17. bölüm / 18
Zorla evlilik13. Bölüm
Bölümler 18Şu an: 13. Bölüm
- 1 Karakter tanıtımı226 kelime
- 2 1. Bölüm2.089 kelime
- 3 2. Bölüm1.374 kelime
- 4 3 bölüm438 kelime
- 5 4. Bölüm766 kelime
- 6 Düğün salonu vb14 kelime
- 7 Uyarı30 kelime
- 8 5 . Bölüm1.009 kelime
- 9 6.bölüm608 kelime
- 10 Uyarı37 kelime
- 11 7.bölüm1.194 kelime
- 12 8.bölüm831 kelime
- 13 9 bölüm818 kelime
- 14 10. Bölüm564 kelime
- 15 11. Bölüm1.112 kelime
- 16 12. Bölüm699 kelime
- 17 13. Bölüm1.495 kelime · Okuduğun bölüm
- 18 14. Bölüm896 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
13. Bölüm — Sadece Flörtleşiyoruz
Nehir’in ağzından
O bilinmeyen numaradan gelen aramanın üzerinden bir gün geçmişti.
Aras sabah erkenden evden çıkmıştı. Gitmeden önce de bana defalarca tembih vermişti.
“Tek başına dışarı çıkma.”
“Telefonunu yanında taşı.”
“Bilinmeyen numaraları açma.”
Sonuncusunu söylerken yüzü o kadar ciddiydi ki gülmemek için kendimi zor tutmuştum.
Şimdi ise odamdaki yatağa uzanmış, tavana bakıyordum.
Telefonumu elime aldım.
Aras’tan mesaj vardı.
Aras: Uyandın mı, güzelim?
Gülümsedim.
Nehir: Uyandım.
Mesajı göndermemden iki saniye sonra cevap geldi.
Aras: Kahvaltı yaptın mı?
Kaşlarımı çattım.
Nehir: Yaptım.
Aras: Ne yedin?
Nehir: Sorguya mı çekiyorsun?
Aras: Merak ediyorum.
Nehir: Yumurta, peynir, çay.
Aras: Güzel. İlaçlarını aldın mı?
Nehir: Doktor değilim ama aldım.
Aras: Doktor değilsin, biliyorum.
Nehir: Beni özledin mi?
Mesajı gönderdiğim anda gözlerim büyüdü.
“Ben bunu neden yazdım?”
Telefonu kapatmaya çalışırken Aras’tan cevap geldi.
Aras: Çok.
Bir anda yüzüm ısındı.
Nehir: Ben de biraz.
Aras: Biraz mı?
Nehir: Evet.
Aras: Dün çok demiştin.
Nehir: Bugün biraz.
Aras: Yarın hiç mi olacak?
Nehir: Belki.
Aras: O zaman bugün seni görmem lazım.
Kaşlarımı kaldırdım.
Nehir: Neden?
Aras: Özlemem artsın diye.
İstemeden güldüm.
Tam cevap yazacaktım ki kapım çalındı.
“Nehir?”
“Gel.”
Kapı açıldı.
Melek abla içeri girdi.
Elinde katlanmış kıyafetler vardı.
“Ne yapıyorsun?”
“Hiç.”
Telefonumu hemen yastığın altına sakladım.
Melek abla gözlerini kıstı.
“Niye telefonunu sakladın?”
“Saklamadım.”
“Az önce yastığın altına koydun.”
“Orası güvenli.”
“Kimle konuşuyorsun?”
“Kimseyle.”
Melek abla yatağın yanına oturdu.
“Aras’la mı?”
Cevap vermedim.
“Demek Aras’la.”
“Belki.”
“Ne konuşuyorsunuz?”
“Bir şey konuşmuyoruz.”
“Peki neden yüzün kızardı?”
“Elim sıcak.”
Melek abla gülmeye başladı.
“Nehir, sen flört mü ediyorsun?”
Hemen doğruldum.
“Hayır!”
“Bu kadar hızlı cevap verme.”
“Flört etmiyoruz.”
“Dün öyle dememiştin.”
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Nereden biliyorsun?”
“Aras söyledi.”
Gözlerim büyüdü.
“Ne?”
“Dün gece bana ‘Nehir’le flörtleşiyoruz ama sevgili değiliz,’ dedi.”
Yüzümü yastığa gömdüm.
“Ben onu öldüreceğim.”
Melek abla kahkaha attı.
“Çok tatlısınız.”
“Değiliz.”
“Öylesiniz.”
“Biz sadece…”
Sustum.
“Ne?”
“Flörtleşiyoruz.”
Melek abla tekrar güldü.
“Tamam, tamam.”
Telefonum yeniden titredi.
Yastığın altından çıkarıp ekrana baktım.
