19:43 kitap kapağı

4. bölüm / 6

19:43

İzleniyor muyuz?

Vaveyla Yazarı: Barlas Özel

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: İzleniyor muyuz?

Mia telefonu birkaç saniye elinde tuttu.

Ekrandaki mesaj hâlâ açıktı.

“Mia’nın yanında kal.”

Başını kaldırıp Antonio’ya baktı.

“Bunu nasıl biliyor?”

Antonio cevap vermedi.

Mia yeniden telefona baktı.

“Konumunu kapattın.”

“Evet.”

“Uygulamayı da açmadın.”

“Hayır.”

Mia’nın kaşları çatıldı.

“Peki nasıl hâlâ burada olduğunu biliyor?”

Antonio etrafına baktı.

Kamp alanındaki herkes kendi işiyle meşguldü.

Birileri yemek hazırlıyor, iki kişi biraz ileride odun topluyor, diğerleri çadırların çevresinde konuşuyordu.

Kimse onlara bakmıyordu.

Ama artık bu, Antonio’ya güven vermiyordu.

Tam tersine.

Herkes normal görünüyordu.

Ve bu daha kötüydü.

Mia telefonu Antonio’ya uzattı.

“Bunu bana göster.”

Antonio telefonu aldı.

“Ne?”

“Konum ayarlarını.”

Antonio ayarlara girdi.

Mia ekranı dikkatle inceledi.

“Konum servisleri kapalı.”

“Evet.”

“Uygulamanın konum izni?”

“Kapalı.”

Mia birkaç saniye ekrana baktı.

“Tamamen kapalı.”

Antonio başını salladı.

“Evet.”

Mia telefonu elinden aldı.

“Bu iyi değil.”

Antonio ona baktı.

“Niye?”

“Çünkü mesajın geldiği saatle uygulamanın son konum güncellemesi aynı.”

“09.51.”

“Evet.”

“Belki uygulama son konumu daha önce kaydetti ve saat farklı görünüyor?”

Mia başını salladı.

“Olabilir.”

“Yani?”

“Yani henüz bilmiyoruz.”

Antonio telefonuna baktı.

“Peki şimdi ne yapacağız?”

Mia cevap vermedi.

Uygulamayı tekrar açtı.

Rota ekranına girdi.

Son konum bilgisine baktı.

09.51.

Mia ekranı yeniledi.

Bilgi değişmedi.

Bir kez daha yeniledi.

Yine aynıydı.

“Bak.”

Antonio ekrana eğildi.

“Ne?”

“Konum güncellenmiyor.”

Antonio rahatlar gibi oldu.

“E o zaman?”

Mia başını kaldırdı.

“Mesaj güncelleniyor.”

Antonio’nun yüzündeki ifade değişti.

Mia devam etti.

“Konumu kapattıktan sonra bile biri senin nerede olduğunu biliyor.”

“Belki konum dışında başka bir şeyden görüyor.”

“Evet.”

“Mesela?”

Mia düşünmeye başladı.

“Telefonun başka bir bağlantısı olabilir. Hesabın olabilir. Başka bir uygulama olabilir. Wi-Fi…”

Antonio hemen araya girdi.

“Wi-Fi yok.”

“Mobil veri?”

“Kapatsam?”

Mia birkaç saniye düşündü.

“Hayır.”

“Niye?”

“Çünkü bunu şimdi yaparsak neyin değiştiğini anlayamayız.”

Antonio ona baktı.

“Yani?”

“Önce ne olduğunu anlamamız lazım.”

Mia telefonunu cebine koydu.

“Bir şey daha var.”

“Ne?”

“Bu mesajı atan kişi sadece konumunu bilmiyor.”

Antonio sustu.

Mia çevreye baktı.

“Benim yanında olduğumu da biliyor.”

İkisi bir süre sessiz kaldı.

Antonio’nun aklına kamp alanına geldiklerinden beri yaşananlar geldi.

Sabah yola çıkmaları.

Mia’nın onunla aynı arabada olması.

Kampı kurmaları.

Mia’nın çadırın yanında kalması.

Ve şimdi bu mesaj.

“Bizi izliyor olabilir mi?”

Mia doğrudan cevap vermedi.

“Önce ‘izlemek’ derken neyi kastettiğimizi bilmemiz lazım.”

Antonio kaşlarını kaldırdı.

“Nasıl yani?”

“Fiziksel olarak bizi gören biri mi?”

Antonio etrafa baktı.

“Yoksa?”

“Telefonundan bilgi alan biri mi?”

Antonio sustu.

Mia devam etti.

“İkisi tamamen farklı şeyler.”

“Hangisi daha kötü?”

Mia ona baktı.

“Şu an bilmiyorum.”

⸻

10.03

Mia çadırların arasından biraz uzaklaştı.

