19:43 kitap kapağı

3. bölüm / 6

19:43

Kamp alanı

Vaveyla Yazarı: Barlas Özel

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: Kamp alanı

Sabah 06.12’de Antonio’nun telefonu çaldı.

Alarmı kapattı.

Bir süre tavana baktı.

Dün gece neredeyse hiç uyumamıştı.

Mia’nın evindeki konuşmalar tekrar tekrar aklına geliyordu.

Üç farklı numara.

Üç farklı mesaj.

Ve üçü de kullanılmıyordu.

Telefonunu eline aldı.

Yeni mesaj yoktu.

Ekranı kapattı.

Tam yataktan kalkacağı sırada telefon tekrar titredi.

Antonio bir an durdu.

Ekrana baktı.

Yeni mesaj yoktu.

Sadece kamp grubundan gelen bir bildirimdi.

“Herkes hazır mı? 07.00’de çıkıyoruz.”

Antonio derin bir nefes aldı.

“Tamam.”

⸻

Saat 06.52’de Antonio arabasının yanındaydı.

Kamp grubundaki diğerleri de yavaş yavaş geliyordu.

Toplam dokuz kişiydiler.

Kimi sırt çantasını bagaja yerleştiriyor, kimi kahvesini içiyor, kimi de daha yola çıkmadan fotoğraf çekiyordu.

Antonio normal görünmeye çalışıyordu.

Ama telefonunu birkaç dakikada bir kontrol ediyordu.

Mia arabasının yanına geldi.

“Uyudun mu?”

“Biraz.”

“Yalan söyleme.”

Antonio gülümsedi.

“İki saat kadar.”

Mia başını salladı.

“Ben de.”

Antonio şaşırdı.

“Sen de mi?”

“Evet.”

Mia arabaya doğru yürüdü.

Antonio da arkasından geldi.

“Ben kullanayım.”

“Olur.”

Mia ön koltuğa geçti.

Antonio direksiyona oturdu.

Telefonunu konsola bıraktı.

Mia ona baktı.

“Sesini açık bırak.”

Antonio başını salladı.

“Tamam.”

Mia birkaç saniye sustu.

“Kimseye bir şey anlatmadın, değil mi?”

“Hayır.”

“İyi.”

“Niye?”

“Çünkü neyle karşı karşıya olduğumuzu bilmiyoruz.”

Antonio birkaç saniye sustu.

“Belki de hiçbir şey yoktur.”

Mia ona baktı.

“Üç farklı numara ve ‘Uymadın’ mesajı mı?”

Antonio cevap vermedi.

Mia camdan dışarı baktı.

“Umarım yanılıyorumdur.”

⸻

Yaklaşık iki saat sonra şehirden tamamen uzaklaşmışlardı.

Telefon çekiminin zayıfladığı yerlerde grup araçları birbirinden kopmamak için yavaşlıyordu.

Sonunda ormanlık bölgenin girişindeki toprak yola geldiler.

Antonio telefonuna baktı.

Harita açıktı.

Konumları görünüyordu.

Mia ön koltuktan ekrana baktı.

“Çekiyor mu?”

“Şimdilik.”

“Uygulamayı açma.”

Antonio ona baktı.

“Neden?”

“Dün gece baktığımız uygulamayı diyorum.”

Antonio telefonu kilitledi.

“Tamam.”

Kısa süre sonra kamp alanına ulaştılar.

Saat 09.05 olmuştu.

Araçlardan indiler.

Herkes bir anda hareketlenmişti.

Çantalar indirildi.

Çadırlar çıkarıldı.

Matlar açıldı.

Kamp alanında kahkahalar yükselmeye başladı.

Antonio ilk kez biraz rahatladı.

Burası bildiği bir yerdi.

Ağaçlar.

Toprak.

Uzakta yükselen dağlar.

Telefonun ekranındaki şehir görüntüsünün yerini gerçek bir manzara almıştı.

Mia yanına geldi.

“Burayı seviyorsun.”

Antonio başını salladı.

“Evet.”

“Belli.”

Antonio çantasından çadırını çıkardı.

“Sen de kuracak mısın?”

Mia ona baktı.

“Benim çadırım yok.”

Antonio güldü.

“Ne?”

“Hazırlıklı gelebileceğimi düşünmedin herhalde.”

Antonio birkaç saniye ona baktı.

“Sen benim çadırda kalacaksın.”

Mia kaşlarını kaldırdı.

“Hayır.”

“Niye?”

“Çünkü sen horluyorsun.”

“Ben horlamıyorum.”

“Geçen kampta uyuyamadım.”

“Sen zaten iki saat sonra gitmek istemiştin.”

“Çünkü yağmur yağıyordu.”

“Hayır, yağmur yağmıyordu.”

Mia gözlerini devirdi.

“Çadırı kur da konuşmayı sonra yaparız.”

Antonio gülümsedi.

Çadırı kurmaya başladı.

⸻

Saat 09.48.

Kamp alanı tamamen kurulmuştu.

İnsanlar yemek hazırlıyor, bazıları çevrede dolaşıyor, bazıları da dinleniyordu.

Antonio çadırının önüne oturdu.

Telefonunu çıkardı.

