41. bölüm / 47
YENİ İŞSESSİZLİĞİN ARDINDA
Bölümler 47Şu an: SESSİZLİĞİN ARDINDA
- 1 KARAKTER TANITIMI34 kelime
- 2 İŞ125 kelime
- 3 MASAL & ARDA286 kelime
- 4 KEK332 kelime
- 5 ANLAŞTIK234 kelime
- 6 Ben mi ?401 kelime
- 7 9536.....84 kelime
- 8 BİLİNMEYEN KİŞİ208 kelime
- 9 ANLAŞMA148 kelime
- 10 YAKALANMA263 kelime
- 11 İSPİYON141 kelime
- 12 ŞÜPE220 kelime
- 13 KİMSİN SEN ?185 kelime
- 14 SİNAN237 kelime
- 15 EVLEN BENİMLE146 kelime
- 16 EVLENİCEM129 kelime
- 17 İMAM NİKÂHI MI ?127 kelime
- 18 " ETTİM "388 kelime
- 19 KARICIĞIM320 kelime
- 20 KAYNANAM VE KAYINPEDERİM188 kelime
- 21 DAMAT86 kelime
- 22 SANA GÜVENİYORUM EVLAT129 kelime
- 23 TEYZEMLER200 kelime
- 24 YAKIŞIKLI DAMAT199 kelime
- 25 ÇOCUK NE ZAMAN378 kelime
- 26 5 YIL287 kelime
- 27 YAKINLAŞMA351 kelime
- 28 TRABZONLUYUM541 kelime
- 29 KARAKTER TANITIMI 2139 kelime
- 30 NİKAH ELBİSESİ368 kelime
- 31 İZGİ DOĞAN561 kelime
- 32 BALAYI381 kelime
- 33 KARIM VE ÇOCUKLARIM527 kelime
- 34 HAMSİ KAFA111 kelime
- 35 ESKİ NİŞANLIŞI437 kelime
- 36 UMRUMDA DEĞİL277 kelime
- 37 GÜNAYDIN354 kelime
- 38 KOCAMIN170 kelime
- 39 ONA ALIŞIYORDUM389 kelime
- 40 SAKLANAN GERÇEKLER1.135 kelime
- 41 SESSİZLİĞİN ARDINDA1.212 kelime · Okuduğun bölüm
- 42 BİRAZ HUZUR374 kelime
- 43 5 YILDIR AŞIĞIM616 kelime
- 44 BİR ŞANS164 kelime
- 45 DURU & DEMİR205 kelime
- 46 YAVRUM204 kelime
- 47 İYİ GECELER172 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
( 3. KİŞİ AĞAZINDAN YAZILMIŞTIR BEBEKLER )
Gece boyunca gözlerime uyku girmemişti.
Alaz'ın bahçede söyledikleri hâlâ aklımdaydı.
“Zamanı geldiğinde anlatacağım.”
Neyi anlatacaktı?
Benden ne saklıyordu?
Aslında bunu öğrenmek istiyordum. Fakat bir yandan da gerçeği öğrenmekten korkuyordum. Çünkü bazen insan, bilmediği şeylerden değil, öğrendiğinde kaybedeceklerinden korkardı.
Benim korkum da buydu.
Alaz'ın hayatında nereye ait olduğumu bilmiyordum. Bildiğim tek şey, onun yanında durdukça kendimi hiç beklemediğim bir karmaşanın içinde bulduğumdu.
Derin bir nefes alıp yataktan kalktım.
Bugün yeni bir gündü.
Belki de her şey biraz daha kolaylaşırdı.
En azından ben öyle umuyordum.
---
Konağın salonuna indiğimde içeride yalnızca Miray vardı.
Elindeki fincanı iki eliyle tutmuş, pencerenin önünde oturuyordu. Beni görünce hafifçe gülümsedi.
“Günaydın.”
“Günaydın. Erken kalkmışsın.”
Miray başını salladı.
“Pek uyuyamadım.”
Yanındaki koltuğu işaret etti.
