12. bölüm / 18
Zorla evlilik8.bölüm
Bölümler 18Şu an: 8.bölüm
- 1 Karakter tanıtımı226 kelime
- 2 1. Bölüm2.089 kelime
- 3 2. Bölüm1.374 kelime
- 4 3 bölüm438 kelime
- 5 4. Bölüm766 kelime
- 6 Düğün salonu vb14 kelime
- 7 Uyarı30 kelime
- 8 5 . Bölüm1.009 kelime
- 9 6.bölüm608 kelime
- 10 Uyarı37 kelime
- 11 7.bölüm1.194 kelime
- 12 8.bölüm831 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 9 bölüm818 kelime
- 14 10. Bölüm564 kelime
- 15 11. Bölüm1.112 kelime
- 16 12. Bölüm699 kelime
- 17 13. Bölüm1.495 kelime
- 18 14. Bölüm896 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
8. Bölüm — Bir Anda Her Şey Değişti
Nehir’in ağzından
Sabah gözlerimi açtığımda kendimi hâlâ yorgun hissediyordum.
Gece doğru düzgün uyuyamamıştım. Başım ağırdı, içimde de tarif edemediğim bir huzursuzluk vardı.
Bir süre tavana baktım.
Sonra yavaşça doğrulup yataktan kalktım.
“Bugün güzel geçecek,” diye kendi kendime söyledim.
Ama bunu söylerken bile pek inanmıyordum.
Dolabımın önüne gidip rahat bir kıyafet seçtim. Üzerime açık renk uzun bir elbise aldım. Saçlarımı toparladıktan sonra aynaya baktım.
Yüzüm solgun görünüyordu.
“Biraz kahvaltı yapınca geçer.”
Odadan çıkıp merdivenlere yöneldim.
İlk birkaç basamağı sorunsuz indim.
Ama bir anda başım dönmeye başladı.
Elimi duvara koydum.
“Bir dakika…”
Gözlerimi kapattım.
Her şey sanki yavaşça dönüyordu.
Tam dengemi yeniden bulmaya çalışırken aşağıdan Aras’ın sesi geldi.
“Nehir?”
Başımı kaldırdım.
Aras merdivenlerin altında duruyordu.
Üzerinde siyah bir tişört ve koyu renk pantolon vardı. Elinde telefonuyla bana bakıyordu.
“İyi misin?”
“İyiyim.”
Ama sesim hiç de iyi olduğumu göstermiyordu.
Aras merdivenlere doğru yürüdü.
“Nehir, yüzün bembeyaz.”
“Biraz başım döndü. Geçer.”
Bir adım daha attım.
O anda başım daha da döndü.
Ayağım boşluğa gelmiş gibi hissettim.
“Nehir!”
Aras’ın sesi kulağıma geldi.
Sonra her şey çok hızlı oldu.
Dengemi kaybettim.
Ama yere düşmedim.
Aras bir anda yanıma yetişip beni tuttu.
Bir kolu belime dolandı, diğer eli omzumdaydı.
“Güzelim, bana bak.”
Gözlerimi açmaya çalıştım.
“Aras…”
“İyi misin?”
“Başım dönüyor.”
Aras beni merdivene oturtmak istedi.
Ama ben ona tutunurken gözlerimin önü yeniden karardı.
“Aras, ben…”
Devamını getiremedim.
Vücudum bir anda güçsüzleşti.
Aras beni kollarının arasına aldı.
“Nehir!”
Sesini uzaktan duyuyordum.
Ama cevap veremiyordum.
⸻
Gözlerimi açtığımda tanımadığım beyaz bir tavana bakıyordum.
Bir süre nerede olduğumu anlayamadım.
Sonra burnuma gelen hastane kokusu her şeyi hatırlattı.
Yavaşça başımı çevirdim.
Aras hemen yanımdaydı.
Bir sandalyeye oturmuştu. Dirseklerini dizlerine koymuş, ellerini birbirine kenetlemişti.
Beni görünce hızlıca doğruldu.
“Nehir?”
Gözlerimi kırpıştırdım.
“Burası neresi?”
“Hastane.”
Kaşlarımı çattım.
“Niye?”
Aras bana biraz daha yaklaştı.
“Merdivenlerde bayıldın.”
“Bayılmadım.”
“Nehir.”
“Biraz gözüm karardı sadece.”
“Gözün karardıktan sonra kollarımda kendinden geçtin.”
Yüzümü diğer tarafa çevirdim.
“Abartıyorsun.”
Aras iç çekti.
“Bir anda düşecektin.”
“Sen tuttun.”
“Evet.”
“Demek ki sorun yok.”
Aras birkaç saniye bana baktı.
Sonra başını iki yana salladı.
“Sen gerçekten beni dinlemiyorsun.”
“Dinliyorum.”
“Doktor birazdan gelecek.”
“Doktor neden gelecek?”
“Seni kontrol etmek için.”
“Ben iyiyim.”
Aras kaşını kaldırdı.
“Bunu az önce de söyledin.”
Tam cevap verecektim ki kapı açıldı.
Doktor içeri girdi.
Elindeki dosyaya baktıktan sonra bana yaklaştı.
“Nasıl hissediyorsun?”
“İyiyim.”
Aras hemen araya girdi.
“Başının döndüğünü söyledi.”
Ona ters ters baktım.
“Ben kendim konuşabiliyorum.”
Doktor gülümseyerek birkaç soru sordu.
