6. bölüm · Asker ve Suçlular

6

Gecenin Kraliçesi

Gözlerimi omuzlarımda hissettiğim baskıyla açtım.

Etraf karanlıktı. Kör mü oldum lan!?

Kafamı sağa sola salladım. Ufak bir ışık görüş açıma girdi. Gözlerimi bağlamışlardı piçler.

Kafamı biraz daha salkayınca bez düştü. İlk bir bulanık gördüm fakat birkaç göz kırpışta görüşüm netleşti. Beze baktım yeşil boncuk renginde parlak bir renkti. Benim göz rengime benziyordu.

Bir yatakta yatıyordum.

Nerdeydim lan ben!?

En son yaşadığım şeyler gözlerimin önünden bir film akışı gibi geçince koca bir siktiri çektim.

Bize bir tuzak kurmuştu it herifler ve pilot benim bombaladığım yerde kalırken Lucas'ın köpekleri bizi götürmüştü. Albaydan öğrenmiştim bunu tam uyuyan timime haber vermeye giderkende Louis beni bayıltmıştı.

Omzularımın üstündeki baskı aklıma gelince sırayla sağ ve sol omzuma baktım. Gördüğüm şeyle yutkundum çünkü sağ omzumda Lucas yatarken sol omzumda ise Louis yatıyordu.

Timim nerdeydi?

Charles nerdeydi?

Neden ben bu iki şerefsizle aynı yataktaydım?

Louisin beni bayıltmadan önce söylediği söz kulaklarımda çınladı.

'İyi uykular sevgilim'

Sikerlerdi.

Umarım düşündüğüm şey değildi. Umarım ben olayları yanlış anlamışımdır.

Elimi çekmeye çalıştım fakat elim yatak başlığına kelepçelenmişti. Ayaklarım ise iple bağlanmıştı.

Sırıttım.

Cidden beni hadi beni geçtim bir Türk askerini (Söz izleyenler kendini belli etsin kajskalx) böyle durdurabileceklerini mi düşünmüşlerdi.

Neyse zaman kaybetmemeliydim.

İlk ayaklarımı çözücektim sonra ellerimi. İlk ellerimi çözersem elimi çözerken omuzlarımda az çok oynayacağı ve bu piçleri uyandırma şansı olduğu için ayakları çözücektim.

Ellerimi çözerken uyanırlarsa da artık ayaklarımı kullanarak en azından biraz da olsa engelleyebilirdim.

Ayaklarıma baktım.

İlk başta bir ayağımı biraz zorlansam da diğer ayağımın üstüne attım. Sanırım ayağım çizilmişti. Şerefsizler çok sıkı bağlamıştı.

Altta kalan ayağımı bu sefer üste attım ve arada bir çarpraz bağ oluşmasını sağladım. Altta olan ayağımın parmaklarıyla o çarpraz alanı sıkıca tuttum ve üstteki ayağımı bükerek bileğimin üstünden en üstteki ipi yavaşça geçirdim. Ve bri ayağımı kurtarmış oldum. Diğer ayağımdan da ipi çıkardım.

Sırada eller vardı. Ayaklarımı çözmem tahmini 1 dk falan sürmüştü.

Odaya ufak bir göz attım. Çok eşya yoktu. Yani gerçek evleri değildi. Muhtemelen yan evlerinden biriydi.

Ellerime döndüm.

Kelepçeyle uğraşırken bir anda Louis bacağını bacaklarımın arasına attı. Ve elini Lucas'ın koluna uzattı. Lucas'ta bu hareketten sonra bana biraz daha yanaştı.

Senin cibiliyetini sikiyim Louis. Hatta direkt seni sikiyim. Yanınada Lucas'ı katarım.

Derin bri nefes çektim içime.

Sol omzumu hafifçe indirip kaldırdım. Birkaç kez omzumu kıpırdatmamın ardından Louis hazretleri rahatsız olmuş olacakki arkasını yani tabiri caiz götünü döndü bana.

Kara pipi seni.

Lucasa baktım. Bir anda elini dudaklarıma attı. Nefesimi tuttum. Kıpırtısız durdum. Her an uyanabilirdi.

Birkaç dakika böyle durduk en sonunsa Lucas paşamızda elini yavaşça indirdi ve yatağa düşürdü.

Yine derin bir nefes aldım.

Ellerimide çözünce yavaşça oturur pozisyona geldim.

