Abim Görmesin kitap kapağı

7. bölüm / 7

Abim Görmesin

Şüpe

Vaveyla Yazarı: noVi 💙

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Şüpe

"Neden bana bakıyorsun?" Yerimden sıçradı.
"Dalmışım"
"Bana bakarak mı?"
"Yahu dalmışım bilerek olmuyor ya!"
"İyi madem öyle olsun."
"Öyle z-"
"Ben dakika mola" diyerek içeri geldi Göktuğ,elinde iki kupa vardı.Birini Uraz'a uzattı.
"Hani bana?"
"Kahve içmeyi çok sevmiyorum diyen sensin"
"Doğru... hayır...yani...SANANE"
"Gökçe."dedi Göktuğ.
"Hı."
"Sus."
"İyi."dedim ve koltuğa kendimi gömdüm.
Uraz'ın telefonu çalmaya başladı,anında yüzü düştü.
Buse olduğunu anlamıştım.
Telefon birkaç saniye daha çaldı.
Uraz ekrana baktı.
Sonra aramayı açtı.
“Efendim?”
Ses tonu az önceki halinden tamamen farklıydı.
Daha ciddi.
Göktuğ da bunu fark etmiş olacak ki elindeki kupayı masaya bıraktı.
Ben ise istemeden Uraz'a bakmaya devam ettim.
“Şimdi mi?”
Kısa bir sessizlik oldu.
Uraz kaşlarını çattı.
“Tamam. Gelirim.”
Telefonu kapattı.
Göktuğ ona baktı.
“Bir şey mi oldu?”
“Konuşmamız gerekiyor.”
“Buse mi?”
Uraz başını salladı.
“Evet.”
Göktuğ birkaç saniye düşündü.
“İstersen ben de geleyim.”
“Yok.”
“Emin misin?”
Uraz hafifçe güldü.
“Senin her konuşmaya avukat olarak katılman gerekmiyor.”
Göktuğ hiç bozuntuya vermeden kahvesinden bir yudum aldı.
“Mesleğim bu.”
“Biliyorum.”
"Ay anladık avukatın!"
Göktuğ kaşlarını kaldırdı.
“Gökçe.”
“Hı?”
“Sen de sus.”
“Tamam.”
Bir saniye sonra Uraz bana baktı.
“Bunu yapamıyor.”
“Kesinlikle yapamıyor.”
“İkiniz de çok komiksiniz.”
“Teşekkür ederim.”
“Övgü değildi.”
“Ben öyle kabul ettim.”
Göktuğ başını iki yana salladı.
“Ben neden sizinle arkadaşım?”
Uraz hiç düşünmeden cevap verdi.
“Çünkü başka seçeneğin yok.”
Göktuğ ona yastık fırlattı.
Uraz son anda eğildi.
Yastık gelip bana çarptı.
“Göktuğ!”
“Uraz'a atacaktım.”
“Bana geldi!”
“Yanlışlıkla.”
“Tabii.”
Uraz kahkaha attı.
“Bence çok güzel attı.”
“Sen sus.”
“Ben bir şey demedim.”
“Yüzün dedi.”
Telefonunu cebine koydu.
“Ben çıkıyorum.”
Göktuğ ayağa kalktı.
“İstersen gece burada kal.”
Uraz başını iki yana salladı.
“Bakarım. Önce Buse'yle konuşayım.”
“Tamam.”
Uraz kapıya doğru ilerledi.
Kapıyı açıp çıktı.
Birkaç saniye sonra motorunun sesi duyuldu.
Pencereden dışarı baktığımda Uraz'ın motoruna bindiğini gördüm.
Göktuğ yanıma geldi.
“Ne bakıyorsun?”
“Hiç.”
“Senin ‘hiç’in tehlikeli.”
“Bugün herkes benim hiçime takmış durumda.”
Göktuğ güldü.
“Çünkü sen bir şey saklarken çok belli ediyorsun.”
“Ben bir şey saklamıyorum.”
“İyi.”
“İyi.”
Göktuğ tekrar koltuğa oturdu.
Ben de telefonumu çıkardım.
Ekranda yeni bir mesaj vardı.
Asel:
Yarın kahve içiyoruz,kaçış yok.
Gülümsedim.
Tam cevap yazacaktım ki başka bir bildirim geldi.
Nehir:
Asel'le gerçekten iyi anlaştın mı?
Kaşlarımı çattım.
Ben:
Evet niye?
Cevap hemen geldi.
Nehir:
Bilmem merak ettim.
Telefonu kapattım.
Nehir'in neden bunu sorduğunu anlayamamıştım.
Ama üzerinde durmadım.

