3. bölüm · Asker ve Suçlular

3

Gecenin Kraliçesi

Unutanlar için; * * bu işaretleri koyduğum yerlerde İspanyolca konuşuluyor.

Şehit mi oldum lan!?

AYY inşallah yarabbim.

Boğuk boğuk sesler duyuyordum. Yoksa mahşerde miyim?

O bu değilde benim tim ne-

Yüzüme dökülen bir kova soğuk suyla gözlerimi hızla açtım.

Öksürmeye başladım.

Ölmemişim..

Fakat içimden bir ses ölümümün yakın olacağını söylüyor.

Öksürüklerim kesilince derim bir nefes aldım. Saçımı salladım. Çok uzun değildi ama uzundu işte. (Kitap kapağındaki ortadaki eleman Merih saç ve yüz full o)

*Günaydın komutan* diyen sesle kafamı kaldırdım. Çirkin suratlı bir adam başımda duruyor bana sırıtarak bakıyordu.

*Hala uyanmadın mı la komutan*dedi ve elini kaldırıp yumruğu yüzüme geçirdi.

Dişlerimi sıktım.

Ellerimi tavana bağlamışlardı. Ayaklarım ise yerden aşağı yukarı 15 cm havadaydı. Kısacası havada boks torbası gibi duruyordum.

Tam karşımda ise Gölge timi vardı.

Ahmet, Salih, Faith, Kerem ve Yağız.

Kerem'in yarasına baktım hızla, bandajla başlamışlardı. Ona da şükür en azından mikrop kapmayacaktı.

"İyi misiniz komutanım" dedi Ahmet.

Ad vermemem gerekiyordu.

"İyiyim Kartal 8 siz"

"İyiyiz komutanım" dedi Kerem.

Onlara kaçın demiştim. Ancak arabalar o sırada zaten görülmüştü. Yakalanmaları normaldi.

Aklıma gelen şeyle hızla Yağız 'a baktım. Yağız yüzüme bakamaıyrodu. Anlıyordum onu nasılsa tepeden inme ve Zeytin' i gzö hapsine
de tut demiştim. Ancak o inmişti.

"Kartal 3 bana bak"

Yağız kafasını kaldırdı.

"Tamam olm geçmişe dönemeyiz. Yaptın bir hata. Tabii emirlerimi çiğnemenin bir bedeli olucak ama şimdi bu ana odaklan anlaşıldı mı?"

Yağız bana baktı.

"Anlaşıldı komutanım" dedi.

"Kartal 3 sana emanet ettiğim çocuk nerde?"

"Bilmiyorum komutanım. Götürdüler çocuğu. Ona kaçmasını söyledim. Fakat Türkçe bilmiyordu."

Kim bilir neredeydi?

Charles (çocuğun adı) Lucas ve yanındaki adamdna fazlasıyla korkuyordu. Şimdiyse korktuğu adamların elindeydi.

Hem bir dakika.

Lucas ve yanındaki adam sevgiliydi.

Dünkü anılar aklıma bir bir geldi.

Pipisine vurmuştum. Lucas 'da naısk vurursun sevgilime gibi bişeler demişti.

Habriden sevgililerdi. Yani gay yada daha nazik adıyla eşcibsel olabilrilerdi. Sorun yoktu. Ama şaşırmıştım. Yani çok rastlanan bir şey değildi. Saygım vardı. Ha kendi cinsini sevdin ha karşı cinsi. Sevgi varsa sıkıntı yoktu.

Bir anda aklıma Yiğit Binbaşının gelmesiyle kafamı salladım. Amk ne düşünüyom.

Acaba ben bayıkdıktan sonra ne olmuştu?

"Tim ben bayıkdıktan sonra ne oldu?"

Salih atladı.

"Komutanım sizin naısk bayıdlığınızı görmedik ama arabalar o sırada peşimizdeydi. Onlarla bir çatışmaya girdik. Ancak onlar sayıca fazlaydı. En son şarjörler bitine kadar çatıştık. En sonunda da yakaladılar bizi."

Faith devam etti.

"Komutanım sonra bizi getirdiler sizin olduğunuz yere. O sırada siz baygındınız sanırım. Bir arabaya bindirdiler bizi kafamızı kapattılar. Sonrada buraya getirdiler."

*Ne konuşuyonuz lan!*diye bağırdı bana az önce yumruk atan adam. Bu seferde elini tekrar kaldırdı. Tam vurucakken sağ ayağımı kaldırıp karnına hızla sert bir tekmeyi bastım.

