4. bölüm · ~𝙷𝙰𝚈𝙰𝚃𝙸𝙽 𝙼𝙾𝙳𝙰𝚂𝙸~
{3.BÖLÜM} ~KARŞILAŞMALARIN TESADÜFÜ~
~Her karşılaşmaya tesadüf mü dememiz gerekiyor ? Ya tesadüf zamanla hayatımızın bir parçası olursa?~
--------------------------------
Artik istanbula gelmiştim.Üç günden beri işlerler uğraşıyordum.
Bu sefer ise yeni elbise tasarimi üzerinde duruyordum çünkü dün baska bir firmadan yardim teklifi gelmişti. İki aya kadar elbiseyi tamamlayip defilede manken sunacakti. Gerçekten işimi ve kariyerimi tekrar yükseltecek adim olur belli mi olur.
Bu sefer işimde en iyi elbiseyi yapıp en iyi güvenlik önlemlerini alcaktim.
Bu seferde defilem mahvolsun istemiyorum. Eğer bu defile güzel geçerse hem teklifi sunan firma ile ortaklığımız olcakti hemde kendi işimi büyültmüş olcaktim. Çok dikkate almalıydım bu işi. Şans yüzüme gülmüştü galiba.
Şimdi soğuk kahve eşliğinde elbiselerin kaba taslağını çizmeye çalışıyordum.
Ve yine kapi çalmıştı kalkıp kapıyı açtığımda yine çiçek geldiğini anladim. Çicekleri alıp içeri gittiğimde çiçekleri bir vazoya yerleştirdim. Çicekler kurumaya başlayınca bir iki tane koparıp sakliyordum. Zaten hep ayni çiçekler geliyordu iki tane ceşit Hepsinide koparip saklamiyordum. O an içimden nasil gelirse öyle yapiyordum.
Ben Adana'ya gittiğimde kapimin önü çiçek ve mektuplarla doluydu.
İstanbul'a geldiğim şu üç gündür çiçek gelmemişti ama bugün gelmisti.
𝘠𝘪𝘯𝘦 𝘤𝘰𝘬 𝘨𝘶𝘻𝘦𝘭𝘥𝘪𝘯 , 𝘧𝘢𝘻𝘭𝘢𝘴𝘪𝘺𝘭𝘢 𝘩𝘦𝘮 𝘥𝘦...
Diye bir notta vardi yaninda. Adana'dan geldiğimden beri sadece bi kere dışarı çıkmıştım dündü o da. İşten eve evden işe geçmiştim arabamla. Ne ara görmüş olabilir ki?
Arada içime korku ve endise geliyordu. Ya sapiksa? Ya takintiliysa? Ya psikopatsa? Ya katilse?
Aklıma bu tür sorular çok geliyordu. Sonuçta bana karşı bir seyler hissediyorsa adam gibi karşıma çıkıp sevdiğini söylemeli. Böyle gizemli olmanin bir faydasi yok bence ve takıntıdan başka bir şey değil gibi geliyordu bana.
Ya da biri benle ağır bir şekilde dalga geçiyordu ama hiç sanmiyordum.
Şuan takmamaya çalışıp elbiseyi çizmekle uğraştım dört tane falan bir model tasarliyacaktim.
Uyumadan önce biraz buketle konustum. Sonra doktorun verdiği ilaçları yüzüme sürdükten sonra artik yatağıma geçip uyumustum.
--------------------------
Ofisteydim ve başka firmanin ~𝚢𝚊𝚔𝚞𝚝 𝚎𝚕𝚖𝚊𝚜 𝚖𝚘𝚍𝚊 𝚎𝚟𝚒~ asistani yanimdaydi şuan. Ona dün çizdiğim elbise modellerini gösterip hangisi diye soruyordum. Hepsini çok beğenmisti. Bunlari alip patronuna göstermek için ofisten çıktı.
O çıktıktan sonra Sancak odama gelip" Bu kahve sana" Dedi. İki tane kahve vardı elinde. Demek ki karşılıklı oturup içecektik yani. Dalga geçer şekilde" Kapıya tıklamadan giremeyeceğini unuttun herhalde" Dedim ve elinde ki kahve bardağını aldıktan sonra " Kahve içinde teşekkürler" Dedim.
"Arkadaşız sanıyordum ve tıklama gereği duymamıştım." Dedi. Onunda dalga geçtiğini biliyordum çünkü arkadaş olcak derece yakın değildim pek.
" Ee nedir bu kahve şeklinde odama gelişinin sebebi" Kahvesinden bir yudum aldıktan sonra alnına düşen siyah saç tutamini eliyle düzeltti ve " Bu aralar işler nedeniyle yoğunsun ve zaten daha geçen günlerde defilede sorunlar çıktı o yüzden kahve içip şu iki ay sonraki defile ve yeni firma hakkinda konuşabiliriz ve "ardindan hemen kısık ses ve dalga gecer bir tonda
"Aman Ebru duymasın ama ondan daha zeki ve çabucak her şeyi anladığım için benimle iş konusu konuşmak istediğini düşündüm" Dedi. Hafif bir gülmüştüm çünkü Ebru ve Sancak birbirleriyle böyle şakalarda bulunuyordu. Bana karşıda öylelerdi gerçi. Arkadaş olcak kadar samimi değildim Sancakla ama patron çalışan şeklinde de değildik. Ebru ile daha yakın gibiyiz.
Kahvemden bir kaç yudum aldıktan sonra bende dalga geçer şekilde" Haklısın iyi düşünmüşsün ama odadan çıktıktan sonra ebru bu dediğini duysa senin üstüne sırtlan gibi atlıyacağina eminim " Dedim. O da hafif tebessüm ederek bana göz kırpmişti ve " Sen demezsen duyup üstüme sırtlan gibi atlamaz" Diyerek ayağı kalktı ardından " Kahve için tekrar teşekküre gerek yok içimden geldi ve öğle aramdan sonra şu işi konuşuruz Melra Hanım" Dedi. Kahve için teşekkür edeceğimi tahmin etmişti ama yinede teşekkür etcektim." Yinede teşekkür ederim ve öğle arasında sonra odama gelirsin çünkü ben dört gibi ofisten çıkmış olcam" Dedim. Cevap vermeden önce sorgulayıcı bakışlar attı ama ardından" Tamam olur Melra Hanim" Dedi ve başını selam verir şekilde eğdi ben de aynısını yaptıktan sonra çıkmıştı.
İçimde garip bir his vardi. Bu his karnımı ağrıtıyordu. Neden olduğu hakkında ise hiç bir fikrim yoktu ve zaten kafamı işime vermek zorundaydim şu aralar.
------------------------
Hafta sonu cumartesi şuan ki işi veren firma ile iş yemeğim vardı. Onun için alışveriş yapmaya evime yakın olan sarıyer'de ki İstinye Park avm' ye gelmiştim.
Aşırı güzel kıyafetler bulmuştum ve kararsız kaldığım için Buketi görüntülü arayıp hangisini alacağımı konuşuyorduk.
" Çok kararsız kaldım ya hepsi güzel" Dedim. Bukette dahiyane fikrini ortaya atti" Hepsini al asko " Dedi." Ne kadarda zekiceydi bu ama hepsini alırsam yine aynı durum olcak iş yemeğine gideceğim günden bir gün öncede hangisini giysem diye kararsizlik yaşıycam "dedim ve onunda dediği gibi hemen ardindan" Asko" Dedim. Buket bi süre öylece durdu ve "Evet doğru. Sandığımdan da daha zekisin canım kuzenim " Dedi.
Biraz daha bakıp eleme yaptıktan sonra telefonu kapattık. Şuan kabinde seçtiğimiz bir kaç elbiseyi deneyip Bukete resimlerini atıyordum
𝘍𝘰𝘵𝘰𝘨𝘳𝘢𝘧
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖==Bu sanki gelinin kız kardesiymissin gibi aşırı abartılı askom.
