16. bölüm / 18
Zorla evlilik12. Bölüm
Bölümler 18Şu an: 12. Bölüm
- 1 Karakter tanıtımı226 kelime
- 2 1. Bölüm2.089 kelime
- 3 2. Bölüm1.374 kelime
- 4 3 bölüm438 kelime
- 5 4. Bölüm766 kelime
- 6 Düğün salonu vb14 kelime
- 7 Uyarı30 kelime
- 8 5 . Bölüm1.009 kelime
- 9 6.bölüm608 kelime
- 10 Uyarı37 kelime
- 11 7.bölüm1.194 kelime
- 12 8.bölüm831 kelime
- 13 9 bölüm818 kelime
- 14 10. Bölüm564 kelime
- 15 11. Bölüm1.112 kelime
- 16 12. Bölüm699 kelime · Okuduğun bölüm
- 17 13. Bölüm1.495 kelime
- 18 14. Bölüm896 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
12. Bölüm — Flört Dönemi Başlıyor
Nehir’in ağzından
Aras’la deniz kenarındaki masaya geri döndük.
Az önce söylediklerim hâlâ aklımdaydı.
Şimdilik sadece flörtleşecektik.
Sevgili değildik.
Gerçek bir evliliğe de hemen başlamayacaktık.
Önce birbirimizi gerçekten tanıyacaktık.
Aras sandalyemi çekti.
“Buyur, hanımefendi.”
Otururken ona baktım.
“Çok resmî oldun.”
“Flört ediyoruz ya.”
“Daha beş dakika oldu.”
“Ben hızlı öğrenirim.”
Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.
Aras karşıma oturdu.
Birkaç saniye bana baktı.
“Ne?”
“Hiç.”
“Öyle bakma.”
“Neden?”
“Garip hissediyorum.”
Aras kaşını kaldırdı.
“Eşinle flört etmek mi garip?”
“Evet.”
“Bence güzel.”
“Sen her şeyi güzel buluyorsun.”
“Şu an özellikle.”
Gözlerimi devirdim.
“Başlama.”
“Ne yaptım?”
“Böyle konuşma.”
“Nasıl?”
“Bilmiyorum.”
Aras gülümsedi.
“Demek hoşuna gidiyor.”
“Hayır.”
“Yüzün kızardı.”
“Rüzgârdan.”
“Rüzgâr sadece yüzünü mü kızarttı?”
“Aras!”
Gülmeye başladı.
Ben de istemeden gülümsedim.
Bir süre yemek yedik.
Sonra Aras elini masanın üzerine koydu.
“Bir şey sorabilir miyim?”
“Sor.”
“Flörtleştiğimize göre…”
“Evet?”
“Elini tutabilir miyim?”
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Az önce sarıldık.”
“İzin vererek.”
“Şimdi de izin veriyorum.”
Aras elini bana doğru uzattı.
“Öyleyse?”
Elimi yavaşça onun elinin üzerine koydum.
Aras parmaklarını parmaklarıma geçirdi.
“Teşekkür ederim.”
“Ne için?”
“İzin verdiğin için.”
Bir an sustum.
“Bu kadar ciddi olma.”
“Ciddiyim.”
“Niye?”
“Çünkü seni zorlamak istemiyorum.”
Sesi bu kez şaka yapmıyordu.
Elimi biraz daha sıkı tuttum.
“Tamam.”
Aras gülümsedi.
Bir süre denizi izledik.
Sonra telefonum çaldı.
Ekrana baktım.
Melek abla.
Aramayı açtım.
“Alo?”
“Nehir, neredesin?”
“Dışarıdayım.”
“Kimle?”
Aras hemen karşımdan konuştu.
“Benimle.”
Telefonun diğer ucunda kısa bir sessizlik oldu.
Melek ablanın sesini duydum.
“Aras’la mı?”
“Evet.”
Aras gülerek bana baktı.
Melek abla devam etti.
“İyi misiniz bari?”
“İyiyiz.”
Aras eğilip telefona doğru konuştu.
“Merak etme, Nehir güvende.”
“Onu eve geç getirirsen seninle konuşurum,” dedi Melek abla.
Aras gülümsedi.
“Tamam.”
Telefonu kapattım.
Aras bana baktı.
“Abla beni tehdit mi etti?”
“Biraz.”
“Benden korkuyor mu?”
“Hayır.”
“Ben korkmalı mıyım?”
“Bence evet.”
Aras gülmeye başladı.
Sonra hesabı ödeyip ayağa kalktı.
“Hazır mısın?”
“Nereye?”
“Biraz yürüyelim.”
“Elimi bırakacak mısın?”
