~𝙷𝙰𝚈𝙰𝚃𝙸𝙽 𝙼𝙾𝙳𝙰𝚂𝙸~ kitap kapağı

3. bölüm / 11

{2.BÖLÜM} ~ HER YAŞANILANIN BİR NEDENİ VARDIR~

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 11Şu an: {2.BÖLÜM} ~ HER YAŞANILANIN BİR NEDENİ VARDIR~

~Hayatında ne olursa olsun aslında hiç birisi nedensiz degildir. Hepsinin gizli bir nedeni vardir.~

-------------------------

Evin içinde yine kargaşa vardi. Çünkü Çiğdem ablanin düğünüydü bugün.

Aslinda alti gün önce gidecektim ama Çiğdem abla ve annemlerin ısrarı üzerine düğüne kaldim .Yarin yola cikacaktim. Dün zaten aile içinde kina yapmişlardi. Tabi babaannem pek hoş karşılamamıştı.Sonuçta ona gösterişli sekilde yapmak yakisirdi ya. Çok fazla kimse kinada olmadığı icin hoşnut olmadığını belli eder haldeydi. Ama bugün düğüne neredeyse iki yüzden fazla kişi geleceği icin havalardaydi. Gösterişli düğün yapmak istiyordu. Sanki onun düğünüydü.

Düğün bizim konagin bahcesinde olacakti. Konagin bahcesi düğün salonu kadar büyüktü zaten.

Buketin seslenmesiyle aynada tekrar kendime bakmistim. Koyu kirmizi ,saten , uzun ve sag bacağında derince yirtmaci olan ,boyundan askili ,gogus ve sirt dekolteli bir elbise giymiştim. Elbisemide kendim çok önceden dikmistim. Ayağıma ise geçen gün girdigim mağzadan aldığım siyah rengi stilettolari giymiştim. Zaten bizim evde olacağı icin çanta falan almamiştim. Belime kadar gelen saçımı da dalgali yapip ,yarim at kuyruğu şeklinde başlamıştım. Kirmizi rujuda dudağima sürüp Buketin ikinci seslenmesiyle yanina gitmiştim.

Annem ve Buket yan yanalardi. Annem ilk beni görünce "ooo bu ne güzellik" Dedi. Bende"o senin güzelliğin Gülay Hanim senden almisim bende güzelliğimi" Dedim. Annem gercekten güzel kadindi sari saclari ve mavi gözleriyle 43 yaşında olmasına rağmen hala güzeldi. Babam da ayni öyleydi sari sacli ,yesil gözlüydü. Tek göz rengi genetiğimi onlardan değilde babaannemden almıştım galiba çünkü dedemde kumral ve mavi gözlüymüş.Babaannem ise siyah saçli kahverengi gözlüydü.

Bukette " Gercekten harika olmuşsun Zerina. Elbise dikimin ise harika bana da bir elbise dikip hediye edersin artik" Demisti. Bana genelde Melra diyorlardi ama Buket iki ismimden canı hangisini isterse onu diyordu. Buketinde saçları siyaha yakindi ve mavi gözlüydü . O da cok güzel olmuştu mavi, simli , dizinin üstünden birazcik daha yukardan duran, göğüs dekolteli , balon kol elbise giymisti. Altina ise beyaz bağlamalı topuklu giymişti, sacini ise topuz yapmişti." Sende oyle çok güzel olmuşsun. Tabi yaparim sanada istedigin elbiseyi canim" Dedim. Babaannemde yanimiza gelince yargilayan gözlerle bize bakti.

" Bunlarda ne du boyle acuk sacuk az edebunuzle giyunun"dedi.Buketle ayni anda birbirmize babaannemden bikmis gözlerle bakarken annem" Ne varmis kizlarin giyiminde gayette güzel giymisler gencecik kizlarin ne giyeceği sana kalmamış" Dedi. Annem kim olursa olsun onu ezdirmezdi ister ben olayim ister başkası bu huyunu seviyordum.

"Hepunizinde dili ha pabuc kadar" Dedi babaannem. O sirada Erkan amcam" Tamam ana uzatma kizlar istediklerini giyer şu düğün gününde huzursuzluk çıkmasın" Dedi. Hakliydi sonucta. Babannem burun kıvırarak giderken bizde Buketle çiğdem ablanin yanina gittik.

Çiğdem abla uzun ,taşlı ,göğüsü kare yaka dekolte ve sirttan bağlamalı gelinliği ile gayette güzel olmuştu . Şuan Ayşe yengem ile birbirlerine sariliyorlardi.

Ardindan babam Çiğdem ablanin kuşağını baglamak için Erkan amcam, annem ve babaannem ile odaya girdiler.

---------------------------

Konak akşama dogru bayağı da kalabaliklasmisti.