𝘍𝘰𝘳𝘰𝘨𝘳𝘢𝘧
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖== Ay kız bu ne.
𝘉𝘦𝘯== Neye benziyor Buket
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖== Bunak karı yani babaannemin entarisine.
Buketin dediği ile güçlü bir kahkaha attim ve dediği sanki biraz doğruydu. Kahverengiydi ama elbisenin üstünde koyu kahvede desenler vardi. Askılı ve uzundu.
Ben== LWLSMDNSKWLLALSL
Ben== Salak kız ya aklına nerden geliyor böyle şeyler.
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖== Ee sonuçta bir Buket kolay yetişmiyor.
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖== Acaba tiyatro bölümü mü okusaydim.
Konudan konuya geçme hızına hayrandim. Buket küçükken Tarık adında ki tarih öğretmenini deli gibi sevdiği için tarih öğretmeni olmuştu ama lise de ki ergenlerle uğraşmak onu bunaltiyordu. Ama öğrencileriyle aşırı komik anıları vardi.
𝘍𝘰𝘵𝘰𝘨𝘳𝘢𝘧
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖== kızz bu nee.
Yine aynı tepkiydi. Galiba şaşırıyordu.
𝘉𝘦𝘯 ==🤦♀️
𝘉𝘦𝘯== neye benziyor mal.
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖== 🤰buna benziyor aynı.
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖==Hamile kadın kıyafeti gibi.
𝘍𝘰𝘵𝘰𝘨𝘳𝘢𝘧
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖==Zevkine tükürim askom bunlar ne ya.
𝘉𝘦𝘯==Sen seçtin ya.
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖==He öyle mi.
𝘉𝘦𝘯==He ya öyle.
𝘉𝘶𝘬𝘦𝘵𝘪𝘮😻💖==Of ama bu da yani köy evlerindeki halı desenine benziyor.
𝘉𝘦𝘯==KSNSNEJWOWOPELDKDKD
Kendi seçtiği elbiseleri beğenmiyordu.Eğer baya vaktim olsaydi elbisemi kendim dikcektim ama iki gün vardi sadece.
-----------------------
Buketle birazcik daha kararlaşarak çok güzel bir elbise almiştim. Elbise siyahtı ,kısaydı ve sag bacağından elbiseye bağlı iki kez çaprazlanmiş ip vardi. Üst kısmı ise kare yakaydı ama göğüs kısmı, kol ve sırt kısmı falan açıktı. Boyuna bağlamalı ip vardi. Göbek ve sırt kısmı da açıktı. Göbek ve sırt kısmından da çapraz şekilde bağlanmış ip vardı. Çok güzeldi.
Şimdi ise çanta bakıyordum. Dört model arasında kalmıştım. İkisi siyah ikisi bordoydu. Farkli modellerdi.
Arkamdan birisi bir tane turuncu renk çanta uzatti. O an şaşkınlıkla kaldim. " Bu bence daha güzel"dedi. O tanidik sesti. Polat'ın sesiydi. Ne yapıyordu bu adam. Arkamı dönüp" Anlamadim. Pardon"dedim. Onun burda ne işi vardi. Mardin'de olması gerekmiyordu. Belkide burda yaşıyordu.
"Anlamayacak ne var , yardımcı olmak için sana model sunuyorum" Dedi." Evet fark ettim ama gerek yok ve tuhafima gitti" Dedim.sonuçta kız arkadaşı varsa rahatsız olabilirdi. Aşırı kıskançsa ve şuan burdaysa üstüme bile atlayabilirdi belki çünkü ben aşırı kıskancımdır sonuçta başka kadında öyledir.
"Niye gerek yok kaç saattir ne elbise seçebildin ne de çanta daha bunun makyaj malzemesi ve topuklu ayakkabısı da vardır" Dedi ve ardından sırıttı. Üstünde siyah gömlek altında ise siyah pantolon vardı. Klasik giyinmişti aynı ben gibi. Benim üstümde siyah kalın askılı crop altımda ise bol paça kumaş pantolon vardı. Ayni olmuştuk habersiz.
Bir dakkika ya bu beni mi takip ediyordu. Nerden biliyordu bunlari ve haklıydı daha makyaj malzemesi ve topuklu ayakkabı alcam ama avm' ye akşam geldiğim için bir saat veya yarım saat sonra kapanacaktı.
" Sen beni mi takip ediyorsun?" Dedim. Bi an aklımdan acaba çiçekleri gönderen gizemli kişi Polat mıydı? Diye geçti ama hemen sevgilisi varsa niye yapsin ki böyle bir şey diye düşündüm.
" Kız kardeşim kendine elbise bakiyordu aynı mağazadaydınız iki saat görüntülü konuştugun kişiyle bir elbise seçemedin " Dedi. Galiba tüm avm' ye rezil olmuştum ama ben yaninda her kimle geldiyse geldiği kişiyi ve Polat'ı mağazanin içinde görmemiştim. Gerçi elbise seçmeye o kadar odaklanmıştım ki fark etmemiş olmam normaldi.
" Olabilir çünkü önemli bir şey icin güzel ve şık bir elbise seçmeye çalışıyordum" Dedim. Biraz sessiz kalıp değişik şekilde baktı. Buz mavisi gözleri boş bakıyordu ama dolu bir boşluk gibiydi. Yani karmakarışık bakıyordu. Bu tuhaf bakışmayı " Sence o cırtlak turuncuyu takar mıyım ben" Dedim. Asiri cırtlak bir renkti ve elbisemle asla uymazdi." Bilmem takarsın diye düşündüm " Dedi." Bence siz önce sevgilinize çanta modelleri sunun "dedim.
Bu mağazada pek istediğim modeller yoktu. Dört model arasında kaldığım çantalar zaten pek içimide sinmemişti. Onlarıda zar zor bulmuştum. Hep desenli veya cırtlak renkte çantalar vardı burda ondan dolayi başka mağazaya bakcaktım.
Polat bana değişik bir şekilde bakıyordu tam bir şey diyeceği sırada" Hadi benim daha çok işim var görüşürüz Polat bey" Dedim. O ise bir şey söylemek için araladığı dudaklarini birbirine bastırdı sonra " İyi görüşülsün bakalım Melra Hanim" Dedi. Yine ayni diyaloğu ikinci kez yaşamıştıl. Yine anlamsız bir şekilde karnım ağrımaya başladi.o iş yerindeki hissettiğim garip his ve ağrı tekrar oluşmuştu.
Mağazadan çıkmadan önce ona tekrar baktım ve göz göze gelmiştik şu bir haftadir aşırı göz göze gelmiştik...
------------------------------------
Avm kapanacağı için çanta ve topuklu alma işim yarına kalmıştı.
Şuan evde oturmuş film izliyordum.Filmin ismi fall' dı. İki tane kız arkadaş vardı ve macera düşkünü gibi birşeylerdi. Onların başından geçen bir gerilim filmiydi. Gayette şuan sürükleyiciydi.
En heyecanlı yerinde kapı çalmişti. Artık kargo olduğunu anlıyordum. Filmi durdurup kapıyı açmaya gittim. Kapiyi açtığımda karşımda Ebru vardi. Hiç beklemiyordum onun gelmesini. Aşırı derecede yorgun ve bitkin olduğu belliydi.
" Ebru iyi misin? Ne oldu ? Bu halin ne?" Dedim ardından " Hadi içeri geç Ebru " dedim. Ebru içeri geçip oturduğunda dolmuş olan ve tahminen ağladığı için şişmiş olan gözleriyle beraber" Kusura bakma Melra bu saatte rahatsız ettim ama ne yapacağımı bilemedim" Dedi. Ne olduğunu aşırı merak ediyordum. Dudakları titreyek"e-ev- evlen" Dedi ve ağladığı için burnunu çekip" Evlenmis "dedi.
kimden bahsuettigini anlamamıştım. Aslında Ebru'nun sevdiği birisi vardı ama kim olduğu hakkında pek bir bilgim yoktu. Bu kadar ağladığına ve evlenmiş dediğine göre onunla ilgili gibiydi." Kim evlenmiş Ebru n'oluyor bir sakin mi olsan" Dedim. Mutfağa gidip bardağa soğuk su doldurup Ebruya verdiğimde bir kaç yudum almıştı ve biraz sakinleşmesini beklemiştim.
