17. bölüm · Aile

17.Bölüm-Sadece Sen

Peri Masalı

Vezir zülfikarla çalışma odasında konuşurken,kudret ise mutfakta yaşanan o sinir bozucu görüntünün verdiği sinirle bir hışımla odasına girmiştir.
Günlük kıyafetlerini çıkarıp ipek saten askılı geceliğini giymiştir.
‘Adama bak ya adama bak hem aile pozu kesiyo elin kızıyla hemde sen beni kıskandın mı kudret diye soruyo ukala şey’
Su içmek için komidinine uzandığında sürahisinin boş olduğunu gördü.
‘Heh bi sen eksiktin zaten içinde su olsa şaşırıcam ben’

-Çalışma Odası-
Vezir ile Zülfikar bugün ki olayı korkutun gelişini konuşuyolardılar.
‘Bak vezir,bu korkut bizim başımıza çok iş açar oğlum ne yap et onu buradan yolla’
‘Merak etme sen abi o işi halledeceğim en kısa zamanda’
‘Sana güveniyorum vezir,hadi iyi geceler’
‘İyi geceler abi’

Kudret suyunu almak için mutfağa sinirle geçmiş geçerken de vezir de görmüştür.Hemen masum tebessümüyle kudretin arkasından gitmiştir.
Kudret ise arkasını dönmeden orada kimin olduğunu gayet iyi biliyordu.

‘Git vezir,gece gece kalbini kırmayayım’
‘Sen kır kudret kalbimi,başımı sesim çıkarsa ne olayım’
Kudret sinirle arkasına döner hafif sesi yüksek çıkarak
‘Ne istiyorsun derdin ne?’

O sırada mutfağa bir ayak sesi yaklaşıyordu.Vezir duyar duymaz kudreti yavaşça kolundan tutup hemen yan taraftaki kilere onu sokmuştur.
İçeriye girdiklerinde mutfağa gelenin Sema olduğunu gördüler.İkisi göz göze geldiğinde dudakları neredeyse değdi değecekti.
Sema suyunu içip yukarıya doğru çıkmıştır.
Kudrette onun gittiğini anlayınca oradan çıkmak için adım attığında vezir kudretin bileğini narince tuttu.
Kudret sinirle
'Ne yapıyorsun?hemen bırak bileğimi'
'Bırakmam'
'Vezir gece gece sinirlerimi bozma benim bir çığlık atarsam yakalanırız görürsün'
'Atsana kudret nasıl atıyorsun bakalım'
Kudret tam çığlık atmak için ağzını açtığında vezir hemen dudağına yapışarak onu susturmuştu.Kudret dudaklarında baskı hissettiğinde şok içinde gözleri büyümüştü,vezir yavaşça kendini geri çekti.
'Sen ne yaptığını sanıyorsun,nasıl öpersin beni nasıl'
'Nasıl mı?ee göstereyim nasılını'
'Vezir benim sabrımı sınama geri bas ne diyeceksen de ve git'
'Bugün o mutfakta gördüğün manzara asla düşündüğün gibi değil sadece o bebeği görünce benim kız çocuk sevgimi biliyorsun kudret dayanamadım işte,kuzeninin adından asla haberim yoktu sormamıştım bie sen dediğinde öğrendim kısacası kudret karslı'Kudretin elini tutup kalbine götürür.
'Bu kalpte,yürekte,akılda da sadece sen varsın bir ömür de sen olacaksın,ha ama ilerde belki birisi daha olur'
Kudret sinirle onun omzuna vurmuş 'kimmiş o ya?
Vezir hafif sırıtarak
'Kızımız'
'Kızımız?'
'Evet kudret kızımız'
Kudret hafif bir şekilde tebessüm etmiş.
'Kızmadın ama kudret hanım bakıyorum da önceden çok kızardın daha erken diye'
'Ne kızacağım ya ama erken o doğru ee neyse ben yatacağım vezir hadi iyi geceler'
'İyi geceler kudret'

