37. bölüm / 50
Aile37.Bölüm-İzmir
Bölümler 50Şu an: 37.Bölüm-İzmir
- 1 1.Bölüm-Bahar600 kelime
- 2 2.Bölüm-Vazgeçiş964 kelime
- 3 3.Bölüm-Günlük1.054 kelime
- 4 4.Bölüm-Günlük21.444 kelime
- 5 5.Bölüm-Deniz882 kelime
- 6 6.Bölüm-Aşerme1.399 kelime
- 7 7.Bölüm-Hayal1.156 kelime
- 8 8.Bölüm-Doğum1.252 kelime
- 9 9.Bölüm-Geri Dönüşler1.048 kelime
- 10 10.Bölüm-Baba1.064 kelime
- 11 11.Bölüm-Sahil839 kelime
- 12 12.Bölüm-Güzel Gece752 kelime
- 13 13.Bölüm-Baba Kız1.235 kelime
- 14 14.Bölüm-Kıskançlık1.197 kelime
- 15 15.Bölüm-Geçmiş/Flashback981 kelime
- 16 16.Bölüm-Geçmiş2/Flashback1.349 kelime
- 17 17.Bölüm-Sadece Sen1.047 kelime
- 18 18.Bölüm-Aşk1.057 kelime
- 19 19.Bölüm-Romantik Akşam1.119 kelime
- 20 20.Bölüm-Otogar949 kelime
- 21 21.Bölüm-Bar1.050 kelime
- 22 22.Bölüm-Piknik840 kelime
- 23 23.Bölüm-20 Yıl Sonra/FlashForward895 kelime
- 24 24.Bölüm-Kız Babası/FlashForward1.723 kelime
- 25 25.Bölüm-Gerçekler1.215 kelime
- 26 26.Bölüm-Karışamama221 kelime
- 27 27.Bölüm-İmkansız877 kelime
- 28 28.Bölüm-Kek1.077 kelime
- 29 29.Bölüm-Kahvaltı856 kelime
- 30 30.Bölüm- Doğum Günü1.069 kelime
- 31 31.Bölüm-FlashForward/Kız İsteme1.740 kelime
- 32 32.Bölüm-Film Gecesi1.348 kelime
- 33 33.Bölüm-Kaçamak1.369 kelime
- 34 34.Bölüm-Aile1.384 kelime
- 35 35.Bölüm-Çalışmak1.394 kelime
- 36 36.Bölüm-İhale1.204 kelime
- 37 37.Bölüm-İzmir1.155 kelime · Okuduğun bölüm
- 38 38.Bölüm-İzmir21.306 kelime
- 39 39.Bölüm-Toplantı1.238 kelime
- 40 Ekstra-13.Bölüm1.758 kelime
- 41 Ekstra-15.Bölüm1.529 kelime
- 42 40.Bölüm- Evlilik Teklifi1.181 kelime
- 43 41.Bölüm-Harabe Gönlüm1.085 kelime
- 44 42.Bölüm- Aile Olmak1.047 kelime
- 45 Ekstra-11.Bölüm1.131 kelime
- 46 Ekstra- Yaşam1.222 kelime
- 47 43.Bölüm-Cennet Deniz1.158 kelime
- 48 44.Bölüm-Düğün Hazırlıkları Part11.470 kelime
- 49 Ekstra-6.Bölüm1.520 kelime
- 50 Ekstra-Yemek1.152 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Esenler otogarın da yeni bir gün başlamıştı, ama o otogarda doğu kapı seyahatin içinde gerginlik hakimdi.
‘Ne demek bu ya ne demek’ diye bağırdı zaro ‘nasıl kabul edip imzalamazlar, korkut sen demedin mi oğlum kabul ederler diye’
‘Abi vallaha kabul edeceklerdi, son anda başka firmayla anlaşmışlar’
‘Nasıl anlaşmışlar nasıl ne yapacağız şimdi?’
‘Abi İzmir’e gitmemiz lazım onların firması orada, ama ben gidemem bu hafta sonu Trabzon’da bizim firmayla alakalı sıkıntı var onu halletmem lazım orada’
‘Ee bende gidemem buralarda durum karışık zaten hayatta gidemem’ dönüp kudret ile vezire bakar
‘Siz’
‘Biz ne?’ diye sordu kudret
‘Siz ikiniz İzmir’e gideceksiniz’
Korkutun gözleri fal taşı gibi açıldı ‘nasıl ya?’