Sakinleştiğinde" Dört yıldır platonik bir aşı- aşığım vardı" Dedi. Onu hiç bölmeden dinlemeye çalıştım." Aynı üni- üniversitedeydik. Sadece takipleşiyorduk. Arada hep aynı olan bir ki- kızla fotoğraf paylaşıyordu. O an içime gömmeye çalıştım,unutmaya çalıştım ama yapamadim. Daha sonra bir şekil hayatima devam etmeye çalıştım. Bu benim için inan ki o kadar zo- zordu ki " Dedi. Suyundan yine bir kaç yudum alarak soluklandi ardindan" Ama ara ara karşılaşıp konuş-konuşuyorduk. Öyle olması iyice onu sev-sevmemi sağlıyordu." Dedi. Uzunca bir derin nefes alarak devam etti. Şuan tepkisizce onu dinliyordum.
" Ama bugün on-onun evle-evlendiğini gördüm. Paylasim yapmıştı. Sırf sevgilisiyle olan fotoğraflarını görmemek için hesabi bir süre dondurmuştum ama tam açtığımda ev-evlendiğini gördüm. Çok canım yanıyor Melra" Dedi." Belki dört yıl boyunca takıntıya dönüştü ama canim ço-çok acı-acıyor." Dedi ve hüngür hüngür ağlamaya başladi. Gerçekten onun için üzülmüştüm.
Onun yanına oturup ona sıkıca sarıldım o da bana sarıldı. Omzumda baya bir süre ağladı. Bende iyi gelir diye saçlarını falan okşuyordum. Karşımda birisi ağlayınca ne yapacağımı bilemiyordum. Onunla beraber benimde ağlayasım geliyordu. Şuanda olduğu gibi. Gözlerim dolmuştu. Hatta bir iki damla yaş akmıştı.
Uzun bir süre Ebruyu teselli etmiştim. Baya aglamıştı. Şimdi ise koltukta yorgun şekilde yatiyordu. Yaşadığı duruma üzülmüştüm. Gece üşümesin diye üstüne bir yorgan örtmüştüm.
Işıkları kapatıp bende artık yatacağım sırada kapı çaldı. Kapının deliğinden baktığımda kargocuydu bu sefer ve kapıyı açtım.
" Bu çiçekler yine size hanımefendi" Dedi. Artik kurye ile de tanışmıştık. Her gün bana çiçek siparişi geliyordu. " Sağolun kolay gelsin" Dedim." Rica ederim iyi geceler" Dedi. Bende" İyi geceler" Diyerek kapıyı kapatıp odama geçtim. İlaçlarımı içip uyuycaktım.
------------------------------------------
Sabah uyandığımda mutfaktan sesler geliyordu. Bir an panikle yataktan kalktım ama sonra Ebru'nun dün gece bizde kaldığı aklima geldi. Uzun süre tek yaşadığım için evimde böyle sesler duymak korkutmuştu. Ebrunun yanina gitmeden önce lavobaya girmiştim ihtiyaçlarımı giderip yüzümüde kremledikten sonra mutfağa girmiştim."günaydın Ebru" Dedim. "günaydın Melra" Dedi. Biraz daha iyi gibi görünüyordu." Nasılsın? İyi misin?biraz daha" Dedim." Bilmiyorum nasılım ama hala canım yanıyor" Dedi.
Anlattigina göre Barışın-platoniği olan kişinin adı-onu görüp onu sevmesi için elinden geleni yapmış ama Barış onu hep arkadaşı olarak benimsemiş. Hal böyle olunca Ebru da açılamamış."üzülme Ebru geçecek inan ki daha güzel bir hayata atılcaksın belki. Üzülmene bile değmez" Dedim ve buzdolabindan ilaçlarımı almaya yöneldim. Çok sey hazırlamıştı." Çok şey hazırlamışsın. Zahmet etmişsin bende yapardım hani keşke uğraşmasaydın misafirsin sonuçta" Dedim. Kız zaten kötü bir durumdaydi birde evimde misafir olunca kahvaltiyi erkenden kalkıp hazırlama işi bana düşüyordu ama o benden önce davranmıştı.
" Yok önemli değil gece gece rahatsizlik verdim zaten " Dedi. "Saçmala lütfen bir şey olduğunda böyle gelebilirsin sonuçta arada bende yalniz durmaktan sıkılıyorum" Dedim ve ardından " Ne çok sey yapmışsın ama ben o kadar kahvaltı yapan birisi değilim" Dedim." Aa bilmiyordum neden peki kahvalti sağlıklıdır sonuçta" Dedi." İlaçlar iştahımı kesiyor ondan dolayı pek yiyesim gelmiyor" Dedim.
Elimdeki çaydanlığı masaya bırakıp onun yanına oturduğumda " Ne ilacı ki bunlar" Dedi ben çayları doldururken" Sivilce gibi akne gibi şeyler için ilaç tedavisi görüyorum."dedim. "He anladim doğrudur iştah kaybına yol açan bir ilaç olduğunu duymuştum" Dedi. "Evet hemde fazlaca iştah kaybına neden oluyor" Dedim.
Yaptığı patates kızartmasından yerken "Ellerine sağlık bu arada çok güzeller" Dedim. "Afiyet olsun. Sağol" Dedi. Dalga geçer şekilde" Herhalde bunları yedikten sonra iştah kaybım yok olur. Enfes görünüyorlar çünkü " Dedim. Patates ,pankek ,omlet ve sosis kızartmıştı. Arada evime geliyordu ama ilk defa kalmıştı. Bazen insan yanında birisi olsun istiyor. "Teşekkür ederim beğenmene sevindim." Dedi. Zaten konuşacak hali yoktu ondan dolayı sohbeti fazla ilerletmedim. Umarim iyi olurdu.
-----------------------
Aşırı gergindim şuan. Arabayla iş görüşmesi yapacağım yere yaklasmıştım. Dün çanta ve topuklu bakmıştım. Borda çanta ve topuklu almıştım. Elbisemle de gayet uyumluydu. Saçlarımı ise dalgalı halde açık bırakıp saçımın sağ tarafına siyah renkte toka takmıştım.
Restoranın önüne geldiğimde deniz kenarında lüx bir restoran olduğunu gördüm.
Arabamı boş bir yere park ettikten sonra arabadaki aynaıi indirip çantamdan çıkardığım kırmızı rujumu sürüp ardından en sevdiğim parfümümü sıkmıştım ve arabadan inip restoranttan içeri giriş yapmıştım.
Hemen ardimdan Ebruda girmişti ve bir iki adımda yanıma gelmişti.
Sancak bizden önce gelmiş olmalıydı. Aşırı dakik birisi olduğu için tam vaktinde geldiğine eminim.
" Merhaba Melra Hanim" Dedi Ebru. İş yemeği olacağı icin şuan resmiydik. Yemek masasına doğru yürürken" Merhaba Ebru,nasılsın? Daha iyi misin?"dedim. İki gün içinde birazda olsun kendini toparlamış olmasını istiyordum." İyi olmaya çalışıyorum Melra Hanım siz nasılsınız?"dedi. Cam kapıdan geçip masaya doğru yürüyüp Ebruya cevap verecekken gördüğüm kişiyle duraksadim. O ne alakaydı.
𝘚𝘶𝘳𝘦𝘬𝘭𝘪 𝘬𝘢𝘳𝘴𝘪𝘭𝘢𝘴𝘪𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶𝘬...
𝘏𝘦𝘱 𝘬𝘢𝘳𝘴𝘪𝘮𝘢 𝘤𝘪𝘬𝘪𝘺𝘰𝘳𝘥𝘶 𝘰...
