1. bölüm / 6
ASHES1.BÖLÜm
Bölümler 6Şu an: 1.BÖLÜm
- 1 1.BÖLÜm618 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 2.BÖLÜM540 kelime
- 3 3. BÖLÜM346 kelime
- 4 4.EMİR762 kelime
- 5 5.BÖLÜM1.196 kelime
- 6 6. Bölüm794 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazen hayatınızda o kadar ani bir değişim olur ki, siz anlayamadan hayatınız altüst olur. Müdahale edemeden bi bakarsınız düzeniniz, çevreniz, hareketleriniz, düşünceleriniz bile değişmiş.
Ve en kötüsü de bunların ne zaman başladığını bile anlayamazsınız. Ben de anlamamıştım
Bir anda okulunu aksatan, gece kulüplere giden, zar zor sınıf geçen bi kız olmuştum. Sanırım hayatımda yaşadığın en dik düşüştü bu.
Yatakta tavana dalmış düşünürken bir anda telefonumun çalmasıyla tüm dikkatim dağıldı.
"Ece sunum dosyasını unutma getirirken son teslim günü bak hoca artık almiyacakmış."
Kahretsin! Saat 1 olmuş. Hocanın okuldan çıkmasına yarım saat var. Ve ben hala yatakta oyalanıyorum.
"Tabi.... Tabi beş dakikaya çıkıyorum, getiriyorum merak etme tatlım." Deyip telefonu kapattım.
Bugün not olarak girilecek olan proje dosyasını teslim etmezsem okulum bir dönem daha uzayacaktı. Sunumu hazırlamıştım aslında sunumuma çok güveniyordum ama 30 dakika içinde hocaya teslim etmezsem hiç bir anlamı kalmayacaktı.
Dolabımdan hemen bir İspanyol paça lacivert güzel bir pantolon ve üstüne bir basic üstünde pembe bir dikişle " in my era" yazılmış olan beyaz bi t-shirt giydim.
Uyumaktan şişmiş ve morarmış gözlerimi biraz gizlemek için hızlısından bir makyaj yaptıktan sonra masamdaki sunum dosyasını alıp dışarıya çıktım.
Otoparktaki arabaya hemen atlayıp okula doğru yola cıktım. Saat 13.10 'du. Hocayı yakalayabilmem için 20 dakikam vardı.
Normalde asla bu kadar kısa sürede okula varmam imkansızdı. Ama bugün başka bir seçeneğim yoktu.
Bir elim direksiyonda bir elim ise saçlarımdaydı. Kendi rezilliğimi görmek için dikiz aynasına baktım. Gözlerim hala şişti.
"Bravo Ece, gerçekten bravo."
Telefonum tekrar çaldı. Bu sefer açmadım muhtemelen yine Berfin'di. Artık telefonumun çalması bile beni huzursuz ediyordu. Sadece sessizlik istiyorum artık, sadece sessizlik...
Kampüse girdiğimde saat 13.20 olmuştu. Gayet hızlı gelmiştim.
Hemen yan koltuktaki dosyayı aldıktan sonra hızlı hızlı yürüyerek hocanın odasına doğru ilerledim.
Kapı açıktı Murat Hoca çıkmak için eşyalarını toparlıyordu. Ben seslenemeden de beni fark etmişti.
"Ece, sunumunu getirdiğini umuyorum." Dedi elindeki kupayı masaya bırakırken.
"Getirdim hocam." Dedim tırsarak. Muhtemelen beni bir konuşma bekliyordu.
"Ece bu okulda 3. Yılın ve ben seni ilk defa böyle görüyorum kendine gelmelisin. Biz eski Ece'yi geri istiyoruz. Başarılı, çalışkan, ve okuluna gelen Ece'yi istiyoruz. Çok dağıldın toparlan artık."
Bu konuşmanın olacağını tahmin etmeliydim ilk iki yıldaki başarımdan dolayı birkaç hoca beni tanıyordu. Bu seneki okuldan uzaklaşmamdan dolayı göze batar olmuştum.
"Biliyorum hocam. Çok dağıldığımın farkındayım ama merak etmeyin düzeleceğim." Dedim elimdeki dosyayı hocaya uzatırken.
Dosyayı elimden aldı. "Ben sana güveniyorum başarabilirsin Ece." Deyip dosyayı diğer dosyaların üstüne koydu.
"İyi günler ve tavsiyeniz için teşekkürler hocam." Diyip odadan cıkmıştım. Aşağı Bahçeye indiğimde Berfin, Ela ve Asya bir kamelyada oturmuş konuşuyorlardı.
"Selam kızlarr!" Diyip yanlarına oturdum. Asya muhtemelen beni görmeyi beklemiyordu.
"Hayret sabah seni kaldıramadım uyicam ben diye bağıruyordun bana."
"Aa aşkım o zaman uykum ve ağrım vardı ama şimdi iyiyim." Dedim tebessüm ederek.
Berfin de konusmaya dahil oldu. "Sunum teslime mi geldin yoksa derse mi?"
"Sunumu teslim ettim bugün dersim iptal edildi zaten."
Konuşma böyle devam etti. Okuldan, derslerden ve uzun zamandır buluşup bir şeyler yapmadığımızdan bahsettik.
Okul bu sene çok kalabalıktı. Makine Mühendislik Fakültesindeki bazı bölümler tadilat nedeniyle bizim fakültenin yanındaki bir binaya taşınmıştı. O yüzden sürekli tanımadığım kişilerle karşılaşıyordum.
Berfin bir şeyler anlatırken gözüm istemsizce bir gruba takıldı. Bu grubu ilk defa görüyordum. Üstlerinde mühendislik fakültesinin hırkaları vardı.
Çok umursamadan önüme döncektim ki bir çocuk kafasını kaldırıp bize doğru bakana kadar. Bir an göz göze geldik, sanki o gözler tanıdıktı.
Bakışlarımı geri çekmek yerine daha da dikkatli şekilde baktım. Yüzünü hafızama kazımaya çalışıyordum. Garip olan şey çocuk da bana bakıyordu. Sanırım o gözleri ve gülüşü tanıyordum. Hiç uzak gelmemişti bana.
"Oha yok artık..." dememle berfinin konuşması yarıda kesildi.
"Noldu Ece?"
Cevap vermedim. O sırada çocuk arkadaşlarının yanından ayrılıp bize doğru yürümeye başladı.
Ve sonunda o isim canlandı gözümde.
"Emir"
1. Bölüm bu şekildeydi devamını isterseniz lütfen geri bildirim bırakın ve yorumlarınızı bekliyorummm
Bölüm etkileşimi
