33. bölüm · YALNIZLIĞIN ÖTESİNDE KENDİMİ BULDUĞUM GÜN
ANAHTARIN AÇTIĞI KAPI
BÖLÜM - 13
Nur, Mert’in evinden ayrıldığında elindeki anahtarı durmadan düşünüyordu.Yıllardır çantasında taşıdığı küçük metal parçasının, çocukluğundan kalan anlamsız bir eşya olduğunu sanmıştı.Oysa babası onu bilerek bırakmıştı.Eylül arabayı çalıştırdı.— Nereye gideceğiz?Nur cevap vermeden önce anahtara baktı.— Bilmiyorum.Sonra Mert’in söylediklerini hatırladı.“Baban seni geri döneceğin günü düşünerek bırakmış.”Nur gözlerini kapattı.Bir anlığına çocukluğuna ait başka bir görüntü geldi.Babası önünde diz çökmüş, avucuna küçük bir şey bırakıyordu.— Bunu sakla.Küçük Nur merakla sormuştu:— Ne bu?Babası gülümsemişti.— Bir gün anlayacaksın.Görüntü kayboldu.Nur gözlerini açtı.— Eski eve dönmeliyiz.Eylül ona baktı.— Emin misin?— Bu kez nereye bakacağımı biliyorum.Akşamüstü eski eve geldiler.Bahçe her zamanki gibi sessizdi.Nur doğrudan evin arka tarafına yürüdü.Bir şey hatırlamaya çalışıyordu.Sonunda küçük bir kulübenin önünde durdu.— Burası.Eylül şaşırdı.— Daha önce buradan bahsetmedin.— Çünkü hatırlamıyordum.Kapının üzerinde paslanmış bir kilit vardı.Nur anahtarı çıkardı.Anahtar kilide tam oturdu.Bir tık sesi duyuldu.Kapı açıldı.İçerisi karanlıktı.Eylül telefonunun ışığını açtı.Duvarlarda eski raflar, kutular ve birkaç eşya vardı.Nur yavaşça içeri girdi.Bir köşede eski bir sandık gördü.Sandığın üzerinde babasının kullandığı küçük bir sembol vardı.Nur sandığı açtı.İçinde mektuplar vardı.Hepsi yıllara göre sıralanmıştı.İlk zarfın üzerinde kendi adı yazıyordu.“Nur büyüdüğünde.”Nur’un gözleri doldu.Mektubu açtı.Babası yazmıştı.“Eğer bunu okuyorsan, artık gerçeği kaldırabilecek kadar büyümüşsündür.”Nur okumaya devam etti.Mektupta babası o gün yaşananların tamamını anlatmıyordu.Ama önemli bir şey söylüyordu.Selin’in kaybolmasının tesadüf olmadığını…Ve kendisinin, Selin’i bulmaya çalışırken bazı insanları karşısına aldığını…Son satırda ise:“Bana ulaşamazsan, Zeynep’e güven.”Nur mektubu kapattı.— Zeynep…Eylül sessizce yanına geldi.— Başka ne yazıyor?Nur ikinci zarfı eline aldı.Bu kez üzerinde başka bir isim vardı.“Selin.”Nur’un eli titredi.Zarfı açmadan önce uzun süre bekledi.Sonra yavaşça:— Selin hâlâ yaşıyor olabilir mi?Eylül cevap veremedi.Nur zarfı açtı.İçinden tek bir fotoğraf çıktı.Fotoğrafta Selin vardı.Ama fotoğraf eski değildi.Arkasında yakın bir tarih yazıyordu.Nur’un nefesi kesildi.— Bu…Eylül fotoğrafa baktı.— Bu yeni.Nur gözlerini fotoğraftan ayırmadı.Selin yaşıyordu.Ve birileri onun yıllardır yaşadığını biliyordu.Nur ayağa kalktı.— Onu bulacağız.Bu kez sesi korkuyla değil, kararlılıkla çıkmıştı.Çünkü geçmiş artık yalnızca bir anı değildi.Geçmiş, yaşayan bir insana dönüşmüştü.
