45. bölüm · Aşk günlükleri
Erkekleri Çözüyoruz: Kızlar Toplandı, Dedikodu Başlasın!”
Okul çıkışı, güneş batmaya yaklaşırken, kızlar — Eva, Victoria, Akane ve Sun-Yi — bahçede buluşmuştu.
Yerde örtüler, ellerinde içecekler...
Ve tam ortada “gizli konu” başlığı:
“Bu çocuklar neyin kafasını yaşıyor?”
---
☕️ Eva, Marcus hakkında başlıyor:
> “Marcus sabah gitarını getirmiş. Düşünsene, sabah 08.00’de rock solosu? Ben kahvemi bile bulamamışım!”
Akane gözlerini devirdi:
> “Bir kere de gitarı evde unutsun. Sanki müzikle evli…”
Sun-Yi kıkırdadı:
> “Ama sen onun solosunu duyunca yumuşuyorsun.”
Eva sessizce gülümsedi ama savundu:
> “Yani… sesi fena değil. Ama hâlâ sabah rock konserini affetmeyeceğim.”
---
📚 Victoria, Drake’e geçiyor:
> “Drake bugün benim gözlüğümü sildi. Sessizce. Söylemeden.”
Akane:
> “Bu romantik mi yoksa... gözlük hizmeti mi?”
Victoria kaşlarını kaldırdı:
> “Romantik işte! Ama sonra defterimi aldı, 'notlarını çok dağınık yazmışsın' dedi. Ne yapayım? Kalbim düzenli atmıyor!”
Eva kıkırdı:
> “Adam kalbini de alfabetik sıralayacak resmen.”
---
🍪 Akane, Kenjie’ye patlıyor:
> “Kenjie sabah bana kek yaptı. Ama keki kendisi yerken unuttu bana vermeyi. Kendi yaptığı keki... kendi yedi!”
Sun-Yi şaşkın:
> “Ama bu çok Kenjie.”
Akane elini alnına koydu:
> “Yani beni seviyor ama kekleri daha çok seviyor olabilir. Bunu sindirmeye çalışıyorum.”
Eva ciddi ciddi:
> “Bir aşk üçgeni: Sen, o ve kakaolu kek.”
---
🌸 Sun-Yi sonunda Ryu hakkında konuşur:
> “Ryu bugün tüm ders boyunca konuşmadı. Sonra çıkışta bana sadece ‘hava soğuk’ dedi. Elimi tuttu ama cümle hâlâ ‘hava soğuk’.”
Victoria espri patlatır:
> “Yani adamın romantizmi: Meteorolojiye bağlı.”
Sun-Yi gözlerini kısıp gülümser:
> “Ama o elimi tuttuğunda... içim yaz oldu.”
Kızlar “Awwwwww” diyerek hep birden üstüne atlar.
Eva:
> “Tamam, sustuk. Yine de bu adamları çok seviyoruz değil mi?”
Hepsi aynı anda:
> “Evet... ama hâlâ acayipler.”
---
🎯 Bonus: Erkekler Köşeden Duyuyor!
Meğer çalıların arkasında Marcus, Drake, Kenjie ve Ryu toplanmış, her şeyi dinliyormuş!
Kenjie fısıldar:
> “Beni kek yüzünden mi suçluyor?! O kekin içi tam pişmemişti!”
Drake sessizce not alır:
> “Gözlük silmek + puan. Deftere yorum = eksi.”
Marcus:
> “Rock solosu için özür dilemem. Ama sabahları klasik çalarım artık... belki.”
Ryu, sessizce fısıldar:
> “Ben de hava durumundan bağımsız cümle kurmaya çalışacağım…”
---
Sonuç?
Kızlar döktü içini, güldü, bağlandı.
Erkekler duydu, panikledi, düşündü.
Ama hepsi bir araya geldiğinde tek bir gerçek vardı:
“Ne kadar dedikodu olursa olsun, bu kalplerin dili hep aynı: sevgi.”
