7. bölüm / 11
Yazılmış Kader7.bölüm:DÜĞÜN BASKINI
Bölümler 11Şu an: 7.bölüm:DÜĞÜN BASKINI
- 1 1.bölüm:AKRABA ZİYARETİ1.396 kelime
- 2 2.bölüm:İLK KARŞILAŞMA1.504 kelime
- 3 3.bölüm:GİZLİ YABANCI1.807 kelime
- 4 4.bölüm:GRUP TANIŞMASI1.568 kelime
- 5 5.bölüm:ZORUNLU EVLİLİK1.678 kelime
- 6 6.bölüm:BOŞANMA DAVASI967 kelime
- 7 7.bölüm:DÜĞÜN BASKINI1.383 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8.bölüm:KAÇIŞ1.126 kelime
- 9 9.bölüm:YAKALANMA846 kelime
- 10 10.bölüm:DEĞİŞİM1.097 kelime
- 11 11.bölüm:CAN YAKICI GERÇEKLER(ilk kitap sonu)1.198 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Bazen insanların seni gercekten sevdiğini,önemsediğini sanarsın,o kadar iyi rol yaparlar ki sana karşı,hemen inanırsın onlara...ama birgün...bir gün herkesin maskesi düşer..."
babam bana yaklaşıp üzgün bir şekilde beni kolumdan tuttu ve biraz kendine çekti, "özür dilerim kızım,engel olamadım..." yüzümde şaşkın bir ifade vardı
"baba ne diyorsun,neye engel olamadın,burada neler oluyor?" babam bir şey diyemeden annem diğer kolumu tuttu ve lafa atladı "yürü be,çok konuşuyorsun!"
annem ve babam aynı anda beni dışarı sürüklediler,bir dakika...Abay daha salondaydı, eğer bana gerçekten aşıksa beni bu durumdan da kurtarırdı değil mi?
aklıma gelenler ile avazım çıktığı kadar bağırdım, aksi taktirde bu kadın beni şu mafya bozuntusu ile evlendirecekti değil mi, şu olan şey tam olarak buydu...
benim çığlıklarım salonu inletti ama o an Abay'ın o salondan çıktığını göremedim...
"imdat! imdat! Abay, yardım et, imdat!" annem elini ağzıma bastırarak beni susturmaya çalıştı
"kapat şu çeneni,alt üstü evleneceksin ne abarttın!" hala bağırmaya çalışıyordum ama annem ağzım kapattığı için ağzımdan boğuk seslerden başka bir şey çıkmıyordu
dışarı çıktığımızda ben hala çırpınıyordum, en son annem saçımı çekince durmak zorunda kaldım
beni siyah bir arabanın içine fırlattılar, annem kolumu çok sert bıraktı sanki benden sonsuza dek kurtulmak istercesine,babam ise sanki zorla istemeyerek bıraktı ,beni sonsuza dek kaybetmekten korkarcasına...
benden sonra da yanıma o şerefsiz piç geçti,bana dokunmaya kalkıştı ama ona engel oldum, "eğer ölmek istemiyorsan bana dokunma!" gözlerim kızarmıştı sinirden patlamak üzereydim ve yanımdaki duygusuzu öldürmek için bahane arıyordum,benim bu tavrım üzerine bir şey söylemeden sinirle önüne döndü
Abay Göktaş
davanın sonlarına gelmiştik,salondaki gürültüden başım ağrıdı resmen,ben de babamın avukatı olarak davada gözüksem de avukatlığı babamın tuttuğu yedek avukat yapıyordu,ben ise oturmuş Asila'yı izliyordum
Asila saçmalamaya başlamıştı ve sürekli gözü bana kayıyordu, odaklanamıyordu, galiba bakışlarımdan rahatsız oluyordu
bakışlarımı başka yöne çevirince Asila rahat bir nefes aldı ve devam etti "yaz,tanıkların boşanmasına karar verilmiştir!"
dava bitince herkes yavaştan salonu boşaltmaya başlamıştı, benim babam bile çıkmıştı ama ben hala salondaydım çünkü Asila ile bir şey konuşmam lazımdı
içeridekilerin çıkmasını beklerken telefonda takılmaya başladım, salonun tamamen boşaldığını fark etmemiştim bile,ta ki o ana dek...
salonun dışından çığlık sesleri geliyordu ve birisi bana sesleniyordu, "imdat! imdat! Abay, yardım et, imdat!" bir dakika...bu Asila'ydı!
kafamı kaldırdım, kimse yoktu. Ayağa kalktım ve dışarı fırladım, ama garip bir şekilde bu koridorda da kimse yoktu
en son bahçeye çıkınca siyah bir arabanın arkasında beş araba ile hızlıca bir yere gittiklerini gördüm
hemen arabaların plakalarının fotoğrafını çektim ve bende arabama atladım iyiki burası çok uzaktı ve araba ile gelmiştim, bu her kimse Asila'yı onun elinden ben kurtaracaktım...
