Abim Görmesin kitap kapağı

3. bölüm / 7

Abim Görmesin

Değişik

Vaveyla Yazarı: noVi 💙

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Değişik

(Urazı değiştirdim görünüş olarak ilk bölüme bakabilirsinizz)
Bir an ne diyeceğimi bilemedim.
Sonra Göktuğ'a baktım.
Göktuğ'un yüzündeki ifade, sanki Buse'nin birazdan beni kaçırıp başka ülkeye götüreceğini düşünüyormuş gibiydi,zaten hep böyleydi beni koruması hoşuma gidiyordu ama sanki bebeklerim gibi davranması bazen sıkıyordu.
“Ne planı?” diye sordu.
Buse çantasını omzuna taktı.
“Gökçe'yle dışarı çıkacağız.”
“Nereye?”
“Dışarı.”
“Buse.”
“Göktuğ.”
İkisi birkaç saniye birbirlerine baktı.
Uraz araya girdi.
“Bence ikiniz de susun.”
Göktuğ ona döndü.
“Sen sus.”
“Ben niye susuyorum?”
“Çünkü sen zaten bu evde gereğinden fazla konuşuyorsun.”
Uraz hiç bozulmadan koltuğa oturdu.
“Ben evin demirbaşıyım.”
“Demirbaş değil, işgalcisin.”
“Aradaki farkı bilmiyorum.”
“Belli.”
Ben kahkaha atmamak için dudaklarımı kemirmeye başladım.
Buse koluma girdi.
“Hadi.”
“Bir dakika, ne yapacağımızı bile bilmiyorum.”
“Ben biliyorum.”
“Bu daha kötü.”
“Güven bana.”
“Son söylediğinde beni lunaparkta dönme dolaba bindirmiştin.”
“Ve çok eğlenmiştin.”
“İndikten sonra on dakika yerle konuşmuştum.”
“Abartıyorsun.”
“Hayır.”
Tam çıkacakken Göktuğ arkamızdan seslendi.
“Akşam yedide burada olun.”
Buse başını çevirip gülümsedi.
“Tamam baba.”
Göktuğ'un yüzü düştü.
“Bana baba deme.”
“Tamam baba.”
Uraz'ın kısık bir sesle güldüğünü duydum.
Göktuğ bu kez ona döndü.
“Sen de sus.”
“Tamam.”
“Niye gülüyorsun?”
“Gülmüyorum.”
“Gülüyorsun.”
“İçimden gülüyorum.”
Buse beni kolumdan çekiştirerek kapıdan çıkardı.
“Göktuğ'yla aynı evde nasıl yaşıyorsun?”
“Ben de bazen bilmiyorum.”
Buse'nin planı tahmin ettiğimden daha basitti.
Önce bir kafeye gittik, sonra birkaç mağazaya baktık. Buse sürekli bir şeyler anlatıyor, ben de onu dinliyordum.
Aslında Buse'yle vakit geçirmek hoşuma gidiyordu.
Kafede otururken Buse telefonunu masaya bıraktı.
Ekran birkaç saniye sonra yandı.
Uraz: eğleniyor musunuz sevgilim?
Buse mesajı gördü ama telefonu eline almadı.
Ben istemeden baktım.
“Uraz merak etmiş.”
“Etsin.”
“Cevap vermeyecek misin?”
“Biraz beklesin.”
“Niye?”
Buse omuz silkti.
“Her an cevap vermeme gerek yok.”
Bunu söylerken gülüyordu ama sesinde hafif bir tın vardı.
“Bir şey mi oldu?”
“Yok.”
“Emin misin?”
“Evet.”
Telefon tekrar titredi.
Bu kez Buse'nin yüzündeki gülümseme kayboldu.
Mesajı açtı.
Birkaç saniye okudu ve telefonu ters çevirdi.
“Gerçekten bir şey yok mu?”
“Gökçe.”
“Tamam.”
Üstelemedim.
Belki gerçekten hiçbir şey yoktu.
Ama Buse'nin davranışlarında ilk kez garip bir şey fark etmiştim.
Akşam eve döndüğümüzde Göktuğ salonda oturuyordu.
Yanında Uraz vardı.
Ve ikisi bir şey tartışıyordu.
Bizi görünce sustular.
“Ne konuşuyordunuz?” diye sordum.
“Hiç.”
Göktuğ'un “hiç” demesi hiçbir zaman güven verici değildi.
Buse direkt Uraz'ın yanına geçti.
Uraz ona baktı.
“Neredeydiniz?”
“Gezdik.”
“Biliyorum.”
“E o zaman neden soruyorsun?”
Uraz birkaç saniye sustu.
“Merak ettim.”
Buse cevap vermedi.
Çantasını koltuğa bırakıp mutfağa geçti.
Uraz arkasından baktı.
Ben de farkında olmadan ona baktım.
Uraz'ın yüzündeki ifade değişmişti.
Az önceki rahat tavrından eser yoktu.
Göktuğ bunu fark etmemiş olacak ki televizyonu açtı.
“Bu akşam ne yapıyoruz?”
“Film?” dedim.
“Olur.”
Uraz koltuğa yaslandı.
“Ben varım.”
“Sen zaten hep varsın,” dedim.
Bana baktı.
“Rahatsız mı oldun?”
“Hayır.”
“Emin misin?”
“Evet.”
Gülümsedi.
“Güzel.” mutfağı bahane edip Buse'nin yanına gitmeyi düşündüm.
"Ben gidip bişeyler hazırlayayım,patlamış mısır?"
Uraz hemen cevapladı.
"Kesinlikle" mutfağa doğru yol aldığım an
mutfaktan Buse çıktı.
“Ben biraz hava alacağım.”
Uraz hemen doğruldu.
“Ben de geleyim.”
“Gerek yok.”
Buse'nin sesi sertti.
Uraz birkaç saniye ona baktı.
Sonra tekrar koltuğa oturdu.
“Tamam.”
Buse kapıya yöneldi.
Kapı kapanınca salonda tuhaf bir sessizlik oldu.
Göktuğ kumandayı elinde çeviriyordu.
Ben ise istemeden kapıya bakıyordum.
Bir şey vardı.
Ne olduğunu bilmiyordum.
Ama vardı.
Ve nedense ilk kez Uraz ile Buse'nin ilişkisine dışarıdan bakıyormuşum gibi hissettim.
Belki de sadece yorgundum.
Belki de gerçekten hiçbir şey yoktu.
Ama içimden bir ses, “Bu daha başlangıç,” diyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

65okunma 7beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.