~

Ertesi gün üniversiteye gittiğimde Nehir beni kapının önünde bekliyordu.
Kızıl saçlarını toplamış, mavi gözlerini kısmış bir şekilde bana bakıyordu.
“Niye öyle bakıyorsun?”
“Dün bana cevap vermedin.”
“Verdim.”
“Sonra?”
“Sonra ne?”
“Uraz.”
İç çektim.
“Yine mi Uraz?”
“Ne yapayım? Merak ediyorum.”
“Buse'yle konuşmaya gitti.”
“Sonra?”
“Bilmiyorum.”
“Hiç mi sormadın?”
“Hayır.”
“Sen nasıl insansın?”
“Normal bir insanım.”
“Değilsin.”
Tam o sırada Asel yanımıza geldi.
Sarı saçlarını omzunun üzerinden attı.
“Günaydın.”
“Günaydın.”
Nehir ona döndü.
“Sen bugün de mi buradasın?”
Asel hiç şaşırmadan:
“Üniversitede olduğum için evet.”
Nehir birkaç saniye sustu.
Sonra bana baktı.
“Bak, yine laf soktu.”
Asel kaşlarını kaldırdı.
“Laf sokmadım.”
“Senin normal cümlelerin bile biraz…”
“Nasıl?”
“Değişik.”
Asel güldü.
“Alışacaksın.”
Nehir de gülümsedi.
“Belki.”
Asel bana döndü.
“Bu arada bugün kütüphaneye gidecek misin?”
“Sanırım.”
“Ben de geleceğim.”
Nehir hemen:
“Ben de.”
Asel ona baktı.
“Sen ders çalışıyor musun?”
“Çalışıyorum.”
“Gerçekten mi?”
“Bazen.”
“Güzel.”
Nehir gözlerini devirdi.
“Beni küçümsüyorsun.”
“Asla.”
“Şu an küçümsedin.”
“Aslında sadece şaşırdım.”
Ben gülmeye başladım.
“İkiniz bir araya gelince çok garip oluyorsunuz.”
Nehir koluma girdi.
“Ben gayet normalim.”
Asel başını salladı.
“Ben de.”
Üçümüz aynı anda birbirimize baktık.
Sonra gülmeye başladık.

~

Eve geldiğimde odama geçip yatağıma doğru şampiyonluğa yakışır bir atlama yaptım.
Tam Gözlerimi kapatıyorum ki bir ses duyuldu.
"Göktuğ onurumu incitiyorum ben düştüğüm hale bak."
"sakin ol Uraz."
"olamıyorum lan olamıyorum s*ktiğimin hayatı burdayım da gülmüyor!"
"Ne dedi?"
" yine aynı b*k yok benim kafam karışıktı yok ot yok b*k."
Sonra bir telefon çalma sesi.
"açıyorum"
"Ne oldu yine........Ben sıkıldım benimde bir onurum var benimde bir hayatım var senin yüzünden yaşayamıyorum al ne kadar istiyorsan!sen o adamın..ağzımı açdırtma benim Ben seni kendim gibi gördüm aile olmak istedim sen ne yaptın en hassas olduğum noktadan vurdun şimdide tehtid ediyordun!" Bir süre daha sessiz kaldı.
"Kapattı,ya...napıcağım ben"
Şoktan dolayı ağzım açık kalmıştı ve sanırım mu kişi Buse'ydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 3beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.