Adam öne doğru eğildi ve ağzından kanlar fışkırdı.

Birkaç dakika sonra toparlandı.

*Siktim şimdi snei *dedi ve bana doğru gelirken kapı açıldı.

Şu pipisine vurduğum adamı gördüm.

Bana vuracak olan adam hızla geri çekildi. Ve odaya dağılmış olan diğer itlerin yanına geçti.

Bana baktı. Ve kaşlarını çattı.

*KİM VURDU LAN KOMUTANA* diye bağırdı.

Dediğim gibi İspanyolcam iyiydi.

Ahmetin konuşmasıyla ona baktım.

"komutanım ne dediklerini anlamıyoruz onalrıda bizi anlamıyor." dedi.

"Bsn biliyorum İspanyolca beyler sorun yok. Anlıyorum."

Sırıttılar. Kafalarını salladılar.

Bana vuran adam öne çıktı. Tir tir titreyerek.

*B-Ben vurdum p-patron* Pipisine vurduğum adam kafasıyla bri işaret verdi. İki adam o adamı kokunda tutup götürdüler.

Pipisine vurduğum bana doğru geldi.

Onu sinirlendirmek için *Noldu la kırıldı mı pipin*dedim ve sırıttım.

*Gel kendin gör istersen *dedi.

Bundan sonra buna Kara pipi dicem olm. Adını da bilmiyom zaten.

Tam o sırada içeri Lucas girdi. Yanındada bir adam Vardı. Arkalarından da o yanındaki adamı tutan bir kaç kişi vardı.

*Rahat mısın komutan *dedi Lucas.

*Terlemişim zaten suda iyi geldi mükemmelim burda *dedim sırıtarak amaç onları kızdırmak.

*Komtuan biz daha tanışmadık ama adam akıllı * dedi Kara pipi.

*Ben gayet iyi tanıyorum sizi ama *dedim bende. Ve devam ettim.

Luvas'a bakarak *Sen mesela haysiyetin şerefsizim teki, piç kusurunu, cibili-*yüzüme yediğim yumrukla susmak durumunda kaldım.

Lucas iti yumruk atmıştı. Ağzıma gelen kanı yete tükürdüm. Ve sırıttım.

*Hm ne diyodum He cibiliyetsi-*

*Komutan komutan komutan beni çok yanlış tanımışsın sen be gel senden başlayalım. Önce isim alalım mesela * dedi sözümü yarıda keserek.

"Komutanım ne diyor bu it" diye atladı Yağız.

"Adı üstünde it. İt gibi havlıyor "dedim.

Buan karşı tim sırıttı.

Lucas timime baktı. Sonrada yanında getirmiş olduğu adama baktı.

*Çevir, Kurduğu cümlenin kelimesi kelimesine*dedi.

Çevirmendi dmewk. Eh nasılsa Türkçe bilmiyorlardı. Ama bu bizim için Bir dezavantaj olmuştu.

Eliyle Yağız'i göstererek *Komutanım, ne diyor bu it* Sonra beni göstererek *Adı üstünde it it gibi havlıyor *dedi. Türkçesi iyiymiş beğ.

Luca dişlerini sıktı. Gülümsedi. Belindeki silahı aldı. Ve kafama doğrulttu *İsimleri söyle komutan *dedi. Kara pipi sırıtarak bizi izliyordu. Siktipimin kara pipisi.

Ama aklımda mükemmel bir plan vardı.

*A-aman be ne çıkarttın hemen silahı* diye yalandan kekeledim.

Zaten bir çevirmen vardı.

*S-söylüyorum * kekelememe baktı ve güldü.

O gülüşü götüne sokucam şimdi senin.

Kaşlarıma herbirini sıryala göstererek saymaya başlaıdm. Türkçe bri şekilde.

"Niyazi, Terazi, Farazi, Mütavazi, Ötenazi bende Allah'ın Cezasi" dedim. Tim tam gülmeye başlıcakken kaşlarıma onaşrı durdurdum.

Çevirmen hafiften sırıtmıştı.

Ama hemen toparladı.

*Aferin oğluma * dedi. Sikik malı hala isim olduklarını sanıyordu.

*Oğluma ne lan amına koyarım senin ha* dedim ama dinlemedi beni.

Çevirmen isimleri bir kağıda yazmıştı.

Kağıdı adamlardan birine verdi. Ve adam gitti. Snaırım araştırmaya gitmişti. Lucas ve Kara pipide peşinden.

