9. bölüm · AŞK GEÇER Mİ?
9. BÖLÜM : YANGIN VE GÖZYAŞI
Merhabalar ☀️
❄️Keyifli ve iyi okumalar dilerim🌋
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Öylece yürüyordum. Aklımda bir sürü plan
vardı. Hangi planımı uygulamalıyım diye düşünüyordum. Tüm planlarımı gözden geçiriyordum.
Beş dakikanın sonunda bir karara bağladım.Hatta ilk planımı uygulamak için yoldan geçen ilk taksiyi durdurup bindim .
Taksici "abla nereye gidiyorsun "dedi
bende "siz sürün ben tarif edeceğim size"dedim.
Taksici tarif ettiğim yere doğru sürdü. Yarım saatin sonunda gelmiştim. Çantamdan cüzdanımı çıkarıp taksimetreye baktım hastaneden buraya kadar ki parayı ödedim ve Taksiden indim. Taksi gitmişti çoktan ama ben öylece karşımdaki eve baktım. Evet ilk planım eve gelmekti. Buradaki işim daha bitmemişti. Çantamdan anahtarı çıkardım. Anahtarı kapıya takıp çevirdim ve kapı açıldı. İçeri girdiğimde etrafa bakmadan direkt en alt kata gittim yani garaja.Eğer baksaydım plan diye birşey kalmazdı ve ilk planım çöpe giderdi o yüzden direk garaja doğru gitti.. Garaja geldiğimde gözüm benzin dolu bidon yani bidonlar aradı. Ama bulamadım. Ardından etrafa baktığımda burada altlı üstlü ayrı bir şekilde 2 tane büyük dolap vardı. O dolapları kontrol ettim. Yoktu, yoktu. Offf ne yapacaktım ya vardı benzin haturlıyordum .En sonunda gözüme garajın girdiğimizde hemen yanında orta büyüklükte bir dolap daha vardı. O kadar çabuknhareket ediyordım ki her an biri gelebilirdi. O telaşla gözümün önündeki dolabı görememiştim ya. Onu da kontrol etmekte fayda vardı belki oradadır diyerek oraya doğru ilerledim. Dolabın önüne geldiğimde açtım. Baktım tam tahmin ettiğim gibi iki tane 5 kiloluk bidonda benzin vardı . Neden vardı ? diye sorarsanız eğer çünkü bende sormuştum açıklaması şu şekildeydi: "Savaş bir gün benzinli çim biçme makinası almıştı. Çimler için yaban otlar olmasın çimlerde uzamasında basmayalım böcek falanda olur diye bidonla almıştı benzini dursun biterse unuturum almayı unuturum diyerek diğerini de yedek diye almıştı. Ama ben şuan o benzinleri başka bir amaç için kullanacaktım. İki tane beş kiloluk benzini birini sağ birini sol elime alarak ilerledim. Durdum ve dolaplı tezgahın üstünde de çakmak vardı ve onu alıp cebime koydum. Çünkü oda planımın bir parçasıydı artık. Kapıya doğru döndüm. Kapıya baktım ve ohh dedim iyiki açık bırakmıştım kapıyı yoksa zor açardım. Garajdan çıktığımda tam karşımda dönemeçli merdiven vardı. O merdivenden çıktım ve kapıyı açmak için elimdeki bidonları yer bırakmak zorunda kaldım bidonları yer bırakıp kapıyı açtım ayağımı koydum ve bidonları iki elime alıp bir 2 merdiven daha çıkıp odama yöneldim. Odaya girdiğimde bidonunun ikisinide yere bıraktım. Banyonun sol tarafında kalan makyaj masanın yanına gittim. Yere çöktüm ve çekmeceyi açtım . Gördüğüm orta büyüklükteki sandığı ve onun yanındaki fotoğraf albümüne baktım. Önce sandığı çıkarıp kenara koydum. Ardından fotoğraf albümünü sandığın üstüne koyup dolabı kapattım . Sandığı aldığım gibi makyaj masasının üstüne koydum . Sandığı açtım ve içinden Savaşın bana aldığı çiçeklerden her bir tanesi koymuştum bekleye bekleye solmuşlardı ama olsundu normaldi solması diye içimden geçirdim. Ne ara gözlerim dolmuştu ve yaş süzülmüştü sol gözümden anlamamıştım bile . Farkedince daha fazla tutamadım gözyaşlarımı ağladım. Ağlamamalıydım belki ama şimdiki yaşadıklarımız gelmişti aklıma mafya olduğunu öğrendiğimde onu biraz anlamak istemiştim ve yüzde elli affetme şansıda vardı ama son olan şey artık onu hiç affetmemem gerektiğini söylüyordu . Onu affetmeyecektim. Bebeğimizi kaybetmeme sebep olmuştu.
