Bölümler 12Şu an: All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar
- 1 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar191 kelime
- 2 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar182 kelime
- 3 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar364 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar275 kelime
- 5 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar264 kelime
- 6 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar313 kelime
- 7 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar150 kelime
- 8 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar192 kelime
- 9 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar210 kelime
- 10 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar215 kelime
- 11 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar241 kelime
- 12 All of Us Are Dead: Hayatta Kalanlar268 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüm 3 — İlk Gece
Sınıftaki sessizlik uzun sürmedi.
Koridorun diğer tarafından sert bir çarpma sesi geldi.
GÜM!
Herkes irkildi.
Dae-su refleks olarak geri çekildi.
"Kapıya mı vuruyorlar?"
Su-hyeok parmağını dudaklarına götürdü.
"Ses yapmayın."
Bir süre kimse konuşmadı.
Sonra ikinci darbe geldi.
GÜM!
Kapı hafifçe titredi.
Na-yeon'un yüzü bembeyaz kesildi.
"Onları buraya getireceğiz..."
Mi-jin ona ters ters baktı.
"Şimdi bunun sırası mı?"
"Ben sadece—"
"Yeter."
Nam-ra araya girdi.
"Önce ne yapacağımıza karar vermeliyiz."
Joon-yeong sınıftaki bilgisayarlara baktı.
"İnternet hâlâ çalışıyor. Belki okulun güvenlik kameralarına ulaşabilirim."
Woo-jin hemen yanına geldi.
"Ben yardım ederim."
İkisi bilgisayarın başına geçti.
Cheong-san ise pencereye yaklaşıp dışarı baktı.
On-jo yanına geldi.
"Bir şey görüyor musun?"
"Bahçede öğrenciler var."
"Normal öğrenciler mi?"
Cheong-san cevap vermedi.
Aşağıda birkaç kişi koşuyordu.
Ardından okul bahçesinde bir grup daha belirdi.
Hepsi aynı yöne doğru hareket ediyordu.
On-jo'nun sesi kısıldı.
"Cheong-san..."
"Bakma."
Ama On-jo çoktan görmüştü.
Bahçede olanlar artık normal değildi.
Bilgisayar ekranında güvenlik kameraları açıldı.
Joon-yeong görüntüleri tek tek değiştirdi.
Koridorlar...
Merdivenler...
Kantin...
Spor salonu...
Her yerde aynı manzara vardı.
Koşan öğrenciler.
Devrilen masalar.
Kapanan kapılar.
Ve kalabalıklar.
Dae-su ekrana yaklaşınca yutkundu.
"Okulun tamamı..."
Mi-jin başını salladı.
"Buradan çıkarsak nereye gideceğiz?"
Kimse cevap vermedi.
Tam o sırada görüntü değişti.
Bir grup öğrenci spor salonuna doğru ilerliyordu.
Aralarında Gwi-nam da vardı.
Ekranın karşısındaki öğrencilerden hiçbiri onun yüzündeki ifadeyi fark etmedi.
Henüz.
Sınıfta ışıklar bir anda söndü.
"Ne oldu?" diye bağırdı Hyo-ryung.
Joon-yeong bilgisayara baktı.
"Elektrik gitti."
Dışarıdan siren sesleri gelmeye devam ediyordu.
Sonra okulun hoparlörlerinden cızırtılı bir ses yükseldi.
Herkes başını kaldırdı.
Bir anlık sessizliğin ardından hoparlörden bozuk bir anons duyuldu:
"Öğrenciler... sınıflarınızda kalın..."
Ses kesildi.
Ardından sadece cızırtı kaldı.
Cheong-san, Su-hyeok'a baktı.
"Burada ne kadar kalabiliriz?"
Su-hyeok kapıya baktı.
"Sabaha kadar."
Nam-ra başını iki yana salladı.
"Hayır."
Herkes ona döndü.
"Bu okulda yiyecek ve su sınırlı. Ayrıca başka öğrenciler de burada."
Bir an durdu.
"Sabahı beklemek zorunda değiliz."
Su-hyeok kaşlarını çattı.
"Peki ne yapacağız?"
Nam-ra sınıftaki haritayı işaret etti.
"Önce güvenli bir çıkış bulacağız."
Cheong-san hafifçe gülümsedi.
"Sonunda mantıklı bir plan."
On-jo ona baktı.
"Senin planın neydi?"
Cheong-san omuz silkti.
"Koşmak."
Mi-jin istemsizce güldü.
Gerginlik bir anlığına dağıldı.
Ama koridorun derinliklerinden gelen sesler yeniden duyuldu.
Bu kez daha yakındı.
Ve kapının önünde bir gölge belirdi.
Bölüm etkileşimi
