tek görüştüğüm akrabam olan teyzem gelmiş ve onları kovmuştu.

Ben onun bu iyiliğine sevinmişken başıma daha kötü bir bela sarmış ve tek oğlu olan Fıratı bana bırakmıştı 1 günlüğüne.

Hayır yani benim günahım neydi?

Şimdiyse bu mal yiğenim üst kattan trabzanlardan kayıp yere çakılmış, hiç umursamadan birkaç timsah gözyaşı döküp bahçeye koşmuştu.

Aslında umrumda değildi. Koşsun eğlensindi ama sorun şuydu ki elinde birkaç sene önce basketbola gidip götümden ter akıta akıta kazanmış olduğum kupamı tutuyordu.

Ve o kupa camdandı. Trabzanlardan kayınca düşmüştü. Allah'tan kırılmamıştı fakat şimdi bu gerizekalı beni tehtit ediyordu. Eğer onu yakalayamazsam yere atacağını söylüyordu.

Onu bir elime geçirsem görürdü gününü.

Yorgunluğumun verdiği etkiyle biraz yavaş koşuyordum. Bahçe kapısına vardığında kapıyı açıp çıkcakken hızla onu kucağıma aldım fakat kupa elinden kaymıştı.

Refleksle eğildiğimde kafamı vurduğum göğüsle bocalamış ve doğrulmuştum.

Kafamı çarptığım yere bakınca bunun binbaşının yanındaki yakuşuklu lavuk olduğunu görmüştüm.

"Vay basketbol kupası. İyiymiş. Ama basketbola gitmen pek işe yaramamış sanki yüzbaşım" diyince yaptığı boy şakasına göz devirdim. Ve elindeki kupamı aldım.

"Sanki sen çok uzunsun la hıyarto. Komutanınla nasıl konuşuyon" dedim.

"Karargahta değiliz ama Merih" diyince Fıratta olan bakışlarımı ona çıkarttım.

Amk yüzbaşıya o kadar alışmıştım ki kendi ismimi unutmaya başlıyordum. Hem ne güzel demişti la ismimi.

Omuz silkip arkamı döndüm.

"Merih, biz tam çarprazdaki evde oturuyoruz sende gelsene" diyince ona döndüm.

"Biz?" diye sordum.

"Yiğit ve ben yani binbaşımız" diyip gülümsedi.

Amk onlar ne alakaydı hem bu binbaşı ve yakuşuklu lavuk bula bula benim mahalleyi mi bulmuştu.

"Yok kard-"

"Evet Merih geliyorsun itiraz yok" diyen bu sefer binbaşıydı.

Binbaşının sesiyle hemen oraya döndüm. Selam verecektim ama hem elimde Fırat vardı hem de yakuşuklu lavuk karargah dışında olduğumuzu söylemişti.

"Gidek gidek gidek gidek gidek gidek" diye söylenmeye başlayan Fıratla kafasına çaktım bir tane.

Bu şimdi asla susmazdı.

"Çok yalvardınız tamam" dedim ve arkamı döndüm.

Bahçede duran koltuklara baktım ve kupayı kaldırıp hedef aldım. Ve attım. Yumuşak zemine inen kupa kırılmadan durmuştu.

Sırıtıp Yiğit ve Lavuğun önüne geçip yürümeye başladım.

Misafirim ula ben tabikide en önde olcam.

"Çocuk senin mi" diyen binbaşıyla kafamı salladım. Yiğenimdi yani benim oluyordu. Bir yüzüne baktım. Bu maldan da böyle bahsedesim gelmemişti valla sinirlerimle oynuyor bu çocuk benim.

"Tam olarak neyin oluyor" diye sordu yakuşuklu lavuk.

"Yiğenim" dedim.

Fırat bana bakıp elini kaldırıp yüzüme vurdu.

Allah'ım sen bana sabır ver yarabbim.

.....

"Metahan su getirir misin" dedi binbaşı amann Yiğit.

Şuan bu ikilinin evine gelmiş koltuklara yayılmıştık. Geleli bir 10 dk olmuştu. 5 dk sonra Fırat sıkılmış ve bahçeye çıkıp arkadaşlarıyla top oynamaya başlamıştı.

Bizde havadan sudan konuşuyorduk ama hala bu ikilinin ilişkisini anlamamıştım. Elimde su vardı. Yiğit'te susamış ve istemişti. Yakuşuklu lavuk Metehandan.

"Tamam sevgilim" diyince içmek üzere olduğum su genzime kaçmış ve öksürmeye başlamıştım.

LAN SEVGİLİLERDİ.

"Helal helal" Yiğit yanıma gelmiş ve beni kendine çekip sırtıma vurmuştu hafifçe

"Siz sevgili misiniz" diye sordum Kafa salladı.

"Vay amk" dedim ve sustum.

Anlamalıydım. Aslında normaldi ama ne bilim bir değişik hissetmiştim. Anlaşılan etrafıma gay çeken bir özelliğim vardı.

Metehan suyla gelip Yiğite uzattı. Yiğitte teşekkür edip aldı suyu ve tek dikişte içip masaya koydu. Bende bardağımı masaya koydum.

"Merih, şu Brazavil sana bir şey yaptı mı" diye sordu Yiğit.

Gözlerimi bahçeye çevirdim.

Beni sevdiklerini söylemişlerdi. Ama ben yapamazdım. Yaşadığımız anlar gözümün önünden bir bir geçince dalmıştım.