“İstersen otur.”
Yanına oturdum. Bir süre ikimiz de konuşmadık. Miray'ın sessizliği beni rahatsız etmiyordu. Hatta bu evde kendimi en rahat hissettiğim kişilerden biri oydu.
“Bir şey mi oldu?”
Miray fincanına baktı.
“Yeşim dün akşam da Salkım Hanım'la konuşuyordu.”
İçimde küçük bir huzursuzluk belirdi.
“Ne hakkında?”
Miray tereddüt etti. Sanki söyleyeceği şeyin duyulmasından bile çekiniyordu.
“Alaz hakkında. Daha doğrusu... sizin hakkınızda.”
Kaşlarımı hafifçe çattım.
“Bizim hakkımızda mı?”
“Alaz'ın evliliğiyle ilgili bazı şeylerin doğru olmadığını düşündüğünü söyledi. Ben tam olarak ne demek istediğini anlamadım ama Salkım Hanım çok sinirlendi.”
Elimdeki fincanı masaya bıraktım.
Demek Yeşim'in derdi yalnızca beni kızdırmak değildi.
Benden şüpheleniyordu.
Peki, neyi biliyordu?
Daha doğrusu, neyi bildiğini sanıyordu?
“Sen ne düşünüyorsun?”
Miray başını kaldırıp bana baktı.
“Ben kimsenin arasına girmek istemiyorum. Zaten bu evde kimin neye kızacağını bazen anlayamıyorum.”
Gülümsemeye çalıştım.
“Haklısın. En iyisi, bilmediğimiz konularda konuşmamak.”
Miray başını salladı. Fakat yüzündeki endişe geçmemişti.
Tam o sırada koridordan ayak sesleri duyuldu.
Yeşim salona girdi.
Bizi yan yana görünce duraksadı.
“Ne güzel. Sabah sabah toplanmışsınız.”
Miray hemen fincanını masaya bıraktı.
“Ben kalkıyordum zaten.”
Yeşim ona döndü.
“Neden? Otursana. Yoksa konuştuğumuz şeyleri İzgi'ye anlatmaktan mı korkuyorsun?”
Miray'ın yüzü soldu.
“Miray'la konuşmak istiyorsan benim üzerimden konuşmana gerek yok.”
Yeşim bana döndü.
“Sana bir şey söylemedim.”
“Henüz söylemedin.”
Yeşim'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Kendini bu evde fazla rahat hissediyorsun.”
Cevap vermedim.
Onunla tartışmak istemiyordum. Fakat sessiz kalmamı da istediği gibi davranabileceği anlamına gelmiyordu.
Yeşim birkaç adım yaklaştı.
“Sana bir şey soracağım. Alaz'la evliliğiniz gerçekten göründüğü gibi mi?”
Kalbim bir anlığına hızlandı.
“Bunu neden soruyorsun?”
“Çünkü bazı şeyler bana mantıklı gelmiyor. Alaz yıllarca ailesinden uzak yaşamış. Bir gün geri dönüyor ve yanında bir eşle iki çocuk getiriyor. Üstelik kimseye doğru düzgün açıklama yapmıyor.”
Gözlerimi ondan ayırmadım.
“Bunun cevabını benden değil, Alaz'dan öğrenmelisin.”
“Demek sen de her şeyi bilmiyorsun.”
Bu kez cevap vermedim.
Çünkü haklı olduğu bir nokta vardı.
Alaz'ın hayatındaki her şeyi bilmiyordum.
Ama Yeşim'in bunu yüzüme vurması, onun haklı olduğu anlamına gelmiyordu.
Yeşim, sessizliğimi istediği gibi yorumlayarak arkasını döndü.
“Ne düşünüyorsam onu söyleyeceğim. Bu evde kimsenin benden gerçeği saklamasına izin vermem.”
Salondan çıkıp gitti.
Miray derin bir nefes aldı.
“Keşke böyle konuşmasaydı.”
Ben ise yalnızca kapıya baktım.
