4. bölüm / 11
Yazılmış Kader4.bölüm:GRUP TANIŞMASI
Bölümler 11Şu an: 4.bölüm:GRUP TANIŞMASI
- 1 1.bölüm:AKRABA ZİYARETİ1.396 kelime
- 2 2.bölüm:İLK KARŞILAŞMA1.504 kelime
- 3 3.bölüm:GİZLİ YABANCI1.807 kelime
- 4 4.bölüm:GRUP TANIŞMASI1.568 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5.bölüm:ZORUNLU EVLİLİK1.678 kelime
- 6 6.bölüm:BOŞANMA DAVASI967 kelime
- 7 7.bölüm:DÜĞÜN BASKINI1.383 kelime
- 8 8.bölüm:KAÇIŞ1.126 kelime
- 9 9.bölüm:YAKALANMA846 kelime
- 10 10.bölüm:DEĞİŞİM1.097 kelime
- 11 11.bölüm:CAN YAKICI GERÇEKLER(ilk kitap sonu)1.198 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"bazen bazı insanlarla yeni tanışırsınız ama biraz konuşunca sanki onu yıllardır tanıyormuşsunuz gibi gelir..."
Abay Göktaş
babamla hala iş yerini geziyorduk,gerçekten de bir saat içinde başımı şişirmeyi başarmıştı!
babam benim önümde yürüyordu,ben ondan sadece beş santim uzundum ve bazen bunu onu sinir etmek için kullanıyordum
"ah...baba daha ne kadar sürecek bu iş,sıkılmaya başladım!?"sıkıntıdan patlamama ramak kalmıştı ama bu babamın umurunda bile değildi
"sabret oğlum,bir yarım saatlik işimiz kaldı"
bunu söylemesini tahmin ediyordum ama yine de sinir oldum"daha ne göstereceksin baba ya!bir saattir bütün şirketi gezdirirken başımın etini yedin zaten,daha ne göstereceksin!"
bunları söylememle babamın adımları durdu,ellerini sinir ile sıktı ve bana döndü"bir saattir dayanıyorsun,yarım saat daha dayan ne olacak,ölecek misin?!
babamın bu tavrı üzerine çenemi kapatmak zorunda kaldım. Ben galiba her türlü bu işe alışacaktım,istesem de istemesem de...
📖
Yarım saat sonra gerçekten de işimiz bitmişti ve şirketten çıkıyorduk
yavaş yavaş arabaya doğru yürürken babama döndüm "baba,ben bizim arkadaşlar ile kafede olacağım haberin olsun" babam bıkkınlık ıle bana baktı "üff peki git,en azından biraz kafa dinlerim" daha sonra ise tek kelime etmeden kaldırımın önündeki arabasına binip gitti,ne bana bir sordu oğlu kafe nerede gel seni bırakayım neyse...zaten kafe buraya çok yakın hemen yürürüm iki dakika...
babam bana hep söylerdi "oğlum,bir yere gitmek istersen sana bir araba alayım" ama ben bunu kabul etmezdim,buuna rağmen babam bana bir son model araba aldı
kullanmayacağımı bilse de aldı,evet gerçekten de ben fazla araba kulanmıyorum,genellikle bir yerlere yürüyerek gidiyorum zaten fazla dışarı çıkmayı sevmediğim için dışarı çıktığım zaman gideceğim yere yürüyerek gidiyorum,üstüne evimiz şehir merkezinde bir malikane olduğu için bir çokyer bize yakın...
bizim gruba mesaj attım,bir yandan da kafeye doğru ilerliyordum
ben
"hey gençler,ben kafedeyim de siz neredesiniz?"