Diğer yanıma gelip koluma dokunan Metehanla düşünce dünyamdan çıkıp" Haa daldım pardon. "dedim

" Bir şey yapmadılar. Ama benden hoşlanmışlar"dedim gözümü kaçırıp yani ne demeliydim ki "Ayrıca nasıl çıktım ben o odadan" diye sordum.

Merak etmiştim amk.

"Ben kucağıma aldım seni" dedi Yiğit ve elini saçıma koyup hafif hafif okşamaya başladı.

Gözlerimi belerttim ve "NE" dedim.

"Komutanım siz beni nasıl taşıdınız amk ağır değil miydim"

"Bakalım istersen" dedi Yiğit ve ayağa kalktı. Üstüme eğilip beni kucağına atmasıyla kollarımı sıkıca boynuna doladım.

"LAN YİĞİT" diye bağırdım o ise beni umursamadan "Bak böyle aldım kucağıma" diyince benden büyük olmasını umursamadan vurdum kafasına.

"İndir lan beni binbaşı" Yüzüme bakıp sen bilirsin dercesine omuz silkti ve beni Metehana yaklaştırdı.

Aslında şuan bir hareketle inebilirdim asker adamdım sonuçta ama ne yapacağını merak ettiğim için durmuştum.

Kucağında benimle Metehanın kafasını tutup dudaklarına yapışan binbaşıyla ne yapacağımı şaşırdım.

Şapurtı sesleri gelince "LAN" diye bağırdım ve inmek için harekette bulundum.

Tam inicekken Metehan beni kolumdan tutup hızla kendine çekti ve kucağına oturmuş oldum.

Onlar hala öpücüklerine devam ederken kalkmak için bir hamlede bulundum fakat Yiğit ayağını bacaklarımın arasına koyup beni bastırınca tekrar kucağını bulmuş oldum.

Aklıma Lucas ve Louisin düşmesiyle yutkundum.

Metehan öpücüğü sonlandırıp boynuma kafasını koyunca çekilmek için bir hamle yaptım.

Yiğit çenemi tutup kafasını bana yaklaştırdı ve ben ne olduğunu anlamazken bu seferde benim dudaklarıma yapıştı.

Bir yandan ben dudaklarımın üstündeki dudaklara şaşırmışken bir yandanda Metehan boynumdaki kafasıyla beraber beni belimden tutup kendine bastırmasına şaşırmıştım.

Ani basıtırışı ve kalçamda hissettiğim sertlikle istemsizce Yiğitin dudaklarına inlemiş ve onların daha hızlı davranmasına neden olmuştum.

Bu durumdan kurtulmalıydım. Ben gay de değildim ki amk.

Yiğiti göğsünden hızla itip bacağına tekme atarak uyuşmuş yüzümle ayağa kalkmaya çalıştım.

Metehan belimden tutarak buna izin vermedi ama "Bırak artık" diyince bu sefer zorlamadan bıraktı beni.

"Ne yapıyorsunuz SİZ LAN" diye sonlara doğru bağırdım.

Yiğitse dudaklarını yalayıp - sadece dudağımız değmiş ve dudaklarımı yalamıştı ben inatla ağzımı açmamıştım.-"Aşık olduğumuz adamı seviyoruz ne var bunda" diyince ağzımdan tek çıkan söz "Ne" olmuştu.

"Ben gay değilim ve sizden hoşlanmıyorum ama" dedim saygımı bozmıcaktım ulan. Gerçi saygı biraz sikilmişe benziyordu şuan ama anamın sözünü hatırlayınca derin nefes alıp sakin kaldım.

"Alt tarafın öyle demiyor ama bebeğim" diyen Metehanla alt tarafıma baktım. Kaldırmıştım amk.
Bu durumdan kurtulmak için saçmalayıp "Komutanınla düzgün konuş üsteğmen" (yüzbaşının bir alt rütbesi) dedim.

Bu Metehanın kıkırdamasına Yiğitinse kahkaha atmasına neden oldu.

"Yüzbaşı koltuğa otur hemen" diyince

"Hane karargah dışındaydık amk" dedim.

"o zaman benlikte bir durum yok" diyen Metehanla dişlerimi sıkıp hızla kapıya yürüdüm.

Arkamdan aynı anda "Seni seviyoruz bebeğim" sesiyle sinirli bir gülüş attım ve kapıdan dışarı çıktım.

Çok gamsız ve cüretkarlardı.

Aynı Lucas ve Louis gibi. Harbi onlara ne olmuştu?

Ayrıca neden bu 4 lü de bana aşıktı. Amk benim ne farkım vardı. Akıllı, uslu(!), sakin(!) bir askerdim.

Eve doğru yürürken bir bedenin bana çarpmasıyla aşağıya baktım.

Bu mahalleden bir çocuktu. 8 yaşında falandı herhalde. "Pardon Merih abi" diyip koşmaya başladı.

"Cihan dur ya"

Diye bağırınca umursamadan bahçedeki kupamı aldım ve içeri girdim.

Cihan demesiyle aklımda bir anda şimşekler çaktı ve "LAN CHARLES" diye bağırıp elimdeki kupayı yere düşürdüm.

.......

Charlesi unuttuk beğğ.

Garibim Charles. 2 saat ona benzer bir ad düşündüm bulamayınca Cihan da karar kıldım akmdnajlsf.

Yazım yanlışlarım 😒 kontrol etmeye üşendim affola. 💦

Yorum yapmayı ve beğenmeyi unutmayalım please.

ödajakşfçf