20. bölüm · Yalnızlığın sesi
Kırılma Noktası
BÖLÜM 20 — Kırılma Noktası
Yakınlaşma arttıkça korkular da büyüdü.
Çünkü bazı ilişkilerde sorun sevgisizlik değildir.
Sorun, sevginin iki insanın eski yaralarını tetiklemesidir.
Mark bunu hissetmeye başlamıştı.
Maria artık ona daha güvenli geliyordu. Ama tam da bu yüzden daha önemli hale geliyordu.
Ve önemli biri, kaybedilebilir biri demekti.
Bu düşünce bazen geceleri nefesini daraltıyordu.
Bir akşam Maria Mark’ın evindeydi.
Mutfakta birlikte yemek yapıyorlardı. Küçük, sıradan bir andı.
Ama bazen insanı en çok sıradanlık korkutur.
Çünkü sıradanlık devamlılık hissi yaratır.
Devamlılık ise bağlanma.
Maria sebzeleri doğrarken Mark onu izledi.
Bu görüntü içini ısıttı.
Ve aynı anda korkuttu.
Bir an gözünün önüne bir sahne geldi:
Maria gidiyor.
Kapı kapanıyor.
Ev yine sessizleşiyor.
Mark’ın göğsü sıkıştı.
Maria onun sessizleştiğini fark etti.
“İyi misin?”
Mark hemen cevap vermedi.
İçindeki eski refleks devreye girmişti.
Uzaklaş.
Soğuklaş.
Kontrolü geri al.
Maria bunu hissettiği an içindeki eski kaygı hafifçe uyandı.
“Yine mi gidiyorsun?” diye düşündü içinden.
Ama bu kez hemen paniklemedi.
Mark tezgâha yaslandı.
“Bazen çok yakın hissediyorum,” dedi.
Maria’nın eli yavaşça durdu.
“Bu kötü bir şey mi?”
Mark cevap verirken zorlandı.
“Bilmiyorum.”
Maria’nın içinde küçük bir kırılma oldu.
Çünkü insan bir noktadan sonra sürekli belirsizlik taşımaktan yorulur.
Yavaşça bıçağı bıraktı.
“Mark…” dedi sessizce.
“Ben senin korkularınla savaşabilirim. Ama tek başıma savaşamam.”
Bu cümle odada ağırlaştı.
Mark başını kaldırdı.
Maria’nın gözlerinde bu kez kaygıdan çok yorgunluk vardı.
“Ben seni seviyorum,” dedi Maria sonunda.
“Ama sevmek bazen yetmiyor.”
Mark’ın kalbi hızlandı.
Çünkü ilk kez gerçekten kaybetme ihtimalini hissetti.
Gerçek kayıp korkusu insanı değişime zorlar.
Ama bazen çok geç kalınır.
Ve Mark ilk kez şunu düşündü:
“Ya onu gerçekten kaybedersem?”
