7. bölüm / 14
Yolun sonu6.bölüm
Bölümler 14Şu an: 6.bölüm
- 1 Karakterler15 kelime
- 2 1. Bölüm343 kelime
- 3 2. Bölüm176 kelime
- 4 3.bolum373 kelime
- 5 4.bolum353 kelime
- 6 5.bölüm341 kelime
- 7 6.bölüm494 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 7.bolum1.626 kelime
- 9 8.bölüm757 kelime
- 10 9. Bölüm633 kelime
- 11 10.bolum1.065 kelime
- 12 11. Bölüm1.649 kelime
- 13 12. Bölüm914 kelime
- 14 13. Bölüm9 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir saat sonra
Ekim in yerine geçmek için Ekimi Bora ya teslim etmistim şimdi ise yerde yatarak Ekim gibi gözükmeye çalışıyordum. Birkaç dakika sonra kapı kapanma sesi geldi ve o an Eralp in geldiğini anlamıştım. Üstüme edildiğini hissettim. Nefesini kulağımda hissettim.
"Bu oyunu daha fazla sürdürmenin anlamı yok" dedi
"Eylem Şahin" diye ettirdiği anda yıllar önce sakatladığım bacağına dizimle sertçe vurdum ve onu üstümden ittirdim.
Kafamı geri yatırdı saçımı çekerek. Sonra tekrar üstüme çıktı ama bu sefer birşey söylemedi. Direkt boğazıma yapıştı ve var gücü ile sıktı. En son tam bayılmak üzereyken kapı kırılma sesi geldi ve Eralp yere yapıştı Ekim ile Bora yanıma geldiler. Ekim burnunda al ağızdan ver taktığını yaptırmaya başladı. O sırada Kuzey ve Emir Eralpi dövüyordu. Ekim sayesinde biraz rahatlamıştım. Ekim ve Bora bana yardım edip koltuğa oturttular. Emir Eralpi dövmeyi bırakıp bana döndü. Saçlarını sağ eli ile geri attı.
"İyi misin ortak" dedi
Başımı salladım.
"Parla nerede" diye sordum.
"Çok mu merak ediyorsun"
Göz devirdim. Koltuktan kalkıp kapıya yöneldim. Arkamı dönüp elimi Ekim e uzattım. Yanıma gelip elimi tuttu.
''Ee şimdi ne yapacağız" diye sordu Ekim.
"Ne yapmak istersin" biz gülüp konuşurken Emir araya girdi.
"Eve gidip eşyalarınızı mı almak istersiniz yoksa direkt bişey almadan eve gitmekmi"Emir’in cümlesi biter bitmez kaşlarımı çattım.
"Biz bir yere gitmiyoruz," dedi bir anda.
O an ortam buz kesti.
"Ne demek o?" dedim sertçe.
Kollarını göğsünde bağladı.
"Ne demek olduğunu gayet iyi anladın."
Ekim yanımda gerildi. Elimi hafifçe sıktı.
"Bizi alıkoyamazsınız," dedim.
Emir alaycı bir şekilde güldü.
"Az önce seni kim kaçırdı, hatırlıyor musun?"
Cevap vermedim.
Kuzey araya girdi.
"Bak, olay şu. Bu iş bitene kadar ikiniz de buradasınız."
"Yani esiriz," dedi Ekim.
"İstersen misafir de diyebilirsin," dedi Bora
Göz devirdim.
"Ne kadar naziksiniz."
Emir bana doğru bir adım attı. Gözleri ciddileşti.
"Bu bir oyun değil Eylem. Eralp hâlâ dışarıda. Ve sen onun hedefisin."
"Ben kendimi korurum."
"Onu gördük," dedi hafifçe sırıtıp. "Boğuluyordun."
Sinirle ona baktım ama bir şey demedim.
"Eğer burada kalırsanız," diye devam etti, "hem sizi kontrol altında tutarız hem de planı düzgün yürütürüz."
"Ya kabul etmezsek?" dedim.
Bir anlık sessizlik oldu.
Sonra Emir çok sakin bir sesle:
"O zaman zorunda kalırız."
O cümle netti.
Tehdit gibi değil… direkt gerçekti.
Ekim bana baktı. Gözleriyle "ne yapacağız" diye soruyordu.
Derin bir nefes aldım.
"Tamam," dedim sonunda. "Ama şartlarım var."
Kuzey hafifçe güldü.
"Bak sen şu işe…"
Emir elini kaldırarak onu susturdu.
"Söyle."
"Bir: Ekim’e kimse saygısızlık yapmayacak."
Parla’ya sert bir bakış attım.
"İki: Bizi bağlamayacaksınız, kilitlemeyeceksiniz."
"Üç?"
"Üç… bize yalan söylemeyeceksiniz."
Emir birkaç saniye sustu. Sonra başını hafifçe salladı.
"İlk ikisi tamam," dedi. "Üçüncüyü garanti edemem."
"Beklediğim cevap," dedim.
Ekim iç çekti.
"Yani… burada kalıyoruz."
"Belli ki," dedim.
Bora ayağa kalktı.
"O zaman oda ayarlayalım misafirlere."
"Misafir mi?" dedim.
"Şey… yarı misafir yarı rehin," dedi sırıtarak.
"Çok komiksin."
Emir kapıya doğru yürüdü. Sonra durdu.
Arkasını dönmeden konuştu:
"Bu evden izinsiz çıkan olursa…"
Kısa bir duraksama.
"Sonuçlarına katlanır."
Gözlerimi kıstım.
O an anladım.
Biz burada kalıyorduk.
Ve bu…
Hiç de iyiye işaret değildi.
"
Bölüm etkileşimi