Kapı sağ taraftaydı. Yani Lucas'ın tarafında. Yavaşça bir ayağını üzerinden geçirdim ve yere koydum.

Hala nasıl uyanmadıklarına şaşırıyordum.

Ya çok yorulmuşlardı ya uykuları ağırdı ya da ben sessizdim. Umursamadım çünkü bu benim için bir avantajdı.

Diğer bacağımıda Lucas'ın üstünden geçirdim.

Timimi ve Charles'i bulup Lucas ve Louis itlerini esir alıp karargaha dönecektim. Yani plan buydu.

Yatakla temasımı hepten kestim ve kapıya doğru yürümeye başlamışken ayağımın ıslak bir yere gelmesiyle ayağım kaydı ve emanetin yani mükemmel ötesi popişkoşkomun üzerine düştüm.

Amk kalçam net kırıldı. Ayrıca Lucas ve Louis bu çıkan sesle gözlerini yavaşça oynattılar.

Sıçmıştım.

Yere baktım. Ne yüzünden kaydığıma baktım ki bakmaz olaydım, gördüğüm şeyle ağzım bir karış açıldı. MENİYDİ LAN BUNLAR. Boşalmışlardı. Şimdi anlaşılıyordu neden o seslere uyanmadıkları. Yatağın üstünde olan yeşil beze baktım. Tam burada ben yatakta yatarken boşalmışlardı.

Yutkundum.

Onlardan kaçarken onların menisine basarak onlara yakalanmıştım.

Aferin Merih.

*Nereye sevgilim* diyen sesle kafamı kaldırıp Lucas'a baktım. Bana hala uzanır pozisyonda sırıtıyordu. Kara pipi ise oturur pozisyondayken göz kıpmıştı bana.

'Sevgilim'

Düşüncelerim bu laftan sonra doğru çıkmıştı. Benden hoşlanıyorlardı. Olmazdı bu. Olamazdı.

Boşluklarından faydalanıp ayağa kalkmaya çalıştım fakat Lucas elini bacağımın bileğine atıp durdurdu beni. Yatakla aramda çok mesafe yoktu ama bu güç nerden geliyordu amk.

Bu gücü yaşına vericektim. Ben daha 21 yaşında çıtır, gençliğimin baharında bir Türk Askeriydim. Vatanım için canım fedaydı. Ayrıca 6 tane fazlasıyla belirgin karın kasım, kol kaslarım ve belirgin çene hatlarımla çoğu kişiyi kıskandırırdım. Bu vücut için neler yapmıştım lan ben!

Bu sik kafalıysa benim için amca sayılan 28 yaşında sikik, bizim ülkemizi akıllarınca işgal etmeye çalışan biriydi. Ayrıca bende 28 yaşında olsam yani 7 sene sonraya gitsem bende vücudumu fazlasıyla geliştirir bu sik kafalı gibi kas yığını olurdum.

Vücudumun yatağa sürüklenmesiyle düşüncelerim yarım kaldı.

*Bırak lan beni amına koduğum* diye bağırdım ve diğer ayağımla yüzüne bir tekme geçirdim. Dudağı patlamıştı ve kanıyordu. Dişlerini sıktı ve sırıttı.

Bileğimi daha çok sıktı ve daha kuvvetki bri şekilde yerde sırt üstü yatan beni kendine doğru çekti.

Allah'tan menilere değmemiştim.

Tekrar ayağımla tekme atıcakken diğer eliyle o bileğimide tuttu ve doğruldu.

*Uslu dur sevgilim*

*SEVGİLİNİ SİKERİM LAN İT BIRAK* diye bağırdım.

Louis bizi sırıtarak izliyordu. Çenem seğirmeye başladı. Artık sinirlenmeye başlıyordum.

Lucas, Louise döndü.

*Sevgilim bak ne diyor sikermiş seni. Kimin üstte olacağını göstermek ister misin?* diyip gülümseyerek kanlı dudağıyla Louise bir öpücük kondurdu.

Şuanki pozisyonunum tam olarak şuydu. Benim dizlerime kadar olan kısım Lucas'ın yanlarında sarkıyordu ve belim havadaydı. Başım ve sırtım yerde yatarken kollarımdan destek almıştım.

*Tabii gösterelim sevgilim* dedi Louis.

Ben kıpraşırken bir anda Lucas bacaklarımı daha sıkı tuttu ve beni kendine sert bie şekilde çekti.

O çekişle yerde olan bedenim havaya kalkmış ve şuanda tam olarak Lucas'ın kucağında oturuyor bulunmuştum.