İlk kız olan Afet halam~ aslinda babaannemin ilk evliliginden yani baska bir adamdan olan halam~ ile kalabalık ailesi de gelmişti. Halam o aileye kuma olarak gitmişti. Kuma olarak gittiği kadinin - adini Zerrin diye duymustum-iki tane kız çocuğu olmuştu kaynanası da erkek çocuğuna öncelik verdiği için halamla evlendirdiler. Halaminda şuan iki erkek çocuğu vardi. Hem halamın da hem de kuma gittiği kadınında yaşadıkları çok zor. Aslında o aile ile kan davamiz varmis önceden. Bu kan davası kapansın diye halam ile evlendirmişler ama hala iki asiretinde araları baya soğuktu zaten hiç birini tanimamam aralarının hala soğuk olduğunun kanıtıydı.

Halamlar kendi masalarina oturduktan sonra gecen gün magazada gördüğüm mavi gözlü adı Polat olan adam girmişti.

Yalan söylemiycem yakışıklı olmuştu. Açık kumral saçlarını jölelemisti,beyaz gömlek,siyah pantolon ve siyah ceketiyle oldukça harikaydi.

Onu süzerken göz göze geldik o da ayni sekilde beni süzmüştü ve en son gözleri gözlerimde durdu ve sanki dudağı hafif kenara kivrilmisti. Mağazada gördüğüm kadin yaninda degildi. Nedenini merak etmiştim. Sonuçta sevgililerse niye yan yana değillerdi.o gün yanlarina giden iki adamdan bir tanesi burdaydi o da Polatla ayni anda gelmisti.o ise Polatla aynı giyinmişti sadece saçlarini dağınık bırakmıştı.

İkiside halamlarin oturdugu masaya yürüdüğünde şaşırmıştım. Halamım gelin gittiği ailedenlerdi demek ki.

Gizay. Soyadları Gizaydi. Bu soy ismini babamlardan çok duymuştum. En güçlü mardin aşiretleri diye duymuştum ve oldukça tehlikeli işlerle uğraşıyorlarmış. Mardinden buraya kadar gelmislerdi.

Mutfaga dağıtılaca yemekler için yardıma gittiğimde telefonum çalmıştı ondan dolayi en yakin odaya girdim.

Arayan Ebruydu "Nasilsin Melra , neler yapıyorsun orda" Dedi. İş dışında genel olarak konuşup görüşüyorduk ama çoktan yakin degil gibiydik" İyiyim Ebru sen nasılsın, kuzenimin düğünü var bugün düğündeyim bende" Dedim." Bende iyiyim öyle bir arıyayım dedim nasılsın diye defileden sonra pek konuşamadık zaten şehir disindasın hani."dedi ve ardindan devam etti" Neyse ben seni tutmuyayim,kuzenine iyi dileklerimi iletirsin " Dedi.bende" Teşekkürler Ebrucum , iyi olmaya çalışıyorum ve iletirim kendine iyi bak " Dedim. " Sende öyle" Dedi ve telefonu kapattik.

Tam odadan çıkacağım sira Hakan içeri girip kapiyi kapatmıştı.

Ondan nefret ediyordum. Ayni odayı bırak aynı çatı altında kalmak bile beni sinir ediyordu.

" Noldu Hakan neden girdin odaya" Dedim."ev benim değil mi giremez miyim" Dedi ."Hakan beni rahat bırak artık, evlendin bile ,karın bizi görmesin yoksa yanlış anliyacak." Dedim." Anlarsa anlasin banane , böyle olmasına sebep sen oldun." Dedi. Hakandan derhal kurtulmak istiyordum ama oldukca israrciydi." Hakan istemiyorum seni ,rahat bırak artık, senden nefret ediyorum , çekil önümden." Dedim." Cekilmezsem nolur" Dedi ve bir adim bana yaklasti . Sinir tepeme atmaya başlamişti" Hakan derhal önümden çekil yoksa olacaklardan ben sorumlu olmam ." Dedim. Hakan kadar yüzsüz birisi daha görmemistim. Tam bana cevap verceği sira babamin bana seslendigini duydum.

Gerçekten kurtulmam icin bir firsatti yoksa çıkartmayacakti beni bu odadan. Babamin çağırmasını fırsat bilip hemen yanından geçip odadan çıktım ve babamin yanina geldim. Sinirden deliye döndüğüne adım kadar emindim.

" Nerdeydin kızım" Dedi." İşten asistanim aradi onunla konuştum" Dedim. Şimdi Hakan'ın yaptıklarını demeyecektim. Sonuçta düğün günüydü bozulsun istemezdim. Zaten biraz daha saçmalasaydı gerekeni bende yapacaktım ona." İyi kızım geç hadi annenlere yardım et. " Dedi ve ardindan ekledi." Çok güzel olmuşsun kızım" Dedi. Bende " Sende harika olmuşsun baba " Dedim ve göz kırptım.