📖
yarım saattir yoldaydık ve en son bir düğün salonuna varmıştık,dur bir dakika... burası... Eray Demirel'in mekanıydı,siktir! Asila'yı o mu kaçırmıştı ve şimdi de onunla evlenmeye mi çalışıyordu,tabi ya... Asila ile o gün mesajlaşırken bana söylemişti,annesi onu zorla evlendiriyor,bu kadın canına mı susadı!? ben izin vermeden kimse Asila ile evlenemez!
babamı aradım "baba sana göndereceğim adrese biirkaç iyi adamını gönderir misin, ilk sınavıma giriyorum" ben bunu diynce babamın mutlu sesini işittim
"tab ki oğlum, memnuniyetle" babamın bu kadar kolay ikna olması ve hiç bir şeyi merak etmemesi açıkçası biraz garip gelmişti ama şu an önceliğim Asila'yı kurtarmaktı, hemen adresi babama gönderip arabaları takip etmeye devam ettim
mekana vardığımzda herkes içerideydi, adamlarımı beklemeden içeri girdim, gördüğüm manzara ile sinirlerim tavan yaptı,evet! yanlış tahmin etmemişim!?
Eray'ın birinci dereceden bütün akrabaları salonun bir yanını doldurmuştu, diğer tarafta ise Asila'nın annesi,o gün gördüğüm iki erkek ve birkaç kişi daha vardı...
gelin ve damat masasına baktığımda ise gidip Eray'ın ecdadını sikmemek için feci bir güç harcıyordum!
çünkü o oruspu yerinde oturmuş, bacak bacak üstüne atmış ve pişkince sırıtıp Asila'ya bakıyordu üstüne bir de onun elini mi tutuyordu o!?
benim minik kuşum ile çaresiz bir şekilde etrafına bakınıyordu,ağlamıştı, annesi ne kadar makyajını düzetmiş olsa da kızaran gözlerinden ağladığı belli oluyordu
Eray'ın yanında onun babası,Asila'nın yanında ise onun babası oturuyordu
benim içeri girdiğimi görünce herkes kapıya döndü, hepsi şok içinde bana bakıyordu belliki kimse ünlü Abay Göktaş'ı düğüne beklemiyordu, özellikle Eray piçi!
kendilerine gelip olayın şokunu atlattıklarında hafif bir uğultu sesi yükselmeye başladı
"ünlü Abay Göktaş mı?", "onun burada ne işi var?", "gerçekten onun burada olduğuna inanamıyorum"
kimileri yargılıyordu kimileri ise sevinçten havalara uçuyordu ama bu benim umurumda değildi, benim odağım Asila'ydı...
en son Eray da kendine gelince oturduğu yerde dikilip üzerime yürümeye başladı, bakışları sertti, elleri yumruktu ve burnundan soluyordu, öfkeli olduğunu beden dili ile rahatlıkla ifade ediyordu, ama bu beni gram korkutmadı
bakışlarımla ona meydan okuyordum resmen "gel, korkmuyorum, gel de ne yapabileceğini göster"
onun anasını sikeceğimden plan değiştirdi ve dönüp Asila'ya doğru yürüdü
ne yapacağını anladığımda yüzümde şeytani bir gülümseme belirdi, "dene bakalım ama sadece denemekle kalırsın..."
bu oruspu evladı Asila'yı yaralayacaktı, tabi önce ben onun kellesini uçurmazsam
Eray'ın gözlerinde bir anda korku belirdi ama o bunu ustalıkla gizledi, tam o sırada kapı hışımla açıldı, bu gelenler babamın gönderdiği adamlardı
onları görünce gülümsemem daha büyüdü, ağzım kulaklarıma vardı
adamlarım iki yanıma duvar ördüğünde çıkışı engellemiştik ben tam ortada duruyordum,ne birisi dışarı çıkabilirdi ne de birisi içeri girebilirdi, adamlarıma döndüm, hepsinin üzerinde isimleri yazan isim etiketleri vardı
"Hasan, Eymen, Sefa ve Mustafa siz şu şerefsizi tutun, geri kalanlar da çıkışları kapatsın ve herhangi bir saldırıya karşı tetikte olsun"
hepsi beni onaylayan sesler çıkartıp görevlerini yapmaya başladılar, o sırada Asila'nın kızarmış gözler ile bana baktığını gördüm,resmen gözleri ile benden yardım istiyordu, merak etme hakim hanım seni kurtaracağım ve daha sonra hiç üzüülmeyeceksin
ben Asila'ya dalmışken bir kadın üzerime doğru yürümeye başladı ve suratıma bir tokat yapıştırdı, tam bir şey yapacaktım ki gözüm Asila'ya kaydı, yapma anlamında başını iki yana salladı, nefesimi sertçe vererek sinirlerimi yatıştırmaya çaılştım
kadın konuşmaya başladı "ne cürretle kızımın düğününü sabote edersin seni zengin cübbesi!" anlaşıldı bu kadın Asila'nın annesiydi!