Halil
"yoldayız kanka,şu an Kamuran da yanımda bir beş dakikaya
sen de o sırada yer tut bize"
bir tamam emojisi gönderip telefonu kapattım
kafamı telefondan kaldırıp etrafa baktım fakat o da ne?!karşımda yine o kadın,Asila...tek başına oturmuş telefonunda takılıyordu,bir an yanına gitmek istedim,hatta aklıma daha iyi bir fikir geldi,neden masalarımızı birleştirmiyoruz?
bu düünce ile yavaşça Asila'nın yanına gittim
daha beni fark etmemişti çünkü telefon ile meşguldü.Onun beni fark etmesi için konuştum
"merhaba Asila,nasılsın?" kafasını kaldırıp bana baktı,belliki beni hatırlamıyordu
"pardon,sizinle tanışıyor muyuz?"dedi tek kaşını hafif yukarı kaldırarak,sonra yüzüme daha dikkatli baktı ve kaşları şaşkın bir şekilde havalandı,tam bir şey söyleyecekti ki onu suturdum
"daha tanışmadık beli ama kader bizitanışştırabilir"
Aila söylediklerimi sindiremeden endişe ile konuşmaya başladı"b-ben özü dilerim Abay bey sizi tan- dur...ne dedin sen?"
dehşeye kapılmış bir halde bana baktı yüzü kireç gibi solmuştu ve gözleri fal taşı gibi açılmıştı
"sen benim adımı nere-" diyecekti ki yiene onu böldüm
"evet adını biliyorum ama senin hakkında başka şeyler de biliyorum..."
gözleri biraz daha büyüdü,anlaşıılan onu bir tık korkutmuştum
ama sonra kaşlarını çattı "bu ne cürret!"dedi ve elindeki küçük çantayı ani bir sinir ile yüzüme geçirdi"sen benim özel hayatımı mı gözetliyorsun,sapık herif!?"
o çantana ne var bilmiyoru ama taş olduğu kesin,kafam yardı resmen"hayır,ben o anlamda demedim"diyerek kendimi açıklamaya çalıştım
ama o kırmızı taş gibi çantayı tekrar suratıma indirdi"hangi anlamda dedin o zaman?!"
az kalsın o haline bir kahkaha patlatacaktım ama kendimi zor tuttum yoksa üçüncü kez o çantayı kafama yerim ve bunu da istemiyorum!
"bak şu anlamda yani senin bir hakim olduğunu biliyorum çünkü sen benim ailemin dvasına gireceksin ve o bilgileri de ben sana yolladım"kafamı tutarak onun cevabını bekledim ve evet gerçekten de o dosyaları bizzat ben ona göndermiştim
bana inanmış olacak ki yüzündeki kızgınlık yerini şaşkınlığa bıraktı,sonra aklına bana çanta ile vurduğunu hatırladı ve suratı kıpırmızı oldu,başını öne eğdi "ben...özür dilerim Abay bey...size de mahçup oldum..."böyle utanması çok tatlıydı
bu kız kesinlikle benim olmalıydı...
"seni bir şart ile affederim Asila" başını kaldırıp bna baktı ve ne diyeceğimi bekledi
içimden bir an "beni öp!" demek geçti ama bundan kaçındım ve ona başka bir teklif sundum
"birazdan arkadaşlarım gelecek ve belli ki sen de birilerini bekliyorsun?"evet anlamında başı ile beni onaylayınca devam ettim
"şartım şu,ben ve arkadaşlarım da sizin masanızda oturacağız ve normal birkaç arkadaş gibi konuşacağız" anlamaz gözler ile bana baktı,sanki benden daha farklı bir şey bekliyordu
"nasıl?"dedi şaşkınca "yani ben sana vurdum ama sen sadece 'oturup arkadaş gibi konuşalım mı?' diyorsun?"
"aynen öyle Asila sonuşta seçim benim hakkımdı ve ben de bunu seçtim,istediğimi seçmekte özgürüm değil mi?" bir avukat olduğum için başkalarının aklını çelmeyi de az çok biliyorum
"tabiki de...sadece,size rahatsızlık vermeyelim?"
"yok canım,eminim kafa dengi çıkarız"
çıkmazsak bile senin kafa dengin olurum...
Asila biraz çekindi ama kabul etti "peki..."
