9. bölüm · Yalnızlığın sesi

Sessizliğin İçindeki Çığlık

~zymora~ 🦅

BÖLÜM 9 — Sessizliğin İçindeki Çığlık

Maria o gece Mark gittikten sonra ışıkları kapatmadı.
Salonun ortasında oturdu. Telefonu elinde. Mesaj yazıp silmeler.
“Abartmıyorum.”

“Ben sadece…”

“Beni duymanı istiyorum.”

Hiçbirini göndermedi.
Çünkü sorun Mark’ın ne anlayacağı değildi.
Sorun şuydu:
Ya gerçekten fazla geliyorsa?
Çocukluğu zihninde film gibi dönüyordu.
Annesi mutfakta. Babası televizyon karşısında.
Maria bir şey anlatmaya çalışıyor.
“Biraz sakin ol.”

“Çok duygusalsın.”

“Bu kadar büyütme.”

Maria o gün öğrenmişti:

Hissetmek = yük olmak.

Şimdi Mark’ın “fazla analiz ediyorsun” cümlesi o eski yarayı açmıştı.
O analiz etmiyordu. İlk kez savunmasızdı.
Ve savunmasızlık ona ağır gelmişti.
Mark ise evine vardığında ceketi çıkarıp koltuğa attı.

Sessizlik evin içine çöktü.

“Her şeyi dramatize etmene gerek yok.”

Cümleyi hatırladı.
Aslında Maria’ya değil, kendi korkusuna söylemişti o cümleyi.
Yakınlık artıyordu.

Maria artık sadece bir kadın değildi.
Tehditti.

Çünkü Maria onu görüyordu.
Gerçekten görüyordu.
Ve Mark görülmeye alışık değildi.
Eski sevgilisi Lina’yı düşündü.
O da bir gece aynı şeyi söylemişti:

“Yanımdasın ama benimle değilsin.”

Mark o zaman da gitmişti.
Gitmek kolaydı.

Kalmak?
Kalmak çıplaklıktı.
O gece Mark aynaya baktı.
Kendine fısıldadı:

“Ya yine kaçarsam?”
Ve ilk kez bu soru onu korkuttu.