18. bölüm · Aile

18.Bölüm-Aşk

Peri Masalı

Vezir zülfikarın onu çağırması ile zülfikarın odasına gider ve içeriye girdiğinde hiç tanımadığı bir yüzle karşılaşır.Başıyla selam verip zülfikarın karşısına geçer.
'Buyur ağam beni çağırmışsın'
'Heh vezir,oğlum simge hanım bizim yeni çalışanımız senden isteğim tüm gün onunla dur işi öğret, otogarı, peronları gezdir.Yarın da işe başlasın
Simge ise veziri ilk gördüğünden beri aşırı derecede etkilenmiştir.
Vezir hemen saygı çerçevesinde
'Nasıl istersen abi,buyurun simge hanım'

Kudret ise zülfikarın evden bir dosyayı istemesi üzerine babasına o dosyayı götürmek için otogara doğru yola çıkar.
Tam arabadan indiğinde karşısında doğu kapıdan çıkan vezir ve yanında güzel,alımlı bir kadın vardı.Sinirle elinde ki dosyayı sıkıcı sardı ve onların gidişine doğru baktı.Kapalı çarşıya gidiyorlardılar.

Hızlıca hemen babasının odasına girdi sinirle biraz hızlı girmişti.
Zülfikar korkarak
'Kızım ne oluyor ne bu sinir?'
'Yok bir şey baba sinirli değilim ben dosyayı istemişsin al getirdim'
'Heh sağol kızım sen gidebilirsin eve'
'Yok baba ya gelmişken kapalı çarşıya bakayım benim,cennetin eksikleri vardı onları alayım'
'Eh peki kızım sen bilirsin,o zaman gitmeden uğra bana
'Tamam baba'

Kudret bir hışımla odadan çıkar yavaş ama sert adımlarıyla kapalı çarşıya doğru yol alır.
Kudret kapalı çarşıya girdiğinde adımları yavaşlatmış şekilde etrafa bakıyordu.Ve tostçunun önünde oturup yemek yiyen veziri ve o kadını gördü daha doğrusu vezir tostunu yiyordu,karşısında ki kadın hem tostunu hem bakışlarıyla veziri yiyordu.

Kudretin başında şimşekler çakmıştı.İçindeki kıskanç ve aşık kadın ortaya çıkmıştı.Sanki onları görmemiş gibi yapıp kapalı çarşıda gezmeye başlamıştı.Tostçunun oraya geldiğinde adımlarını yavaşlatıp yalandan şaşırmış ses tonuyla
'Aa vezir sen ne yapıyorsun burada?'
Vezir kudreti görünce endişeyle ayağa kalkar 'Kudret'yanında ki simgeye bakarak 'Yani kudret hanım siz siz burada ne yapıyorsunuz?'
'Babam bir dosya istedi rica etti bende onu getirdim.Gelmişken kapalı çarşıya uğrayıp kendime ve cennete bir şeyler almak istedim.'
Simgeye bakarak 'Hanımefendi ile tanıştırmıyacak mısın'Gözlerinden ateş çıkıyordu bunu dediğinde
'Tanıştırayım tabi,simge hanım zülfikar ağamın ofisinde çalışmaya başladı kudret hanım,simge bu hanımefendi de kudret hanım zülfikar ağamın en büyük kızı
Simge şaşırarak hemen ayağa kalkar
'Kudret hanım kusuruma bakmayın ben sizi tanıyamadım öyle oturdum karşınızda çok pardon'
Kudret yalandan samimi sesiyle 'önemli değil canım,neyse size afiyet olsun ben gideyim'
Kudret tam arkasına döndüğünde vezir seslendi
'Kudret hanım sizde oturun buyurun'
Kudret hemen arkasına dönerek 'Yok vezir buradaki işlerimi halledip.Babamın yanına uğrayacağım sonra konağa geri döneceğim size iyi günler'deyip arkasını dönüp gider.
Vezir ise sadece arkasından bakmakla kalır.

-Akşam-
Kudret otogarda ki işlerini halledip akşama doğru konağa gelmiştir.Akşam olunca herkes gelmiş,akşam yemeklerini yiyip herkes odasına geçmiştir.

Ama kudretin içi öyle bir bunalmıştı ki aklına bugün veziri o kadınla görüşü gelmişti. Kadının vezire olan aşk dolu bakışları aklına gelince öyle bir sıkılmıştı ki odasından bahçeye inmek istedi.Çıkmadan önce cennetin odasına uğrayıp ona baktığında kızı mışıl mışıl uyuyordu.
Gönül rahatlığıyla bahçeye çıkıp serasına doğru gitti.İçeriye girdiğinde önce çiçeklerine baktı daha sonra eksikleri giderip oradan çıktı.Ama konağa girmek istemiyordu.Hemen seranın arkasında ki ahşap kulübeye doğru yol aldı.

Vezir ise konaktan çıkmış tam gidecekken kudretin seradan çıkıp arkada ki ahşap kulübeye gittiğini gördü.O da gitmek istedi sonra vazgeçti ama bugün ki o simge olayını yanlış anlamıştı kudret,en son kalbinin sesini dinleyerek o da kulübeye doğru gitti.
Kudret içeride oturmuş düşünürken birden kapı açıldı başını kaldırıp baktığında kapıda ki kişi vezirdi.
Vezir samimi sesiyle
'Gelebilir miyim'?'
Kudret evet anlamında kafasını sallayarak
'Buyur gel otur'
Vezir yavaşça kudretin yanına doğru oturur.