-----------------------

Dugunde oynayanları izliyordum çünku ilk amcamin esi Figen yengemin sana tabak vercem onları dediğim masaya bırak diye beni mutfak kapısına kadar getirmisti. O tabaklari doldururken bende kapıdan oynayanları izliyordum. Acaba ove ove bitiremediği iki gelini ne diye vardi. Zaten bir tanesi tüm gün bana değişik ve rahatsız edici bakış atmakla meşguldü.

Dediklerini masaya getirdikten sonra tam oynamaya gideceğim sira birisi beni durdurdu. Bu adam mağzada gördüğüm adamlardan biriydi.

" Ee kusura bakma engel oldum ama acil gitmem gerekti daha takıyada var benim yerime bu takıyı kuzenim takcak. Onun haberi var arka bahçede olmali ona getirebilir misin?" Dedi. Neden diğer aile fertlerinden istemiyor benden istiyor diye düşündüm ve ardindan" Tek seni gördüm yardim ettiğine göre evin kızı olduğunu düşünüp senden rica ettim gerçekten çok acelem var getirebilir misin ?" Dedi. Doğru beni amele gibi çalıstırırsa yengem herkes anlar evin kızı olduğumu. Adamin gerçekten aşırı acelesi var gibiydi kıramayıp" Tabi getiririm şaşırdım sadece ." Dedim. Adam takı kutusunu bana uzatip" Gerçekten çok teşekkür ederim." Dedi." Ne demek rica ederim ." Diyerek elindeki kutuyu aldim.

Kuzeniyle birbirlerine asla benzemiyorlardi. Adam gercekten kizildi. Gözleri ise kahverengiydi. Çok degisikti. Gelen aileden bir tek o kızıldı. Kızıl birisinin ilk defa kahverengi gözlü olduğunu görmüştüm.

Az önceki adamda tahminen bir seksen beş veya bir doksandı. Sülalerinde ki tüm erkekler uzun boyluydu. Kadınlarda öyleydi.

Elimdeki kutuyla beraber arka bahceye doğru yürüdüm. Bir türlü oyun oynatmadilar ya diye soylenerek arka bahceye gelmiştim.

Arkası dönük şekilde duran adam geldiğimi anlayip arkasını döndüğünde yine o adam oldugunu anlamiştım. Polatti. Elinde ki sigarayı dudaklarına getirirken bana sorgularcasina bakiyordu. Karizmatik duruyordu.

" Şey bu takı kutusunu kuzeniniz verdi. Haberin olduğunu soyledi. Acelesi olduğu icin benden rica etti."dedim.

Polat bana bakarken kalın biçimde çıkan sesiyle" Evet haberim var " Dedi. Sanki bugün sesi bi tik soğuk ve tuhaftı.

" Ee o zaman buyrun alın kutuyu" Dedim ve kutuyu uzattim. Bir kutuya birde gözlerime baktı. Sigarayi tekrar dudaklarına getirerek elini kutuya uzattı. Kutuyu alırken bile göz temasini kesmemiştik. Kutuyu alırken eli elime değince nedense içim bir garip oldu. Asiri kilişeydi ama nedensizce böyle hissetmistim. Kutuyu ağır bir şekilde elimden aldı ve sigarasını da dudaklarından diğer eliyle aldıktan sonra "eyvallah sağol" Dedi.sesi gercekten güzeldi. Sevgilisi şanslıydı.

Bende hemen" Rica ederim" Dedim. Çünkü sigara dumanı gibi kokularda astımım tetikleniyordu. Fazla durmamaya çalıştım bu yüzden .Yürümeye basladim. Biraz ilerledikten sonra bana " Senin adın neydi?" Dedi. Beklemiyordum adimi sormasini. Yavaşça arkami döndüğümde, kimsede duymadığına emin olduğum adımı söyledim.

"Melra Zerina" değişik gözlerle ve ismimin garipliğiyle şaşırmış şekilde baktı. İsmimi kısık bir şekilde" Melra Zerina" Diyerek tekrar etti."Güzelmis ismin." Ardindan" Ve değişikmişte" Dedi. Buz mavisi gözlerini gozlerimden ayirmadan. Gözlerine bakınca uzaklara dalıp gidiliyordu.sadece " Öyledir " Diyebildim. Hemen ardindan bileğim de olan taşlı olan takıya bakarken

" Senin ismin ne?" Bilmeme rağmen sormuştum."Yekta Polat Gizay" Dedi ve elinde ki sigarayı yere atıp ayağıyla hafifçe bastırarak ezdi. Onunda ismi aslinda pek duyduğum isimler değildi ve ikinci ismi olduğunu yeni ögrenmistim. İsmide güzeldi "Seninde ismin güzelmis." Demistim. O da ayni benim gibi " Öyledir " Dedi.söylediginde dudaklari hafif kivrilmisti.bende saçlarımı omzumun arkasına atarak

" Neyse görüşürüz o zaman" Dedim. Saçmalamış mıydım.Neyse ya."iyi görüşülsün o zaman "dedi. İlerlettigimiz diyolog da nedensizce hoşuma gitti. Ama adamin sevgilisi olması ihtimali aklima geldiğinden dolayi çok fazla yaninda durmak istemedim.

