7. bölüm · YILDIZLARA FISILDADIM SENİ
8. bölüm - “Kalbin En Ağır Yeri”
— “Kalbin En Ağır Yeri”
Naz hastane odasında dururken zaman sanki onun etrafında kırılıyordu. Solunum cihazının ritmi odanın içine kazınmıştı; “bip… bip…” sesleri bir kalp gibi atıyor ama o kalp Naz’a ait değilmiş gibi yabancı geliyordu. Ananesine baktıkça içi daha da daraldı, sanki göğsüne görünmez bir el yerleşmişti ve her nefeste biraz daha sıkıyordu. Elini ananesinin elinden çekemedi, çünkü bırakırsa bir şeylerin tamamen kopacağını hissediyordu. Ama o tutuş bile yetmiyordu artık; Naz’ın kalbi öyle bir ağrıyla sıkışıyordu ki, sanki duygular bedeniyle kavga ediyordu.
Tam o anda Yasin’in sesi telefondan geldi, hiç acele etmeden, hiç panik olmadan… sadece onun yanında kalmak için. “Naz, buradayım,” dedi. Bu üç kelime bile Naz’ın içinde bir şeyleri kırıp aynı anda onarıyordu. Naz gözlerini kapattı, “Onu böyle görmek… içimi yakıyor,” diye fısıldadı. Yasin hemen cevap verdi: “Biliyorum. Ama ben senin yanındayım, tamam mı? Şu an elini bırakmıyorum.” Naz’ın boğazı düğümlendi, çünkü Yasin’in sesi sadece bir ses değil, sanki odada duran bir varlıktı; yanında oturuyor, nefes almasını izliyor gibiydi.
Naz ananesine bakarken bir anda kalbinde keskin bir sızı hissetti, dizlerinin bağı çözüldü ama düşmedi. Yasin’in “nefes al benimle” demesiyle birlikte sanki kendi kalp ritmi yavaş yavaş düzene girmeye başladı. Ama aşk da oradaydı artık; korkunun ve acının içinde bile Yasin’in varlığı Naz’ın içini ısıtan tek şeydi. “Gitme,” dedi Naz istemsizce, sesi titreyerek. Yasin hemen cevap verdi: “Gitmiyorum Naz. Sen neredeysen ben oradayım.” O an Naz anladı; sadece ananesinin değil, kendi kalbinin de tutunacak bir şeye ihtiyacı vardı ve Yasin tam orada, o kırılgan yerin yanında duruyordu. 💔🌙
