10. bölüm / 14
Yolun sonu9. Bölüm
Bölümler 14Şu an: 9. Bölüm
- 1 Karakterler15 kelime
- 2 1. Bölüm343 kelime
- 3 2. Bölüm176 kelime
- 4 3.bolum373 kelime
- 5 4.bolum353 kelime
- 6 5.bölüm341 kelime
- 7 6.bölüm494 kelime
- 8 7.bolum1.626 kelime
- 9 8.bölüm757 kelime
- 10 9. Bölüm633 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 10.bolum1.065 kelime
- 12 11. Bölüm1.649 kelime
- 13 12. Bölüm914 kelime
- 14 13. Bölüm9 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BuAraba eski limanın önünde durdu.
Geceydi.
Hava soğuktu.
Denizden gelen rüzgar yüzüme çarpıyordu.
Etraf karanlıktı… ama bir şeyler ters hissettiriyordu.
"Burada," dedi Chaewon.
Emir motoru kapattı.
Herkes sessizce indi.
Liman terk edilmiş gibiydi.
Eski konteynerler, paslı vinçler…
Ve garip bir sessizlik.
"Dağılmayın," dedi Kuzey. "Hep birlikte ilerliyoruz."
Silahımı kontrol ettim.
Hazırdım.
Yavaş adımlarla ilerledik.
Ayak seslerimiz yankılanıyordu.
Ekim yanımdaydı.
"Hiç hoşuma gitmedi burası," dedi.
"Banada," dedim.
Bir anda—
Tak… tak… tak…
Alkış sesi.
Hepimiz döndük.
Karanlıktan biri çıktı.
Eralp.
Yüzü hâlâ darbeden dolayı morarmıştı.
Ama gülüyordu.
"Ne kadar hızlı geldiniz," dedi.
Emir öne çıktı.
"Bu sefer bitti."
Eralp başını yana eğdi.
"Gerçekten mi?"
Tam o anda…
Etrafımızda ışıklar yandı.
Flaş!
Gözlerimizi kısmak zorunda kaldık.
Silah sesleri…
TIK!
Etrafımız sarılmıştı.
Konteynerlerin arkasından adamlar çıktı.
En az 6-7 kişi.
Silahlı.
Ekim nefesini tuttu.
"Tuzağa düştük…"
Kuzey dişlerini sıktı.
"Beklediğim gibi."
Emir hiç geri çekilmedi.
Eralp’e baktı.
"Bu sefer saklanmıyorsun."
Eralp güldü.
"Çünkü artık saklanmama gerek yok."
Chaewon bir adım öne çıktı.
"Yeter artık!"
Herkes ona baktı.
Eralp’in bakışı değişti.
"Sen hâlâ onların tarafında mısın?"
Chaewon’un sesi titremedi.
"Evet."
O an…
Gerilim zirveye çıktı.
Eralp elini kaldırdı.
Adamlar silahlarını doğrulttu.
"Son şansınız," dedi.
"Ya bana katılırsınız…"
Gözleri Emir’e kaydı.
"Ya da burada biter."
Rüzgar şiddetlendi.
Deniz dalga sesleri yükseldi.
Kalbim hızlı atıyordu.
Ama geri adım atmadım.
Emir yavaşça konuştu:
"Seçim yaptık."
Bir adım öne çıktı.
"Sen yanlış taraftasın."
Eralp’in gülümsemesi kayboldu.
Elini indirdi.
Ve o an—
İlk kurşun sesi duyuldu.
BAM!
Her şey bir anda kaosa döndü.BAM!
Kurşun sesiyle birlikte ortalık karıştı.
Hiç düşünmeden silahımı kaldırdım.
Nişan aldım.
BAM!
Eralp’in adamlarından biri yere düştü.
Emir omzundan vurulmuştu.
Ama geri çekilmedi.
Sadece başını hafifçe eğdi, nefesini kontrol etti.
Sonra silahını kaldırdı.
BAM!
Bir adam daha düştü.