Tekrar bakıştıktan sonra çok fazla dikkat çekip dedikodu malzemesi vermemek icin de geri on bahceye gelmiştim. Sigara kokusu rahatsiz ettiği için bir iki kere öksürmüştüm.

Onunda geldiğini hissetmiş gibi arkami doğru döndüğümde onun da peşimden geldiğini görmüştüm. Bana bakıp, yanımdan geçerek halamların olduğu masaya oturmuştu ve tekrar göz göze geldik. Oynayanların yanına doğru giderken kapıdan bana kaşlarini çatmış şekilde bakan Berna ve Figen yengemin diğer gelini olan Aynuru gördüm. Onları takmayıp halamların masasıma baktığımda Polatın oradakilerle konuştuğunu gördüm ve kafasını çevirip bana bakacakkem hemen kafamı başka yere çevirdim.

Kendimi nedense kötü hissetmiştim sonuçta adamin yaninda o gün kadin vardi ve galiba sevgilisi gibiydi. Ondan dolayı gözlerimi hızlıca çekip çok fazla göz göze gelmeyip diyalog kurmamaya çalıştım ve bende oynayanlar ile beraber oyun havalarini oynamaya başladım.

------------------------

Takı sırasında Buket zarfın içinde verilen paralarin koyulması için kutu tutuyordu ,ben ise gelin ve damata takılcak takıların tutturulmasi için iğne kutusunu tutuyordum.

O kadar çok insan vardi ki aşırı yoruldum ayakta durmaktan. Bir de yarın yola çıkacaktım bu yorgunlukla. Nasil çıkcaktım bilmiyordum ama artik işimi toparlamak için ne kadar erken dönsem o kadar iyiydi benim için.

Şakasız bir saattir ayaktaydim ve bir sürü altin takilmişti. Buketin tuttuğu kutuya kaç tane zarf atıldı bilmiyordum bile çünkü Buket artık başka bir kutu almıştı.

Sıra ona gelmisti. Bana dogru yaklaşıp iğne aldı. Bana baktığını hissediyordum ama ben bakmamıştım.

Kendisi iki tane çeyrek iki tane de bilezik takmıştı.

" Kuzenimin acil bir durumu olduğu için erkenden dönmek zorunda kaldı kusura bakmayın".Dedi ve ardindan " Onun yerine bu takıları ben size takıcam."dedi. Sesi buz gibi çıkmıştı cümle kurarken.

Ciğdem ablanın eşi Burak enişte" Yok ne kusuru teşekkür ederiz." Dedi. Kuzenin verdiği takıları da taktıktan sonra Çiğdem ablaya başını selam verir gibi hafif eğdi ve Burak eniştemle de el sıkıştılar . Bana tekrar baktığında göz göze gelmistik.Ne çok göz göze gelmiştik. Sanki bizden çok gözlerimiz konuşuyor gibiyd.Bu sefer bana da başını eydiğinde aynısını bende yaptim.Neden bilmiyorum ama yaptığı her hareketi nedense değişik hissettiriyordu.

𝘕𝘦𝘥𝘦𝘯 𝘩𝘦𝘱 𝘣𝘪𝘳 𝘴𝘰𝘳𝘨𝘶 𝘨𝘪𝘣𝘪𝘥𝘪𝘳...

𝘎𝘪𝘻𝘭𝘪 𝘣𝘪𝘳 𝘴𝘰𝘳𝘨𝘶 𝘨𝘪𝘣𝘪...

𝘖 𝘯𝘦𝘥𝘦𝘯𝘪 𝘣𝘪𝘭𝘦𝘮𝘦𝘻𝘴𝘪𝘯𝘬𝘪 𝘰 𝘯𝘦𝘥𝘦𝘯𝘪 𝘨𝘰𝘳𝘦𝘮𝘦𝘻𝘴𝘪𝘯𝘬𝘪...

𝘈𝘴𝘭𝘪𝘯𝘥𝘢 𝘣𝘶𝘯𝘶𝘯𝘥𝘢 𝘻𝘢𝘮𝘢𝘯𝘭𝘢 𝘨𝘰𝘳𝘦𝘤𝘦𝘨𝘪𝘮 𝘨𝘪𝘻𝘭𝘪 𝘣𝘪𝘳 𝘯𝘦𝘥𝘦𝘯𝘪 𝘷𝘢𝘳𝘮𝘪𝘴...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

27okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…