Çünkü Yeşim'in son sözleri aklıma takılmıştı.
Bu evde kimsenin benden gerçeği saklamasına izin vermem.
Ya gerçekten bir şey biliyorsa?
---
Öğleye doğru Alaz eve geldi.
Bu kez onu görünce rahatladığımı fark ettim. Fakat bunu kendime bile itiraf etmek istemedim.
Salona girdiğinde önce Miray'a, ardından bana baktı.
“Yeşim nerede?”
Miray çekingen bir sesle cevap verdi.
“Odama çıktı.”
Alaz bakışlarını bana çevirdi.
“Yine bir şey mi oldu?”
“Neden her seferinde bir şey olmasını bekliyorsun?”
Dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı.
“Çünkü bu evde seninle Yeşim aynı ortamdaysanız bir şey olma ihtimali oldukça yüksek.”
İstemeden gülümsedim.
“Çok komiksin.”
“Biliyorum.”
Sonra yüzündeki ifade ciddileşti.
“İzgi, ne oldu?”
Ona Yeşim'in sorduklarını anlattım. Alaz konuşmam boyunca hiç araya girmedi. Ancak evliliğimiz hakkında konuştuğumu söylediğimde çenesi gerildi.
“Sana tam olarak ne sordu?”
“Evliliğimizin gerçekten göründüğü gibi olup olmadığını.”
Bir an sessizlik oldu.
“Alaz, seninle ilgili herkesin bilmediği bir şeyler var. İnsanlar soru sordukça ben de cevap veremiyorum.”
Alaz bakışlarını kaçırdı.
“Her sorunun cevabını vermek zorunda değilsin.”
“Biliyorum. Ama bazen kendimi bu evde yabancı gibi hissediyorum.”
Bu kez hemen cevap vermedi.
Yüzündeki sertlik yerini daha farklı bir ifadeye bırakmıştı.
“Sana kendini yabancı hissettiren ne varsa değiştirmeye çalışırım.”
Başımı iki yana salladım.
“Ben senden hiçbir şeyi değiştirmeni istemiyorum. Sadece bazen neyin içinde olduğumu bilmek istiyorum.”
Alaz bana baktı.
Sanki söylemek istediği çok şey vardı.
Ama yine sustu.
Tam o sırada merdivenlerden gelen sesle ikimiz de başımızı çevirdik.
Yeşim aşağı iniyordu.
“Alaz, seninle konuşmam gerekiyor.”
Alaz'ın yüzü anında değişti.
“Söyle.”
Yeşim önce bana baktı.
“Yalnız konuşmak istiyorum.”
Alaz yerinden kıpırdamadı.
“Söyleyeceğin şey İzgi'nin yanında söylenemiyorsa hiç söyleme.”
Yeşim'in yüzü gerildi.
“Peki. O zaman herkes duysun.”
Bir adım öne çıktı.
“Senin hakkında yıllardır konuşulanları biliyorum, Alaz. Ailenin sana karşı nasıl olduğunu da biliyorum. Ama şimdi geri dönüp her şey yolundaymış gibi davranamazsın.”
Alaz'ın sesi soğudu.
“Ne anlatmaya çalışıyorsun?”
“Sen yokken bu evde senin geleceğinle ilgili kararlar alındı. Herkes senin bir gün geri döneceğini düşündü. Hatta bazıları...”
“Konuyu dağıtma. Ne söyleyeceksen söyle.”
Yeşim yutkundu.
“Ailen seninle benim evlenmemi istiyordu. Nişanlandığımızı bile biliyorsun.”
Alaz'ın gözleri sertleşti.
“Ben o nişanı öğrendiğim gün bitirdim. Sana da aileme de bunu açıkça söyledim. Benim bilgim dışında alınmış bir kararın hesabını bana soramazsın.”
“Ama şimdi başka biriyle evlisin!”
Alaz'ın sesi bütün salonda yankılandı.
“BENİM KİMLE EVLENECEĞİME DE, NASIL BİR HAYAT YAŞAYACAĞIMA DA KİMSE KARAR VEREMEZ!”