"hanım efendi, siz hiç sevdiğiniz insanın başkası ile evlenmesine müsade eder miydiniz?" kadın önce biraz şaşırdı ama daha sonra kaşları çatıldı, "sanane bundan,hem bunun kızımın düğününü sabote etmen ile ne ilgisi var!?"
"belki de kızınıza aşık olmuşumdur?" bunu demem ile salondaki herkes şaşkınlık ile bana döndü, anlaşılan benim gibi ünlü birisinin Asila'ya aşık olmasını beklemiyorlardı
Asila da oturduğu yerden bana şaşkınlık ile baktı, demek ki ilk söylediğimde inanmamıştı,o bakışını hayatım boyunca unutmayacaktım...
"ve sevdiğimi almadan da buradan çkmıyorum!" bunu dememle herkes şaşkın sesler çıkarmay başladı,arkamdan birinin sesi geldi "patron dikkat!" bunu duymamla yere eğildim,eğer Hasan uyarmasaydı arkadan biri bana sıkacaktı
arkama döndüm ve bana sıkan Eray'ın adamına iki el ateş ettim "iyi denemeydi ama yemedim..."
tekrar Asila'ya döndm ama o beni şaşırtacak bir hareket yaptı, "ben bu adamı istemiyorum dedim!?" ondan çıkan ses kulaklarımın pasını almıştı resmen,ayağa kalktı ve eli ile benim arkamda çırpınan Eray'ı gösterdi
annesi şok içinde Asila'ya baktı,babası da aynı şekilde Asila'ya bakıyordu ama eşinin aksine adamın yüzünde bir gurur,neşe vardı,ikisi de kızlarından böyle bir tepki beklemiyorlardı
Ama asıl bombayı Asila daha sonra attı, elindeki yüzüğü çıkartıp Eray'ın suratına fırlattı ve bana doğru koşup benim belime sarıldı, herkese doğru konuştu
"Bana bakın,ben bu adamı istemiyorum ve size bir şey itiraf edeyim mi,annemin kızında uygun gördüğü eş adayı bir mafya,alkol uyuşturucu bağımlısı! Evet doğru duydunuz"
Asila'nın bunu demesiyle bir uğultu yükseldi kimileri yargılıyordu kimileri ise sadece ters bakışlar altında Asila'nın annesine bakiyorlardı "çok ayıp Adel", "hiç yakıştıramadım sana", "gerçekten kızını bu ucubeye mi emanet edeceksin?"
Asila devam etti "ve benim de artık bir sevdiğim var "bana döndü ve gülümseyip kulağıma fısıldadı "cümlemi bitirince beni sırtına at" işte bu cümle beni gaza getirdi,geri salondakilere döndü "Abay Göktaş!" Bunu demesiyle onu sırtıma aldım ve tekrar kulağıma fısıldadı "şimdi en güzel kısmına geldik,koş arabama!" Ben salondan koşarak çıktım ama Asila'nın arabasına değil kendi arabama gittim ve Asila'yı arkaya bırakıp şoför koltuğuna geçtim
Asila şaşkın bir ifade ile bana bakıyordu. "Heey!sana benim arabama dedim,senin arabana demedim!"
Gözümü yoldan ayırmadan Asila'yı yanıtladım, "eğer o arabaya binseydin yine seni bulurlardı"
"Ne neden nasıl?"
"Ahh...arabada takip cihazı vardı Asila" ağzı açık kaldı, ama sonra gözleri doldu ve kaşları çatıldı, "demek ki babam haklıymış annem saece beni evlendirmek için bana karşı iyi rolü yapıyordu bunu nasıl fark edemedim..."
"Asila lütfen ağlama"
Hırsla gözyaşlarını sildi ve bana döndü,"nereye gidiyoruz?"
"Nereye istersen"
"Hemen beni en yakın şehirdeki nişan salonlarından birine götür,bugün biriyle beraber olan hayatım başlayacak ama o kişi Eray piçi olmayacak"
Merakla sordum "peki kim o şanslı kişi?"
Asila pis pis sırıttı "sen tabiki" şaşkınca ona baktım
"Peki ya ben istemiyorsam?" birden yüzü düştü,"ne yani beni sevmiyor muydun?"
Onun bu halini görünce kıkırdadım "şaka yapıyorum Asila,senin hayat arkadaşın olmaktan onur duyarım"babamın boşanma anına gönderme yaptığımı anlayınca kızardı
Ben ise sırıtarak arabayı sürmeye devam ettim
Bölüm sonu
Bölüm etkileşimi