Ben daha ne olduğunu anlamazken Louis benim yan tarafıma geçmiş ve kulağıma yaklaşarak *Kim üsteymiş öğrenme vakti güzelim*demiş ve dişlerini kulağıma geçirmişti.

Dişlerimi kıracak bir sertlikle birbirne bastırdım ve hızla Lucas'ın kucağından kalkmaya çalıştım. Fakat Lucas ellerini bacaklarıma koymuş bir şekilde beni ayaklarına bastırıyordu.

Louis kulağımı emmeye ve sesler çıkarmaya başlamıştı.

Zevk almamalı, etkilenmemeliydim. Fakat kulağımın arkasında benim zayıf bir noktam vardı. Şimdilik orayı bulmaması işime geliyordu.

*SAL LAN KULAĞIMI AMINA KODUĞUMUN OROS-* dudağıma kapanan elle sözüm yarıda kaldı.

*Çok küfrediyorsun sevgilim. Seni evcilleştirmek gerekiyor* dedi Lucas.

Elimi boş bırakmıştı şuan. Hızla kaldırıp suratına yumruğu çaktım.

Aynı şekilde diğer elimide kurtarıp Louisin yüzüne vurdum. Kulağımdan çekilmişti en sonunda.

Lucas'ın kucağında ters döndüm. Kalçama sürtünen sertliği umursamadım. Ve ayağa kalktım. Fakat kalktığım gibi yatağı boylamam bir oldu.

Louis üstüme çıktı.

*Sevgilim eğer akıllı uslu durmazsan o çok sevdiğin timine neler yapacağımızı tahmin bile edemezsin* dedi boğuk bir sesle.

Siktirdi timim ellerindeydi. Yutkundum. Timim için canımı verirdim. Demek götümüde vermem gerekicekti.

Bir anda kahkaha atmaya başladım ve dizimle Louisin karnına bir tane geçirdim. O iki büklüm olurken tekrar yataktan kalktım. Fakat yine kalkmamla yatağı boylamam bir oldu. Bu sefer Lucas çıkmıştı üstüme.

Elindeki telefonu bana gösterdi.

Ekrana baktım. Timim elleri ve gözleri bağlı baygın bir şekilde sandalyelerde oturuyordu. Onlar oradeyken ben burda napıyordum?! Onları kurtarmalıydım.

*BIRAK LAN TİMİMİ AMK ÇOC-*

*EĞER BİR DAHA BİZE VURUR VEYA HAKARET EDERSEN SANA DEĞİL BU ÇOK SEVGİLİ TİMİNİN HER BİRİNDEN BİR UVZUNU KESERİM DUYDUN MU LAN BENİ!!?* diye bağrıan Lucasla durdum.

Haklıydı.

Gücüm yetmiyordu.

*Ben bir askerim, ben bir Türk askeriyim lan sense bizim ülkemizi işgal etmeye gelen bir İspanyol askerisin ne yapmamı bekliyorsun alın toprak alın vatan dememi mi?! İster öldür, ister sik isyer işkence et amına koyim boyun eğersem en adi şerefsizim!* diye bağırdım.

Fazlasıyla bağırmamdan ötürü boğazım yanmaya başlamıştı.

İkiside durdu bir anlığına benden bu çıkışı beklemiyorlardı anlaşılan.

Eğer gücün yetmiyorsa laflarınla ezecektin.

Lucas üstümden çekildi. İkiside ayağa kalktılar. Bnede oturur pozisyona geldim ve nefretle yüzlerine baktım.

Lucas ve Louis kısa bir an bakıştı ve Louis kafa salladı. Lucas boğazını temizleyip önümde eğildi.

*Asker, öncelikle şunu açıklığa kavuşturalım biz sizin ülkenize işgale gelmedik. Ben ve sevgilim evet İspanyoluz ama İspanyol asker değiliz. Biz mafyayız. Dünyada tanınan mafya liderlerindeniz. Louis'in babası İspanyolken annesi Türk. Onu ziyarete gelmek ve Türkiyede birkaç iş konuşmak üzere geldik bu ülkeye. Yani ülkeni işgale gelmedik. Ayrıca askerde değiliz* dedi.

NE!?

Şuan büyük bir şok yaşamıştım. Nasıl olabilirdi? Evrakta ve bize gelen istihbaratta böyle yazmıyordu.

