6. bölüm · Yıldızlarda Yazılı
✬5.BÖLÜM
Zed ile ilgili gördüğü imgeler üstüne bir hafta geçmişti. Herhangi bir şey olmamıştı. Bir hafta içerisinde daha küçük şeyler görmüş ve onlardan bazılarının gerçek olduğuna şahit olmuştu. Artık emindi, gelecekte olacakları görüyordu, ama ne zaman olacağıyla ilgili bir fikri yoktu. Bazıları kısa sürede oluyordu, bazılarının üstünden gün geçmesi gerekiyordu. İki gün önce gördüğü imgede Zack okulda birine zorbalık yapıyordu ama daha gerçekleşmemişti. Neden şimdi bu kadar çok arttığıyla ilgili de bir bilgisi yoktu. Bu şans mıydı lanet miydi emin olamıyordu. Zack olaylarının ana sebebi gibi görünüyordu. Ona dikkat etmeliydi. Zed’le birlikte okula gitmek için onun evine gitti ve kapıda karşılaştılar.
Zed Seung’un üstündeki endişeli havanın farkındaydı ama o inkar edip duruyordu. O yüzden hazır olduğunda anlatacağıyla ilgili bir umut beslemeye başladı. Şimdilik sessizce onu kollayacaktı.
Zed beyaz örgü beresini kafasına geçirirken, “Günaydııınnn! Nasılsın?”
“Günaydın, iyiyim sen?” Seung berenin Zed’e ne kadar yakıştığını düşünüyordu. Bugün siyah beyaz uyumlu olmuşlardı. Kendisi de siyah bere takıyordu.
“İyiyim,” dedi Zed ve devam etti. “Sayende teslim tarihinden önce ödevi bitirebildiğime de sevindim.”
Seung yüzüne gülücük kondurarak karşılık verdi, “Her zaman.”
“Ah, şimdi aklıma geldi, Zack parti verecekmiş, ikimizi de davet etti.”
Seung gözlerini kısarak, “Beni davet ettiğine emin misin?”
“Evet, ben de şaşkınım. Gitmek ister misin?”
“Sen gidersen seni yalnız bırakmam,” dedi ve kolunu Zed’in omzuna attı.
“Bu kadar tatlı olmaya devam edersen şeker hastası olacağım,” dedi Zed ve güldü.
Seung, “Bunu gerçekten çok düşündün mü?” diye gülümseyerek sordu.
“Hayır,”Kafasını utanarak Seung’un omzuna yasladı.
“Belliydi.” O kadar mutlu hissediyordu ki şu anda zamanın durmasını istiyordu. Böylece bu güzel anın için kaybolabilir ve o gördüğü kötü imgeleri biraz daolsa unutabilirdi.
Bayan Haggins’in dersiydi bugün. Her zamanki enerjikliği ile gelmişti sınıfa. “Günaydın çocuklar.” Eşyalarını masasına koydu ve oturup biraz soluklandı. “Ödevlerinizin son günü yaklaşıyor. Hâlâ teslim etmeyenleriniz var. Kalmak istemiyorsunuzdur değil mi?”
Sınıftaki herkes kıkırdıyordu. Arka sıralardan bir öğrenci, “Olur mu öyle şey.”
“Çocuklar, sınavlarda yaklaşıyor. Bu dönem okuduğumuz Sefiller kitabından sorular soracağım, çalışmayı unutmayın.”
Kırk dakikalık eğlenceli ders ve sohbetten sonra zil çalmıştı. Okula hasta olduğu için bir kaç gündür gelemeyen Zed’in arkadaşı Candice geldi. Topuklu giymeyi çok seven Candice’in kendinden önce topuklu ayakkabılarının sesi geliyor gibiydi.
“Selamlar,” dedi cılız sesiyle.”
“Hoşgeldin, nasılsın, daha iyi hissediyor musun?” diye sordu Fara.
Kızıl kısa saçlarıyla oynayan Candice, “Daha iyiyim evet. Grip beni yıkamaz tatlım.”
“Tabii, kaç gündür yatan benim,” dedi Jason alaycı sesle.
“Kes sesini.” Candice hemen Seung’a döndü. “Akşamki partiye geliyorsun değil mi?”
“Zed gelirse evet.”
Candice kendini gülümsemeye zorladı. Bu cevaptan hoşlanmamıştı. Her ne kadar Zed’i seviyor olsa da Seung’un ona olan düşkünlüğünü kıskanıyordu. “Zed, sen geliyor musun?”
“Biraz eğlenmenin zararı olmaz değil mi?”
“Tabii ki, belki bakarsın Zack ve sen…”
Jason Candice’in sözünü tamamlamasına izin vermedi ve konuşmasını böldü. “Zack ile Zed’i çift yapmaya çalışmayı kesmelisin bence. Zed’i rahatsız ediyorsun.”
Fara Jason’ın bu çıkışından hoşnut olmuştu. Candice Zed’e baktı.
“Özür dilerim, ben sadece ikinizin biribirinize yakışacağınızı düşünüyorum. Biliyorsun Zack sana uzun zamandır duygular besliyor.”
Seung bu konuşmadan rahatsız olmuştu ama sessiz kalmayı tercih etti. Jason’a teşekkür eder gözlerle baktı. Jason o samimi teşekkürü aldı ve göz ifadeleriyle belli etti.
