18. bölüm · Aşk günlükleri
Bölüm – “Sabah Uykusu ve Günaydın Krizi”
Sabahın ilk ışıkları okulun bahçesine yumuşak bir şekilde süzülüyordu. Kızlar, okulun geniş çimenlik alanında, birbirlerine yaslanmış, uykulu ve biraz da sersem bir halde oturuyorlardı. Saçları dağınık, gözleri henüz tam açılmamıştı.
Eva hafif esnedi, ardından hafif bir gülümsemeyle Victoria’ya baktı.
“Sabahlar çok zor, değil mi?”
Victoria gözlüğünü hafif aşağı kaydırdı, uykulu sesiyle cevap verdi:
“Evet, özellikle senin gibi enerjik birinin yanındaysak...”
Akane gözlerini ovuşturarak:
“Biri kahve getirse keşke.”
Sun-Yi, hafifçe gülümseyerek:
“Ya da biri bize günaydın desin.”
Tam o sırada, uzaktan Ren sessizce yaklaştı, üzerinde tişörtü yoktu. Hafif yorgun ve samimi bir sesle:
“Günaydın, kızlar.”
Kızlar bir anda irkildi. Eva hemen saçlarını toparlamaya çalıştı, Victoria şaşkınlıkla gözlüğünü düzeltti, Akane hafifçe utandı, Sun-Yi ise sırıtarak Ren’e baktı.
Eva, “Aaa, günaydın Ren... Seni fark etmedik,” dedi biraz hızlıca.
Victoria ekledi, “Sabah sabah böyle enerjik karşılaşmalar çok şaşırtıcı.”
Akane gözlerini kocaman açtı:
“Yani, bekle... Tișört yok mu? Hmm...”
Sun-Yi esprili bir şekilde:
“Sabah serinliği için mi böyle?”
Ren hafifçe gülümsedi:
“Bazen serin olmak iyidir. Günaydın demek için fazlasına gerek yok.”
Tam o sırada, biraz uzakta Marcus, Drake, Kenjie ve Ryu bu sahneyi izliyordu. Aralarında hafif bir kıskançlık havası vardı.
Marcus dudak büzerek:
“Bunu nasıl yaptıysa, bizden habersiz yaptı.”
Drake kolunu kenara yasladı, hafifçe sırıttı:
“Günaydın demek de büyük iş oldu galiba.”
Kenjie gitarını hafifçe tıngırdattı:
“Biz de denesek mi acaba?”
Ryu ise sakin ama biraz çatık kaşlarla:
“Biraz daha dikkatli olsak iyi olur.”
---
Kızların uykulu halleri, Ren’in samimi selamı ve erkeklerin hafif kıskanç ama eğlenceli tepkileri böylece sabahın neşeli anlarından biri oldu.