Sonra sonuçlara baktı.
“Biraz dinlenmen gerekiyor. Vücudun oldukça yorulmuş.”
“Evde dinlenirim.”
Doktor kısa bir süre düşündü.
“Bugün burada kalmanı istiyorum.”
Gözlerim büyüdü.
“Ne?”
“Bir gece gözlem altında kalman daha iyi olur.”
“Hayır.”
Aras bana baktı.
“Nehir…”
“Hayır, ben hastanede kalmayacağım.”
“Güzelim, doktor—”
“Hayır.”
Battaniyeyi çeneme kadar çektim.
“Ben eve gideceğim.”
Aras kollarını bağladı.
“Nehir, bir gece.”
“Bir gece bile çok.”
“Burada güvendesin.”
“Evde de güvendeyim.”
“Doktor kalmanı söyledi.”
Dudaklarımı büktüm.
“Ben istemiyorum.”
Aras bana birkaç saniye baktı.
Sonra yanımdaki sandalyeye oturdu.
“Tamam.”
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Tamam mı?”
“Evet.”
“Eve gidiyoruz?”
“Hayır.”
Yüzüm düştü.
“Aras…”
“Ben burada kalacağım.”
“Sen kal.”
“Kalacağım.”
“Ben eve gideceğim.”
“Hayır.”
Kollarımı göğsümde birleştirdim.
“Bana çok kötü davranıyorsun.”
Aras şaşkınlıkla kaşlarını kaldırdı.
“Ne yaptım?”
“Beni hastanede bırakıyorsun.”
“Ben de burada kalacağım.”
“Ama ben kalmak istemiyorum.”
“Bir gece.”
“Hayır.”
“Sabah çıkarız.”
“Şimdi çıkalım.”
Aras gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı.
“Gülme.”
“Gülmüyorum.”
“Gülüyorsun.”
“Çünkü çocuk gibi mızmızlanıyorsun.”
Bir anda yüzümü çevirdim.
“Benimle konuşma.”
Aras birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra yatağın yanına yaklaştı.
“Nehir?”
Cevap vermedim.
“Güzelim?”
Yine sustum.
“Bana mı küstün?”
“Evet.”
“Neden?”
“Beni eve götürmüyorsun.”
“Doktor izin vermiyor.”
“Sen de doktora karşı çık.”
Aras güldü.
“Doktora ne diyeyim?”
“‘Nehir eve gitmek istiyor,’ de.”
“Sonra?”
“Beni götür.”
Aras başını iki yana salladı.
“Olmaz.”
Battaniyeyi biraz daha üzerime çektim.
“Tamam. O zaman benimle konuşma.”
Aras sandalyesini yatağa biraz daha yaklaştırdı.
“Ben konuşacağım.”
“Konuşma.”
“Buradayım.”
“Git.”
“Gitmeyeceğim.”
Bir süre sessiz kaldım.
Sonra göz ucuyla ona baktım.
Aras hâlâ yanımdaydı.
Elini yatağın kenarına koymuştu.
“Gerçekten bütün gece burada mı kalacaksın?”
“Evet.”
“Uyumayacak mısın?”
“Uyurum.”
“Nerede?”
Aras sandalyeyi gösterdi.
“Burada.”
Kaşlarımı çattım.
“Orada rahat edemezsin.”
“Önemli değil.”
“Neden?”
Aras elini yavaşça uzatıp benim elimi tuttu.
“Çünkü seni yalnız bırakmak istemiyorum.”
Bir an sustum.
Sonra elimizi izledim.
“Bana kızgın mısın?”
“Hayır.”
“Az önce kızmış gibi konuştun.”
“Çünkü çok korktum.”
Başımı kaldırıp ona baktım.
Aras gözlerini benden kaçırdı.
“Merdivenlerde bir anda düştüğünde…”
Sustu.
“Devam et.”
“Çok korktum, Nehir.”
Sesindeki ciddiyet beni susturdu.
Elini biraz daha sıkı tuttum.
“Özür dilerim.”
Aras hemen bana baktı.
“Sen niye özür diliyorsun?”
“Bilmem.”
“Bir daha böyle korkutma yeter.”
Gülümsemeye çalıştım.
“Tamam.”
Aras saçlarımı yavaşça okşadı.
“Şimdi dinlen.”
“Bir şartla.”
“Ne?”
“Sabaha kadar burada kalacaksın.”
“Kalacağım.”
“Gitmeyeceksin.”
“Gitmeyeceğim.”
“Beni yalnız bırakmayacaksın.”
“Bırakmayacağım.”
Gözlerimi kapattım.
“Tamam.”
Aras hâlâ elimi tutuyordu.
Ben de yavaş yavaş sakinleşiyordum.
Ama uyumadan hemen önce ona son kez seslendim.
“Aras?”
“Hı?”
“Ben hâlâ hastanede kalmak istemiyorum.”
Aras gülmeye başladı.
“Uyu artık, güzelim.”
“Sabah eve gidiyoruz.”
“Doktor izin verirse.”
“İzin verir.”
“İnşallah.”
“Aras.”
“Hı?”
“Bana trip atma.”
“Trip atan sensin.”
“Hayır.”
Aras başını salladı.
“Tamam, güzelim.”
Gözlerimi kapattım.
Elini bırakmadan…
Yavaş yavaş uykuya daldım.
8. Bölüm sonu. 🫶🏻
Bölüm etkileşimi
