5. bölüm · Asker ve Suçlular
5
Unutanlar için; * *bu işaretleri koyduğum yerlerde İspanyolca konuşuluyor
------
Yavaş yavaş gözlerim kayıyordu. Göreve çıkalı tahmini bir hafta olmuştu.
Telsizten gelen sesle telsizi elime aldım.
"Kartal, dinlemede"
"Kartal helikopteri kim kullanıyor" Albay Selim'in telaşlı sesiyle doğruldum.
Karşıma baktım. Louis ve Lucas kafa kafaya vermiş sırıtarak bana bakıyorlardı. Charles'i Yavaşça yere koydum, uyumuştu.
"Ne demek oluyor bu komutanım. Pilotumuz kullanıyor olmalı" dedim.
"Kartal, pilotumuz şuanda senin bombaladığın yerde ona birşey olmadı. Kasabayı tarıyor şuan. Tuzak kurmuş itler. Destek ekip gönderiyorum hemen"
"Anlaşıldı komutanım"
Ayağa kalktım hızla. Timin olduğu yerin perdesini indirecekken bir rüzgar hissettim. Tam arkamı dönücekken bir el ağzımı kapattı ve beni kendine çekti. Kolu boynuma dolandı.
*Nereye komutan, yoksa mükemmel tuzağımızı beğenmedin mi hmm* dedi Louis ve aletini götüme sürttü. Gözlerimi açtım.
"Vırağ veği sereğsiğ" (Bırak beni şerefsiz)
*Komutan sakin ol bak askerlerini uyandıracaksın*
Ani bir hareketle kolumu kurtardım. Dirseğimi kaldırdım ve tam karnına vurcakken Lucas önüme Geçti. Ve kolumu tuttu.
Ayağımı kaldırıp tekme atma pozisyonuna gelince ayağımı tuttu ve bana doğru eğilip fısıldadı.
*İyi uykular sevgilim*
Sonrası kafamda hissettiğim acı ve karanlığın beni kucaklayış şekli olmuştu.
________________
Yazar'ın Anlatımıyla
(Merih'in Charles'i kurtarmak için binaya girdiği an)
-------------------------
Merih Charles'i kurtarmaya binaya girmişti.
O sırada Lucas ve Louis birbirlerinin yanında kaş göz işaretleri yapıyorlardı.
Timse çok sorumsuzca davranmış. Onları birbirinden uzaklaştırmayı akıl edememişti.
*Sevgilimize sürpriz hazırlamaya ne dersin?* dedi Louis.
Lucas göz kırptı ve sırıttı.
*Mükemmel olur derim * Binanın hemen arkasında adamları duruyordu. İlk başta gelmeye çalışmışlardı ancak Lucas göz kaşla durdurmuştu onları.
Merih en sonunda kucağında Charles'le binadan çıkmış. Konuşarak geliyorlardı.
Charles'in Merih'e 'çok güzel koktuğunu' söylemesi onlarda hem kıskançlığa hemde sinire neden olmuş. Dişlerini birbirlerine bastırmışlardı.
Lucas ve Louis Merih'i ilk gördüğünde ikiside gözlerine aşık olmuşlardı. Boncuk yeşili gözleri vardı Merih'in.
Ağzını ve burnunu kapatan bereyi çıkarıncada o çocuksu masum yüze bakakalmışlardı. Askerlik gibi zor bir mesleği bu masum çocuğun nasıl seçtiğini düşünmüşlerdi.
18 yaşından küçük olduğunu bile düşünmüş o yüzden Lucas ona yaşını sormuş ama karşılığında terslenmişti. Bu davranış onun sırıtmasına yol açmıştı.
İsmini öğrenmek için can atmışlardı ama söylememişti.
İspanyolca bilmesine şaşırmışalrdı. Onları ilk esir aldıklarında Louis'e tekme atmasına sinirlenmişti Lucas. O sinirle onu bayıltmıştı. İkiside Merih'in Aşırı iyi dövüştüğünü ve aklını gayet iyi kullandığını anlamıştı.
O masum yüzün ardında böyle hırçın bir kişilik ona daha çok aşık olmalarına yol açmıştı.
