4. bölüm · AŞK GEÇER Mİ?

4.BÖLÜM : İTİRAF

Melodi Duru

Merhabalar💐

✨İyi Okumalar✨

Bir komiser neden burada olduğumu sordu bende başkomiser ile görüşmek istediğimi önemli bir konu olduğunu söyledim. Oda biraz şurada oturup beklemem gerektiğini söyledi. Tamam dedim ve gösterdiği koltuğa oturarak beklemeye başladım. Savaş ın o hali gözümün önünden gitmiyordu. Nasıl benden böyle önemli bir şeyi saklar. . Ve eski anılar gözümün önüne geliyordu. Bana olan sevgisi demi yalandı. Benim ise aklım hala karışıktı....

Ben hala karakolun içinde aklımdan gelgitler yaşıyordum .Kendimle savaşım vardı içimde. Sanki içimde bir savaş vardı ve o savaşın ne galibi vardı ne de kazananı... Nasıl kördüm nasıl göremedim ben bu olanları gerçi anlamamam için baya bi çaba sarf etmiş.Nasıl böyle adam olabilir diye kafayı yicektim az kaldı .Şüphelenecek hiçbir şeyde yapmamıştı da gerçi.
Oysa ne güzel anılarımız vardı ve hepsi de yalanmış anlaşılan...

15.02.2022 Salı (Geçmiş=Flashback)

Bugün sabah saat 06:00 da uyandım ve erken uyanmanın şerefine kendime kahvaltı hazırladım.Çünkü normalde zar zor yetişiyordum işe o yüzden pek fazla kahvaltı hazırlayamıyordum Malum İstanbul trafik problems diyorum ve kahvaltımı ediyorum . Yaklaşık 10 dakikalık kahvaltımın ardından odama gidip üstümü değiştirip saçımı hafif bir at kuyruğu yapıp hemen sade bir makyaj yaptım. Makyajımı bitirdikten sonra telefonum çaldı. Çağla arıyordu .

Çağla benim üniversiteden arkadaşım ve aynı zamanda asistanım. Ve evet benimde artık asistanım var. Diyeceksiniz nasıl? Şöyle:"Çağlayla aynı üniversitede İstanbul Üniversitesi nde ben Gazetecilik bölümü Çağla ise Halkla ilişkiler ve reklamcılık okumuştu Çağlayla aynı anda kanalda işe başlamıştık. Ve haliyle de stajerdik .O sırada ikimizde asistan olarak çalışıyorduk. Aynı zamanda da haber de kovalıyorduk. Çağla şirketin olan Halkla ilişkiler departmanında olan Çiğdem hanımın asistanı olarak ben ise kanalın avukatı olan Melis Hanımın asistanı olarak işe başlamıştık. İşte ben bir 3 ay boyunca kendimi kanıtlamaya çalıştım amacım iyi bir gazeteci ve spiker olmaktı.Kanalın 2 ortağı vardı Biri Selin hanım ve diğeri Murat beydi. Kanalın sahibi Selin hanım çağırıp kendimi yeterince kanıtldığı ne kadar çabaladığımı gördüğünü ve haber bölümünü yönetmek isteyip istemediğimi sordu. Haber bölümü yöneten Çilem hanım ise 1ay önce işten ayrılmıştı.Nedeni ise düşman kanala haber göndermesiydi .Selin hanım bunu fark ettiğinde kovmuştu onu.Haber bölümü yönetcisi boştu ve işler karmaşık bir hal almıştı haber merkezindeve Selin hanım iki taraftan uğraşıyordu bi yandan haber bölümü bir yandan kanalla ve yorulmuştu . Oyüzden bu teklifi yapmıştı ve açıkçası şaşırmıştım ama bu bölümü yapabilir miydim? gerçi bu benim hayalimdi işimde başarılı olmak ve o kadar kişi içinde tecrübeli insanlarda varken neden ben diye düşünmüştüm açıkçası Selin hanım ne düşündüyse bir bildiği vardır deyip hiçbirşey demedim çünkü itiraz etmeme müsade bile etmemişti. Çünkü yapabileceğimi biliyirdu galiba . Ya da ben öyle düşunüyordum bir gün düşünmem için zaman verdi .Bende düşünüp ertesi gün işe gittiğimde kabul ettim . Ardından 1 ay sonra Halkla ilişkiler departmanında olan Çiğdem hanım ın kanal gereği yurt dışına gitmesi gerekti ve Çağla işten ayrılacaktı çünkü yurt dışına gidemezdi ailesi vardı . O yüzden Çiğdem hanım şirketten birini yanına asistan alıp gidince bende Çağla işten ayrılmasın diye onu asistanım olmasını istedim ." böyle asistanı olmuştu.