‘Ne yapacaz korkut sen trabzona ben burada mecbur kudret ile vezir gidecek hazırlanın yarına yola çıkıyorsunuz. 2 gün kalıp dönedeksiniz ve o ihaleyi almadan sakın dönmeyin’
Vezir sırıtmış kudret endişeyle ayağa kalkmış
‘Baba nasıl halledelim biz bunu’
‘Çalışmak istemiyor muydun kudret, çalışmak için önce bazı şeyleri göze alıp halletmen lazım ben diyeceğimi dedim, çıkabilirsiniz’
Kudret meydan okuyan gözlerle kalkıp sırıtarak babasına bakar
‘Beni bu konuda korkutabileceğini mi düşündün baba ben senin kızınım tuttuğumu koparırım iyi bilirsin, o ihaleyi de almadan dönmeyeceğim buraya’ deyip hızlıca odadan çıkar
Vezir alaylı şekilde zaroya bakıp
‘Hiç merak etmeyin efendim kudret hanım bana emanet iyi günler’ deyip o da odadan çıkar
Korkut zaroya dönerek
‘Nasıl ikisini yollarsın zaro ağa nasıl’
‘Yapacak bir şey yok korkut hem kudret alamaz o ihaleyi zaten, o zaman da daha çalışmaz burada onlar da ayrı kalır o sürede zaten sen merak etme’
‘İyi öyle olsun bakalım’
Kudret odasına gidip hemen evraklara gömülüp o ihaleyi nasıl alabileceğini düşünüyordu aradan 2 saat geçmişti. Sonra kapısı çaldı gel dediğinde içeriye vezir girdi.
‘Güzelim hadi gel öğlen yemeği yiyelim’
‘Yok vezir sen git benim işim var’
Vezir yavaşça içeriye girip kudretin yanına masaya doğru geçti
‘Ne işi o aşkım’
‘Şu ihale için çalışmam lazım, babam sırf ben pes edeyim diye bana verdi bu görevi biliyorum yoksa koskoca zülfikar karslı otogarını bırakıp gidemiyor mu İzmir’e kandırmasın beni çocuk yok karşısında, ve ben de ona istediğini vermicem’
‘Hayatım haklısın da bir şeyler yemen lazım ama’
‘Sonra yerim ben vezir hadi sen git ye aşkım’
‘Emin misin’
Kudret gülümseyerek
‘Eminim eminim hadi git sen’
‘Peki’ deyip odadan çıkar
Kudret de işlerine kaldığı yerden devam eder bi yarım saat sonra kapı tekrar çalınıp açıldığın da içeriye yine vezir girmişti. Ama bu sefer elinde poşetler vardı.
Kudret şaşkın gözlerle vezire bakıp
‘Vezir bunlar ne aşkım’
‘Seni öğlen yemeğinde tek bırakacağımı düşünmedin herhalde hem beraber çalışırız hem de yemeğimizi yeriz’
Kudret gülerek vezirin boynuna sarılır
‘O kadar iyi geldin ki vezir seni seviyorum’
‘Bende seni güzelim, hadi gel soğutma yemeğini’
‘Ne getirdin?’
‘Ekmek arası balık’
‘Vezir ciddi misin’
‘Evet güzelim’
Kudretle vezir yavaştan masaya geçip yemeye başlamıştılar yemeklerini ama kudret balık ekmeği çok sevdiği için adeta yutuyordu. Vezir gülümseyerek
‘Yavaş ye aşkım, boğazına kaçacak kaçmıyor ekmek arası’
Kudret kahkaha atarak
‘ O gün de öyle demiştin vezir’
Flashback
2002-Ağustos
İstanbul’un en sıcak yaz günlerinden biriydi Zülfikar kızı kudret ve sağ kol veziri takmış peşine tıkır tıkır dükkanları geziyordu, 2 gün sonra gönülün doğum günüydü ve zülfikar hediye arıyordu kudret ile birlikte.
‘Of çocuklar hiçbir şey bulamadık, ama benim de otogara gitmem lazım şöyle yapıyoruz. Ben otogara geçiyorum kudret annene en güzel hediyeyi seçiyorsun vezir sende kudretin yanından ayrılma işin bittiğinde gel otogara ‘
Vezir kudrete bakarak
‘Tabi abi nasıl istersen’
‘Tamam baba alırım ben hediye hadi git sen’
Zülfikar gittikten sonra Kudretle vezir tek başlarına kalmıştı. Kudret hemen köşede bank görünce
‘Ay vezir iki dakika oturalım aşırı sıcak sonra devam ederiz’
‘Tabi kudret hanım buyurun’
Kudret banka geçip oturmuş vezir de hemen yanında
‘Bi soğuk su alayım mı ister misiniz?’
‘Çok iyi olur vezir, isterim ’
‘Tamamdır hemen geliyorum’
Vezir koşarak en yakın büfeden soğuk su alıp kudrete getirir.
‘Çok sağ ol vezir’
‘Ne demek rica ederim’
Kudret suyunu içerken gözleriyle etrafa bakıyordu. Ve bir köşede balık ekmek satan yeri görünce gözleri parladı. Hemen vezire dönerek
‘Balık ekmek yiyelim mi?’