Şimdiyse helikopter gelmiş ve yavaş yavaş binmeye başlamışlardı. Pilot aşağıya inmişti.
Lucas adamlarına pilotu işaret etmiş ve o da helikoptere binmişti.
O sırada Merih aldığı bombayı yerleştirmiş ve hızla helikoptere binmişti. Pilot bunu görüp sırıtmış ve helikoptere doğru yürücekken birkaç adam hızla helikoptere binip, çalıştırıp ve uçurmuştu.
Tabii pilot olaya engel olamamıştı. Çünkü binanın hemen yanında duruyordu ve helikoptere uzaktı. Fakat adamlar helikopterin arkasında pusuya yatmıştı.
Pilot önce hızla binadan uzaklaştı ve telsizle karargaha haber verdi.
Albaydan gelen emre göre kasabayı incelemeye aldı. Birkaç saat sonra onu almaya geleceklerdi.
...
Şuan Merih Gölge timini uyutmuş Kucağında Charles'le Lucas ve Louis'in tam karşılarında oturuyordu.
Arada birkaç laf dalaşına girmişlerdi. Ama Merih cevap vermemişti.
Çünkü en küçük bir söz bir ipucu olabilir diye bir söz vardı. Merih'te bu söze hep uyar, düşmanıyla konuşmazdı.
Charles en sonunda uyumuştu. Merih'te biraz yorgun gözüküyordu. Tabii arada bacaklarını birbirine sürtüyordu ama 2 saat içinde acısına alışmış hissediyordu.
Merih telsizle konuştuktan sonra ayağa kalkıp timi uyandırmaya giderken Louis ayağa kalkmış ve kollarına boynuna dolamış, arkadan onu kendine bastırmıştı.
Buna hazırlıksız olan Merih ondan kurtulmaya çalışmıştı. Ona vurmaya çalışınca Lucas buna engel olmuş ve daha fazla işlerine engel olamasın diye bayıltmıştı.
Louis, Merih'i kucağına alıp az önce oturdukları yere götürdü ve oraya bırakıp Lucas'ın yanına geldi.
*Timi öldürcek miyiz? * dedi Louis.
*Şimdilik değil. Anlaşılan bu tim sevgilimiz için fazlasıyla değerli şimdilik kalsınlar. Onları öldürmemiz hiçbir işe yaramıyacak. Sadece sevgilimizin daha fazla nefretini kazanmış oluruz. *Dedi Lucas ve helikopteri süren adamına bağırdı.
*Ne kadar kaldı *
*Çok değil patron tahmini bir 20 dk kalmıştır *
*BANA NET CEVAP VER*diye bağırdı Lucas.
Bunun üstüne Charles sıçrayarak uyandı. Ve timin olduğu perdeden kıpraşma sesleri geldi.
*T-tam 20 dk p-patron * dedi adam korkuyla.
Charles 'in hıçkırık sesiyle Louis oraya doğru yürüdü. Charles geri geri gitmeye başlamıştı.
Charles 12 yaşındaydı ama fazlasıyla zeki bir çocuktu. Yaşına göre gayet olgundu. Charles Brazavil.
Charles, Lucas' ın kuzeniydi.
Amcası Charles'i Lucas'a emanet etmişti. Lucas ve ailesi acımasızlardı ancak Lucas ailesinden daha acımasız biriydi.
Charles'se ailesinden ve özelliklede Lucas'tan nefret ederdi ve hep kaçma planları yapardı. Kaçmak onun hayaliydi.
Bu hayalini ise Merih gerçekleştirmeye çalışıyordu. Belki şuan olmamıştı ama Charles biliyordu. Merih uyanacak ve onu kurtaracaktı. .
Merih'i çok sevmişti. Çok güzel kokuyordu.
*Nasıl kokuyordu komutan * diye sordu Louis.
*N-ne* diye cevap verdi korkuyla Charles. Louis'te Lucas gibi bir o kadar acımasızdı.
*Komutan diyorum nasıl kokuyordu!? *
Charkes kafasını eğdi. Ama sonra Meirh'e bakıp onun sözünü hatırladı. Başını eğmeyecekti. Merih gibi olacaktı.