Çağlanın telefonunu açtığımda :

Çağla: Günaydın Güneş hanım nasılsınız ?ve hayret ben seni erken mi aradım yoo saat daha 07.00 di daha şaşırdım şuan.

Güneş:neden çağlacım

Çağla: neden olsun Güneşim erken kalkmışsın normalde ben uyandırırdım seni de ondan şaşırdım .Neyse onu bunu boşverde dün sevgililer günüydü ve yine biri yoktu hayatımızda be Güneşim . Ben yanlızlığımı seviyorum sevgili falan boş iş güneşim de senin şu Savaş vardı noldu ona hı konuşuyor musunuz ? Hala arkadaş olarak ? Sen sadece benim en iyi arkadaşımsın benim tamamı o değil o sonrada geldi hıı

Güneş:Çağlam ve hala aynı konu mu ? kızım nereden geldi aklına şimdi ve evet konuşuyoruz da konunun Savaşla ne alakası var? Ve ekliyorum ve de altını çiziyorum arkadaşım olarak anlaşıldı mı ? Evet sende sadece benim en iyi arkadaşımsın kimse yerini alamaz Çağlişim benim .

Çağla :anlaşıldıngüneşimde evet aynı konu ve kızım ne kızıyorsun hayırdır hıım benim bilmediğim birşeyler mi var gerçi söylersin sen birşey olduğunda ama neyse darlamıyorum şuan tamam hadi çık artık evden saat 07.14 ve sayının sağ tarafında da 14 var dün ayın 14 ya ondan sanırım evren aklımla oynuyor sanırım. Bugün sanmıştım sabah sonra dün aolduğu geldi aklıma.

Güneş: yok kızmadım kızsam telefonu suratına kapatırdım Çağlam ama ben çok iyi bir arkadaş oldığumdan yapmadım canım arkadaşım evet söylerim ve ayrıca Allah'ım sabır ver canım arkadaşım çok abartıyorsun.abartma alt tarafı sevgililer günüdü dün kaç defa konuştuk dünde konuştuk yani ay dur güldürme beni hiii ve neden söylemiyorsun da boş yapıyorsun geç kalacağım şimdi ne anlamı var söylemenin şimdi ne anladım ben şimdi erken kalkmamdan ya of çıkıyorum ben kapatıyorum. Görüşürüz kanalda.

Çağla: hep bi söyleniyorsun ya ters tarafından mı kalktın acaba bugün anlamadım ki neyse Tamam kanalda görüşürüz Günişkom.

Çağla telefonu kapatınca hemen partmantodan çantam ve kabanımı alıp evden çıktım .Otoparka gidip arabama bindim ve kanala doğru sürdüm. Geç kalmamıştım . Güvenliğe selam verip asonsöre doğru gittim Asonsör bindim ve yukaru katlara çıktım. Ardında haber merkezi bölümüne gittim .içeri girince Çağla çokta elinde kahvem ile" Günaydan Güneş hanım "diyerek beni karşıladı. Sanki beni hiç oyalamamış gibi birde gülüyordu. Odama geçtiğimde masamda beyaz güller gördüm . Çok güzeller di . O yüzden sırıtıyordu Çağla. Çantamı masaya bırakıp çiçekleri kokladım çok güzel kokuyorlardı. Ve hemen çiçeğin üstündeki not dikkatimi çekti. Çiçeği yavaşça masaya bırakıp çiçeğin üstündeki notu alıp okudum. Ve şöyle yazıyordu:

"Gelecekse beklenen ,
Beklemek güzeldir.
Özleyecekse özlenen,
Özlemek güzeldir.
Ve sevecekse sevilen,
O hayat herşeye bedeldir.

