1. bölüm / 6
19:43İlk Mesaj
Bölümler 6Şu an: İlk Mesaj
- 1 İlk Mesaj684 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 Numara yok689 kelime
- 3 Kamp alanı871 kelime
- 4 İzleniyor muyuz?1.655 kelime
- 5 Rota945 kelime
- 6 İşaret2.204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Saat 22.41’di.
Antonio, ertesi sabah çıkacağı kamp için son hazırlıklarını yapıyordu. Çantasının içindekileri bir kez daha kontrol etti.
Kafa lambası.
Yedek piller.
İlk yardım çantası.
Mat.
Uyku tulumu.
Telefonundaki listeye baktı.
Kahve.
Ocak kartuşu.
Birkaç küçük eksik daha.
Bunları ertesi gün alacaktı.
Tam telefonu masaya bırakırken ekran yandı.
Yeni mesaj.
Gönderen numaraya baktı.
Tanımadığı bir numaraydı.
Mesaj tek cümleydi:
“Yarın 08.17’de evden çıkma.”
Antonio birkaç saniye ekrana baktı.
Sonra kaşlarını kaldırdı.
“İyi de ben zaten 08.17’de niye çıkayım?”
Numarayı aradı.
Telefon birkaç saniye çaldıktan sonra otomatik ses devreye girdi.
“Aradığınız numara kullanılmamaktadır.”
Antonio telefonu kulağından indirdi.
Numaraya tekrar baktı.
Bir kez daha aradı.
Aynı cevap.
Mesajın ekran görüntüsünü aldı ve Mia’ya gönderdi.
Antonio:
Bana böyle bir mesaj geldi.
Bir süre sonra cevap geldi.
Mia:
Numara kimin?
Antonio:
Bilmiyorum. Arıyorum, kullanılmıyor diyor.
Mia:
Sabah bakarım. Şimdi kafana takma.
Antonio telefonu masaya bıraktı.
Mesaj hâlâ ekrandaydı.
Bir süre daha baktıktan sonra telefonu kilitledi.
⸻
Sabah 08.05’te uyandığında aklına ilk gelen şey mesaj oldu.
Telefonunu aldı.
Mesaj hâlâ oradaydı.
“Yarın 08.17’de evden çıkma.”
Antonio saate baktı.
08.05.
Bugün sabah evden çıkmasını gerektiren hiçbir şey yoktu.
Zaten kamp yarındı.
“Tamam,” diye mırıldandı. “Çıkmam” dedi ve gülümsedi.
08.17 geldi.
Antonio hâlâ evdeydi.
Hiçbir şey olmadı.
Ne telefon çaldı ne de yeni bir mesaj geldi.
Bir süre sonra ilk mesajın anlamsız bir şaka olduğuna karar verdi.
Günün geri kalanında kamp hazırlıklarıyla uğraştı.
Öğleden sonra çantasını yeniden kontrol ederken eksikleri fark etti.
Kahve bitmişti.
Ocak kartuşu da yoktu.
Birkaç küçük malzeme daha gerekiyordu.
Hepsini listeye yazdı.
Ertesi sabah erkenden yola çıkacakları için bunları akşamdan tamamlamaya karar verdi.
⸻
Saat 19.36.
Antonio ayakkabılarını giydi.
Telefonunu cebine koydu.
Tam kapıyı açacakken ekran yandı.
Yeni mesaj.
Bu kez gönderen numara farklıydı.
Mesaj:
“Bu akşam 19.40’ta dışarı çıkma.”
Antonio kapının önünde kaldı.
Numaraya baktı.
Sonra saate.
19.36.
İlk mesaj aklına geldi.
08.17.
Hiçbir şey olmamıştı.
“Şimdi de bu çıktı.”
Mesajı birkaç kez okudu.
Kim olduğunu bilmiyordu.
Nedenini bilmiyordu.
Ama bir şeyden emindi:
Bu kişi onun ne yapacağını söylemeye çalışıyordu.