Yakut hanımın bize doğru dönüp"Aa merhaba hoşgeldiniz Melra Hanim" Demesiyle masaya doğru ilerledik. İsmimi duyar duymaz Polat bana doğru bakmıştı .Yakut Hanıma geri dönüp" Hoşbulduk Yakut Hanım,nasılsınız?" Dedim. Ebru ile bize ayırtılmış yerlere oturduk. Tam da tahmin ettiğim gibi Sancak burdaydı. Yanında onun asistanı vardı.
"İyiyim siz,nasılsınız?Melra Hanim"dedi." Bende iyiyim" Dedim. O sırada Polat sürekli bize bakıyordu ve dikkatimi çeken bir şey olmuştu. İlk karşılaştığımız zaman Polat'ın yanında olan kadın şuan düğün günü takı kutusunu Polat'a vermemi söyleyen adamla beraber oturuyorlardı.
Anlamamıştım. Beynim yandı ya.
O sırada Yakut Hanım konuşmaya başladı. "Nerden başlasam diye düşünüyorum ama en iyisi böyle başlıyayım. Zaten zamanla birbirimizi tanırız eğer bu işi yapacaksak. Neyse ee bizi bir aile şirketi gibi düşünebilirsin. Genellikle aileden kadın olanlar daha çok bu şirkette çalışıyoruz" Dedi ve ardından şakayla" Tabi erkekler ne anlar kadın kıyafeti dikip sökmekten. Özelliklede abimler ve kuzenlerim. Neyse abimler "derken eliyle abim dediği yerde Polat ve iki tane daha erkeği gösterdi. Zaten üçü yan yana oturuyordu." Ve erkek kuzenlerim"erkek kuzenlerim derken de Polat'ın düğünde gordugum kuzeni olan ve onun yanında olan başka adamı gösterdi."farklı işlerle uğraşıyorlar ama arada bizede yardım ediyorlar şuan bu yemekte olduğu gibi." Dedi ve önceden sipariş edilmiş yemeklerimiz önümüze gelmişti." Çünkü hepsinin ikna kabiliyeti yüksek bu sayede iyi iş elde ediyorlar." Diyerekte ekledi.
Polat'ın kız kardeşi benim ortağım olacaktı. O gün AVM'de kız kardeşimde alışveriş yapıyor derken bu yemek için bir şeyler aldığını simdi anlamıştım.
" Çok güzelmiş. Sizin diktiğiniz kıyafetleri gayette beğeniyorum bu işte başarılısınız" dedim ve bardağımdan bir yudum kırmızı şarap alırken bana cevap olarak Polat cevap vermişti." Sizde gayet başarılısınız görüp,duyduğumuza göre. Sonuçta yurt dışında da işleriniz var. Tabi şu zamanlarda bir aksilik olmuş duyduğuma göre ama pek canınızı sıkmanıza gerek yok. Her sey düzelir halolur sonuçta"dedi. Dediklerini hayranlıkla dinlemiştim. Göz temasını kesmeden konuşması ise ayrı bir incelikti.
Kuzenin yanındaki kadın" Evet doğru söylüyor Polat. Gayette başarılısın seninle çalışmak güzel olacak. Belki Mahir ile evleneceğimiz zaman gelinliğimi sana diktiririm" Demişti ve ardından " Bu arada bende Mercan"dedi. Mahir derken yanındaki adamı göstermişti. Şimdi bu kadın Mahirle mi sevgiliydi. Ben Polatla sanmıştım ayri bir rezillikti. Bir de Polat'a sevgiline sun sen çanta modeli demiştim ama yakışıklı adamdı bu kadin olmasa bile illaki sevgilisi vardır.
"Bende bildiğiniz üzere Melra Zerina ama Melra demeniz yeterli ve bende tanıştığımıza memnun oldum." Dedim.
Biraz daha iş hakkında konuştuktan sonra tatlı yiyorduk. Yemek yerken Polatla fazlasıyla bakışıyorduk. Bakinca göz temasını kesmiyordu. Buz mavisi gözleri gece bile çok güzeldi.hafif laciverte donmüştü gece.
Fazla bakışınca arada utanıp bakışlarımı kaçırıyordum ya da rahatsız olur diye çok göz teması kurmamaya calışıyordum. Çok az sohbete dahil olmuştu. Bir iki kere konuşmuştu sadece. Yanindaki Yağız adındaki erkek kardeşi ise baya samimiydi. Sürekli sohbete dahil olup komik şakalar yapmıştı.
Yakut Hanim tatlisindan son dilimini alirken "o zaman yeni ortaklığımız hayırlı olsun ve iki ay sonraki defile için harika elbise çıkarcağına eminim. Çalışanım senin çizdiğin kaba taslakları gösterdi hepsini beğendim. Kura çekerek veya konsepte uygun hangisi daha çok uyarsa onu dikersiniz sonuçta bu işte başarınızı görmekten onur duyarız Melra Hanim" Dedi." Teşekkürler Yakut Hanım. İyi bir defile olacağına eminim " Dedim. Yakut Hanım ve Mercan tebessüm etti.Ebrular ile de iş hakkinda konuşurlarken benim gözüm Polat'ın yemediği tatlısına kaydı.
Neden tatlisini yememişti ki. Hiç dokunmamıştı bile. Acaba o tatlıyı mı sevmiyordu ama diğer kardeşi olan Yavuz da kendi tatlısına dokunmamıştı. Bence bunlar abi kardes tatlı sevmiyorlar gibiydi. Yavuzun parmağında yüzük vardı. Galiba evliydi veya öylesine takı niyetine takmıştı çünkü uzaktan öylesine bir yüzük mü ya da alyans mı anlayamamıştım.
Polat ayağı kalkıp restoranın arka tarafına yürürken sigara paketi çıkarmıştı cebinden.
Yakut Hanim" Abimin kusuruna bakmayın sigara içmeden yapamıyor da kendisi." Dedi. Sancak ,onun asistani ve Ebru önemli değilcesine başını sallarken bende" Yok önemli degil" Dedim ve " Bende bir lavobaya gideyim" Dedim ve masadan kalkıp lavoboya doğru ilerledim ama amacım lavobaya gitmek değildi. Nedense Polat'ın yanına gitmek istemiştim. Lavobaya girmek yerine Polat'ın yanına ilerlemiştim.
Polat korkuluklara yaşlanmış sigara içiyordu.o kadar dalgındı ki geldiğimi bile fark etmemişti.
Gelmiştim ama ne diyecektim. Niye gelmiştim ki. Zaten dalgındı o fark etmeden çıkarım diyip arkamı dönüp tam gidiyordum ki " Nereye gidiyorsun" Demisti .Arkamı ona geri döndüğümde o da bana bakiyordu."Ee şey masadakilerin yanina" Dedim." Hımm" Dedi ve ardindan "Peki neden buraya geldin ve hemen geri dönme kararı aldın?" Dedi. Zaten buna verecek cevabım olmadığı için geri dönüyordum.
Adam hiç göz temasını kesmiyordu artık onun dışında her yere bakmıştım.
"Şey seni görünce ee geleyim bakayım dedim ama çok dalgın duruyordun ondan geri dönme kararı aldım" Dedim. Yalan söyliyecek halim yoktu sonuçta." Peki öyle olsun bakalım"dedi." Öyle zaten " Dedim.
Elindeki sigarayi söndürüp kül tablasına koydu ve tablayi yanından gecen garson adama verdi. En azından fazla sigara kokusuna maruz kalmamıştım.
Ben ise rüzgardan dolayı önüme gelen saçlarımı omzumum gerisine itmeye çalışıyordum ve o bunları yaparken tek tek onu izliyordum. Neden bilmiyordum ama yaptığı her şey ilgimi çekiyordu. Sürekli ona bakarken yakalıyordum kendimi.