📖
bir süre bizimkileri bekledik,ben telefonla uğraşıyordum,acaba Asila ne yapıyordu?
kafamı kaldırıp ona baktığımda bir elini masaya yaslamış beni izliyordu,ona baktığım an kafasını başka yere çevirdi ve yalandan boğazını temizledi
bu kızın her hareketinin bana tatlı gelmesi normal mi!?
bakalım en fazla ne kadar utanacak? "sen beni mi izliyorsun?"
yüzü al al olmaya başladı ve nefes alış verişleri hızlandı.Benimle göz teması kurmak için kendini zorluyordu ama beceremiyordu "y-yok,hayır sedece geldiler mi diye bakmıştım..."
"öyle olsun" telefonumu yüz üstü masaya bıraktım.Arkama yaslanıp bacak bacak üstüne attım ve kollarımı göğüsümde birleştirip Asila'ya bakmaya başladım
"Eee Asila,sen ne yapıyorsun?tanışamadık"
"beni zaten tanıyorsun,daha ne kadar tanıyacaksın?"
yüzüme istemsizce bir piç gülüşü yerleşti "belki karım olmanı isteyecek kadar tanımalıyım?" gözlerimi kısıp sinsice ona bakarken o bana afallamış bir şekilde bakıyordu
tam bana bir şey diyecekti ki onun arkasından gelen Halil ve Kamuran'a selam vermemle sustu ve arkasına dönüp gelen kişilere baktı
sonra tekrar bana dönüp baş parmağı ile arkasındaki Kamuran ile Halil'i gösterdi "bu gelenler,arkadaşların mı?" saf bir şekilde sorduğu bu soru karşısında onu başım ile onayladım ve ona tebessüm ettim
Haliller yanıma gelince bana gülümsediler ama Asila'yı gördüklerinde ikisinin de yüzünde sorgularcasına bir ifade belirdi "bu kim?" dercesine...
onlara gülümsedim ve elim ile Asila'yı gösterdim,Asila'yı biraz daha utandırmanın bir zararı olmaz bence...
"tanıştırayım,bu benim gelecekteki karım sizin de gelecekteki yengeniz Asila"
Asila'ya baktığımda ağzını bir karış açmış,şaşkın bir şekilde bana bakıyordu,belli ki bunu söyleyeceğimi tahmin etmemişti
sonra ne olduysa gözü benim arkamda bir yere takıldı,o sırada Halil'in sesini işittim "ne!?sen ne diyorsun Abay bu kız kim?"neyseki Asila bunu duymadı,sinirli bakışlarımı Halil'e dikince çenesini kapatmak zorunda kaldı
"otursanıza neden ayaktasınız?"dedim ama bir yandan da gözlerimle onları ürkütüyordum. Bir şey demeden oturdular tam o sırada arkamda tanımadığım birkaç kızın sesini işittim
"hey Asila,Abay beyin söyledikleri doğru mu?"şaşkınlığı sesine yansıyordu
başka bir seste "eğer doğruysa Abay beye Abay bey yerine enişte dememiz gerek öyle değil mi Pera?" bunu söylerken sesi mutlu çıkıyordu ve sözünü bitirince de kıkırdamya başladı
arkamı döndüğümde üç kızın bize doğru ilerlediğini gördüm
Asila ayağa kalkıp kızların yanına gitti ve onlara bir şeyler fısıldadı,lanet olsun ki ne dediğini duyamadım!
"hadi canım!"dedi içlerinden biri heyecanla. Asila "maleseef..."dedi,acaba kız neye bu kadar şaşırdı?
onlar konuşurken aralarına girdim "otursanıza kızlar neden ayaktasınız?" içlerinden biri tam benim karşıma oturdu ve cilve yapmaya başladı fakat bu benim umurumda bile değildi
herkes çok gergindi ama onların aksine ben çok rahattım
"Eee,birbirimiz put gibi bakacakmıyız böyle,tanışalım hadi" kimseden ses seda çıkmayınca kendi cümlemin devamını ben getirdim "pekala..."yaslandığım yerden biraz öne doğru eğildim "ben başlıyorum o zaman" işaret parmağım ile kendimi gösterdim "ben Abay Göktaş" sonra da Kamuran ve Halil'i gösterdim
"bunlar da arkadaşlarım Kamuran ve Halil" daha sonra Asila'nın gözlerine meydan okurcasına baktığımda onunda dudağının köşesi ölümcül bir yavaşlıkta kıvrıldı
yüzüne sinsi bir ifade kondurdu ve aynı benim yaptığım gibi işaret parmağı ile kendini gösterdi
"ben Asila Akal" sonra ise arkadaşlarına gösterdi
"bunlarda arkadaşlarım;Pera,Merih ve Özge"
Asila beni şaşırtarak arkadaşlarına döndü"hadi ama kızlar konuşsanıza"dudakları hiç beklemediğim ,ürkütücü derecede bir yavaşlıkta kıvrıldı
bu kız neyin peşindeydi?