Gözüm bir anda çekindiğimiz fotoğraflara kaydı. Çiçekleri yavaşça geri yerine koyup fotoğrafları elime aldım ve tek tek incelemeye başladım. Bir fotoğrafta ikimiz yana yana durmuş gülüyorduk. Diğerinde ise ben yemek yiyordum o yemiyordu ve kendisini de kadraja çekmişti fotoğrafı sorunsa şuydu o gülüyordu benim ise ağzımda yemek vardı çektikten sonra ise hala gülmüştü çünkü çektikten sonra itiraz etmiştim ve itiraz ederken çekmişti birde o fotoğrafta vardı . Gülmüştüm sadece hem ağalyıp hem gülüyordum bu anılara . Sadece birer anılardı benim için.
Birinde de önde ben Savaşın elimi tutmuşum ve Savaş kendi etrafımda brni döndürürken çekmişti haberim bile yoktu olsa poz verirdim diye baya bir söylenmiştim oda gerek yok senin herhalin çok güzel demişti.
O öyle söyleyince susmuştum. Diğer fotoğrafı elime alınca bu fotoğrafta ben bu Ben yorulmuştum sabahtan beri geziyorduk durmamıştık ta sabah 10'da çıktıysak saat 17.00' a kadar gezmiştik fotoğraflar çekinmiştik ve o süre zarfında bir kafeye falan giripde oturup bir şey yiyip içmemiştikte. sadece gezerek ayakta yemiştik ne yedik ve içtiysek. Ve Savaş bir anda demişti ki " hadi atla sırtıma dedi" bende "deli misin ya ? Ya düşersem ya tutamazsan" dedim oda "tutarım merak etme Güneş endişelenme güven bana "demişti ve yoldan geçen bir adam ve kadını yürürken çevirip ingilizce bir şekilde konuşarak "ikimizin fotoğrafını çekebilirmisiniz ?" şaşırmıştım ta aynı zamanda fotoğraf demişti demi? onlarda tabi olur demişlerdi ve Savaş kamerayı açıp telefonu direkt adama verip istediğin zaman kadraja alıp çekebilrisiniz demişti. Sokak ortasında da anksiyetem tuttu da demem yani demiştim içimden " hadi atla sırtıma "dedi hayır ya lisedemiyiz Savaş hem yok ya "dedim uzun bir süre itirazlarıma da devam ediyordum hala bu süre zarfı beş dakika falan çünkü Savaş beni çoktan ikna etmişti bile . Savaş "diyelimki evet lisedeyiz obzamana doüönelim hem belki liseli olmak istemişimdir. hem yurtdışındayız aynı zamanda İngilteredeyiz ve kimse bizi tanımıyor ve kimsenin umurunda da değiliz sadece anı olarak ilerde kendimiz ve çocuklarımıza anlatacağımız bir anımız olur ne zaman vaktimiz olurda geliriz bilmiyoruz "dedi ve "hadi" diye ekledi bende doğru söylüyordu sonuçta kimse birşey demezdi ve çokta insan geçmiyordu . Ne zaman tekrar geleceğimizde meçhuldu sonuçta tamam dedim bir iki adım geriye giderek bir anda hızla koşup gülerek" tutmazsan bitersen Savaş Çakırbeyli" dedim ve sırtına atladım gülerek . Savaşta gülerek "bak tuttum düşmedim boşuna laf ettin hayatım Güneşim" demişti ve sırtında bir anda atlayarak indim . Savaşta gidip teşekkür ederek telefonu aldığı gibi yanıma geldi ve bir baktık ki adam videoya çekmiş bizi Savaş dediki gülerek bak fotoğraf değil kanlı canlı bakıcaz dedi fotoğrafta anı olarak kalmadı dedi. Bende hmm napıcaz yapacak bir şey yok fotoğrafı Türkiye'ye dönünce çerçeveletiriz demiştim. O sırada Savaş tam arkama bakmıştı biraz ileriye nereye baktığını anlamasam da noldu dercesine baktım. Savaşta yoo hayır şimdi hallediyoruz demişti ve elimden tutup koşarak arkamda kalan bir fotoğraf stüdyosuna doğru ilerleyip önünde durmuştuk ama yetişememiştik çünkü adam kapıyı kitlemişti biz gelene kadar. Şimdi anladım nereye baktığını. Adama doğru konuşmuştu Savaş ve İçeri girip fotoğraf karesinin çerçeveletmek istediğimizi söylemişti. Adam yapamam demişti. İşim var şimdi çıkıcam demişti ama Savaş ısrar etmek istemişti ve etmişti de . "Beş dakikanı alır abi sadece çıktı versende olur videodan sadece bir fotoğraf karesini çıktı alıp çerçevelemeni isityoruz parası ne kadarda veririz de" demişti. . Ve Savaş o ısrarları sonucunda adam ikna olmamış gibi baktı. ve ben en sonunda "tamam adam yapamazmış işi çıkmıştı ve zaten gidecekmişti biz gelmeseydik ısrar etmeyelim daha fazla dedim Türkiyeye dönünce hallederiz acelesi yok ya demiştim". Dememle tam gidiyorduk adam seslenmişti bize
ve adam bir anda cebine attığı anahtarı çıkarıp dükkanı açıp içeri girmişti ve Savaş gülerek elimden tutup içeri girdiğimizde Savaş telefonunu bilgisayara bağlayıp hemen videodan fotoğrafı kadraja alıp çıktısını almıştı adam ve çerçeveletip vermişti elimize ve biz mutlu bir şekilde fotoğraf stüdyosundan çıkmıştık.