Miray irkilerek başını eğdi.
Ben olduğum yerde sessizce kaldım.
Alaz'ın öfkesini daha önce de görmüştüm. Fakat bu kez sesindeki kızgınlığın altında başka bir şey vardı.
Sanki yıllardır içinde tuttuğu her şey yeniden karşısına çıkmıştı.
Yeşim'in gözleri doldu ama geri adım atmadı.
“Peki, madem öyle... Neden herkesten bir şeyler saklıyorsun?”
Alaz sustu.
Yeşim bu kez bana döndü.
“Sen de mi bilmiyorsun İzgi? Yoksa sana da anlatmadığı şeyler mi var?”
Kalbim sıkıştı.
Alaz bir anda Yeşim'in önüne geçti.
“İzgi'yi bu konuya dâhil etme.”
“Neden? Gerçekleri öğrenmesinden korkuyor musun?”
Alaz'ın bakışları karardı.
“Yeter, Yeşim. Bir daha benim ailemle, evliliğimle veya çocuklarımla ilgili imalarda bulunduğunu duymayacağım.”
“Ben yalnızca—”
“Konuşma!”
Salonda derin bir sessizlik oluştu.
Alaz birkaç saniye boyunca Yeşim'e baktı. Ardından bana döndü.
“İzgi, benimle gel.”
Nereye gideceğimizi sormadım.
Arkasından yürüdüm.
---
Bahçeye çıktığımızda Alaz durdu. Bir elini beline koyup diğer eliyle saçlarını geriye itti.
Bir süre konuşmadı.
Ben de onu zorlamadım.
Sonunda başını kaldırdı.
“Sana bir şey soracağım. Yeşim'in söylediklerine inanıyor musun?”
“Neye inanacağımı bilmiyorum, Alaz. Çünkü bilmediğim çok şey var.”
Yüzündeki ifade değişti.
“Sana güvenmek istiyorum. Ama güvenmek, hiç soru sormamak demek değil.”
Alaz bakışlarını gözlerime çevirdi.
“Biliyorum.”
“O zaman neden bana hiçbir şey anlatmıyorsun?”
Bu sorunun cevabını bekledim.
Alaz dudaklarını araladı ama konuşmadı.
Tam o sırada bahçenin diğer ucundan Masal'ın sesi geldi.
“Baba!”
İkimiz de başımızı çevirdik.
Masal küçük adımlarla bize doğru koşuyordu. Arda ise arkasından geliyordu.
Alaz'ın yüzündeki gerginlik bir anda dağıldı. Eğilip Masal'ı kucağına aldı.
“Ne oldu, küçük hanım?”
Masal kollarını boynuna doladı.
“Seni özledim.”
Alaz gözlerini kapatıp kızının saçlarına bir öpücük kondurdu.
“Ben de seni özledim.”
Arda yanımıza geldiğinde Alaz diğer elini uzatıp onun başını okşadı.
Onları izlerken içimde tuhaf bir his oluştu.
Alaz'ın çocuklara duyduğu sevgi gerçekti. Bundan hiçbir şüphem yoktu.
Fakat o sevginin ardında, kimsenin bilmediği bir hikâye yatıyordu.
Alaz bana baktı.
Bakışlarında söyleyemediği bir şey vardı.
Belki de ilk kez, sakladığı gerçeklerin yalnızca kendisini değil, beni de etkileyeceğini anlamıştı.
Ama artık çok geçti.
Çünkü Yeşim şüphelenmeye başlamıştı.
Ve bir sırrın ortaya çıkması için herkesin gerçeği bilmesi gerekmiyordu.
Bazen tek bir kişinin doğru soruyu sorması yeterdi.
Peki ya o sorunun cevabı, Alaz'ın kurduğu bütün hayatı değiştirecekse?
BÖLÜM SONUUU 🌷
( YAZIM YANLIŞLARI VARSA KUSURA BAKMAYIN 💫 )
Bölüm etkileşimi