Aras: Öğleden sonra hazır ol.
Nehir: Neden?
Aras: Seni almaya geleceğim.
Nehir: Nereye gidiyoruz?
Aras: Sürpriz.
Nehir: Sürekli sürpriz diyorsun.
Aras: Çünkü sürpriz.
Nehir: Mantıklı.
Aras: Güzel bir şey giy.
Nehir: Emir mi veriyorsun?
Aras: Rica ediyorum.
Nehir: Düşüneceğim.
Aras hemen yazdı.
Aras: Güzelim, hazırlan.
Gülümseyerek telefonu bıraktım.
⸻
Öğleden sonra dolabımın önünde durmuş ne giyeceğime karar vermeye çalışıyordum.
Sonunda rahat, açık renk bir elbise seçtim.
Hazırlanıp aşağı indiğimde Aras salonda bekliyordu.
Beni görünce birkaç saniye konuşmadı.
“Ne oldu?” dedim.
Aras başını hafifçe salladı.
“Hiç.”
“Yine öyle bakıyorsun.”
“Çok güzel olmuşsun.”
“Teşekkür ederim.”
“Bir şey söyleyeceğim.”
“Söyle.”
“Flörtleşmek güzelmiş.”
Gülmeye başladım.
“Daha iki gün oldu.”
“Yine de.”
Aras elini uzattı.
“Hazır mısın?”
Elini tuttum.
“Nereye gidiyoruz?”
“Söylemeyeceğim.”
“Çok sinir bozucusun.”
“Biliyorum.”
⸻
Araba bir süre sonra küçük bir sahil kafesinin önünde durdu.
İçeri girdik.
Aras benim için pencere kenarında bir masa ayırtmıştı.
Oturduğumuzda ona baktım.
“Beni buraya neden getirdin?”
“Seninle vakit geçirmek istedim.”
“Bu kadar mı?”
“Evet.”
“Başka bir şey yok mu?”
Aras gülümsedi.
“Belki.”
“Ne?”
“Önce kahve.”
Garson siparişleri aldıktan sonra Aras bana döndü.
“Nehir?”
“Hı?”
“Bugün iyi misin?”
“İyiyim.”
“Bilinmeyen numara tekrar aradı mı?”
“Hayır.”
“Emin misin?”
“Evet.”
Aras birkaç saniye sustu.
“Telefonun yanında mı?”
“Evet.”
“Bana kızma ama…”
“Ne?”
“Dün gece numarayı araştırdım.”
Şaşkınlıkla ona baktım.
“Ne öğrendin?”
“Şimdilik bir şey yok.”
“Peki neden bu kadar ciddisin?”
Aras elini masanın üzerine koydu.
“Çünkü seni korkutmak istemiyorum.”
“Ben korkmuyorum.”
“İyi.”
“Biraz merak ediyorum sadece.”
Aras elimi tuttu.
“Bir şey olursa bana söyleyeceksin.”
“Tamam.”
“Gizlemeyeceksin.”
“Tamam.”
“Tek başına—”
“Elimi bırakacağım.”
Aras sustu.
Sonra gülmeye başladı.
“Tamam, söylemiyorum.”
“İyi.”
Bir süre kahvelerimizi içtik.
Sonra Aras bana doğru eğildi.
“Bir şey soracağım.”
“Yine mi?”
“Evet.”
“Sor.”
“Flört döneminde kıskanmak serbest mi?”
Kaşlarımı çattım.
“Neden?”
“Merak ettim.”
“Birini mi kıskandın?”
Aras hemen cevap verdi.
“Hayır.”
“Yalan.”
“Değil.”
“Aras.”
İç çekti.
“Sabah telefonuna gelen mesajı gördüm.”
“Hangisini?”
“Birisi sana ‘Günaydın güzel kız’ yazmış.”
Gözlerim büyüdü.
“O Melek ablanın arkadaşı.”
“Biliyorum.”
“Biliyorsan niye kıskandın?”
“Kıskanmadım.”
“Yüzün öyle demiyor.”
Aras kollarını bağladı.
“Biraz kıskandım.”
Gülmeye başladım.
“Çok komiksin.”
“Komik değil.”
“Biz sevgili değiliz.”
“Biliyorum.”
“Üstelik sadece flörtleşiyoruz.”
“Onu da biliyorum.”
“Öyleyse?”
Aras bana baktı.
“Yine de kıskanabilirim.”
“İzin vermiyorum.”
“Niye?”
“Çünkü ben hazır olunca sevgili olacağız.”
Aras başını salladı.
“Tamam.”
“Şimdilik sadece flört.”
“Tamam.”
“Beni bunaltmak yok.”
“Yok.”
“Her şeye karışmak yok.”