Vezir bu teklife şaşırmıştı
‘Siz ve ben mi?’
‘Evet vezir bizden başkası yok ya hani’
‘Kudret hanım ama ağam hediye alın dedi’
‘Ya bir şey olmaz acıktım ben, hem hava çok sıcak ve biz en az 2-3 saat daha dışarıda olucaz gibi kan şekerimiz düşer gel inat etme’
Vezir kudrete bakmış ve bu kadının bakışlarına kıyamamıştı.
‘Peki kudret hanım nasıl isterseniz buyurun’
Kudret gülümseyerek yerinden kalkıp oraya geçmişlerdiler. Kudret neşeli sesiyle
‘Kolay gelsin’
‘Merhaba hoş geldiniz’
‘Hoş bulduk ben bi balık ekmek ve turşu suyu istiyorum sen vezir?’
‘Ben de aynısından alayım madem’
‘Tabi efendim siz şöyle geçin oturabilirsiniz’
‘Teşekkürler’ deyip Kudretle vezir hemen deniz kenarından ki taburelere otururlar.
Kudret bi süre denizi izledikten sonra vezire döner.
‘Denizi çok severim vezir biliyor musun bana çok huzur veriyor. Böyle ara ara bunaldığım zamanlarda hep deniz kenarına gelirim biraz kafa dinlerim, balık ekmeğe de bayılırım çok güzel en sevdiğimdir, papatyaları da seve- aman ne diyorum ben iyice çenem düştü kusura bakma vezir’
Vezir endişeyle
‘O ne demek kudret hanım, anlatın lütfen istediğiniz her şeyi bana anlatın ben sizi dinlerim ve asla da sıkılmam ne sizden ne konuştuklarınızdan’
Kudret gülümseyerek vezire bakar tam konuşucakken ekmek araları gelir ve yemeye başlarlar.
Ama kudret balık ekmeği sevdiği ve “birazcık” da acıktığı için baya hızlı yiyordu.’
‘Yavaş yiyin kudret hanım, boğazınıza kaçacak kaçmıyor ekmek arası’
Kudret gülerek
‘Demiştim ama vezir çok acıkmıştım ben’
‘Tamam tamam hadi afiyet olsun’
Kudret yemeğini yerken rüzgar saçlarını uçuruyordu ve hep de kudretin ağzına geliyordu. Vezir dayanamadı temiz olan eliyle yavaş yavaş kudretin saçını kulağının arkasına itti. İkisi de birbirlerinin gözlerine bakarak kenetlenmiş, dünyayı duymuyorlardılar. Kudret kendine geldiğinde
‘Teşekkür ederim vezir, rüzgar işte uçuruyor hep saçları’
‘Olsun kudret hanım, rahatsız etmiştir sizi diye’
‘Çok sağ ol’ yemeklerini yemişler ve gönülün hediyesine almak için biraz daha dolaştıktan sonra hediye almışlar
Kudret evine vezir de otogara doğru yola çıkmıştır.
-Günümüz-
‘Hiç o zaman düşünür müydün vezir birkaç yıl sonra çok güzel ilişkimiz olacak ve bi de kızımız olacak ben hiç düşünmezdim biliyor musun’
‘Ben de güzelim ben de ilk görüşte tutulduğum ağa kızıyla çok güzel bir ilişkimiz olacak ve bi de güzeller güzeli bir kızımız olacağını gelip bana birisi dese hadi ya dalga geçme oradan derdim ama gerçek oldu o kadar mutluyum ki’
‘Bende aşkım’
‘Kudret’
‘Efendim sevgilim’
‘Biz yarın İzmir’e gideceğiz ya’
‘Evet’
‘Cennette gelecek mi?’
‘Gelecek tabi ki vezir’
‘Baban?’
‘Babam ne diyecek oldu ya, kız bizim kız istediğimizi yapacaz tabiki ve yarın İzmir’e o da gelicek üçümüz gideceğiz hem iş hem tatil yapacağız sevgilim’
‘Çok güzel kudret hadi yarın olsun biraz uzaklaşalım şuralardan yeter ya’
Kudret kahkaha atarak
‘Az kaldı sevgilim az hadi yemekleri yiyip, biraz daha çalışalım sen beni eve bırak bende eşyalarımızı hazırlayım sende hazırla ve önemli şeylerini unutma sakın’
‘Emrin olur kudret hanım’
Yemeklerini yemişler azıcık da çalışıp hemen otogardan çıkıp eve geçmişlerdiler. Kudret hemen eve geçip babasıyla konuşmuş cenneti de alacağını söylemiştir Zülfikar biraz mırın kırın etse de en son kabul etti.
Hemen eşyalarını hazırlamışlar vezir de aynı şekilde hazırlanmış ve sabırsızlıkla yarını bekliyorlardılar….
Bölüm etkileşimi