Kendisi kapıya doğru ilerlerken kapının önünde durdu. İlk önce beni boydan boya süzmüştü ve sonra benim geçmem icin eliyle işaret etti. Bende onu boydan boya süzdüğümde siyah gömlek siyah pantolon giymişti. Klasik takılmıştı yine ama saçlarına jöle sürmüştü.jölenin tutmayan bir iki tutamı alnına düşünce daha da güzel gözüküyordu. Sert bir çehresi vardı.yüzüne yansıyan ay ışığıyla beraber adeta her kızın ona hayran kalmasını sağlıyordu. Göz göze gelince yanına gidip kapıdan çıktıktan sonra beraber masaya doğru yürüdük.
Beraber geldik diye galiba dikkat çekmiştik ama kimse bir şey dememişti.
Biraz daha oturup genel seyler hakkında konuşup kalkmıştık şuan hepimiz arabalara yürürken Mercan bana dönüp" Ya acaba ben sizi bir yerden tanıyor muyum? Simaniz çok tanıdık geliyor da." Dedi. Bende" Evet. Mardinde ayakkabıcı da görmüştüm bende sizi. Ordan belki hatırlıyorsunuzdur." Dedim. Arabaların yanına varmıştık. Mercan " Olabilir o zaman. Neyse artık dağılma vakti. Tanıştığımıza gerçekten çok memnun oldum umarim bu iş hepimiz için hayırlı olur."Dedi. Yakut" Evet bende tanıştığımıza memnun oldum umarım iyi işler yaparız beraber" Dedi. Gözlerim Polat'a doğru kayarken" Bende memnun oldum daha iyi işler yapacağımıza inanıyorum hepimiz için hayırlı olsun." Dedim.
Polat bizden uzakta bir telefon görüşmesi yapıyordu. Yaninda ikinci erkek kardeşi Yavuz ve Mahir olan kuzeni vardı.Ben onu incelerken Ebru ile Sancak ise Yakut Hanımlarla konuşuyorlardı.
Polat'ın yüzünün katıldığını anlamıştım her ne oluyorsa önemli bir şey gibiydi. Yavuz ve Mahir ise merak için de ona bakıyorlardı.Polat telefonu kapattıktan sonra hızlı bir şekilde arabasına bindi ve camo açtı. Açık camdan onunla göz temasını o gidene kadar kesmemiştik.
Yakut , Mahire" Abim nereye gitti?"dedi. Mahir ise sıkıntıyla nefes verip" Halletmesi geren bir işi var onu halletmeye gitti." Dedi.
Yakut sanki verilen cevaptan pek hoşnut olmamış gibiydi.
Biraz daha konuşup, el sıkıştıktan sonra arabalara binip evlere dağılmıştık. Yarin ortaklık kağıtlarını imzalamak için onlarin ofise gidecektim.
Yolda giderken playistimden 𝙱𝚊𝚝𝚞𝚑𝚊𝚗 𝚔𝚘𝚛𝚎𝚕𝚒𝚗~𝚜𝚒𝚌𝚊𝚔 𝚜𝚊𝚛𝚊𝚙~ şarkısını açmıştım. Zaten eve gidene kadar başka şarkılarda sırasıyla açılırdı.
Şarkıya eşlik etmiştim.
𝘈𝘩𝘩 𝘰 𝘨𝘶𝘻𝘦𝘭 𝘨𝘰𝘻𝘭𝘦𝘳𝘪𝘯
𝘋𝘰𝘯𝘥𝘶𝘳𝘶𝘺𝘰𝘳 𝘣𝘢𝘴𝘪𝘮𝘪
𝘓𝘶𝘵𝘧𝘦𝘯 𝘴𝘦𝘯𝘪 𝘪𝘻𝘭𝘦𝘳𝘬𝘦𝘯
𝘏𝘰𝘳 𝘨𝘰𝘳 𝘣𝘶 𝘵𝘦𝘭𝘢𝘴𝘪𝘮𝘪...
Şarkı bana Polat'ı hatırlatıyordu. Gözleri çok güzel gerçekten ve her seferinde onu görünce tatlı bir telaş sariyordu.
------------------------
Eve geldiğimde kapıda kargocu ile karşılaşmıştık.
"Bu çiçekler yine size Melra Hanım" Demisti." Teşekkür ederim" Dedim ve ardindan " Bu arada bu çiçekleri gönderen kişi hala kendini sır gibi sızede saklıyor mu yoksa biliyor musunuz kim oldugunu" Dedim." Yok önceden de dediğim gibi sürekli farkli adam gelip söylüyor ya da internetten söylüyorlar" Dedi. Yine o kisiyi bulamayacağımı anlamıştım. "Tamamdir iyi günler." Dedim." Sizede Iyi günler" Diyerek binadan çıktı. Bende merdivenden çıkarak kendi katıma çıkmıştım.
Eve girdiğimde çiçeği masaya koyarak üzerindeki notu aldim. Genellikle notlari sakliyordum belki bulmam icin bir ip ucu bulabilir diye ama aklima gelmiyordu hala kim olduğu. Notu okuduğumda ise kafam karışmıştı.
𝘈𝘭𝘵𝘪𝘯 𝘴𝘢𝘳𝘪𝘴𝘪 𝘴𝘢𝘤𝘭𝘢𝘳𝘪𝘯 𝘣𝘶𝘨𝘶𝘯 𝘢𝘺𝘳𝘪 𝘣𝘪𝘳 𝘨𝘶𝘻𝘦𝘭 𝘰𝘭𝘮𝘶𝘴𝘵𝘶...
Kimdi bu.
Nerede gordu beni.
Bugün sadece akşam yemeğe gitmiştim. Onun dışında çıkmamıştım dışarı. Yemektekilerden biri miydi. Ordakilerden birisiyse kimdi ki bu .
----------------------------
Buket ile beraber bizim evin aşağısındaki tatlı bir kafe de kahve içiyorduk.
İş yemeğinin üstünden bir aya yakin süre geçmişti ve Bukette dört gün önce okullar yaz tatilinde kapanınca yanıma gelmişti.
Dün baya gezmiştik. Bugünde değişiklik olsun diye kahve içmeye çıkıp eve geri dönecektik.
Buket iki masa ötedeki adama bakarak"şurdaki adam çok yakışıklı ya m Melra." Dedi ve bana dönüp" Gidip konuşsam mı ?"dedi. Baktigi yere doğru bakınca esmer üstünde düz gri tişört altında ise koyu mavi pantolan vardı. Bukete dönüp" Sen bilirsin. Konuşmak istersen git konuş" Dedim. Neredeyse iki yili geçmiş süredir hayatıma kimseyi almıyordum. Birde bu süreçte olan olaylardan sonra pek bir erkekle iletişim halinde değildim.
Ama nedense bana Polat tuhaf hissettiriyordu. Sıradan birisiydi işte ama o sıradan birilerinde ki gibi değilde, değişik hissediyordum işte. Veya adam gerçekten çok yakışıklı olduğu için öyledir. Tipi hoşuma gitmiştir. Yoksa hemen birisini görüpte seven tiplerden pek değildim.
Buket" Tamam o zaman kalkıp yanına gidip konuşuyorum " Dedi ve hemen kalkti. Adamin yanina doğru yürümüştü. Şu kızda ki cesaret bende yoktu. Kafedeki ses ve uzaklıktan dolayı pek ses gelmiyordu. Bir kaç kelimeyi yarım yamalak duyuyordum.
Buketin yüzündeki ifadeye bakılırsa adam da onunla konuşmayı kabul etmiş gibiydi.
Biraz daha konuştuktan sonra yanıma gelmişti.
"Eee noldu ne konuştunuz" Dedim." Hiç ilk baş onu beğendiğimi , tanışmak istediğimi söyledim. O da tamam dedi. Biraz öyle konuştuk ,taniştik. Numaralarımızı verdik birbirimize yazışırız diye. Zaten o da kalacakmış birazdan" Dedi. Aslinda onun adina sevinmek isterdim ama genellikle herkesle flört edip daha sonra bırakıyorlardı birbirlerini. Ya Buket o kişiyle anlaşamamış oluyordu ya da karşısındaki kişi.