“Yok.”
“Telefonumu kontrol etmek yok.”
“Hiç yok.”
Gülümsedim.
“Güzel.”
Aras bir süre bana baktı.
Sonra hafifçe gülümsedi.
“Peki ben sana güzelim diyebilir miyim?”
“Bunu zaten yapıyorsun.”
“Şikâyet ediyor musun?”
Bir an düşündüm.
“Hayır.”
Aras’ın yüzü aydınlandı.
“Demek serbest.”
“Şımarma.”
“Geç kaldın.”
Tam ona cevap verecektim ki telefonum titredi.
Ekrana baktım.
Yine aynı yazı vardı.
Bilinmeyen Numara.
Gülümsemem kayboldu.
Aras hemen fark etti.
“Ne oldu?”
Telefonu ona gösterdim.
Aras’ın yüzü bir anda ciddileşti.
Telefon çalmaya devam ediyordu.
Bu kez Aras telefonu elimden almadı.
Sadece yanımda durdu.
“Açma,” dedi.
“Belki…”
“Nehir.”
Sesindeki ciddiyet beni durdurdu.
Arama sustu.
Bir saniye sonra mesaj geldi.
Ekrana baktım.
Bilinmeyen Numara: Aras seni koruyamayacak.
Nefesim kesildi.
Aras mesajı gördü.
Yüzü sertleşti.
“Nehir, kalkıyoruz.”
“Aras…”
“Şimdi.”
Elimi tuttu.
Ama bu kez elini tutuşu farklıydı.
Sanki beni bırakırsa bir şey olacakmış gibi.
Kafeden çıktık.
Arabanın yanına geldiğimizde Aras kapıyı açtı.
“İçeri geç.”
“Kim bu?”
“Bilmiyorum.”
“Bizi nereden biliyor?”
Aras cevap vermedi.
“Aras…”
Bu kez gözlerimin içine baktı.
“Bilmiyorum.”
Sesindeki gerginlik beni daha çok korkuttu.
Arabaya bindim.
Aras kapıyı kapatıp sürücü koltuğuna geçti.
Araba hareket etti.
Ben hâlâ telefonuma bakıyordum.
Bir süre sonra Aras elini uzatıp telefonumu aldı.
“Bugün telefonun bende.”
“Niye?”
“Çünkü seni sürekli aramasını istemiyorum.”
“Aras…”
“Bana güven.”
Başımı salladım.
“Güveniyorum.”
Aras yol boyunca sessiz kaldı.
Ben ise camdan dışarı baktım.
Az önce güzel başlayan gün…
Bir anda değişmişti.
Ve içimdeki kötü his…
Gittikçe büyüyordu
Arabadan indikten sonra Aras kapıyı açtı.
“İçeri geç, yavrum.”
“Sen de gelmiyor musun?”
“Geleceğim ama biraz işim var.”
Başımı salladım.
“Benim de bilgisayardan bakmam gereken şeyler var.”
Eve girince ikimiz de kısa bir süre salonda durduk.
Aras saatine baktı.
“Ben odama geçiyorum.”
“Tamam.”
Sonra bana doğru eğildi.
“Bir şey olursa seslen.”
“Aras, evin içindeyiz.”
“Yine de.”
Gülümseyerek başımı salladım.
“Tamam.”
Aras kendi odasına giderken ben de odama çıktım.
Kapıyı kapatıp yatağın kenarına oturdum.
Bilgisayarımı açtım.
Bir süre işlerime baktım. Sonra sıkılıp haber sitelerinde gezinmeye başladım.
Ekranı aşağı doğru kaydırırken bir anda büyük bir başlık gördüm.
Parmağım ekranda durdu.
DEMİR HOLDİNG’İN VARİSİ ARAS DEMİR, GİZEMLİ SEVGİLİSİYLE GÖRÜLDÜ!
Gözlerim büyüdü.
“Ne?”
Haberi açtım.
Karşıma kafede çekilmiş bir fotoğraf çıktı.
Aras koltukta oturuyordu.
Ben de yanında, omzuna hafifçe yaslanmıştım.
Fotoğraf uzaktan çekilmişti ama ikimiz de çok net görünüyorduk.
Başlığın altında şöyle yazıyordu:
Demir Holding’in genç varisi Aras Demir, geçtiğimiz günlerde kimliği henüz açıklanmayan genç bir kadınla bir kafede görüntülendi. İkilinin samimi halleri dikkat çekerken, Aras Demir’in Melisa’yla ayrılığının ardından yeni bir ilişkiye başladığı iddiaları gündeme geldi.
Ağzım açık kaldı.
“Sevgilisi mi?”
Haberi okumaya devam ettim.