Zed Candice’ e cevap vermek için cümlelerini toparladı. “Teşekkür ederim Candice ama Zack ve ben asla olmayacağız. Ondan hiçbir zaman hoşlanmadım, hoşlanmayacağım.”
Seung gülümsedi. Candice’in yüzü düştü ve sessiz kaldı. Neden Zack’i desteklediğini kendisi de biliyordu. İkisinin arasını yaparsa Seung onu görebilecekti. Bu bencilliği yüzünden kendine içten içe kızıyordu.
Sessizliği Jason bozdu. “Hadi, kafeteryaya inelim, koridorda boş boş duracak mıyız?”
Fara Jason’ı destekledi. Hep beraber kafeteryaya gittiler. Sıcak içeceklerini alıp oturdular. Jason yine tatlı tatlı Fara ile uğraşıyordu. Candice telefonunda Zack ile mesajlaşıyordu. Zaten kısa süre sonra Zack’te yanlarına geldi.
Seung Zack’ten oldukça rahatsız oluyordu. Bu rahatsızlık ve birbirini sevememe durumu karşılıklıydı. Zack Zed’in yanına sandalye çekti.
“Bugün her zaman olduğun gibi güzel görünüyorsunuz kızlar.”
“Teşekkürler, Zack,” dedi Candice. Fara ve Zed’de teşekkür etti.
Zack akşamki partiden bahsediyordu. Yardıma ihtiyacı olduğunu ve Seung ile Jason’ın ona yardım edip edemeyeceğini sordu.
Jason istemez istemez cevap verdi, “Diğer arkadaşların yardım etmiyor mu?”
“Andy gelecek sadece, birinin işi varmış, diğerinin de bilmiyorum.”
“Amcamla işim var maalesef ben gelemem,” dedi Seung soğuk tonla. Kimi kandırmaya çalışıyordu. Sadece Zed’in gözünde iyi arkadaş imajı kurmaya çalışıyordu.
Jason’da bahane bulmaya çalışıyordu ki, onun hayatını kurtaran Fara oldu. “Maalesef Jason’da gelemez bana lazım,” dedi Jason’ın koluna sarılıp. Jason bundan oldukça mutlu olmuştu.
Candice göz devirdi. “Ben gelirim.”
Zack her şeyin bahane olduğunun farkındaydı. “Teşekkürler Candice. Zed sen?”
Zed kendine gelecek soruyu nedense beklemiyordu. Seung, gitmemesini diledi.
“Seung’la olacağım. Amcası beni de çağırmış,”dedi Zed. “Ayrıca biz ne zaman barıştık?”
“Yapma böyle. Neyse, anlıyorum, peki.” Zack yerinden kalktı, “Akşam görüşürüz,” dedi ve gitti.
“Ayıp ettiniz!” diye kızdı Candice. “Hem partisine gidip otlanacaksınız hem yardıma hayır diyorsunuz.”
“Sen gidiyorsun ya yeterli. Burada onun tırnak içerisinde iyi arkadaşı olan bir tek sensin,” dedi Jason.
“Benimle uğraşmayı keser misin artık.” Zed’e döndü. “Gerçekten sen de mi?”
“Seung’un onunla yalnız kalmamdan hoşlanmayacağını biliyorum. Ayrıca Seung’tan hâlâ özür dilemiş değil.”
Candice’in ağzı açık kaldı. “Sanki sevgilisiniz.”
İkisinin de yüzü kızardı. Candice devam etti. “Yıllar önce olmuş şeylerden şu anda da özür bekliyor olmanız çocukça.”
“Sadece yıllar önce olmadı,” dedi Seung.
Candice bir şey diyemedi, kekelemeye başladı. “B-b-bilmiyordum.”
“O yüzden bilmediğin şeyler hakkında yorum yapma,” dedi Jason.
Ders zili çalmadan koridorda yürürken Seung Zed’i durdurdu. “Zack için söylediklerinde, gerçekten öyle mi düşünüyorsun?”
“Evet, Zack’in sana yaptıklarından hoşlanmıyorum. Ve bazen beni de korkutuyor. O yüzden senin de kötü hissetmeni istemiyorum. Benim için ondan çok daha değerlisin.”
Seung Zed’e sarıldı. “Seninle karşılaştığım için çok şanslıyım.”
“Evet öylesin,” dedi Zed. “Açıkcası partide yine abuk sabuk bir şeyler yapar diye endişeleniyorum.”
“Sen varsın sorun olmaz.”
Zed Seung’un yanaklarını sıktı. “Tabii ki.”
***
Seung Zack’i gözetleme kararı aldı. Partide de Zed’in başına bir şey gelirse diye orada olacaktı.
Ne yazık ki Zack’e güvenemezdi. Gördüğü imgelerde onun eli var gibiydi. Parti için hazırlanırken aynada saçını düzeltti. Mavi gözü ona yine gelecekte olacakları göstermek için iş başındaydı. Acıyla gözünü tuttu ve yatağına oturdu. Parti de kavga çıkacağını ve arkasında Zack’in olduğunu gördü. Tabii ya Zack Seung’u boşuna çağırmazdı.Ben kötü biri değilim, Seung gerçekten zavallı biri ve onu kimse sevmiyor diye Zed’e göstermek istiyordu. Arkadan da olanlarla kıkırdıyordu.
“Pislik herif!” Gülümsedi, “Şimdi daha çok gitmek istiyorum.”