Yinede" İyiymiş o zaman umarım anlşabilirsiniz"dedim. Tatlisindan yerken" Bakalim görcez. Umarim anlaşırız"dedi. Buket zaten pek ilişki insanı değildi. Rahat takılmayı seviyordu.
Bende kahvemden son yudumu aldıktan sonra biraz daha oturup kalkıp eve geçtik.
Eve geçince Buket yemek yaparken bende duşa girmiştim.
----------------------------
Şuan Buketle oturmuş bana çiçek gönderen o kişinin kim olduğunu bulmaya çalışıyorduk. En başından beri Bukete anlatmıştım biliyordu ama ikimizde bulamiyorduk o kişiyi.
Biz yemek yerken yine göndermişti çiçek. Bizde bunun üzerine Buketle kim olduğunu düşünüyorduk.
Biraz daha kim olduğunu konuşup yine bir sonuca varamayinca gece yürüyüşü yapma kararı aldık.
Hazırlanırken tam Buketin telefonu çaldı. Buket lavaboda olduğu icin ben açmaya gitmiştim. Yengem görüntülü arıyordu.
"Alo yenge napıyonuz" Dedim." Oturuyoz çay içiyoz çardakta. Siz napıyorsunuz."dedi. Odaya doğru yürürken" Bizde öyle sahile falan gidecektik." Dedim." Hee iyi iyi gezin canım benim. Buket nerde"dedi." Lavobadaydi o. Niye ki önemli bir şey mi?" Dedim. Bukette tam o sıra lavobadan çıkmıştı. Yengem" He yok canım öyle sordum. Arayayım dedim napıyorsunuz diye" Dedi.
Buket "kim o " Dedi. "Annenler aramış" Derken annemde arkadan" Nasılsınız kızım neler yapıyorsunuz?" Dedi." İyiyiz anne şimdi sahile gidecektik siz" Dedim." Bizde işte öyle oturuyoz. İyi hadi kızım öpüyorum ikinizi de güzel güzel vakit geçirin" Dedi." Tamam annecim bende sizi öpüyorum ama yengemle seni diğer yengem ve gelinleri olcak şahısları değil"dedigimde annemler gülmüştü. Bende Bukette annesiyle konuşsun diye telefonu ona vermiştim.
Odaya girip telefonu tam elime aldığım sırada bilinmeyen numaranın
+0534*******== Selamın Aleyküm.
Diye yazdığını gördüm. Kimdi bu Hakan falan mıydı. Acaba bu çocuk ne zaman yakamı bırakcaktı.
Belki o değildir diye kim olduğunu ögrenmek için bende
𝘉𝘦𝘯== Aleyküm selam.
𝘉𝘦𝘯== Da sen kimsin?
Diye yazdım. Buketin çağırmasıyla onun yanına gidip beraber dışarı çıktık. O mesajın kimden geldiğini çok merak ediyordum. Acaba bana çiçekleri gönderen kişi miydi. Zaten hayatım aksiyonluydu bir de böyle sır gibi saklanan birisi çıktı başıma ekstra bir aksiyon olarak.
-----------------------------------------
Sabah uyandığımda ilk bir kaç dakika kendime gelmeye çalıştım. Dün gece Buketle çok geç uyumuştuk. Gece dörde kadar film izlemiştik.
O yazan kişi gece boyunca hiç yazmamıştı. Saat on iki olmuştu bile hatta geçmişti. Mesaj gelmiş mi diye telefonu elime aldığımda saat beşi kırk geçe
+0534*******==Günaydın.
Mesaji gelmişti. Sabahın köründe niye kalkmıştı acaba.Tahminen bu kişi beni tanıyordu çünkü bu kişi ya tanıdıklarımdan birisi ya da çiçekleri gönderen o kişi.
𝘉𝘦𝘯== Günaydın da hala kim olduğunu söylemiycek misin?
Anında çevrimiçi olup
𝘠𝘢𝘻𝘪𝘺𝘰𝘳...
Oldu ve tekrar çevrimiçi oldu daha sonra tekrar
𝘠𝘢𝘻𝘪𝘺𝘰𝘳...
Oldu ve bu sefer mesaj gelmişti.
+0534*******== Yok kim olduğumu hemen söylemiycem azicik böyle sır gibi olmak daha iyi.
Şuan kim olduğunu tahmin edemiyordum. Hakanda olabilirdi. Kac yildir peşimi bırakmayıp arada böyle şeyler yazıyordu ama bana çiçek gönderen kişide olabilir sonuçta burda da kendini belli etmek istememiştir ondan söylemiyordur.Eğer bana çiçek gönderen kişi ise numaramı bulması için tanıdığım birisinden almış olmasi lazım ya da benim direkt numaramı vermiş olmam lazım. Hal böyle olunca bu kişi net yakınımdan biri çıkar gibi. Böylelikle biraz daha bulmam kolaylaşır ama o değilse yine bulmam zorlaşır.
Beş dakikadir görüldü attığımı fark ettim ve bende
𝘉𝘦𝘯==Neden peki kim olduğunu bilmemi istemiyorsun?
Dedim ve o mesaj atana kadar lavobaya girmiştim. Her sabah yaptığım şeyleri yaparak odama geri döndüö. Buket hala yatıyordu. Dört tane mesaj gelmişti. Üçü annemden biri o numaradan ilk anneme girip
𝘈𝘯𝘯𝘰𝘴𝘶𝘮❤🐼== Günaydın kizim.
𝘈𝘯𝘯𝘰𝘴𝘶𝘮❤🐼== Napıyorsunuz.
𝘈𝘯𝘯𝘰𝘴𝘶𝘮❤🐼== Sana bir sey diyecektim.
𝘉𝘦𝘯== Günaydın annecim.
𝘉𝘦𝘯== Yeni uyandım siz napıyorsunuz.
𝘉𝘦𝘯== Söyle anne önemli bir şey mi?
Annem genelde beni minik pandam diye severdi ondan dolayı onun yanına panda eklemiştim. İlk doğduğumda göz altlarim ayni panda gibi kapkaraymis ve çocukken aynı panda gibi davranıyormuşum~o nasıl oluyorsa artık~ondan dolayı annem bana öyle diyor arada.Annemin mesaj yerinden çıkıp o numaranın mesaj kısmına girdim.
+0534*******== Bu seni hiç alakadar etmez.
𝘉𝘦𝘯==Ay söylemezsen söyleme.
𝘉𝘦𝘯==Kimsen kimsin işte.
𝘉𝘦𝘯==Eğer kim olduğunu söylemeyip böyle rahatsız edersen engellerim.
𝘉𝘦𝘯==Okey mi?
İlk iki dakika görüldü yemiştim ama nedenkine. O sıra Buket günaydın diyerek bağırarak odaya girdi ve direkt yatağa daha doğrusu üstüme atladi.
"Ahh deli kız napıyon ya kemiklerim kırıldı"Dedim.Ben sizlanirken o yatakta yana kayıyordu ve" Aşk olsun aşkom ben ağır mıyım" Dedi hafif sesini hüzünlü çıkararak.
Bende onun gibi aynı şekilde "yok aşkom ama böyle üstüme kim atlasa kemiklerim kırılırdı" Dedim."Neyse ee ne yapıyon bakım sabah sabah kimle mesajlasiyon" Dedi sırıtarak. Dün ona bana yazan kişiden bahsetmiştim. Biliyordu yani.
"Annem yazmış işte birde o yazmış cevap veriyordum onlara" Dedim." Ee ne yazmış " Dedi. İlk önce annemin ne yazdığından bahsetcekken" Yengemi sonra söylersin o ne yazmış" Dedi.Buketin üstüme atlamasıyla yere düşen telefonumu yataktan yere eğilip alırken" İşte kim olduğunu sordum oda söylemiycem dedi" Dedim." Bence birisi sana şaka yapıyorda olabilir veya Hakan veya sana çiçek gönderen o kişide olabilir.Liste kalabalık sonuçta"diyerek göz kırptı.