Tam ağzımı açıp konuşacakken bu sefer Louis, Lucas gibi önümde eğildi ( keko oturuşu yaptılar yani) ve bu sefer Louis konuşmaya başladı.

*Oliver'ı sorucaksındır. Türkiye sınırlarına yakın olan ****** dağda Oliverla buluşmuştuk. Oliverin bize yüklü bir miktar borcu vardı. Onu ödemek için orada bulunuyorduk. Tabii bize yan çizmişti. Siz farkettiniz mi bilmem ama bizi öldürmek için adamlarla gelmişti. Onlara savaş açcakken araya siz girdiniz. Tabii paralı tutulmuş öylesine askerlerdi. Sizin Türk olduğunuzu görünce *Siktir Türkler geliyor*diye kaçmışlardı. Bizde tabii sinirlenmiş size yüklenmiştik. Onları bayrağınızla adınızla korkutan sizi merak etmiştik. *

Sözü Lucas devraldı.

*Tabii anladık neden korktuklarını sen ya da siz en iyi adamlarımızı alt edince şaşırdık. Ve size karşılık vermedik. O sırada vurulduğum için Louis beni arabaya götürmüştü. Orada hzıla bir pansuman yaptı bana sonra sen geldin. Açtın kapıyı. İlk görüşte aşkı bilir misin sen? Gözlerine aşık olduk. Bereni açtığında yüzüne aşık olduk. Sonrasını zaten biliyorsum. Sizin gibi bizde seni bizim düşmanımız sandık ama şimsi anlıyorum sizi*

Duyduklarımla ağzım açıldı fakat kendimi toparladım. 3 ihtimal vardı ya karargaha yanlış bilgi gitmişti ki bu imkansız bir şeydi. Çünkü bu bilgiler çoğu kişi tarafından değerlendirirlirdi. O yüzdne 2 ihtimal kalmıştı. Ya bize bir tuzak kurulmuştu ya da bu iki terö- pardon bu iki mafya bozuntusu bana yalan söylüyordu.

*Nasıl inanıcam size kanıtınız var mı* dedim.

Louis telefonu aldı eline ve bir fotoğraf gösterdi.

Fotoğraf İstanbulda Kız Kulesinin oralarda çekilmişti. Önündeyse Louis Lucas ve ortalarında da Türk olduğu belli bri kadın vardı.

*Annem bu benim, onu ziyaret için gelmiştik ayrıca bu fotoğrafta Oliverin çantasının içindeki paralar* diyip ekranı kaydırıp üstünde geçersizdir yazan paralarla dolu siyah bir çanta fotoğrafı çıkmıştı. Oliverin elindeki çantaydı.

Bu sefer Lucas telefonunu gösterdi bana Googledan bir haber açmıştı. Okumaya başladım.

Türkiye için söyledikleri göğsümün kabarmasına yol açtı.

-Ünlü iş adamlarından olan Lucas Brazavil ve evli olduğu eşi Louis Brazavil Türkiye'ye geldi. Evlilikleri ilk başta tepki toplayan çift sonrasında herkese kendini kabul ettirmeyi başardı.

İstanbul'da görülen çifti yakalamış olan muhabirimiz Işık Keskin çiftle ilgili açıklamalar aldı.

Lucas Brazavil *Evet eşime aşığım ve onu çok seviyorum. Türkiye gerçekten tarihiyle, eserleriyle, konunuyla, yemekleri, gelenekleriyle askerleriyle muazzam bir ülke. Cidden bu ülkeyi fazlasıyla seviyoruz. *sözlerini kurmuştu. Ve Louis Brazavil 'de bu sözleri gülümeyerek onayladığını söyledi.

Tabii bu tatlı çiftimizi sevenlerin yanında sevmeyen kişiler onlar hakkında mafya olduğu iddiaları çıkartmayı ba-

Haber ekrana bu kadar sığmıştı. Anlamıştım. Bize büyük bir oyun oynanmıştı.

Bu oyunu bozmalıydım.

Lucas ve Louis demek hain değillerdi ama bu onları iyi biri yapmazdı. Mafyalardı. Bir sürü insan öldürmüşlerdi. Hapse girmeyi hakkediyorlardı.

Görevim onları karargaha götürmekti ve ne olursa olsun bunu yapıcaktım.

...

Off cidden aklıma ilham gelmiyor utandığım garip bir bölüm oldu.

Peki Lucas ve Lous'in asker olmaması kendi hallerinde bir mafya olmaları ve evli olmaları jkbcful..