19. bölüm · Arkadaşk

BÖLÜM 19 – HAYALLER DEFTERI

Arif Kurt

Bir gün yine Sude’yle sohbet ederken konu hayallerimize geldi.
Ben gülerek başladım:
— Düşünsene, bir sabah uyanıyorsun ve yan yanayız. Birlikte gözlerimizi açıyoruz, aynı güne başlıyoruz.
Sude hemen söze atladı, gözleri ışıldıyormuş gibi:
— Seninle hiçbir şeyi “ayıp mı, olur mu, olmaz mı” diye düşünmeden yaşamak istiyorum. Çocuklar gibi olmak… Parka gitmek, yan yana salıncaklara binmek. Sonra da “hangimiz daha yükseğe çıkacak” diye yarışmak.
Onun bu sözleri içimi öyle ısıttı ki dayanamadım:
— Ya kurban olurum sana, minik güzel kızım benim… dedim.
Sude duraksamadan devam etti:
— Biz sadece sevgili ya da eş değiliz. Yeri geldiğinde arkadaş olacağız. Yeri geldiğinde birbirimize anne, baba olacağız. İşte benim en büyük hayallerim bunlar.

— Bu hayaller senin değil, bizim. Bizim hayallerimiz…dedim
Bir an sessizlik oldu. Sonra Sude dudaklarını ısırarak ekledi:
— Ama fark ettin mi, benim hayallerim pahalı şeyler değil. Tamam, araba yolculuğu yapmak biraz masraflı olabilir ama diğerleri… aslında çok basit. dedi
— Belki basit, ama hepsi paha biçilemez bebeğim.dedim
O anda Sude’nin yüzünde öyle bir gülümseme belirdi ki, o anı zihnime kazıdım.
— Hepsi, hepsi seninle el ele yürürken bir anda çocukluğumuza dönmek gibi… Mesela, hiç utanmadan yere uzanıp yıldızları izlemek. Yanımızdan geçenler ne der diye düşünmeden…
Ben hemen karşılık verdim:
— Bir gün bunların hepsi gerçek olacak sevgilim, inan bana.
Sude kahkaha atarak başka bir hayalini anlattı:
— Mesela bir gün aynı evde tatlı yapmaya kalkacağız. Sonra birbirimize un atıp oynamaktan tatlıyı yapamayacağız!
— Konsere gideriz, sinemaya gideriz, buz patenine, bisiklet sürmeye… Daha bir sürü şey yaparız beraber, dedim heyecanla.
Sude derin bir nefes aldı:
— Seninle o kadar çok hayalim var ki… Hatta bazılarını unutmuşum bile. Mesela en sevdiğimiz şarkıcının konserine gitmek. Omuz omuza, sarılarak dinlemek.
Ben gözlerimi kapatıp hayal ettim:
— Eğer sahneyi göremezsen, seni omuzlarıma alırım.
Sude gülümsedi:
— Sen yanımda olduktan sonra görmesem de olur. Ama en güzeli, şarkıyı birbirimize sarılarak, gözlerimizin içine bakarak dinlemek…
O an kalbim ağzımdan çıkacak gibiydi.
— Seni çok seviyorum bebeğim, çok… dedim.
— Çoooook, dedi o da, çocukça bir sevinçle.
Ardından başka bir hayalini anlattı:
— El ele tutuşup buz pateni yapmaya çalışacağız. Senin ayağın kayacak, ben de tutmaya çalışırken birlikte yere düşeceğiz. Sonra ikimiz de kahkahadan öleceğiz.
O an gözümde öyle bir sahne canlandı ki… Sude’nin gülüşü, benim kahkaham, buzun üzerinde yan yana düşüşümüz…
Hayallerimiz bile bizi güldürmeye yetiyordu.
Gerçek aşk, pahalı restoranlarda ya da lüks tatillerde saklı değildir. Bazen bir salıncak, bazen bir avuç un, bazen de buz üzerinde düşüp beraber gülmek… İşte en değerli anılar, en basit hayallerden doğar.

Bu bölümün şarkısı

Sezen Aksu - İki delilik