-Özdemir Asaf-

Savaş Çakırbeyli

Notta Özdemir Asaf 'ın bir şiiri yazıyordu ve çiçekleri Savaş göndermişti. Özdemir Asaf'ın çok sevdiğim bir şiiriydi. Ve hemen arkasına da baktım arkasında da birşey yazıyordu. "İş çıkışında seninle buluşmak istiyorum Müsait olup olmadığın beni ilgilendirmiyor sorsam kabul etmezdin oyüzden sormadım geleceksin biliyorum Çünkü sen arkadaşını kırmazsın." Diye yazıyordu. Neden buluşmak istiyor ki ve çiçek yollamasınada gerek yoktu mesaj atsa yeterdi. Zaten sürekli mesaj yazan adam neden çiçek yollar ki. Çağla hemen lafa atladı.sabahtan beri konuşup duruyordu ve zaten ben dinleyemiyordum aklımdaki sorulardan. Hemen

Çağla: Kimden miş ?kim yollamış çiçeği hemde beyaz gül ? Ya Güneşim yoksa benden sakladığın birşey mi var ?yoksa sevgili yaptın da ben seni darlamayayım diye bana mı söylemedin ?eğer öyle birşey varsa benden çekeceğin var Güneşim" dedi . Bende :

Güneş :off Çağla ya bir nefes al be kızım . Ne saklayacağım senden sen beni tanırsın hem yalan söylesem hem ben zaten yalan söylemeyi beceremem bilirsin ve yok öyle birşey Savaş yollamış çiçekleri bende şaşırdım zaten.
Çağla tam bağıracak iken ben hemen ağzını kapattım

Güneş: şşş bağırmama manyak mısın ?Çağlacım kanaldayız .haber hızlı yayılır sonra al başına belayı adam zaten
sponsor Allah Allah.
Çağlanın ağzımı aç der gibi bir bakış attı bende bağırmıcaksan açıyorum ağzını der gibi bir bakış attım oda kafa salladı ve ben ağzını her ihtimale karşı temkinli bir şekilde açtım. Açınca hemen:

Çağla: ya Güneş ağzımı ne zaman açmayı düşünüyordun nefessiz kalınca falan mı yoksa boğulunca falan mı ağzım neysede burnumuda kapattın ya neyse bu Savaş sana niye çiçek yolladı normalde mesaj yazardı yada buraya geldiğinde söylerdi buluşmak istediğini arkadaş olarak dedi ve senin sevdiğin çiçeği nereden biliyor?

Güneş : bir sevdiğim çiçeği söylemedim . Arkadaşına çiçek alacakmış hangi çiçeği alayım sorduğunda senin sevdiğin çiçek ne diye sormuştu bende söylemiştim. O yani ikincisi bende şaşırdım. Ve aklımdaki soruları senin sorman. Dedim gülerek ardından:
Çağla: yaniii Güneşim doğal olarak sen söylemiş oluyorsun sevdiğin çiçeği ve dolaylı yoldan sormuş sana bence bu senden hoşlanıyor Güneşim bir nazik davranmalar mı dersin yoksa sen telefonu kapatmadan kapatmamalar mı dersin ondan sonra sen gülünce bakmalar mı dersin ve en son olarakta kahve falan getirmeler mi ne dersin Güneş Hanım. Dedi imaylabenim kızacağımı bildiği içinde hemen resmiyeti katmıştı . bende :

