22. bölüm · Aşk günlükleri
Bölüm – “Sürpriz Baskın”
Kızlar sonunda bekledikleri o özgürlük dolu kaçamağı başlatmıştı. Bir sahil kasabasında kiraladıkları küçük evde, deniz esintisi eşliğinde kahkahalarla güne başlıyorlardı. Sabahları birlikte kahvaltı yapıyor, öğleden sonraları kumsalda güneşlenip sohbet ediyorlardı.
Victoria, güneş gözlüğünü takıp yayılmış şekilde uzandı:
“İşte hayat bu.”
Eva saçlarını savurarak:
“Erkeksiz üç gün. Sakin, huzurlu… Ve çok güzel!”
Akane kıkırdayarak:
“Kenjie bunu duysa kesin depresyona girerdi.”
Sun-Yi:
“Ryu şu an kesin bizi takip etmeyi planlıyordur. Gizlice çalıların arkasından çıkabilir yani…”
Herkes kahkahaya boğulmuştu.
Ama aslında Sun-Yi, şaka yaptığını sanarken… pek de yanılmıyordu.
---
Aynı saatlerde, birkaç sokak ötedeki küçük bir otelde Marcus, Drake, Kenjie ve Ryu bavulları yere bırakmış, pencereden deniz tarafına bakıyordu.
Marcus:
“Burasıymış. Plan işlemeye hazır.”
Drake elini ovuşturarak:
“Gizlice yaklaşacağız. Sessiz, sürprizli, romantik.”
Kenjie, heyecanla gitarını sırtına aldı:
“Serenade zamanı geldi!”
Ryu ciddi ama içten içe kıpır kıpırdı:
“Onlar bizsiz rahat edemez… gidip hatırlatalım.”
---
Akşamüstü güneş batarken, kızlar plajda gün batımını izlemeye hazırlanıyordu. Tam bu sırada, arkadan bir müzik sesi yükseldi.
Kenjie’nin gitarı.
Ardından Marcus’un sesi duyuldu:
“Bu güzel gün, siz olmadan eksik olurdu.”
Kızlar dönüp baktığında hepsi kısa süreliğine dondu.
Eva:
“Şaka... yapıyorsunuz?”
Victoria elini alnına götürdü:
“Siz gerçekten mi geldiniz?”
Akane şaşkın ama bir o kadar da gülümsüyordu:
“Gizlice mi geldiniz? Cidden mi?”
Sun-Yi ellerini beline koydu:
“Ryu, bu senin fikrin miydi?”
Ryu kısaca başını eğdi:
“Hayır. Bizim fikrimizdi.”
---
Erkekler yavaşça yaklaşırken hepsi ellerinde küçük hediyeler, atıştırmalıklar ve kamp lambaları taşıyordu. Tam anlamıyla romantik bir baskındı.
Marcus, Eva’ya yaklaştı:
“Özür dilemeye gelmedik. Ama seni ne kadar özlediğimi söylemek istedim.”
Drake, Victoria’ya fısıldadı:
“Seninle gün batımını kaçırmak istemedim.”
Kenjie, Akane’ye:
“Çay bahçesi sahnesine benzemedi ama bence bu da güzel bir girişti.”
Ryu, Sun-Yi’ye gözlerini dikti:
“‘Kızlar kraliçeler gibi tatil yapacak’ dedin. Ben de kral gibi geldim.”
---
O an kahkahalar yükseldi. Plan biraz çılgıncaydı ama sürpriz o kadar içtendi ki, kimse kızamadı. Gece sahilde kamp ateşi yakıldı, şarkılar söylendi, dans edildi. Kızlar “bağımsızlık” tatilini “çiftler kampı”na çevirmişti ama şikayet eden olmadı.
Çünkü bazı sürprizler, kalbin tam ortasına düşerdi.