*Sanane * dedi.
*Sevgilim sana bir soru sordu Charles. Bu kadarınıda ben öğretmiyim istersen He kuzenciğim* son kelimeyi alayla söylemişti Lucas. Sevmiyordu Charles'i.
Charles bri an Yutkundu.
*Çok güzel kokuyordu. Ama siz bu kokuyu alamazsınız. Çünkü Me-(öksürür) Komutan sizden nefret ediyor *dedi.
Az daha adını söyleyecekti. Dudaklarını ısırdı. Merih adını kimseye söyleme demişti. Sözünü dinleyecekti.
Lucas bu sözlere sinirlenip ona doğru gitcekken timin olduğu yerden gürültüler gelemeye başlamıştı.
Orası içerden açılmazdı. Sadece dışardan açılabiliyordu.
"Komutanım"
"KOMUTANIM"
"Komutanım iyi misiniz Kapıyı açar mısınız"
Ne dediklerini anlayamıyorlardı üçüde ancak az buçuk tahmin etmişlerdi.
*P-patron geldik *
Cevap vermediler.
Helikopter yere indi.
Lucas Merih'i kucağına alıp ayağa kalktı.
*Tim ve Charles'i al, bodruma git ve ayrı odalara koy. Onlarla sonra ilgilenicez *dedi Lucas adamlarına.
Yedek evlerinden birine gelmişlerdi. Çok olmasada büyük bri evdi.
Louis ve Lucas merdivenleri çıkmaya başladılar. Bir yatak odasına girdiler. Lucas Merih'i yatağa bıraktı.
Merih hala baygın bir şekilde yatıyordu. Anlaşılan biraz sert vurmuşlardı.
Louis telsizi eline aldı ve balkona çıktı. Telsizi hızla yere atıp parçacıklarına ayırdı.
Lucas'ta o sırada Merih'in üstünü aradı. Bir şey yoktu, zaten adamlarına ilk başta emir vermişlerdi.
Ama ne olur ne olmazdı. Bu boncuk gözlü komutana güven olmuyordu.
Louis'te o sırada yanına geldi.
*Ne yapıcaz. Uyandığında fazlasıyla sinirli olucak* dedi Louis. Merih'e gülümseyerek bakarak.
*O işi halletcez bir şekilde aşkım. Tabii bağlamak lazım *dedi ve yatağının hemen yanındaki sehpanın 3. çekmecesini açtı.
İçinden kelepçe ve birkaç ip çıkarıp ipleri Louis'e verdi.
Lucas kelepçeyi açtı ve Merih'in eline birini taktı. Diğer kelpeçeyide yatağın başlığına taktı.
O sırada Louis'se iple Merih'in ayaklarını birbirine bağladı.
Bunun Merih'i durduramayacaklarını biliyorlardı. Ama bunla idare etceklerdi şimdilik.
Louis Merih'i incelerken aklına gelen şeyle dolaba doğru yürüdü ve yeşil bir Bez parçası alıp Merih'in zaten kapalı olan gözlerini bezle kapadı.
Yeşil Merih'in solgun tenine fazlasıyla yakışıyordu.
*Fantazileirne hayranım *dedi Lucas ve Louis'e yaklaşıp dudaklarına öpücük kondurdu.
Şöyld bir baktıklarında Merih'in çok sexi göründüğünü anladılar. Bağlı vücudu, kapalı gözleri mükemmel bir görüntü oluşturmuştu.
Lucas Merih'in aletine baktı. İnmiş gibi görünüyordu. Yani tahminen 8 saat olmuştu. Bu süre zarfında kendini nasıl tuttuğunu anlamamış, fazlasıyla iradeli olduğuna karar vermişti.
Tabii şuan asıl sorun Merih'in inmiş olan aletinde değildi.
Lucas ve Lous'in Merih'e bakıp 2 dk içerisinde erekte olmuş aletleriydi..
.....
-Umarım sevmişsinizdir. -
-Biraz hızlı yazdım,kötü olmuş olabilir🩸-