Telefonuma baktığımda dört bildirim gelmişti o kişiden."Bilmiyorum hepsi olabilir işte. Kafami yoracak halimde yok defile yaklaşıyor daha dikim yapıcam kumaş bulcam hangi modeli seçtiklerini hala söylemediler o günden beri iki kez mi ne konuştuk. Daha mankenide seçicem. Anlayacağın kafa yoracağım bambaşka şeyler var. Bana kendinin kim olduğunu söylemeyip , hala yazıp duran bir ergenle uğraşamam"dedim.
"Haklisin doğru" Dedi." Ee siz ne konuşuyorsunuz Ferhatla" O günki adamın adı Ferhatmis.Dümden beri yazışıyorlardı." Güzel gidiyor buluşma teklif etti buluşcaz iste iki gün sonra" Dedi. Telefonumun sifresini girerken" İyiymiş canım " Dedim. o da kendi telefonuna bakmaya başladı.
+0534*******== Sana kim olduğumu şuanlık söyleyemem.
+0534*******== Haklisin merak etmiş olabilirsin ama şuan söyleyemem.Olmaz.
+0534*******== Engellesen bile başka numaradan yazarım hepsinide engellemeye üşenirsin artık.
+0534*******== Şunu bil benden zarar gelmez merak etme .
Ne kadarda içimi rahatlatmıştı böyle. İmin tanrim didim repliği döndü bir anda kafamda ve neden soyleyemezdi ne bu yani simdi bir sır gibi saklanmalar söyle işte sanki derse yiycez ya insanı.
𝘉𝘦𝘯== Hayır yani ne bu böyle ergen gibi sır gibi olma çocuk musun sen?
𝘉𝘦𝘯==Ve niye kendini şimdilik söyleyemezsin.
𝘉𝘦𝘯==Hayırdır insan mı yiyoruz biz söylemiyorsun aslanım.
+0534*******== Aslanım derken?
𝘉𝘦𝘯==Niye kız mısın sen.
+0534*******== Hayir nerden çıkardın bunu?
𝘉𝘦𝘯==Bir şey derdimde terbiyemi bozmayacağım.
+0534*******== Çok terbiyelisin ya zaten.
Sinirlenmiştim. Ona neydi terbiyemden.
𝘉𝘦𝘯==Sanane be seni ne ilgilendir terbiyem.
𝘉𝘦𝘯==Babaannem gibi sende mi terbiyeme karışacaksın.
𝘉𝘦𝘯==Babaanne sen mi yazıyorsun yoksa?
Buketin"pişt aloo konuşma sardi herhalde"dedi sırıtarak." Ne sarcak be babannem gibi terbiyemi sorguluyor."dedim. Buket dedigime gülerken " Acaba babaannem falan mı yazdı.sonuçta o bunak karıdan her şeyi beklerim" Dedi." Olabilir bende beklerim" Dedim. Mesaj gelmiş diye bakarken hala gelmemişti. Buket" Ya sen hiç bakmadın mi kim olduğuna falan bir profil fotoğrafı ,açıklama falan yok mu?baksana kızım bir ya." Dedi.
"Zaten profili yok ama açıklamasına bakmadım bekle bakayım" Dedim. Telefonu açıp girdikten sonra açiklama kısmında sadece ~'𝙿 ~yaziyordu. Buketede gösterdiğim de" Acaba sevgilisinin mi baş harfi falan" Dedi." Ee o zaman niye bana yazsin ki" Dedim.Buket ilk bir durup sonra" Niye olmasin aldatan insanlar var sonuçta" Dedi. Yataktan artık kalkarken" Sanmiyorum nedense değil gibi ya da ben kafada kuruyorum bilmiyorum. Aman kimse kim eğer biraz daha söylemezse konuşmayı keserim yani" Dedim ve kapıyı açıp çıktım." Doğru öyle yaparsın hadi şimdi bize güzel bir kahvaltı hazırla" Dedi." Oldu az ye de uşak tut gel yardıma çabuk" Dedim ve mutfağa geçtim. Ardimdan Bukette geldi mutfağa.
Buketle beraber şarkıya eşlik ederek kahvaltı hazırlamaya başladık.
" Hasar büyük kalbim gidiyor elden aşığım yani"dedi Buket.
Bende"uzun boyundan mii"
"Serin suyundan mii"dedi.
" Zamansız olmak mii seni sen yapıyor"dedim.
Ve ikimizde aynı anda bağırarak eşlik ettik. Evden kovmasalar iyidir.
"Zaten aşk ne zaman doğru zaman kollar hiç bir zaman"
"Dağ gibi duranı istemez ah kalp sever kalp kardan adam"
"O erir üstüme erisin ben çoktan sırılsıklam."
"Olmuşum,ölmüşüm, bitmişim budur aşkta en cazip olan" Dedik ve kahvaltı hazırlamaya devam ettik.
-------------------
Bugün Buket date çıkmıştı yeni tanıştığı adamla. Bende bundan istifade bir kaç tane kumaş seçmeye çıkmıştım. Hala hangi elbise modeli olduğunu söylemediler ama bir iki tane kumaş modeli seçmiştik. Hangisi seçtiğimiz elbiseye uyarsa onu dikecektim ama şuan seçtiklerimizi almalıydım. İki gündür o numara yazmıyordu. Dün merak edip nerdesin yazmıştım ama o yazmayınca başka hiç bir şey yazmadım. Şimdi hep aldığımız kumaşçıdan kumaş bakıyordum.
Gaffur abi yönetiyordu burayi baya her yerde mağazaları vardı. Çok iyi ve kaliteli kumaşları vardı.Her renkten her çeşitten bulunuyordu. Genelde tüm kumaşları burdan alıyordum.
Denilen kumaşları alıp çıktığımda hem dinlenmek için hem de karnımı doyurmak için restoranta girmiştim. Boş bir yere oturunca yemeğimi sipariş vermiştim.
Şu defile işini halledip iyi bir sonuç elde ettikten sonra ilk önce uzun zamandır gitmediğim kardeşimin mezarına gidecektim ve ardından İtalya' ya tatile gidecektim.
Yemeğim gelene kadar boş boş tiktokta dolanıyordum.
Üstten mesaj gelmişti.
+0534*******== Selamin aleyküm.
Iki gündür neredeyse çiçek de gelmemişti. Bana göre yüksek ihtimalle bana çiçek gönderen kişiydi. Zaten başka kim olabilirdi ki. Böyle oldukça merak ediyordum nasıl birisi diye.
O sırada yemeğim gelmişti. Soslu makarna,tavuk ,salata ve ayran almıştım. Ayran için pipeti açacakken mesaj gelmişti. Pipeti açıp ayrana koyduktan sonra mesaja baktım.
Annem daha sabah yazdığım mesaja sekiz saat sonra cevap vermişti. Harika ama.
𝘈𝘯𝘯𝘰𝘴𝘶𝘮❤🐼==Bir haftalığına sana gelecektik.
𝘈𝘯𝘯𝘰𝘴𝘶𝘮❤🐼==Hani eğer müsaitsen şu aralar bir hafta veya bir kac gün babanla gelip kalcaktık. Giderken Buketi falan da yanımızda getirmeyi düşünüyorduk.
Annemin yazdığı mesaji okuduğumda gelmeleri beni mutlu etmişti ama aklima sürekli çiçek gönderen kişi geldi. Ben evdeyken annemlerden bir şekil gelen çiçekleri saklardım ama ben yokken onlar evdeyken gelen çiçekler ne olcakti bilmiyordum.
Hal böyle olunca hayatımda biri var sancaklardı. Onlara tanımadığım birisi gönderiyor desem beni yanlarına kadar alırlardı. Yine harika ama.
Yinede bunun için annemlere gelme diyemezdim. Eğer mesajlaştığım kişi oysa ona derdim ama değilse artık yapacak bir şeyim yoktu işim şansaydı.
𝘉𝘦𝘯== Tamam annecim gelin tabi ki.