Aklıma bu güzel anılar bir anda aklıma firar etmişti.
Nereden gelmişti bu anılar aklıma ve nereden açmıştım bu sandığı hemen eski halime döndüm ve asıl amacımı unutmadan gözyaşımı silip fotoğrafları sandığa koyup telefonumla sandığı açıp sandığın içindeki fotoğrafları çektim ve kapattım sandığı. Ardından sandığı kucağıma alıp yatağın üstüne attım . Attığım gibi sandıktaki fotoğraflar dökülmüştü sandıktan ve koyduğum beyaz gülde . Bir sinirle iki adım ilerleyip benzin bidonu elime aldım. Kapağını açıp önce yatağa döktüm fotoğrafların üstüne doğru ardından tüm odaya döktüm benzini. Benzini tüm odaya dökerek çıktım . Kapının ağzından başlayıp koridora da döktüm. Merdivenlerin tarafına gelerek arkamı dönerek yavaş yavaş aşağı inerek oraya döktüm. Ardından odada kalan diğer bidonu alıp merdivenin başına getirdim . Aşağı inerk tüm basamaklara döktüm ve benzin burada bitmişti . Yukarıda bıraktığı mdiğer beş kiloluk benzini alıp aşağı indi. getirdiğim diğer benzinin kapağını açıp bekledim, bekledim.
Salona baktım. Kafamı sağa çevirip mutfağa baktım . Ne anılar vardı bu evde. Bana yalan söyledi gerçekleri her zaman saklamıştı benden. Bilseydim en başta onu direk şikayet edeceğimden ve onu sevmeyeceğim biliyordu. Kim bile bile kendini tehlike atabilirdi? Bilmeyenler evet ama bilenler hayır diyebilir di. Ailemi dinlemeliydim. Ama artık geçmişti. Zamanı geri alamazdım. Psikolojim bozulmuştu bir anda kocamın yalancı olduğu ortaya çıkıp üstüne adam öldürdüğünü görüp ardından bebeğim olduğunu öğrenip öğrendiğim gün de kaybetmiştim. Hepsi Savaş ve yalanları yüzündendi . Aklıma gelince ondan intikamımı alacaktım. Sadece biraz zamana ihtiyacım vardı. Ve sadece ilk planımı devreye koyacaktım. O yüzden hemen elimde duran benzine olduğum yerden başlayarak salonun her tarafına boca etmiştim.oradan çıkıp mutfağa gittim aynı şekilde oraya döktüm ve çıktım . Azıcık benzin kalmıştı bidonu yere koyup koltuğa koydıuğum çantamı aldım.
Çantamı aldığım gibi koluma asıp gidip bidonu alıp kapının çıkışına kadar döktüm. Onunla ilgili hiçbir anım kalmasın istiyordum. Benzin bitince geri yukarı çıktım ve odaya girdim cebimdeki çakmayı çıkarıp Savaş ın sırtına çıktığım fotoğrafı alıp çakmağa doğru getirip çakamğı yakmıştım ve o fotoğraf yavaş bir şekilde yanıyordu ardından yanan fotoğrafı yatağın üstüne atmamla alev alması bir olmuştu. Sadece izledim yanan ateşi bu benim içimde yanan kor bir alevdi aslında. Öylece seyrettim ve odadan çıktım .
Ardından elimdeki çakmakla yere eğildim ve benzinin üstüne çakmağı yaktım yaktığım gibi alev aldı ve hemen ayağa kalkarak hızlı bir şekilde aşağı indim . Merdivenlerden indikten sonra son basamağa gelince imdşm ve arkamı dönüp yere eğilerek çakmağı yaktığım pio da diğerleri gibi yanmıştı. Ardından gidip çakmağı yaktım ve koltuğa tuttum. Arkamı döndüm ve yürüdüm çıkışa doğru. Kapıdan çıktım . Kalan son yarım benzinide bahçenin etrafına döktüm ve elimdeki çakmağı yaktım içeri doğru baktığım evin içi yanıyordu aynı benim içim gibi. Ardından yaktığım çakmağı otların üstüne atmamla yanmaları bir oldu. İzledim. Sadece yanan evimizi izledim. Evimizdi sadece evimiz ama oda yoktu şimdi. Arkamı dönüp yürüdüm. Gidemedim arkamı dönüp güvenlik kulübesinin yanındaki kaldırıma bir anda kendimi bırakarak oturdum ve karşımda yanan hayallerimi ,anılarımı mutluluklarımın kül oluşunu izliyordum....
~ BÖLÜM SONU ~
- Sizce Güneşin sıradaki diğer planı ne olabilir? Tahminler? 🤷☀️
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayınız...🌋