Antonio telefonu cebine koydu.
“Benim ne yapacağıma sen karar veremezsin.”
Kapıyı açtı.
⸻
19.40
Antonio dışarı çıktı.
Evinin kapısını kapattı.
Bir an durup telefonuna baktı.
Yeni mesaj yoktu.
Telefonunu tekrar cebine koydu.
19.41
Asansörle aşağı inerken aklına ikinci mesaj geldi.
“Bu akşam 19.40’ta dışarı çıkma.”
Saat 19.41 olmuştu.
Ve o dışarıdaydı.
Hiçbir şey olmamıştı.
Antonio hafifçe gülümsedi.
“Bak, yine bir şey olmadı.”
19.42
Kamp malzemelerini alacağı dükkâna girdi.
Kahveyi aldı.
Ocak kartuşunu istedi.
Eksik birkaç malzemeyi de tamamladı.
Telefonu cebinde duruyordu.
Bir bildirim gelmedi.
Antonio kasada beklerken telefonunu çıkardı.
Ekranda hiçbir şey yoktu.
Tam telefonu tekrar cebine koyacağı sırada …
19.43
Telefon titredi.
Antonio ekrana baktı.
Yeni mesaj.
Gönderen numara yine farklıydı.
Mesaj sadece tek kelimeydi:
“Uymadın.”
Antonio’nun yüzündeki ifade değişti.
Birkaç saniye boyunca ekrana baktı.
Sonra saatin üzerine baktı.
19.43.
Az önce dışarı çıkmıştı.
Mesajdaki saatin üzerinden sadece üç dakika geçmişti.
Ve bu numara, onun gerçekten çıktığını biliyordu.
Antonio numarayı aradı.
Telefon çalmadı bile.
Otomatik ses:
“Aradığınız numara kullanılmamaktadır.”
Antonio telefonu yavaşça kulağından indirdi.
İlk numara farklıydı.
İkinci numara farklıydı.
Şimdi üçüncü bir numara vardı.
Ve üçünün de ortak bir özelliği vardı:
Hiçbiri kullanılmıyordu.
Antonio etrafına baktı.
Dükkânın içindeki insanları süzdü.
Kimse ona bakmıyordu.
Telefonu tekrar eline aldı.
Mia’yı aradı.
“Ne oldu?” dedi Mia.
Antonio doğrudan konuya girdi.
“Mesaj yine geldi.”
“Ne yazıyor?”
“Uymadın.”
Mia birkaç saniye sustu.
“Ne demek uymadın?”
“İkinci mesajı hatırlıyor musun?”
“Evet.”
“Çıkma dedi.”
“Ve çıktın.”
“Evet.”
“Sonra mı geldi?”
“Tam üç dakika sonra.”
Mia’nın sesi değişti.
“Antonio, şu an neredesin?”
“Dışarıdayım.”
“Tamam. Eve git, kamp eşyalarını al ve doğrudan bana gel.”
Antonio birkaç saniye sustu.
“Tamam.”
Mia kısa bir sessizlikten sonra ekledi:
“Bu gece yalnız kalma.”
Antonio telefonu kapattı.
Eve döndü.
Kamp çantasını ve gerekli eşyalarını aldı.
Tam çıkacakken Mia’nın daha önce kamp konusunda söyledikleri aklına geldi.
Mia kamp yapmayı hiç sevmezdi.
Saatlerce doğada kalmak, çadırda uyumak, sabah erkenden kalkmak ona göre değildi.
Antonio yıllardır onu birkaç kez kampa çağırmış, Mia her seferinde bir bahaneyle kurtulmuştu.
Ama bu kez durum farklıydı.
Telefonunu cebine koydu.
Mia’nın evine doğru yola çıktı.
Telefonu cebindeydi.
Ekran kapalıydı.
Ama Antonio’nun aklında artık tek bir soru vardı:
Kullanılmayan üç farklı numara, onun ne yaptığını nasıl biliyordu?
Bölüm etkileşimi