Ekrana baktı.

Çekim vardı.

Yeni mesaj yoktu.

Mia yanına geldi.

“Bir şey var mı?”

“Yok.”

“İyi.”

Antonio telefonu cebine koydu.

Tam o sırada uzaktan bir arkadaşları seslendi.

“Antonio!”

Antonio başını kaldırdı.

“Ne oldu?”

“Şuraya kadar yürüyelim mi?”

Antonio ayağa kalktı.

“Olur.”

Mia da hareketlendi.

Sonra durdu.

“Ben gelmiyorum.”

Antonio ona baktı.

“Niye?”

“Sen git.”

“Dün gece beni yalnız bırakma diyordun.”

“Ben kendimi yalnız bırakıyorum.”

Antonio güldü.

“Beş dakika.”

“Git.”

Antonio diğerlerinin yanına doğru yürümeye başladı.

Yaklaşık elli metre ilerlemişti.

Telefonu titredi.

Durdu.

Ekrana baktı.

Yeni mesaj.

Gönderen numara farklıydı.

Mesaj tek cümleydi:

“Çadırdan fazla uzaklaşma.”

Antonio olduğu yerde kaldı.

Başını kaldırdı.

Kamp alanına baktı.

Mia çadırın yanında duruyordu.

Diğerleri biraz ilerideydi.

Antonio tekrar telefona baktı.

Mesajı açtı.

Saat:

09.51

Gönderen numara:

kullanılmıyor.

Antonio’nun boğazı kurudu.

Mia’yı aradı.

Telefon çaldı.

Mia birkaç saniye sonra açtı.

“Ne oldu?”

“Telefonuna bak.”

“Niye?”

“Bak.”

Mia telefonunu kontrol etti.

“Ne var?”

“Mesaj geldi.”

Mia sustu.

“Ne yazıyor?”

Antonio mesajı okudu.

“Çadırdan fazla uzaklaşma.”

Mia birkaç saniye cevap vermedi.

Sonra:

“Geri dön.”

Antonio etrafına baktı.

“Tamam.”

Telefonu cebine koydu.

Kamp alanına doğru yürümeye başladı.

⸻

Mia onu görünce yanına geldi.

“Göster.”

Antonio telefonu uzattı.

Mia mesajı okudu.

“Numara?”

“Kullanılmıyor.”

Mia ekranı açtı.

“Bunu burada mı aldın?”

“Evet.”

“Sen neredeydin?”

Antonio arkasını gösterdi.

“Orada.”

Mia birkaç saniye baktı.

“Konumun açık mı?”

Antonio durdu.

Telefonun ayarlarına girdi.

“Evet.”

“Konumu kapat.”

Antonio kapattı.

Mia başını salladı.

“Şimdilik.”

Antonio etrafına baktı.

“Bizi biri görüyor olabilir mi?”

“Burada mı?”

“Evet.”

Mia kamp alanındaki insanlara baktı.

“Dokuz kişiyiz.”

“Biliyorum.”

“Bunlardan biri olabilir mi?”

Antonio cevap vermedi.

Çünkü aklına başka bir şey gelmişti.

“Dün gece uygulamayı açmamamı sen söyledin.”

“Evet.”

“Çünkü konumumu görebiliyor.”

“Evet.”

Antonio telefonuna baktı.

“Peki ben uygulamayı açmadığım hâlde…”

Cümlesini tamamlamadı.

Mia onun ne demek istediğini anlamıştı.

“Arka planda çalışıyor olabilir.”

Antonio’nun yüzü gerildi.

Mia telefonu elinden aldı.

“Dur.”

Uygulamayı açtı.

Ekranda dün oluşturduğu rota görünüyordu.

Ama rota ekranının altında küçük bir bilgi vardı.

Son konum güncellemesi: 09.51

Mia’nın yüzündeki ifade değişti.

Antonio bunu fark etti.

“Ne oldu?”

Mia telefonu ona göstermedi.

“Hiç.”

“Mia.”

Mia birkaç saniye sustu.

Sonra telefonu Antonio’ya uzattı.

Antonio ekrana baktı.

Saat 09.51.

Mesajın geldiği saat de 09.51’di.

İkisi de birkaç saniye konuşmadı.

Antonio yavaşça başını kaldırdı.

“Bu tesadüf mü?”

Mia cevap vermedi.

Tam o sırada—

Antonio’nun telefonu yeniden titredi.

İkisi de ekrana baktı.

Yeni mesaj.

Başka bir numara.

Mesaj sadece üç kelimeydi:

“Mia’nın yanında kal.”

Antonio’nun yüzü bembeyaz oldu.

Mia telefonu elinden aldı.

Mesajı okudu.

Sonra Antonio’ya baktı.

“Bunu…”

Sesi kesildi.

Antonio çevresine baktı.

Kamp alanında herkes kendi işiyle meşguldü.

Kimse onlara bakmıyordu.

Ama artık ikisinin de bildiği bir şey vardı.

Karşıdaki kişi yalnızca Antonio’nun nerede olduğunu bilmiyordu.

Mia’nın da yanında olduğunu biliyordu.

Ve bunu öğrendiği anda…

Yeni bir mesaj göndermişti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

11okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.