Aras elime baktı.
“İster misin?”
Bir an düşündüm.
“Hayır.”
Aras’ın yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
“Tamam.”
Birlikte deniz kenarında yürümeye başladık.
Hava iyice serinlemişti.
Bir süre sonra ürperdim.
Aras hemen fark etti.
“Üşüdün mü?”
“Hayır.”
“Nehir.”
“Biraz.”
Aras üzerindeki ceketini çıkarıp omuzlarıma koydu.
“Al.”
“Sen üşürsün.”
“Ben iyiyim.”
“Aras…”
“Giy.”
Ceketi üzerime biraz daha çektim.
“Teşekkür ederim.”
“Rica ederim.”
Bir süre yürüdük.
Sonra Aras durdu.
“Nehir?”
“Hı?”
“Bugün mutlu musun?”
Ona baktım.
“Evet.”
“Gerçekten mi?”
“Evet.”
“Benimle olduğun için mi?”
Kaşlarımı kaldırdım.
“Çok özgüvenlisin.”
“Cevap ver.”
“Biraz.”
“Biraz mı?”
“Çok.”
Aras gülümsedi.
“Bunu duymayı bekliyordum.”
“Şımarma.”
“Geç kaldın.”
Gülerek yürümeye devam ettik.
Ama birkaç dakika sonra telefonum yeniden çaldı.
Ekranda yine aynı yazı vardı:
Bilinmeyen Numara.
Adımlarım yavaşladı.
Aras ekrana baktı.
“Kim?”
“Bilmiyorum.”
Telefon çalmaya devam ediyordu.
Aras elimi biraz daha sıkı tuttu.
“Açmak zorunda değilsin.”
Bir süre ekrana baktım.
Sonra aramayı reddettim.
Telefon tekrar çaldı.
Bu kez Aras kaşlarını çattı.
“Nehir…”
“Belki önemli bir şeydir.”
Aras telefonu elimden almadı.
Sadece yanımda durdu.
“İstersen aç.”
Derin bir nefes aldım.
Sonra aramayı kabul ettim.
“Alo?”
Karşı taraftan birkaç saniye ses gelmedi.
“Kim bu?”
Yine sessizlik…
Tam telefonu kapatacakken tanımadığım bir ses konuştu.
“Nehir…”
Olduğum yerde durdum.
Aras yüzüme baktı.
“Kim o?”
Telefonu kulağımdan biraz uzaklaştırdım.
Ama karşıdaki kişi devam etti.
“Aras’la çok mutlu görünüyorsun.”
Kalbim hızlandı.
Aras’ın yüzü ciddileşti.
“Telefonu bana ver.”
Karşıdaki kişi bir kez daha konuştu.
“Bu mutluluk uzun sürmeyecek.”
Arama kapandı.
Telefon elimde kalmıştı.
Aras hemen yanıma geldi.
“Ne söyledi?”
Bir an konuşamadım.
Sonra ekrana baktım.
“Bilmiyorum.”
“Nehir.”
“Beni tanıyor.”
“Ne dedi?”
Başımı kaldırıp ona baktım.
“Seninle mutlu olduğumu söyledi.”
Aras’ın yüzü sertleşti.
“Başka?”
“Mutluluğumuzun uzun sürmeyeceğini söyledi.”
Aras telefonumu eline aldı.
Numaraya baktı.
“Bunu araştıracağım.”
“Kim olabilir?”
“Bilmiyorum.”
“Melisa mı?”
Aras hemen bana döndü.
“Hayır.”
“Nereden biliyorsun?”
“Melisa böyle bir şey yapmaz.”
“Peki kim?”
Aras cevap vermedi.
Sonra elimi tuttu.
“Bundan sonra tek başına dışarı çıkmayacaksın.”
Kaşlarımı çattım.
“Ne?”
“Bir süre dikkatli olacağız.”
“Aras, bir telefon yüzünden—”
“Bana güven.”
Gözlerine baktım.
“Güveniyorum.”
Aras elimi biraz daha sıkı tuttu.
“İyi.”
Sonra beni kendine doğru çekti.
Kollarını etrafıma sardı.
“Kim olursa olsun…”
Başını saçlarıma yasladı.
“Sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim.”
Ben de ona sarıldım.
Ama içimde garip bir his vardı.
Bugün çok güzeldi.
İlk kez gerçekten flört etmeye başlamıştık.
Fakat o bilinmeyen numara…
Sanki mutluluğumuzun arasına sessizce girmişti.
12. Bölüm sonu. 👀🫶🏻
Yorum yaparsanız sevinirim 🫶🏻😊😻
Bölüm etkileşimi
