29. bölüm · Aile
29.Bölüm-Kahvaltı
Kudretin içini dökmesinden ardından 2 gün geçmişti, günlerden pazar'dı vezirin izin günüydü. Sabah erkenden kalktı, karalıydı kudrete kendini affetirecekti. Hemen üstünü giyinip konağa doğru yola çıktı,ama saat daha sabahın 8i olduğu için içeriye nasıl gireceğini bilmiyordu.
Arka bahçeden dolanıp mutfağın kapısına doğru geçti, orada ise gönülü gördü endişeyle tam kaçacakken gönül onu fark edip hemen bahçeye çıktı.
'Vezir, ne oldu oğlum sabah sabah?'
'Ben şey için geldim, şey'
'Ne? dur şimdi birisi görür burada gel mutfağa doğru'
İkisi de içeriye girip vezir konuşmaya başlamıştır.
'Açık konuşucam gönül hanım, ben kudrete kendimi affettirmek istiyorum o da doğal olarak beni hemen affetmicek bende güzel jestler yaparsam kalbini kazanırım diye düşündüm, o yüzden de sabah kahvaltısını hazırlayıp odasına götürmek için geldim. Ama yanlış yaptım sanırım ben en iyisi gideyim'
Vezir tam kapıdan çıkacakken gönül arkasından seslenip
'Kudret yumurtayı omlet şeklinde sever sen de iyi bilirsin zaten, mutfak sende ama tek bir dağınıklık istemiyorum bugün de pazar olduğu için zülfikar en erken 10 da kalkar sana kolay gelsin oğlum' deyip gülümseyip mutfaktan çıkar
Vezir hemen sırıtarak kollarını katlayıp işe koyulur. Kudret'in en sevdiği şekilde sebzeli omlet, çayı ve kahvaltılıklarını hazırlamıştır.
İç cebinde getirmiş olduğu kırmızı gülü çıkarıp tepsiye yerleştirip sakin adımlarla kimseye görünmeden kudretin odasına çıkmayı başarmıştı, içeriye girdiğin de kapıyı kapatıp hemen yavaşça kilitledi tepsiyi masaya bırakıp
Kudrete doğru döndü, melek gibi uyuyordu kudret dayanamadı hemen yanına çöküp usulca saçlarını okşadı sonra seslenmeye başladı.
'Kudret hadi kalk sabah oldu'
Kudret uyku sersemliğiyle
'Ihıı ben uyuyacam' deyip yorganı kafasına kadar çeker
'Olmaz bak vezirin sana neler hazırladı, hadi kalk bakalım
'Kudret vezir kelimesini duyunca yatağından sıçradı, karşısında veziri görünce şok oldu
'Sen delirdin mi vezir? ne yapıyorsun benim odamda, çık bir gören olacak'
'Hiç kimse görmez kudret'
'Vezir sabah sabah ayarlarımla oynama bak benim çık odamdan'
'Bende çıkmayacağım dedim kudret, ne yaparsan yap bu odadan çıkmayacağım'
'Bağırırım o zaman görürsün'
'Bağırsana, ama sen bağırınca baban gelecek odana bi bakacak ki kızı ve sağ kolu baş başa kızının odasında tepside gül senin saçlar dağılmış ve kapı kilitli istersen bağır mani olmayayım sana'
Kudret sinirle yataktan kalkıp vezirin önüne dikilir
'Sen varya adamı deli edersin vezir deli'
'Ben deli oldum ki güzelim senin aşkından deli divane oldum ben'
Kudret sabır dilercesine gözlerini kapatıp içinden sabır diler, sonra gözlerini açıp vezire bakar
'Ne istiyorsun ne? söyle sonra çık odamdan'
Vezir sırıtarak
'Seninle kahvaltı'
'Ne kahvaltısı ya vezir, bunun için mi geldin gerçekten'
'Aynen öyle kudret hanım, şimdi benimle oturup kahvaltı yapıyor musun yoksa ben sesimi biraz daha yükseltip babana yakalatayım mı bizi'
'Geç başımın belası geç, ama bana bak kahvaltıyı eder etmez gidiyorsun anlaşıldı mı?'