"Sağ taraf!" diye bağırdım.
Emir anında yön değiştirdi.
Hiç tereddüt etmeden ateş etti.
Kuzey ve Bora da çatışmaya girdi.
Kurşun sesleri limanda yankılanıyordu.
Eralp geri çekiliyordu.
Ama hâlâ kontrolü kaybetmemişti.
"Bitmedi!" diye bağırdı.
Koşmaya başladım.
Konteynerlerin arasından ilerledim.
Daha iyi açı bulmam gerekiyordu.
Bir köşeden çıktım.
Eralp’i gördüm.
Nişan aldım.
Tam tetiğe basacaktım ki—
Adamlarından biri önüme çıktı.
BAM!
Onu indirdim.
"Emir!" diye bağırdım.
Yerini belli etmesi için.
"Buradayım!" diye karşılık verdi.
Sesi güçlüydü.
Yaralı olmasına rağmen.
Onu gördüm.
Hâlâ ilerliyordu.
Direkt Eralp’e.
"Dur!" diye bağırdı Eralp.
Ama bu sefer geri çekilen oydu.
Emir cevap vermedi.
Sadece yürümeye devam etti.
Silahı sabitti.
Gözleri kilitliydi.
Yanına ulaştım.
"Sol!" dedim.
İkimiz aynı anda ateş ettik.
BAM! BAM!
İki adam daha düştü.
Artık alan temizleniyordu.
Eralp yalnız kalıyordu.
Eralp bir adım geri attı.
Sonra bir tane daha.
İlk defa…
Tedirgin görünüyordu.
"Kaçışın bitti," dedim.
Emir yanımda durdu.
Yaralı omzuna rağmen dimdikti.
"Bu sefer kaçamayacaksın," dedi.
Rüzgar sert esti.
Deniz sesi yükseldi.
Eralp gözlerini kıstı.
Etrafına baktı.
Sonra…
Hafifçe gülümsedi.
"Ben kaçmam," dedi.
"Ama siz… beni durduramazsınız."Eralp’in o gülümsemesi…
Hiç iyiye işaret değildi.
Silahımı daha sıkı tuttum.
"Ne yapacaksın?" dedim.
Cevap vermedi.
Sadece elini yavaşça cebine attı.
"Elini cebinden çıkar!" diye bağırdı Kuzey.
Ama Eralp durmadı.
Cebinden küçük, siyah bir kumanda çıkardı.
Kalbim hızlandı.
"Emir…"
Emir’in gözleri daraldı.
"Yapma," dedi soğuk bir sesle.
Eralp başını yana eğdi.
"Her zaman bir B planım vardır."
Klik.
Bir saniyelik sessizlik…
Sonra—
BOOM!
Limanın diğer ucunda büyük bir patlama oldu.
Alevler yükseldi.
Hepimiz refleksle o tarafa baktık.
"Ne—?!" dedim.
Eralp o anı kullandı.
Aniden geri çekildi.
"Dur!" diye bağırdım ve ateş ettim.
BAM!
Kurşun yanından geçti.
Emir de ateş etti.
Ama Eralp konteynerlerin arasına daldı.
"Peşinden!" dedi Emir.
Koşmaya başladık.
Konteynerlerin arasında dar geçitler vardı.
Görüş zordu.
Bir köşeyi döndüm.
Kimse yoktu.
"Kaybettik!" diye bağırdı Bora uzaktan.
Sinirle dişlerimi sıktım.
Emir birkaç saniye durdu.
Sonra sertçe duvara yumruk attı.
"Yine…"
"Tamam bu günlük bu kadar aksiyon yeter"
Emir gözlerimin içine baktı.
"Chaewon'u nereden biliyordun'' dedi birden.
Konuyu değiştirmek için yaralı omzuna baktım
"Hadi eve gidelim omzun iltihap kapacak"
Beni zorlamayarak çok fazla üstelemedi. Arabaya binip eve doğru yola çıktık.
Bölüm etkileşimi