Vezir yavaşça söze girerek
'Bugün otogarda gördüğün o olay öyle değil kudret,baban simge hanım artık burada çalış bugün hep onunlasın deyince bir şey diyemedim o patronum kudret ne derse yapmak zorundayım babanı benden daha iyi tanırsın.'
'Tanırım'deyip başını yere doğru eğer
'Yani kısacası o da orada yemek yemek isteyince bir şey diyemedim bir şeyde konuşmuyorduk zaten sen gittikten sonra da kalktık hemen'
Kudret yerden başını kaldırıp vezirin gözünün içine bakarak
'O kadınla muhatap olmanı istemiyorum,bakışlarını beğenmedim sen anlamazsın, ama ben anladım vezir.'
Vezir şok içinde kudrete bakarak
'Nasıl olmayayım kudret aynı yerde çalışacağız, kadınla bakışları da gayet normaldi ki'
'O öyle değil vezir bey, kadın gözü daha iyi anlar sen sadece beni dinle'
Vezir kudretin kıskandığını anlayınca yüzüne çapkın sırıtmasını koyarak kudrete döner
'Niye ki kudret o kadının bakışı ya da, o kadınla muhatap olmama neden sinirlendin ki biz ayrı değil miyiz ki?'
Kudret sinirle vezire bakarken
'Aynen vezir ayrıyız ayrı olduğumuz için geçen hafta o gece... neyse açtırma benim ağzımı,sabrımı da sınama beni dinle.'
Vezir kudrete biraz daha yaklaşarak 'Ne oldu ki o gece'
'Vezir geri bas'
'Ama cevap versene kudret ne oldu da böyle davranıyorsun'
'Ne oldu öyle mi?'
'Evet'
Kudret daha fazla dayanamayarak vezirin dudaklarına büyük tutkuyla kapanıp onu öpmeye başlar vezir ise aynı tutkuyla karşılık verir.Bir süre öpüştükten sonra ikisi de nefes nefese ayrılıp. Kudret alnını vezirin alnına yaslar.
'Bu oldu işte'
Vezir hafif çapkın sırıtmasıyla
'Sen beni hep kıskansan mı acaba ne güzel kıskandın sen öyle'
Kudret gülerek vezirin omzuna hafifçe vurur
'Arsız arsız konuşma,o kadından uzak duracaksın duydun mu beni?'
'Duydum güzelim duydum duracağım merak etme,ama kudret bir şey sormam lazım'
'Sor?'
'Sen şimdi beni öptün geçen hafta da yaşananlar malum bizim aramızda'
'Bir şey var vezir eskisi gibi bir şey hem de'
Vezir heyecanla 'gerçekten mi barıştık mı kudret?'
Kudret gülümseyerek 'Barıştık aşkım'
Vezir heyecanla ayağa kalkıp kudreti de ayağa kaldırır 'Ciddisin?'
'Ciddiyim vezir ciddiyim'
'Aşkım benim'deyip kudretin belinden tutup döndürmeye başlar 'Sen bana dünyaları geri verdin güzelim'
Kudret kahkaha atarak veziri durdurmaya çalışır.'
'Vezir dur başım döndü deli adam dur'
Vezir hemen kudreti yere bırakır.Kudretin yüzünü avuçlarını arasına alır.
'Sen bana dünyaları verdin kudret yaşama sebebimi geri verdin seni çok seviyorum aşkım çok'deyip kudrete sıkıca sarılır.
Kudrette sarılmaya aynı şekil karşılık verip ayrılırlar.
'Bende seni çok seviyorum vezir çok bu zamana kadar ne yaşattıysam bize affet ben böyle olsun istemedim'
'Şşş biliyorum güzelim sen neyi ne için yaptıysan bizim iyiliğimiz için yaparsın biliyorum.'
Kudret tebessüm ederek'Ben gideyim artık vezir'
'Kudret gitmesen ben seni çok özledim burada sarılıp uyusak sabah erken kalkarız kimse görmez bizi olmaz mı güzelim kokunu özledim'
Kudretin gözleri dolmuş şekilde içinde bu adamın özlemi daha da arttığını fark ettiği için engel olmamıştı.
'Olur vezir uyuyalım bende seni çok özledim'

İkisi kulübenin içindeki o koltuğa uzanıp,kudret başını vezirin göğsüne koymuş vezirin elleri ise kudretin belini sıkıca sarıyordu.
'İyi geceler güzelim seni çok seviyorum'
'İyi geceler vezir,bende seni çok seviyorum aşkım'

Kudret ve vezir artık tam anlamıyla barışmıştı.Ama bu güzel günler ne kadar süreceği meçhuldü.Vezir gerçekleri öğrendiği an gözü hiçbir şeyi görmeyecekti kudreti'ni bile...sadece kızını alıp gitmek isteyecekti ama bu duruma da kudret müsaade etmeyecekti.İşte iki aşığın arasında zar zor bitecek o savaş,o zaman başlayacaktı.