'Anlaşıldı kudret hanım, hem de çok güzel anlaşıldı'
Kudret yumurtasını hızlı hızlı yerken vezir kudrete dönüp
'Yavaş yavaş, boğazında kalacak sakin sakin ye'
'Sen git diye hızlı yiyorum vezir, yoksa kalacaksın burada anlaşıldı'
Vezir kaşlarını çatarak çatalını bırakır, kudrette başını kaldırıp vezire bakar
'Öyle demek kudret hanım, siz ne kadar hızlı yerseniz benim bu odadan çıkma ihtimalim azalır ve baban da saat 10 da kalkacakmış, öyle haberin olsun' deyip çatalını alıp kahvaltısını devam eder
Kudrette oflayarak yavaş yavaş kahvaltısını eder.
Vezir sırıtarak ekmeğe bal kaymak sürerek kudrete uzatır, kudret vezire bakınca pes etmeyeceğini anlayıp gözünü devirip ekmeği alır.
Saat 9a doğru geliyordu. Kahvaltılarını etmiş öylece duruyolardılar, en son kapı çalındı kudret endişeyle 'kim o?' diye sorunca gönül cevap verdi.
'Kızım benim, vezirin orada olduğunu biliyorum az açın kapıyı cenneti getirdim.'
Kudret gözlerini belerterek
'Eh yani vezir, annemide mi karıştırdın vezir oyunlarına'
'Aa kudret oyun mu aşk olsun, annen aşktan anlıyor güzelim ondan'
Kudret vezirin taklidini yaparak 'Annen aşktan anlıyor güzelimmiş, ya hadi git aç şu kapıyı'
Vezir kapıyı yavaşça açıp cenneti kucağına alıp kapıyı tekrar örter. Hemen cenneti yatağa uzandırır
'Oh benim güzel kızım'
'Ba- ba- ağğğaaağağ' babasını gören cennet sevinç çığlıklarını basmıştı. Vezir de sırıtarak
'Benim meleğim beni görüp mutlu mu olmuş sevinç naraları mı atarmış, kızım annene de öğretsene beni görünce somurtuyor.'
Kudretin gülen yüzü solup 'Vezir deli etme adamı, cennetle oyna sonra odamda çık'
'Anne kızdı kızım hadi gel oynayalım seninle'
Vezir cennetin ellerini kaldırıp havaya kaldırıyordu, sonra da göbeğine eğilip pof diye ses çıkarıp cenneti güldürüyordu. Cennet ise babasına kahkahalar atarak ellerini babasının başına koyuyordu.
'hııııı-ağğğaa' diye çığlıklar atıyordu.
'Benim güzel kızım baba birazdan gidecek, çünkü o deden beni burada görürse olay çıkartır. Ne senin ne annenin canı sıkılmasın güzelim tamam mı?'
'Ba-ba-ba ıhıııı' diyerekten babasının gitmesini engellemeye çalışıyordu cennet, vezirde hüzünle başını eğerek
'Ama bir tanem sen bunu yaparsan baban o kadar zor çıkar ki buradan yapma prensesim yapma'
Kudret karşısında ki manzaraya eriyip bitiyordu, ama vezire çaktırmadan düz sesiyle
'Hadi vezir bak saat 10a geliyor, babam uyanmadan git tekrar seversin cenneti'
'Doğru haklısın' deyip eğilip cennetin yanaklarına kocaman öpücük kondurur.
'Hadi kızım baba gidiyor görüşürüz' diyip cennete el sallar
'Ba-baa' diye mızmızlanırken cennet bir yandan elini sallıyordu.
Vezir el mahkum odadan çıkıp, otogara doğru yola çıkmıştır.Kudret kızını kendine döndürerek
'Sen de üzüldün değil mi kızım baba gidiyor diye çaktırmadım ama ben de üzüldüm'
'Ihııı ba-ba-ba'
'Baba gelsin değil mi'
'Ba-ba' deyip ellerini ağzına götürüp çığlık atar.
'Cimcime seni gel buraya bakalım' deyip yatağa yatırıp gıdıklamaya başlar
cennet çığlık atarak 'ağğğğaaaaa' deyip kıkırdamaya başlar
Anne-kız ailesinin kahvaltı saatine kadar yatakta tembellik yapıp, eğlenmiştirler...
