28. bölüm / 33
ArkadaşkBÖLÜM 27: SUDESIZ GEÇEN İLK GÜNLER
Bölümler 33Şu an: BÖLÜM 27: SUDESIZ GEÇEN İLK GÜNLER
- 1 Bölüm 1 Bir mesajla başlayan hikaye502 kelime
- 2 BÖLÜM 2 MESAFELER VE MESAJLAR717 kelime
- 3 BÖLÜM 3 – BIR CÜMLEDE SAKLI KALPLER432 kelime
- 4 BÖLÜM 4 – MUM IŞIĞINDA MESAFESIZ BIR KUTLAMA413 kelime
- 5 BÖLÜM 5: “MESAFELER ENGEL DEGIL”655 kelime
- 6 BÖLÜM 6 – İKI ŞEHRIN YAĞMURU207 kelime
- 7 Bölüm 7 Hayal Kurma Saati135 kelime
- 8 Bölüm 8 Bir Sayı Bir Kurtuluş399 kelime
- 9 Bölüm 9 Güvenin Sınandıgı Gün364 kelime
- 10 Bölüm 10 Umut Işıgı280 kelime
- 11 Bölüm 11 Saklanan Gerçekler220 kelime
- 12 Bölüm 12 BİZ TEKRAR BİZ OLDUK286 kelime
- 13 Bölüm 13 Görünmeyen Zincirler316 kelime
- 14 BÖLÜM 14 – “KARPUZLU TOP VE İNCE HESAPLAR”271 kelime
- 15 Bölüm 15 Sude’nin Arkadaşları593 kelime
- 16 BÖLÜM 16 – VAZGEÇMEK272 kelime
- 17 BÖLÜM 17 – “KAPANAN KAPILAR”473 kelime
- 18 Bölüm 18 0 KİLOMETRE531 kelime
- 19 BÖLÜM 19 – HAYALLER DEFTERI420 kelime
- 20 Bölüm 20 ARA BÖLÜM ( HAYALLER DEFTERI )184 kelime
- 21 Bölüm 21 SİNEMA634 kelime
- 22 Bölüm 21 SESSİZ MUTLULUK519 kelime
- 23 Bölüm 22209 kelime
- 24 Bölüm 23 Beklenmedik Mesaj1.081 kelime
- 25 BÖLÜM 24: MESAFELERDEN GELEN SÖZLER1.633 kelime
- 26 BÖLÜM 25: KIRIK GÜVEN429 kelime
- 27 BÖLÜM 26: AYRILIĞA GIDEN YOL424 kelime
- 28 BÖLÜM 27: SUDESIZ GEÇEN İLK GÜNLER399 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 BÖLÜM 28 – “KARANLIK GECELER VE YÜRÜYEN ÖLÜ”282 kelime
- 30 Bölüm 29: Son Konuşma335 kelime
- 31 Bölüm 30 Aldatılmanın Şoku529 kelime
- 32 Bölüm 31 Duyulmayan itiraf169 kelime
- 33 Bölüm 32 Kopuşun Başlangıcı525 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sude’nin o ağır cümlesi kulaklarımda yankılanıyordu:
— “Ayrılıyorum. Bitti.”
Bitti…
O an, hayatımın en ağır darbelerinden birini yemiştim.
Telefon ekranında adını görmeye çalıştım, defalarca aradım. Ama her denememde karşıma çıkan tek şey “Meşgul” ya da “Bu numara artık ulaşılamıyor” oldu. Sosyal medyada aradım, engel. Mesaj atmaya çalıştım, ulaşmadı. Sanki bir anda yok olmuştu. Daha dün hayatımın en önemli parçası olan insan, bir gecede ulaşılmaz olmuştu.
O gece sabaha kadar uyumadım. Gözlerim tavana kitlenmiş halde, elimde telefon… Belki açar, belki bir şey yazar diye bekledim. Ama hiçbir şey olmadı.
Sabah olduğunda hayat yine akıyordu. İnsanlar işe gidiyor, sokaklar kalabalıklaşıyordu. Ama bana göre dünya durmuştu. Benim için saatler geçmiyor, dakikalar ağırlaşıyordu.
Sudesiz ilk sabahımda, onsuz kahvaltı yapmak, onsuz güne başlamak… Boğazımdan lokma geçmedi. Sanki yemek bile bana haram olmuştu.
İlk günün en zor anı, telefona her baktığımda onun yazmadığını görmekti. Her titreşimde kalbim hızlandı, “belki o yazdı” diye koştum. Ama hep başkaları… Hep boş mesajlar. Onun adı yoktu.
İkinci gün geldiğinde, içimdeki boşluk daha da büyüdü. İlk gün şoktu, ikinci gün gerçekti. İşte o zaman anladım: O gerçekten gitmişti.
Geceleri uyuyamıyor, gün içinde hiçbir şeye odaklanamıyordum. Arkadaşlarım arıyor, ama kimseye derdimi anlatmak istemiyordum. Çünkü onlar zaten Sude’nin tarafındaydı. Ben anlatsam da inanmayacaklardı. “Kesin sen bir şey yaptın” diyeceklerdi. O yüzden sustum.
Telefonumda onunla olan eski mesajlara tekrar tekrar bakıyordum. Gözümden yaşlar akarken kendi kendime soruyordum:
— “Nasıl bu kadar çabuk bitti? Daha dün bana aşkım diyen insan, nasıl iki kelimeyle hayatımdan çıkıp gidebilir?”
Üçüncü gün olduğunda, artık sabrım tükenmeye başlamıştı. Hala ondan bir işaret bekliyordum. Belki özlemiştir, belki pişman olmuştur diye umut ediyordum. Ama olmadı.
Günler geçtikçe, onsuzluğa alışmaya değil, onsuzluğun acısını daha derin hissetmeye başladım. Sabahları uyandığımda ilk düşündüğüm yine o oluyordu. Akşam uyumadan önce gözümden son düşen yaş yine onun içindi.
Sudesiz geçen ilk günler, bana hayatımın en uzun günleri gibi geldi. Her dakika ağır, her saniye acıydı.
Ve ben, bir yandan “belki döner” diye umut ederken, bir yandan da içten içe biliyordum: O artık başka biriydi. Bana sırtını dönmüş, başka bir hayata yürüyordu.
Ama ben hâlâ olduğum yerdeydim… Kalbimin tam ortasında kocaman bir boşlukla.
Bu bölüm, kaybın ve ayrılığın kişide yarattığı boşluğu, çaresizliği ve umutsuzluğu anlatıyor. Sevdiğimiz birinin ani yokluğu, sadece fiziksel değil, ruhsal bir eksiklik de yaratır. Sudesizgeçirilen ilk günler, yalnızlığın, özlemin ve kalpte açılan boşluğun en yoğun şekilde hissedildiği anları temsil ediyor. Bazen zaman durur, dünya devam eder gibi görünür; ama kalbimizdeki acı, günlerin ağırlığıyla ölçülür.
Bölüm etkileşimi