Güneş: çağlaaa birincisi bana nazik falan değil herkese öyle ikincisi kahve getirmesi normal arkadaşım ve arkadaşım olarak kahve getiriyor tamam telefonu suratına kapatması naziklikten ama baktığını farketmedim sadece bir kaç kere yakaladım baktığını. O kadar oda zaten denk gelmiştir . Dedim hemen ardından :
Çağla: Güneşim salak mı oldun biraz kızım sen akıllıydın zekiydin noldu sana aşka gelince salaklaşma mı yükleniyor sana anlamadım gitti. Sen ister inan ister inanma ben önceden de söyledi şimdi de bu Savaş denen adam senden hoşlanıyor Güneşim o arkadaş teklifine de hiç inanmadımda zaten sen hayatında aşkı istemiyorsunuz bence ondan görmüyorsun yada görmek istemiyorsun Güneşim dost acı söyler Güneşim. Dedi.
Bende bu olasılığı düşündüm ama evet ama ben onu arkadaşım olarak mı görüyorum bilmiyorum emin değilim.
Çağlaya : hadi Çağlam iş hayatına resmiyete dönelim sonra eski hale bürünürüz marş marş sen git bana bugünün programında ne varmış getir bakalım dedim. Çağla da hemen:
Çağla: tamam güneşim ayy aman Güneş hanım hemen gidip getiriyorum dosyaları dedi.
İşteki bugünkü günlük rutin programları halledip çıkış saatine yaklaştıkça geriliyordum neden bu kadar gerildim. Off 1 saat sonra iş çıkış saatiydi .
~1saat sonra ~
Tam son dosyadaki yarın ki programı okumamı bitirip saate baktığımda 18.00 dı . Ne çabuk 1saat olmuştu . Hemen odaya Çağla daldı :

Çağla: Güneşim hadi kalk. Çıkalım artık ve sen artık bir şu Savaşla buluş artık yani iple çektim varya senden çok ben heyecanlandım ne konuşacak acaba . Dedi gülerek bende kabanımı giyip çantamı alıp ofisten çıktık Çağlayla kanaldan çıkarken güvenliğe selam verdik ve arabama doğru yürüdük. Tam durduk telefonuma mesaj geldi . Savaş mesaj atmıştı . Bir yerin konumunu ve buraya gelmem için atmıştı. Hemen Çağla:

Çağla: Ben taksiyle giderim Güneşim de git hadi ve bana haber vermeyi unutma ne dicekmiş bu Savaş Tamam mı?

Güneş: tamam haber ederim Çağlam
dedim ve arabama binip Savaş ın attığı konuma gittim . Konuma geldiğimde Galata kulesinin önü olduğunu gördüm . Arabadan inip Galata kulesinin önünde durduğumda ise içeriden birisi "Güneş hanım siz misiniz" dedi bende" evet ddedim ve adam "sizi içeri alıyım o zaman" dedi ve içeri girdim içeri girdiğimde merdivenlerden yukarı çıktığımda kapıdaki bir adam "buyrun Güneş hanım hoşgeldiniz Savaş bey içeride sizi bekliyor" dedi. Bende içeri girdiğimde her yerde kalpli balon ve yerlerde çiçekler diziliydi.Hepside beyazdı. Tam ortada masada mumlar ve hemen yanlarında ise tek şekilde beyaz güller vardı. Duvarların orada ayıcıklar vardı hemde her camın önünde .Çok güzellerdi. Ben etrafa bakarken ayak seslerini duyar duymaz arkamı döndüğümde elinde beyaz güllerle Savaş vardı. Tam karşımda durup "Hoşgeldin Güneş "dedi bende" hoşbuldum Savaş "dedim ve
Savaş :"bu çiçekler senin için "diye bana uzattı çiçekleri aldım .
Savaş:oturalım mı? Dedi bende "olur "dedim .

Nazikçe sandalyemi çekti ve bende oturdum .Kendiside oturunca bir anda "Servisler getirir misiniz lütfen" dedi.
Hemen servisler geldi .Servisler yapıldıktan sonra konuşmadık da sadece yemek yedik ardından tatlılar geldi tam tatlıma odaklanmış tatlımı yerken Savaş konuşmaya başlayınca ona baktım:

Savaş: Seni buraya kadar neden çağırdım? Merak etmiyormusun Güneş .
Bende :evet soracaktım da zamanını bekledim dedim hemen ekledim neden çağırdın beni ne bunlar ne için ? Dedim Savaş ise benim hiç beklemediğim kelimelerdaha doğrusu düşünmek istemediğim gerçekler döküldü ağzından.
Savaş: Şimdi anlayacaksın dedi ve arkadan hafif ve kısık bir sesle müzik çalmaya başladı .Savaş kolunu masaya koyup ve konuşmaya :