Antonio da peşinden gitti.

“Niye buraya geldik?”

“Kalabalığın içinde konuşmak istemiyorum.”

“Biri duyabilir diye mi?”

“Evet.”

Antonio çevreyi kontrol etti.

“Bence herkes kendi işiyle meşgul.”

“Umarım.”

Mia telefonunu çıkardı.

“Şimdi birkaç şey kontrol edeceğim.”

“Ne arıyorsun?”

“Önce uygulamanın bağlantılarını.”

Antonio bekledi.

Mia uygulamanın hesap bölümünü açtı.

“Sen bu uygulamaya hangi hesapla giriş yaptın?”

“Apple hesabımla.”

Mia başını kaldırdı.

“Şifreyi bilen biri var mı?”

“Hayır.”

“Son girişler?”

“Bilmiyorum.”

Mia birkaç saniye düşündü.

“Tamam. Hesabın güvenlik bölümüne bakalım.”

Telefonu Antonio’ya uzattı.

“Sen aç.”

Antonio hesabının güvenlik bölümüne girdi.

Mia ekranı dikkatle inceledi.

“Bağlı cihazlar burada.”

Listeyi aşağı doğru kaydırdı.

Bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra durdu.

“Bir cihaz daha var.”

Antonio ekrana baktı.

Listede tanımadığı bir cihaz görünüyordu.

Antonio’nun yüzü değişti.

“Bu benim değil.”

“Emin misin?”

“Evet.”

Mia cihazın ayrıntılarına girdi.

Ekranda son etkinlik zamanı görünüyordu.

Bugün.

Antonio’nun sesi kısıldı.

“Biri hesabıma girmiş.”

“Kesin olarak girmiş diyemeyiz.”

“Cihaz burada.”

“Evet ama önce bunun ne olduğunu anlamamız lazım.”

Mia cihaz ayrıntılarını incelemeye devam etti.

Sonra kendi telefonundan hesabın giriş ekranını açtı.

“Bir kez de buradan kontrol edeceğim.”

Antonio ona baktı.

“Sen kendi telefonundan mı gireceksin?”

“Evet.”

“Şifreyi bilmiyorsun ki.”

“Biliyorum. Ama giriş denemesinin ne yaptığını görmek istiyorum.”

Mia bilgileri girdi.

Birkaç saniye sonra Antonio’nun telefonu titredi.

İkisi de aynı anda telefona baktı.

Ekranda bir bildirim vardı.

“Hesabınıza giriş yapmak için doğrulama kodu: 482731”

Antonio’nun yüzü değişti.

Mia hemen ekrana eğildi.

“Kod geldi.”

Antonio ona baktı.

“Bu ne demek?”

Mia birkaç saniye düşündü.

“Bir cihazdan hesabına giriş deneniyor.”

“Yani sen mi?”

“Evet, şu an benim denemem.”

Antonio nefes verdi.

“Demek ki bu cihazın görünmesi de…”

Mia sözünü tamamladı.

“Tek başına hesabının ele geçirildiğini kanıtlamıyor.”

Antonio ekrana baktı.

“Ama bugün bir yabancı cihaz görünüyor.”

“Evet.”

“Ve şimdi giriş doğrulama kodu geldi.”

“Evet.”

Mia’nın sesi biraz daha ciddileşti.

“Bu iki şeyin aynı olayla bağlantılı olup olmadığını henüz bilmiyoruz.”

Antonio başını salladı.

Mia güvenlik ekranına tekrar baktı.

“Şifreyi değiştireceğiz.”

“Şimdi mi?”

“Evet.”

“Peki ya mesajlar?”

Mia bir an durdu.

“Önce şu hesabı güvene alalım.”

Antonio telefonu elinden aldı.

Tam şifre değiştirme ekranına geçeceği sırada Mia durdurdu.

“Bekle.”

“Ne?”

“Önce ekran görüntüsünü al.”

Antonio cihaz listesinin ekran görüntüsünü aldı.

Mia da doğrulama kodunun geldiği bildirimi gösterdi.

“Bunları saklayalım.”

Antonio başını salladı.

Mia telefonu cebine koydu.

“Bir şey daha var.”

“Ne?”

“Dün gece sana söylediğim SMS spoofing meselesi.”

Antonio ona baktı.

“Hatırlıyorum.”

“Gönderen numarasının sahte gösterilmesi mümkün. O yüzden numaraların sürekli değişmesi ve geri aradığımızda kullanılmıyor olması tek başına şaşırtıcı değil.”

“Yani mesajların nereden geldiğini hâlâ bilmiyoruz.”

“Evet.”

Mia birkaç saniye sustu.

“Ama burada asıl sorun numara değil.”

“Ne?”

“Mesajların içeriği.”

Antonio ona baktı.

