26. bölüm · YALNIZLIĞIN ÖTESİNDE KENDİMİ BULDUĞUM GÜN
SÖYLENMEYENLER
BÖLÜM - 6
Annesinin söylediği cümle, odanın içinde uzun süre asılı kaldı.“Baban seni hiçbir zaman terk etmedi.”Nur, annesinin karşısında sessizce oturuyordu.Bir cevap bekliyordu.Belki yıllardır beklediği cevabı.Ama annesi konuşmaya başladığında, Nur’un içindeki öfke yerini başka bir duyguya bıraktı.Korkuya.— O zaman neden gitti?Annesi gözlerini kapattı.— Çünkü gitmek zorunda kaldı.— Neden?— Seni korumak için.Nur başını iki yana salladı.— Herkes aynı şeyi söylüyor. “Seni korumak için.” Ama kimse nedenini anlatmıyor.Annesinin gözleri doldu.— Çünkü bazı gerçekler, insan onları öğrendiğinde eskisi gibi kalamıyor.Nur ayağa kalktı.— Ben zaten eskisi gibi değilim.Annesi başını kaldırdı.Nur’un sesi titriyordu.— Yıllarca babamın beni istemediğini düşündüm. Onu sevmediğini düşündüm. Herkesin hayatında bir baba vardı, benimki yoktu. Bunun nedenini kendimde aradım.Bir an sustu.— Çocukken insan her şeyi kendisiyle ilgili sanıyor.Annesinin gözlerinden yaş süzüldü.— Senin hiçbir suçun yoktu.— O zaman neden bana söylemedin?Annesi cevap veremedi.Nur tekrar sandalyesine oturdu.— Babam nerede?Bu kez annesi sustu.Bu sessizlik, Nur için cevaptan daha ağırdı.— Nerede?— Bilmiyorum.Nur şaşkınlıkla baktı.— Nasıl bilmiyorsun?— Uzun zamandır haber alamadım.— Ama yaşıyor mu?Annesi gözlerini yere indirdi.— Evet.Nur’un kalbi hızlandı.Yıllardır içinde yalnızca bir anı olarak taşıdığı adam, belki de hâlâ bir yerlerde yaşıyordu.— Onu bulabilir miyim?Annesi uzun süre cevap vermedi.Sonunda:— Belki.Nur’un gözlerinde ilk kez umut belirdi.— O zaman bulacağım.Annesi başını kaldırdı.— Nur, bunu yapmadan önce bilmen gereken başka bir şey var.Nur sustu.— O gün sadece baban gitmedi.Nur’un yüzündeki ifade değişti.— Ne demek istiyorsun?Annesi ellerini birbirine kenetledi.— Selin de o gün ortadan kayboldu.Nur’un nefesi kesildi.Çocukluğundan beri zihninin bir köşesinde silik kalan o isim yeniden karşısındaydı.Selin.— Ona ne oldu?Annesi başını salladı.— Bilmiyorum.— Eylül biliyor mu?— Eylül’ün bildiği kadarını biliyorum.Nur gözlerini kapattı.Artık parçalar yavaş yavaş birleşiyordu.Babası…Selin…Eski ev…Mektup…Anahtar…Ve yıllardır hatırlayamadığı o gün.Nur ayağa kalktı.— Ben o gün ne olduğunu hatırlamak istiyorum.Annesi korkuyla ona baktı.— Belki hatırlamak istemeyeceğin şeyler vardır.Nur kapıya doğru yürüdü.Sonra durup arkasına baktı.— Bunca yıl unutmak zorunda kaldığım şeylerden daha kötü ne olabilir?Annesi cevap vermedi.Nur odasına çıktı.Masasının üzerine eski anahtarı bıraktı.Yanına mektubu koydu.Sonra telefonunu eline aldı.Eylül’ü aradı.Telefon birkaç kez çaldı.Sonunda açıldı.— Nur?— Yarın eski eve tekrar gideceğiz.Eylül bir süre sustu.— Neden?Nur gözlerini anahtardan ayırmadı.— Çünkü bu kez ağacın altına değil, evin içine bakacağız.Karşı tarafta sessizlik oldu.Sonra Eylül çok kısık bir sesle:— Oraya girersen her şeyi öğrenebilirsin, dedi.Nur derin bir nefes aldı.— Ben zaten artık gerçeğin peşindeyim.Telefonu kapattı.Pencereye doğru yürüdü.Dışarıda gece yeniden başlamıştı.Ama Nur’un içinde ilk kez bir şey değişmişti.Yıllardır kaçtığı geçmiş, artık onun peşinden gelmiyordu.Bu kez Nur, geçmişinin peşinden gidiyordu.