Savaş: bugün sana yazdığım şiir ve anlamlı ve çok güzel bende o şiirle birlikte sana birşeyler açıklamak istedim ama anlaşılan ne olduğunu anlamadın. Ne demek istiyor bu adam diyorsun ben açıkça söylemek istiyorum .Ezberimde iyidir ama unuttum senin karşında .Güneş ben senden hoşlanıyorum. Aslında yemek yemeden önce çiçeği verdikten sonra söyleyecektim ama cesaret de edemedim dedi .Ben ise ağzım açık bir şekilde Savaşa bakıyordum . Çağlanın dediği çıkmıştı . Aslında ben bu gerçeği tahmin edebiliyordum ama kondurmadım açıkçası kondurmak istemedim .Arkadaş olmak istemesinden anlamam gerekirdi gerçi .Dolayısıyla bende ne diyeceğimi biliyordum .Birden tekrar konuşmaya başladı:

Savaş:biliyorum ani oldu ama daha fazla saklayamazdım saklasaydım yapamazdım Güneş Cevabın ne olursa olsun arkadaşlığımız bozulsun istemiyorum bunu bilmeni istiyorım ona göre cevabını söylemeni bekliyorum. Ne cevap verirsen ver halas arkadaş olarak kalacağız.

Ne diyeceğimi bilemiyordum. Dilim tutuldu sanki. Alt tarafı hayır diyecektim ama eminde değilim.
Güneş: bilmiyorumm...Savaş dedim ardından

Savaş: hemen hayır deme deneyelim olmazsa olmaz dedi.

Düşündüm . Hayatımda hiç düşünmemiştim sevgilim olmasını istemedim ben hep kariyer odaklıydım ve benden bir cevap bekliyordu. Ardından cevabı söyledim:
Güneş:kabul ediyorum o zaman teklifini dedim ve başta yüzü düştü hayır diyeceğimi zannetti çünkü yüzüm sertti soğuk konuşuyordum ona karşı ardından afalladı .Sevinçten ne yapacağını şaşırarak bana:

Savaş: gerçekten mi kabul mu ediyorsun çıkma teklifimi sordu sanki anlayamamışçasına bende kafamı salladım.Ardından ayağa kalkıp yanıma gelip elimden tutup ayağa kaldırdı ve sarıldı . Ardından" bak gör çok mutlu olacağız biz seninle" dedi . Ben ise sadece hafif başımı sallamakla yetindim. Ve böylelikle sevgili olduk.....

12.12.2024 Perşembe (GÜNÜMÜZ)

O güzel anlar aklıma geldiğinde gözümden bir damla yaş aktı ardından küçük bir tebessüm ettim. Bu anılar sadece anı olarak kaldı aklımızın bir köşesinde. Şimdiki ben olsam... Neyse Ben Savaşla olan o güzel anımızı düşünürken komiser bey geldi ve:
Komiser bey: başkomiser müsait . Buyrun konuşabilirsiniz. Beni takip edin dedi. Ben tamam deyip komiser beyi takip ettim . Sağa döndük ve ardından sola döndüğümüzde karşımızdaki kapının önünde durduk ardından komiser bey : kapıyı tıklatıp girebilirsiniz deyip gitti . Bende gözümdeki yaşı silip dimdik durup kapıyı tıklattım . "Gel "sesini duyunca kapıyı açtım içeri girdiğimde
başkomiser : gel kızım neymiş bu sadece benimle konuşmak istediğin önemli konu dedi . Bende içeri girip karşısındaki koltuğa oturup ne diyeceğim düşünmeye başladım . Kocam birini mi vurmuştu ne diyecektim bunca yıl nasıl fark etmedin derse başkomiser ne diyecektim. Ben bunları düşünürken bir offf dedim sesli bir şekilde ardından aklıma Savaşla nişanlandığımız gün geldi aklıma ne gündü ama ...

🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀🥀

06.05. 2023 Cumartesi (GEÇMİŞ)

Sevgili olamızın üstünden 1 yıl geçmişti ve Çağla hala nişanlanacağımıza inanamıyordu . Gerçi ben ona akşam eve gidince telefonda direk sevgili olduğumuzu söylediğimde çığlık atmış ardından "ben anlamıştım ki "demişti bende "evet "dedim ardından " zaten ben başta anlamıştım "dedi bende "ayy tamam en çok sen anladın Çağlam ya off anladım da anladım" . "Tamam ya ne kızıyorsun dedim eee ne oldu nasıl etti çıkma teklifi ?nasıl süsülenmişti ve nerede çıkma teklifi etti ?"dedi . Hemen" dur anlatma yarın iş çıkışı sana geleyim öyle anlat şimdi heyecanı gider" dedi. Bizde o konuyu ertesi gün evime geldiğinde konuştuk .Çarşamba günuü işteyken Savaş aramıştı . Zaten söyleyip duruyordu.

Bana" benimle Fransa'ya gelir misin?" diye sormuştu kafe için gidiyordu. Bende izin alabilirsem gelebilirim dedim . Selin hanıma söyledim .Sadece 2 günlük verebilirim oda 2 gün sonra hafta sonu diye dedi . Bende tamam deyip izin aldığımı söyledim ve Biz bugün Savaş la İngiltere nin başkenti olan Fransa ya gittik . 2gün sonra (06.05.2024 Cumartesi)
Sabah hazırlandım kapım tıklatıldığında Savaşın geldiğini anlayıp kabanımı alıp aynada kendime baktım.

Ve kapıyı açıp çıktım. Karşımda Savaş vardı .Asonsöre doğru gittik Asonserden indiğimiz süre zarfında pek konuşmadık . Sonra otelden çıktığımızda" eee nereye gidiyoruz iki gündür kafeyle ilgileniyorsun. Bugün gezecekmiyiz yoksa tek mi gezeyim herzamanki gibi ." Savaş ise " yok bugün beraber gezelim ama bir süprizimde var "demesiyle şaşırdım.Nasıl ya ben merak ederdim şimdi nereye gidecektik ki. Arabaya bindik ve süprizin olduğu yöne doğru arabayı sürmeye başladı.
Ama süprizin olduğu yere gelmemiştik .Farklı yerleri gezmeye başlamıştık .Akşam olduğunda yemek yedik. Ardından Eyfel kulesinin hemen çaprazında durmuştuk . Küçük bir feribot vardı önümüzde. Savaş feribota binelim mi dedi bende olur dedim .Feribota bindik ve Eyfel kulesinin tam çaprazında durduk.Eyfel kulesine doğru bakıyordum akşam ayrı bir güzeldi o sırada tam Savaşa bakıcakken bir anda yere diz çökmüş bir şekilde elinde beyaz gül ve yüzükle konuştu:
Savaş:
Sen varsan gerçekte...
Senden öte her şey yalan!
Aslında tek bir hece
" Aşk" tır bunları bana söyleten...

Ve ben ağlarken daha da ağlatacak o kelimeyi söyledi: Benimle bir ömür geçirir misin? Benimle evlenir misin? Dedi. Bende şaşkınlığım hala gitmemişti kafamı sallamıştım ağzımdan sadece tek kelime "eveeet" dedim ve önce çiçeği verdi ardından tektaşı parmağıma takıp sarıldık . Sonrada şaşırdığımı söyledim .....

12.12.2024(GÜNÜMÜZ)

Ben bu güzel an benim için unutulmaz gündü. Şaşkınlıktan ne yapacağımı bilememiştim. Ve şimdi nereden nereye. Şuan başkomiserin odasında bekliyordum .Ne diyeceğimi bilemeyişim bekletiyordu beni ve ardından başkomisere doğru dönüp önce kendimi tanıtıp ardından ne gördüysem herşeyi bir bir anlatmıştım. Ne olacaktı hiç tahmin bile edemiyordum ." Başkomiserim ben Güneş Baybars Çakırbeyli be- ben kocam Savaş Çakırbeyliyi şikayet etmek için buradayım . Kendisi bir galeri mekanında adam öldürdü ve birkaç adamlarda ardından sayamadığım kadar ateş etti. "Dedim.
Ben Güneş Baybars Çakırbeyli kendi hür irademle kocamı şikayet etmiştim....

~BÖLÜM SONU~

Bölüm nasıldı?

İlerleyen günlerde sizce Güneşi neler bekliyor?

Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayınız🥀