İddiaya göre gizemli kadın, Aras Demir’in uzun süredir hayatında olan biri. Çiftin birlikte vakit geçirdiği ve aralarındaki yakınlığın dikkat çektiği öğrenildi.
Bilgisayarı biraz kendime yaklaştırdım.
“Uzun süredir mi?”
Sonra fotoğrafa tekrar baktım.
Tam o sırada kapım çalındı.
“Nehir?”
Aras’ın sesi geliyordu.
Bilgisayarı kapatmadım.
“Gel.”
Kapı açıldı.
Aras içeri girdi.
Elinde birkaç dosya vardı.
“Bir şey soracağım—”
Sözünü yarıda kesti.
Yüzüme baktı.
“Neden öyle bakıyorsun?”
Bilgisayarı ona çevirdim.
“Bunu gördün mü?”
Aras ekrana baktı.
Bir anda yüzü ciddileşti.
“Ne zaman çıktı bu?”
“Bilmiyorum.”
Haberi tekrar gösterdim.
“Baksana.”
Aras bilgisayara yaklaştı.
Başlığı okudu.
Sonra fotoğrafımıza baktı.
“Demek çekmişler.”
“Aras.”
“Hı?”
“Burada senin sevgilin olduğum yazıyor.”
Aras birkaç saniye sustu.
Sonra bana döndü.
“E…”
Kaşlarımı çattım.
“E ne?”
“Yanlış mı?”
Gözlerim büyüdü.
“Biz sevgili değiliz.”
“Biliyorum.”
“Dün söyledim.”
“Biliyorum.”
“Şimdilik sadece flörtleşiyoruz.”
Aras gülümsemeye başladı.
“Onu da biliyorum.”
“O zaman neden böyle rahat davranıyorsun?”
Aras yatağın kenarına oturdu.
“Çünkü bence kötü bir haber değil.”
“Benim adım bile yazmıyor.”
“İyi işte.”
“Nasıl iyi?”
“Kim olduğunu bilmiyorlar.”
Bir an düşündüm.
“Doğru.”
Aras ekrana tekrar baktı.
Sonra yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Bunu kim çekti acaba?”
“Neden?”
“Bizi takip etmiş olabilirler.”
“Gazetecidir.”
“Olabilir.”
Aras bilgisayarı kapattı.
“Bu haberin kaldırılmasını sağlayacağım.”
“Hayır.”
Aras bana baktı.
“Neden?”
“Merak ettim.”
“Ne?”
“Yorumları okuyacağım.”
Aras kaşlarını kaldırdı.
“Nehir…”
“Bir dakika.”
Bilgisayarı tekrar açtım.
Yorumlara indim.
İlk yorumda şöyle yazıyordu:
‘Aras Demir sonunda Melisa’dan ayrıldıysa bu kız kim?’
Bir diğerinde:
‘Yeni sevgilisi çok güzel görünüyor.’
Bir başkasında:
‘Aras Bey’in yeni sevgilisi gizemini koruyor.’
Yüzüm ısındı.
Aras yorumları okumaya başladı.
Sonra bana baktı.
“Ne oldu?”
“Hiç.”
“Yüzün kızardı.”
“Yorumlardan.”
“Hangisi?”
“Hiçbiri.”
Aras gülümseyerek bana yaklaştı.
“Yavrum…”
“Ne?”
“Sevgilim olduğun yazıyor.”
“Değilim.”
“Henüz.”
“Aras!”
Gülmeye başladı.
Ben de yastığı alıp ona doğru attım.
Aras yastığı yakaladı.
“Şiddete başvuruyorsun.”
“Sen başlattın.”
Aras yastığı kenara bıraktı.
Sonra bana doğru eğildi.
“Peki…”
“Hı?”
“Bir gün gerçekten sevgilim olursan…”
Gözlerimin içine baktı.
“Bu haberin başlığı doğru olacak.”
Kalbim hızlandı.
Ama hemen yüzümü çevirdim.
“Daha çok beklersin.”
Aras gülümsedi.
“Beklerim.”
O sırada bilgisayar ekranında yeni bir bildirim belirdi.
Bilinmeyen Numara:
Haberleri gördün mü, Nehir? Aras’ın yanında olmak sandığın kadar güvenli değil.
Gülümsemem bir anda kayboldu.
Aras mesajı gördü.
Yüzü sertleşti.
“Bu numara…”
Telefonumu eline aldı.
“Nehir, bu iş artık sadece bir haber değil.”
O an odanın içindeki bütün neşe kayboldu.
Ve içimde yeniden o kötü his oluştu.
13. Bölüm sonu✨🤍
Nasıl olduğunu yorumlarda belirtirseniz sevinirim teşekkür ederim iyi günler ✨🤍🌼
Bölüm etkileşimi
