38. bölüm · YALNIZLIĞIN ÖTESİNDE KENDİMİ BULDUĞUM GÜN
EVE DÖNÜŞ
BÖLÜM - 18
Nur eve döndüğünde gece çoktan çökmüştü.Kapıyı açarken eli titredi.İçeride ışıklar yanıyordu.Annesi salonda, pencerenin önünde oturuyordu.Sanki Nur’un geleceğini biliyormuş gibi bekliyordu.Nur içeri girdi.İkisi bir süre birbirlerine baktılar.Annesinin gözleri kızarmıştı.— Babanı buldun.Nur başını salladı.— Evet.Annesi gözlerini kapattı.— Sana söylemem gereken çok şey var.Nur çantasını yere bıraktı.— Ben de artık her şeyi duymaya hazırım.Annesi karşısındaki koltuğu gösterdi.Nur oturdu.Annesi ellerini dizlerinin üzerinde birleştirdi.— Babanı hiçbir zaman terk etmek istemedim.Nur sessizce dinledi.— O gün ne yapacağımı bilmiyordum. Her şey bir anda oldu. Seni kaybetmekten korktum.— Beni neden ondan uzak tuttun?Annesinin gözlerinden yaş süzüldü.— Çünkü o gün seni götürmeye çalışan kişinin hâlâ peşimizde olduğunu düşünüyordum.Nur’un kalbi sıkıştı.— Kerem’i mi söylüyorsun?Annesi şaşkınlıkla ona baktı.— Bu ismi sana kim söyledi?— Babam.Annesi uzun süre sustu.Sonra başını salladı.— Evet.Nur gözlerini yere indirdi.— Peki neden bana hiçbir şey anlatmadın?— Çünkü senin çocukluğunu korkuyla geçirmene izin vermek istemedim.Nur’un sesi yumuşadı.— Ama ben yine de korktum.Annesi başını eğdi.— Biliyorum.İki taraf da uzun süre sustu.Sonra Nur annesinin yanına oturdu.— Sana kızgınım.Annesi gözlerini kaldırdı.— Biliyorum.— Ama seni anlamaya da çalışıyorum.Annesinin gözlerinden yaşlar süzüldü.Nur ilk kez ona sarıldı.Yıllardır aralarında duran sessizlik, o gece ilk kez biraz olsun kırıldı.Ertesi sabah Nur odasına çıktığında masasında eski kutuyu gördü.Kutunun içindeki mektupları tek tek çıkardı.Babasının yazdığı cümleleri yeniden okudu.Artık kelimelerin arasındaki sevgiyi görebiliyordu.Çocukken göremediği şeyleri şimdi anlayabiliyordu.Pencerenin önüne geçti.Dışarı baktı.Hayatı boyunca kendisini eksik hissetmişti.Bir parçasının hep başka bir yerde kaldığını düşünmüştü.Ama artık biliyordu.Eksik olan kendisi değildi.Eksik olan hikâyesiydi.Ve o hikâyeyi tamamlamaya başlamıştı.Telefonu çaldı.Arayan Eylül’dü.— Neredesin?— Evdeyim.— Bugün görüşelim mi?Nur gülümsedi.— Olur.Bir süre sonra buluştular.Eylül onu görünce dikkatlice baktı.— Değişmişsin.Nur şaşırdı.— Nasıl?— Bilmiyorum. Sanki ilk kez kendin gibi görünüyorsun.Nur bu cümleyi düşündü.İlk kez kendisi gibi.Belki de bütün hayatı boyunca aradığı şey buydu.Başkasının verdiği bir cevap değil.Kendi içindeki sesi duyabilmek.Akşam eve dönerken telefonuna bir mesaj geldi.Babasındandı.“Yarın birlikte bir yere gitmemiz gerekiyor.”Nur cevap yazdı:“Nereye?”Mesajın cevabı birkaç dakika sonra geldi.“Seni yıllardır bekleyen bir yere.”Nur’un kalbi yeniden hızlandı.Geçmiş henüz tamamen kapanmamıştı.Ama artık ondan kaçmıyordu.Çünkü bazı yaralar geçmişte açılırdı.Fakat iyileşmek, insanın bugün verdiği bir karardı.Nur telefonunu kapattı.Gökyüzüne baktı.Ve ilk kez kendi kendine fısıldadı:“Belki de kendimi bulduğum gün, bütün cevapları öğrendiğim gün değil; kendimi artık kaybetmekten korkmadığım gündür.”