-2 Gün Sonra-
Gönül alışveriş yapmak için dışarıya çıkmış,zülfikar otogarda,derya ile zafer okullarında,kudret ile cennet ise konakta salonda oturmuşlar.Daha doğrusu kudret koltukta oturmuş yerde oyuncaklarıyla oynayan kızını izliyordu.
Cennet istediği şeyleri yapamayınca oyuncağını fırlatıyordu yere
Kudret gülerek 'senin sinirin kime çekti acaba anneciğim benim gibi sakin olsana kızım hep baban olacaksın değil mi sen?:
'Bıııııı-aaaaa'
'Aa babaya lafda söyletmiyo hanımefendi cennet hanım seni ben doğurdum ona göre yalnız'
'aaaayyy'
'Ayyyy tabi babacı seni'
O sırada konağın kapısı çalmış evin hizmetlisi ayşe kapıya bakmak için gitmiştir.Ama kapıyı açtığında şok olmuştu karşısında ki vezir ama elinde sayamadığı kadar poşet vardı.
'Bune oğlum?'
'Gönül hanım içeride mi ayşe teyzem,bizim miniğe bir kaç şeyler aldım da'
'Bir kaç?'
'Evet'
'Gönül hanım alışverişte şuan salonda kudret hanım ile cennet var oğlum'
'Kudret hanım mı?'
'Evet oğlum hadi geç'
'Eh geçeyim madem'deyip salona doğru ilerlemişti.
Kudret tam kahvesini dudaklarına götürüyordu ki gördüğü manzara karşısında kahvesi orada kaldı.Sonra kendine gelip bardağı indirdiğinde vezire dönüp
'Vezir bunlar ne?'
Vezirin gözleri hemen yerde ki cenneti bulmuş sonra gülümseyerek kudrete döndüğünde
'Ya ben cennet doğduğu zaman buralar da değildim sonra da aklıma gelmedi bugün bir oyuncakçının önünden geçerken aklıma geldi bir kaç şey aldım'
Kudret gülerek 'Birkaç mı gerçekten vezir dükkanı almışsın'
'Alakası yok kudret hanım bu minik papatyaya az bile'
Hemen cennetin yanına çöküp 'Cennet bakalım mı birlikte bak hepsini sana aldım'
Cennet sanki kendisine alındığı anlamış gibi heyecanla ellerini çırpıp zıplamaya çalışıyordu.
'Hııı -da daa'
'Madem sen de heyecanlısın gel bakalım buraya'deyip cenneti kucağına alıp poşetleri tek tek açıp hiç sıkılmadan cennete anlatıyordu.
Ve sonunda bütün oyuncaklar yerdeydi kudret şok olmuş şekilde vezire bakıyordu.Her oyuncaktan vardı.
barbie
peluş hayvanlar neredeyse tüm hayvanlar
oyuncak tarak, ayna, makyaj malzemeleri
lego
eğitici kitaplar
oyuncak hamuru
parmak oyuncağı
bir kaç toka
uyuması için o peluş hayvanlardan daha büyük bir peluş tavşan
ve yapboz
Kudret içinden kızı olduğunu bilmeden bu kadar şey alan adam bide kızı olduğunu öğrense neler alırdı kim bilir, evi falan doldururdu diye düşünüp kendi kendine gülümsemişti.Ama bir şey dikkatini çekmişti yapboz evet o yapbozdu 8,5 aylık bebeğe yapboz almıştı vezir.
Kudret kendini daha fazla tutamayarak kahkaha atar
Vezire bakıp eline yapbozu alır
'Vezir bune Allah aşkına ya 8,5 aylık bebeğe yapboz mu aldın nasıl yapsın bu kız bunu?'
'Evet başta bana da saçma geldi ama bu kız aynı sen kudret senin zekanı da almış olabilir diye yapboz aldım şimdi yapamazsa birkaç seneye yapar değil mi cennet?'
'hııııı-bıııııı-zzz
'Bak ablası o da evet diyor'
Vezir eline papatya toka ve peluş tavşan ayıcığı alıp cenneti karşısına oturtup önce papatyalı tokasını takar.
'Bak cennet senin papatyalı elbisen varya ona uyumlu olsun diye bu toka dan aldım sana, siz abla kardeş papatyalı elbise,tokalara bitersiniz zaten'
Kudret gülümseyerek kafasını sallar
'Bak buda peluş tavşan uyurken korkma, yalnız kalma diye aldım bunu sevdin mi?'
Cennet oyuncağını alıp sarılır kudretin iyice gözleri dolmuştu artık, vezir ise dayanamayarak cennetin tombul yanaklarına öpücük kondurmuş.
Cennet oyuncağını sallayarak
'da-daaa da
'Rica ederim güzellik'
Vezir yavaşça ayağa doğru kalkar
'Ben gideyim artık kudret herkes gelir artık'
Kudrette ayağa kalkıp 'Tamam vezir geçireyim ben seni'
'Olur'

İkiside kapının önüne gelmişler kudret vezire dönerek
'Çok teşekkür ederiz vezir cennete aldığın oyuncakların hepsi çok güzel hele ki o tokası ve uyku arkadaşı gerçekten sağol'
'Ne demek kudret cennet benim kızı-kardeşim gibi tabiki de alacağım doğduğu ilk gün görebildim sadece o günde geceydi ertesi gün adanaya döndüm zaten anca şimdiye'
'Olsun vezir hepsi çok güzel'
Vezir gülümseyerek kudrete bakar
'Beğenmene çok sevindim cennette sevmiş belli'
'Sevmez mi o küçük hanım baksana sevinç çığlıkları geliyor içeriden'
Vezir kahkaha atarak kudrete bakar
'Gideyim ben artık görüşürüz.'
'Görüşürüz vezir,dikkat et kendine'
'Sende,sizde kudret'
Kudret vezirin cenneti ima ettiğini anlayınca hüzünle başını eğip kapıyı kapatmıştır.Vezire bu haksızlığı yaptığı için kendinden nefret ediyordu.Ama her şey hem onun hem cennetin iyiliği içindi mecburdu.
Elbet bir gün vezir gerçeği öğrenecekti asıl savaş o zamandı ne bu konak ne bu otogar kalırdı geriye...

Kudret içeriye kızının yanına gider baktığında vezirin aldığı oyuncaklarla oynamış gülümseyerek koltuğa oturup kızını seyretmeye başlar....