Mia devam etti:

“Numara sahte gösterilebilir. Ama birinin tam olarak ne yaptığını bilmesi başka bir mesele.”

Antonio cevap vermedi.

⸻

10.17

Mia telefonun sistem ayarlarını tek tek kontrol etti.

Konum izinleri.

Bluetooth.

Yerel ağ bağlantıları.

Uygulama izinleri.

Arka planda yenileme.

Hesap bağlantıları.

Antonio sabırla bekliyordu.

Sonunda dayanamadı.

“Bir şey buldun mu?”

“Hayır.”

“Hiç mi?”

“Şu ana kadar hayır.”

Antonio etrafa baktı.

“Bu daha da kötü.”

Mia ona baktı.

“Niye?”

“Bir şey bulsaydık en azından nasıl yaptığını bilirdik.”

Mia birkaç saniye sustu.

Sonra başını salladı.

“Doğru.”

Telefonu kapattı.

“Bir şey deneyeceğiz.”

“Ne?”

“Uygulamayı tamamen kapatacağım.”

“Zaten konum kapalı.”

“Biliyorum.”

“Sonra?”

“Telefonunu yeniden başlatacağız.”

Antonio kaşlarını kaldırdı.

“Ne işe yarayacak?”

“Eğer arka planda çalışan bir şey varsa, yeniden başlattıktan sonra hâlâ devam edip etmediğini görebiliriz.”

Antonio düşündü.

“Peki mesaj gelirse?”

Mia doğrudan ona baktı.

“İşte onu görmek istiyorum.”

Antonio’nun yüzündeki ifade değişti.

“Yani bizi izleyen kişinin hâlâ ulaşabileceğini test edeceğiz.”

“Eğer gerçekten biri varsa.”

“Tamam.”

Mia uygulamayı tamamen kapattı.

Sonra Antonio’nun telefonunu eline aldı.

“Hazır mısın?”

Antonio başını salladı.

“Evet.”

Mia telefonu yeniden başlattı.

Ekran karardı.

İkisi de birkaç saniye sessizce bekledi.

⸻

10.23

Telefon yeniden açıldı.

Antonio ekranı kontrol etti.

Yeni mesaj yoktu.

Mia kendi telefonuna baktı.

“Şimdilik hiçbir şey.”

Antonio derin bir nefes aldı.

“Belki bitti.”

Mia cevap vermedi.

“Ne?”

“Bekle.”

Birkaç saniye geçti.

Sonra Antonio’nun telefonu titredi.

İkisi de dondu.

Antonio ekrana baktı.

Yeni mesaj.

Mia hemen yaklaştı.

Gönderen numara yine farklıydı.

Mesaj:

“Telefonu yeniden başlattın.”

Antonio’nun eli titremeye başladı.

Mia’nın yüzündeki bütün renk çekildi.

“Hayır…”

Antonio ona baktı.

“Ne?”

Mia telefonu elinden aldı.

Mesajı tekrar okudu.

Sonra ekrana baktı.

“Bu mümkün değil.”

Antonio’nun sesi kısıldı.

“Ne mümkün değil?”

“Telefon yeniden başladı.”

“Evet.”

“Bunu nasıl biliyor?”

Antonio cevap vermedi.

Mia mesajı tekrar açtı.

Gönderen numara:

Kullanılmıyor.

Mia birkaç saniye boyunca ekrana baktı.

Sonra Antonio’ya döndü.

“Şimdi kesin bir şey biliyoruz.”

“Ne?”

“Bu kişi uygulamanın açık olup olmadığını beklemiyor.”

“Ne demek istiyorsun?”

“Telefonu yeniden başlattığımızı bile biliyor.”

Antonio etrafına baktı.

Bu kez bakışları daha dikkatliydi.

Ağaçların arasına.

Kamp alanının girişine.

Araçlara.

İnsanlara.

Her yere.

“Bizi görüyor olabilir.”

Mia başını salladı.

“Evet.”

“Bir kamera?”

“Olabilir.”

Antonio başını kaldırdı.

Kamp alanını tekrar taradı.

Biraz ileride, grubun diğer üyelerinden Amber bir kayanın üzerinde oturuyordu.

Elindeki telefonla bir şey yapıyordu.

Antonio gözlerini kıstı.

Amber telefonu kaldırdı.

Bir fotoğraf çekti.

Antonio’nun bakışları telefona takıldı.

Kamera onlara mı dönüktü?

Yoksa arkasındaki dağ manzarasına mı?

Kestiremedi.

Amber telefonu indirdi ve hiçbir şey olmamış gibi ekranına bakmaya devam etti.

Antonio’nun içi huzursuz oldu.

“Mia.”

“Ne?”

“Şu telefonu görüyor musun?”

Mia baktı.