𝘉𝘦𝘯==Aşırı sevindim gelmenize.
Annem kesin yine geç bakacaktı. Telefonu eline alıyordu ama nedense geç yazıyordu. Garipti bu kadin ya.
Bu sefer yemeğimi yiyecekken tanıdık bir ses duydum."Aa Melra naber,seni gördüğüme sevindim"dedi Mercan.Hala bir türlü yemeğime başlayamamıştım.
"İyiyim sen nasılsın Mercan" Dedim.Aramizda sizli bizli konuşma olmasın dedikleri için senli benli konuşuyorduk artık."Bende iyiyim canım".diyerek gülümsedi.Bende gülümsedim ve" Tek misin istersen beraber başlarız yemeğe bende daha başlamadım."dedim.
"Teşekkür ederim istersen sen katıl çünkü Mahir, Polat ve Yavuzla beraber geldim." Dedi.Bunlarda sürekli dörtlü takılıyorlardı. İlk gördüğüm zamanda öyleydi.
Polatin ismini duyunca sanki bir tuhaf olmuştum.
"Yok şimdi kalabalıksınız rahatsız etmiyeyim başka zaman beraber yeriz" Dedim. Mercan mahçup şekilde bakarak" Olur mu öyle beraber şimdi yeriz. Ne rahatsızlığı başka zamanda yeriz şuanda yiyelim. Gel hadi" Dedi. Bu sefer de gelmem için ikna edici şekilde bakoyordu. Onu kırmamak için "Tamam o zaman tabağımı alayım geleyim " Dedim.
Tabağımı alarak Mercanla beraber onların masasına gittik.
"Bize Melrada eşlik edicek bugün yemekte" Diyerek beni gösterdi Mercan. O sırada tabağımı masaya koymuştum.
Mahir" Ne güzel hoşgeldin Melra"dedi ve Ayağı kalkti, elini uzatti bende elini sıkarak selamlaştık ve "hoşbuldum" Dedim. Yavuzda ayni şekil ayağı kalkıp elimi sıkarken"Hoşgeldin Melra " Dedi ve bende" Hoşbuldum" Dedim yine.
Mercan Mahirin yanınab otururken Polatla göz göze geldik. Hiç uykusunu alamamış gibiydi. Göz altları şişmişti. Yorgundu ve saçı başı önceki haline göre özensizdi.
Uzunca bana bakarak" Hoşgeldin Melra Hanim" Dedi. Tek o Melra dediği için garipsemiştim ama belliki sizli bizli konuşmak hala onun tercihiydi. Bende aynı şekilde uzattığı eli sıkarken" Hoşbuldum polat bey"dedim. Elleri büyük ve nasırlıydı ama tutunca insanın içini hoş ediyordu. Böyle güven verici bir tutuşu vardı.
Tuttuğumuz ellerimize bakıyorduk ikimizde ama garipsenmesin diye elimi ilk çeken ben olmuştum. Tek Polat'ın yanı boş olduğu için onun yanina oturdum.
"Ee Melra nasıl gidiyor kıyafet tasarlama" Dedi Mahir.
"Yakut hala modeli seçmediği icin kumaşları aldım bugün ama bir iki güne seçeceğini söyledi. O zamanda başlarım dikmeye" Dedim. İçeceğini yudumlarken" İyiymiş o zaman baya az kaldi çünkü" Dedi.
"Evet öyle, peki sizin düğün ne zaman?" Dedim. Mercan Mahirin elini tutarak" Defileden iki ay sonra yapmayı düşünüyoruz. Senide aramızda görmek isteriz." Dedi. Ben o sırada içimdeki dürtiye engel olamayıp Polat'a kafamı çevirdim ve bana bakarken yakaladim.içim yine isimlendiremediğim his gelmişti. Yemeğini çoktan bitirmişti. Benimse çok az kalmıştı. Bana hala bakarken gözlerimi tekrar Mercana yönlendirdim." Tabii gelebilirsem gelirim.Şimdiden mutluluklar"dedim.İkiside ayni anda"Teşekkürler "dedi.
Yavuz o gün olduğu gibi pek katilmamıştı.Pek konuşmayı seven birisi değildi anladığım kadarıyla çünkü kendi yakinlariyla da çok fazla konuşmuyordu.
O sirada telefonuma bildirim gelmişti.Baktığımda annemden arama gelmişti.
Ama şuan açamayacaktım evdeyken arardım onu.
O sıra sohbet olsun diye Mahir" Polata da diyoruz dinlen diye ama dinlemiyor. Şu iki gündür kendini fazlasıyla yıpratti.göz altlari morardı uykusuzluktan."dedi. Mercanda Polat'a bakarak" Evet diyoruz ama dinlemiyor ki kendini yıpratıyor."dedi. Polat göz devirerek"Azıcık daha abartın"dedi ve içeceğini yudumlarken" İşlerimi halletmeye çalışıyorum. Şu bir kaç gündür rahatım yatıp dinlenirim."dedi.
Biraz daha sohbet ettik ve tatlı sipariş etmiştik. Tatli gelene kadar annemle mesajlasiyorduk. Zaten şuan herkes telefona bakıyordu. Benim tatlım ve Yavuz'un tatlısı gelince telefonumu bırakmıştım. İkimizde ayni tatlıyı sipariş etmiştik.
Tekrar mesaj geldiğinde bu sefer Polat yerinde kipirdanmıştı. Oma baktığımda kendi telefonunu mayasa bırakmış benim telefonumdan gelen bildirime bakıyordu göz ucuyla. Telefonumdan gelen mesaja baktığımda
+0534*******== İşlerim vardı pek bakamadım.
+0534*******== Sirf iki gündür sana yazmadim diye aktif olup bana yazmayarak trip mi atiyorsun?
Ne tribinden bahsediyordu. Sanki bir şeyimdi ama o an aklıma bir şey takıldı. Dediği cümle takılmıştı aklıma.
Iki gün boyunca mi?
Polat telefonu bırakınca anında bana mesaj geldi. İki gün boyunca onun işleri olduğu söylenmişti. Yazan numarada öyle diyordu ve bana iki gündür çiçek gelmemişti. Polat'a dönüp ona anlamamış gözlerle baktığımda sanki yüzü kasılmış gibiydi ve kaşlarını da çatmıştı.o muydu yani? Tüm parçaları birleştirince şuan sonuç onun bu sır gibi saklanan kişi olduğunu gösteriyor gibiydi. Belki de o değildi bilmiyorum kafam karışmıştı.
𝘐𝘬𝘪 𝘨𝘶𝘯 𝘣𝘰𝘺𝘶𝘯𝘤𝘢 𝘤𝘪𝘤𝘦𝘬 𝘨𝘦𝘭𝘮𝘦𝘮𝘪𝘴𝘵𝘪...
𝘐𝘬𝘪 𝘨𝘶𝘯 𝘣𝘰𝘺𝘶𝘯𝘤𝘢 𝘪𝘴𝘭𝘦𝘳𝘪𝘯𝘥𝘦𝘯 𝘥𝘰𝘭𝘢𝘺𝘪 𝘺𝘢𝘻𝘮𝘢𝘥𝘪𝘨𝘪𝘯𝘪 𝘴𝘰𝘺𝘭𝘦𝘮𝘪𝘴𝘵𝘪...
𝘖 𝘬𝘪𝘴𝘪 𝘗𝘰𝘭𝘢𝘵 𝘮𝘪𝘺𝘥𝘪...
𝘉𝘢𝘯𝘢 𝘤𝘪𝘤𝘦𝘬 𝘨𝘰𝘯𝘥𝘦𝘳𝘦𝘯 𝘷𝘦 𝘺𝘢𝘻𝘢𝘯 𝘺𝘢𝘯𝘪𝘮𝘥𝘢 𝘰𝘵𝘶𝘳𝘢𝘯 𝘱𝘰𝘭𝘢𝘵 𝘮𝘪𝘺𝘥𝘪...