başımı çevirip Özge'ye baaktığımda büyülenmiş bir şekilde Halil'e baktığını gördüm,daha sonra Halil'e baktım ama o Kamuran ile konuşuyordu
daha sonra Asila ile göz göze geldik ve ikimizinde yüzünde pişkince bir gülümseme belirdi
evet şu an ikimizde aynı şeyi düşünüyorduk
arkama yaslandım ve kollarımı sandalyeme yasladım "hadi yine iyisiniz istediğinizi sipariş edin,arkadaşlığımızın şerefine bugün siparişler benden olsun"
önce hepsi reddetmeye çalıştı ama ben izin vermeyince vazgeçtier
"hadi ama kanka inat etme,biz öderiz hesabımızı" Kamuran her zamanki gibi inatçıydı ama ben ondan da inatçıydım
"olmaz dedim Kamuran,bırak bu sefer benden olsun"
"of...peki,bu seferlik böyle olsun" ona gülümsedim ve diğerlerine döndüm "siparişlerinizi verdiyseniz garsonu çağırıyorum"
📖 bir saat sonra
herkes oturmuş bir şeyler içiyordu ve sohbet ediyordu, anlaşılan kaynaşmaya başlamışlardı
şu anlık Asila bana alışmıştı,ama tek şey beni rahatsız ediyordu Asila dışında bir çift gözü daha üzerimde hissediyordum sanki...
etrafıma bakınca Asila'nın arkadaşlarından biri olan Pera'nın bana aşk dolu gözlerle baktığını gördüm
çenesini yumruk yaptığı sol eline yaslamış, dik dik bana bakıyordu. O bundan rahatsız olmuyordu ama ben rahatsızlıktan yerimde kıpırdanmaya başlamıştım bile
benim rahatsız olduğumu fark eden Halil hemen durumu ele aldı,ama ne ele ama...
"Eee gençler kim bu akşam pijama partisi yapmak ister?"saçma bir soru ile dikkatleri üstüne çektiği için ben dahil hepimiz ona ters bakış attık
söylediği şeyin saçmalığını hala kavrayamayan Halil pişkin pişkin konuşmaya devam etti
"erkekleri anlarımda,hanımlar siz hiç mi pijama partisi yapmaz mısınız be!?"
saçmaladığı gibi bir de kadınlara kızdığı yok mu bunun?harbi manyak bu piç!?
saçmalık makinesi Halil'i susturmak için ilk gönüllümüz zengin avcısı Pera oldu evet, ikisini de gözümde böyle görüyordum
sol eli ile bir tutam saçını arkaya savurdu ve ağzından "hah!" diye garip bir ses çıktı "tatlım biz pijama partisini yaparız yapmasına ama..." sonra ben dahil buradaki bütün erkekleri baştan aşağı süzdü. Halil yüzüne alaycı bir ifade takındı, tek kaşını yukarı kaldırıp "Eee?" diye alaycı bir ses çıkardı
tam Pera cevap verecekti ki Asila lafa girdi
"Pera'nın demek istediği,kızlarla pijama partisi olur da erkekler de eklenince biraz garip olur" Asila'nın bunu demesi üzerine Halil çok kötü bozuldu. Doğru mu anladım!bu manyak piç hepimize ciddi ciddi parti mi yaptıracaktı!?evet! kesinlikle doğru anlamıştım!
bölüm sonu
Bölüm etkileşimi