Onlar çıktığı gibi kahkaha atmaya başladık.

"Komutanım ad olarak mı dediniz" dedi Ahmet.

"Aynen. Kabul edin çok iyiydi. Ama sakın çaktırmayın." Kafalırnı salladılar.

"Anlaşıldı komutanım"

Bir kaç dakika Sorna hızla Lucas içeri girdi. Ve boğazıma yapıştı.

Çevrimene baktı. *AÇIKLA* diye bağırdı.

Çveirmen korkuyla *E-efendim Komutan kafiye gibi bişe yaptı. Niyazi, terazi, farazi, mütavazi, ötenazi, Allah'ın Cezasi "(burda ispanyolclalarını söylüyor.)

Lucas dişlerini sıktı.

*Noldu la Lucas iti cidden silahtan korkacağımı falan mı düşündün? * dedim küçümseyerek.

Kara pipi yanına geldi. Kulağına birşeyler fısıldadı.

Lucas önce bana sonra sevgiliştosuna baktı. Hangisi üstte la acaba? Amk merak ettim. Neyse.

Lucas kafasını salladı.

*Madem tatlı dille anlaşamıyoruz komutan. Bizde anlayacağın dilden hallederiz. *

Adamlarına baktı.

*Arkadakilerin ağzını sıkıca kapatın. Konuşamasınlar *dedi.

Eliyle bir işaret verdi.

Tavandaki zincirleriden ayaklarını yere değdirdi. Ancak kollarım hala bağlıydı.

Önüme bir bidon su geldi benim boyumda. Bidon Boynumun biraz Aşağısında bitiyordu.

Timin ağzını kapatmışlardı. Anlaşılan işkence çejicektim ve timin ses çıkarmasını istememişti.

Kafamı tuttu. *Söylüyon mu komutan, söylemiyon mu? *

*Söylemiyorum * Kafasını yana eğdi.

Saçlarımı tuttu sıkıca ve hızla kafamı suya soktu.

Nefes alamıyordum. Nefesimi en fazla 6 dk tutabiliyordum.

Tahmini 3 DK Sonr kafamı sudan çıkardı. Nefes nefeseydim. *Söylüyon mu komutan *

Kafamı iki yana salladım. Konuşursam nefes boşa giderdi.

Ağzım tam açıkken tekrar suya soktu. Bu sefer fazlasıyla uzun tutmuştu. Ağzımdan baloncuklar çıkıyordu.

Ayağımla bacağına vurdum sertçe. Oda aynı şekilde benim bacağıma vurdu. Ama daha sertinden.

En sonunda çıkardı beni Sudan. Ölücek gibi hissettim. Gözleri yaşamıştı. 6 dk yı geçmiş olmamız lazımdı.

Timdne boğuk boğuk sesler duyuluyordu.

*Ee Komutan hala söylememekte ısrarcı mısın? *

*Sikseniz laf alamazsınız ağzımdan *dedim tehtitkarca.

Durdu.

*Siksek laf alamayız demek öyle mi? Ne Dersin Louis *dedi ve Kara pipiye göz kırptı. Dmeke kara pipinin adı Louis Di.

Hme şuan bunlar neyden bahsediyorlardı.

*İşimizi erkene almış oluruz Lucas *dedi. Kara pipi Louis.

*Komutnaı çözün *dedi Lucas.

Bir kaç kişi geldi ve elimi çözdüler. Ve hızla koluma girdiler. Nefesleirm yavaştan düzelince kolumu tutan iki kişinin kollarımı birbirine çekerek birbirine çarptım. Biri daha üstüme geliyordu. Ama bu fazlasoyla yiriydi.

Dönerek havaya zıpladım. Havada iki kere daha döndüm n ve bacağımı kaldırdığım gibi suratının ortasına uçan tekmemi bastım.

Bir kaç kişi daha Bana doğru gelicekken Lucas eliyle onaşrı durdurdu. Ve silahını timime dığrulttu.

Durdum.

*Bizle geliyorsun komutan arkadaşlarının ölmesini istemiyorsan tabii*dedi.

Time baktım ve gülümsedim. Yapacak birşey yoktu.

Nereye götürceklerdi beni bilmiyordum. Ne yapacaklardı bilmiyordum. Timim iyi olacak mıydı bilmiyordum fakat şu anda bildiğim tek şey Lucas ve Louis'i öldürmem gerektiğiydi.

Ve bunu yapıcaktım..

.......

(arkadaşlar aceleyle yazıdğım için kötü ve kısa oldu biraz🤕)