“Amber’ın mı?”

“Evet.”

“Ne olmuş?”

“Bilmiyorum.”

Amber birkaç saniye daha telefonuyla oynadı.

Sonra ayağa kalktı.

Telefonunu cebine koydu.

Mia tekrar Antonio’ya döndü.

“Bunu da mı şüpheli buluyorsun?”

“Hayır.”

“Emin misin?”

Antonio birkaç saniye düşündü.

“Hayır.”

Mia ona baktı.

“İşte sorun da bu.”

Antonio başını salladı.

“Artık herkesten şüphelenmeye başladım.”

Mia telefonunu cebine koydu.

“Ve henüz elimizde kimseyi suçlayacak bir şey yok.”

“Biliyorum.”

“Bunu unutma.”

Antonio cevap vermedi.

Tam o sırada kamp alanından bir ses geldi.

“Antonio!”

İkisi birden döndü.

Grup arkadaşlarından biri el sallıyordu.

“Yemek hazır!”

Antonio cevap vermedi.

Mia ona baktı.

“Normal davran.”

Antonio kaşlarını çattı.

“Nasıl?”

“Hiçbir şey olmamış gibi.”

“Nasıl yapacağım?”

“Bilmiyorum.”

Mia telefonunu cebine koydu.

“Yapmak zorundayız.”

Birlikte kamp alanına doğru yürümeye başladılar.

⸻

10.31

Masaya oturduklarında herkes konuşuyor, gülüyor, sabah yaşanan küçük yol problemlerini anlatıyordu.

Antonio konuşmaya çalıştı.

Ama zihni başka yerdeydi.

Telefonu cebindeydi.

Ekranı kapalıydı.

Mia karşısında oturuyordu.

İkisi de birbirine bakmamaya çalışıyordu.

Bir süre sonra Mia masanın altından Antonio’nun ayağına hafifçe dokundu.

Antonio başını kaldırdı.

Mia gözleriyle telefonu işaret etti.

Antonio cebinden çıkardı.

Yeni mesaj yoktu.

Mia dudaklarını kıpırdatmadan konuştu.

“Bir süre kullanma.”

Antonio başını salladı.

Telefonu tekrar cebine koydu.

Tam o sırada masadaki arkadaşlarından biri sordu:

“Antonio, iyi misin?”

Antonio başını kaldırdı.

“İyiyim.”

“Biraz dalgınsın.”

“Yorgunum.”

Arkadaşı gülümsedi.

“İlk gece böyle olur.”

Antonio da gülümsemeye çalıştı.

“Evet.”

Mia hiçbir şey söylemedi.

Ama gözleri sürekli çevredeydi.

Bir ara bakışları Amber’a kaydı.

Amber de diğerleri gibi yemeğini yiyordu.

Telefonu masanın üzerindeydi.

Mia birkaç saniye baktı.

Amber telefonunu almadı.

Mia gözlerini geri çevirdi.

⸻

11.04

Kahvaltıdan sonra Antonio ile Mia çadırın biraz arkasına geçti.

Mia telefonunu çıkardı.

“Bir şey daha deneyeceğim.”

“Ne?”

“Az önce gördüğümüz cihazı tekrar kontrol edeceğim.”

“Bağlı cihazları mı?”

“Evet.”

Mia güvenlik ekranını açtı.

Yabancı cihaz hâlâ listede görünüyordu.

Antonio’nun yüzü gerildi.

“Sil.”

Mia başını salladı.

“Önce ekran görüntüsünü alalım.”

“Niye?”

“Çünkü silersek elimizdeki kayıt kaybolabilir.”

Antonio başını salladı.

Mia cihazın ayrıntılarını açtı.

Son etkinlik zamanı hâlâ bugün görünüyordu.

“Bu cihazın ne olduğunu öğrenmemiz lazım.”

“Nasıl?”

“Şimdilik bilmiyorum.”

Antonio derin bir nefes aldı.

Tam o sırada telefonu titredi.

İkisi de aynı anda ekrana baktı.

Yeni mesaj.

Gönderen numara yine farklıydı.

Mesaj:

“Bunu Mia’ya sorma.”

Antonio’nun yüzü dondu.

Mia mesajı onun elinden aldı.

Okudu.

Bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra Antonio’ya baktı.

“Artık sadece seni izlemiyor.”

Antonio sustu.

Mia telefonu kapattı.

“Beni de izliyor.”

Kamp alanından kahkahalar gelmeye devam ediyordu.

İnsanlar hiçbir şey bilmiyordu.

Ama Antonio ile Mia artık aynı şeyi düşünüyordu.

Bu kişi onların telefonlarından daha fazlasına erişebiliyor olabilirdi.

Ve eğer öyleyse…

Kamp alanında gerçekten yalnız değillerdi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.