12. bölüm · Aşk günlükleri
Bölüm – "Yeni Çocuk Geldiğinde Denge Bozulur"
Pazartesi sabahı okulda normalden farklı bir heyecan vardı. Koridorlarda herkesin dilinde aynı isim dönüp duruyordu.
"Yeni gelen çocuğu gördün mü?"
"Yurtdışından dönmüş diyorlar, çok karizmatikmiş!"
"Sanırım adı Ren’di... ne havalı ismi var ama!"
Ve sonunda o an geldi.
Koridorun başında, hafif dağınık saçları, kitap taşıyan eli ve soğukkanlı tavrıyla Ren göründü. Sessizdi, ama bir anda tüm bakışları üzerine çekmeyi başarmıştı.
Eva, defterini elinden düşürdü.
Victoria, gözlüğünü hafifçe indirip daha net görmek için tekrar baktı.
Akane, hiçbir şey demedi ama gözleri Ren'in yürüyüşünü takip etti.
Sun-Yi’nin dudaklarında kısa bir tebessüm belirdi.
Ancak kızların bu ilgisi... başkalarının da dikkatinden kaçmamıştı.
—
Marcus, Eva'nın Ren’e bakışını fark edince sesi sertleşti.
"Defteri düşürdün ama kaldırması gereken o muydu?"
Eva omuz silkti. "Sadece dikkat çekici biri, bu kadar."
"Ben de dikkat çekmeye çalışayım o zaman. Yarın parlak ceketimi giyip geleyim mi?"
—
Kenjie, Akane’nin sessizce Ren’in ardından dönüp bakmasına hafif alaycı bir şekilde yaklaştı.
"Baya dikkatli izledin. Müzikal sahneydi de benim mi haberim yoktu?"
Akane cevap vermedi, sadece kaşlarını kaldırdı.
Kenjie iç çekti. "Tamam. Yarın ben de okul koridorunda slow şarkı söyleyerek yürüyeyim, belki bir bakışı da ben hak ederim."
—
Drake, Victoria’nın gözlüklerinin ardından Ren’e baktığını görünce içinden bir kıpırdanma hissetti.
"Victoria, dürbün değil onlar. Ne görmeye çalışıyorsun bu kadar dikkatli?"
Victoria, sakince cevap verdi. "Sadece merak ettim, kim olduğunu anlamaya çalışıyordum."
"Hmm. Tanımak istemen bile fazla geldi. Ben bu kadar uğraşmıyorum artık seni tanımak için."
Victoria dudak büktü. "Çünkü hâlâ öğrenemedin."
—
Ryu, Sun-Yi’nin kısa ama fark edilir gülümsemesini yakalamıştı.
"Bu kadar mı kolay etkileniyorsun?"
Sun-Yi cevap vermedi.
Ryu çantasından bir kitap çıkararak onun masasındaki yere koydu.
"Ben de kitap taşıyorum ama beni hiç böyle gülümserken görmedin."
Sun-Yi sessizce ona baktı. "Senin sessizliğin bazen fazla gürültülü, farkında mısın?"
Ryu gözlerini kaçırdı. "Sen bakmayınca sesimi bile duymuyorsun zaten."
—
O gün boyunca Ren her sınıfa girdiğinde ya da koridorda geçtiğinde kızlardan biri mutlaka başını çeviriyordu.
Ve erkekler, kendi aralarında konuşurken artık bu yeni geleni açıkça rakip olarak görmeye başlamıştı.
Akşamüstü okul bahçesinde buluştuklarında, Marcus ilk konuşan oldu.
"Bu çocuk fazla sessiz ama dikkat çekme konusunda ustaymış."
Kenjie kollarını kavuşturdu. "Adım gibi eminim, enstrüman çalmıyordur. Ama hâlâ herkesi susturuyor."
Drake başını salladı. "Yarın motorla okula girerim, gerekirse Victoria’yı sırtımda taşırım."
Ryu ise sadece şöyle dedi:
"Sakin olmak işe yaramıyor. Gerekirse ben de konuşurum."
—
Erkekler kıskanmıştı.
Ama kızların kalpleri hâlâ çalınmıştı ve o yerlerde hâlâ başka hiçbir ad geçmiyordu.
Yeni biri gelmişti, evet. Ama bazı hikâyeler çoktan yazılmıştı.
