8. bölüm · YA BİR GÜN UNUTURSAK?

8

Ela Gül

Merve odadan çıktıktan sonra serumun etkisiyle uyumuştum. Ne kadar uyudum bilmiyorum ama uyandığımda yanımda yanımda annem vardı ve uyuyordu. Koluma baktığımda serumun çıktığını görmüştüm yatağımdan kalkıp kenarda duran pikeyi annemin üzerine örtmüş dışarı çıkmış Atlas'ı aradım. Telefonu saniyesinde açmıştı.

"Efendim güzelim?"

"Nerdesiniz?"

"Sen nerdesin, geliyorum şimdi." Demesiyle karşıma çıkması bir olmuştu.

"Güzelim? Niye ayakladın dinlenseydin ya." Diyerek yanıma gelip kolunu omzuna atmıştı.

"Daha fazla yatmak istemedim." Dedim ve sessizce yürümeye devam etmiştik. Abimin kaldığı odaya yaklaşırken birinin bize seslenmsesiyle onlara döndük.

"Atlas? Lavin? Siz misiniz?" Demişti.

"Evet'te sen kimsin çıkaramadık?" Dedi Atlas çocuğa dönerek.

"Benim ya Kerem." Kerem kendi tanıtmasıyla Atlas burnundan solumaya başlamıştı. İkonik Kerem karşımızdaydı.

"A Kerem? Nasılsın? Ne işin var burda?" Demiştim.

"İyiyim sen nasılsın? Baya güzelleşmişsin. Ablam burda çalışıyor, hem onu ziyarete geldim hem de CV bırakmaya geldim. Sizin ne işiniz var?" Kerem ile lise de aynı okuldaydık. O bizim gibi yetim değildi. Bir ablası bir de abisi vardı. Bir dönem benden hoşlandığını söylemiş ve bir sene kadar sevgili kalmıştık sonrasında ne hikmetse okulunu değiştirmişti. Bunun akıbetini hala çözmüş olamasamda Atlas'ların bir parmağı olduğu da aklımdan geçiyordu.

"Teşekkür ederim. Abim trafik kazası geçirdi onun için geldik." Dedim.

"Atlas? Sen nasılsın kardeşim?" Dedi Kerem.

"İyiyim bilader sen?" Atlas o kadar soğuk ve mesafeliydi ki bir an o olduğuna şaşırmıştım. Ayrıca bana iltifat ettiği içinde ayrı kuruluyordu ona. Biz konuşurken abimin yattığı odadan hemşire çıkmıştı.

"Güzelim, hemşire çıktı bak." Böyle demesi üzerine Kerem'i orda bırakıp hemşirenin yanına girmiştim bu tabii ki Atlas'ın işine gelmişti.

"Abimin durumu nasıl?" Dedim.

"Lavin? Senin abin mi?" Demişti hemşire baktığımda Selma olduğunu gördüm. Buraya sürekli hasta getirdiğimiz için personellerle içli dışlı olmuştuk.

"Ay kusura bakma, tanıyamadım bir an. Evet benim abim." Demiştim.

"Olur mu öyle şey? Böyle şeyler normal kafan dağınık. Abinin durumu iyi ama birazdan Hakan hoca gelecek bakmaya o sana daha detaylı anlatır. Geçmiş olsun canım arkadaşım." Diyerek bana sarılmış ve gitmişti. Yaklaşık yarım saat sonra Hakan hoca gelmişti.

"Lavin? Hasta senin abinmiş doğru mu?" Demişti beni görünce.

"Evet hocam abim. Durumu nasıl?" Dedim.

"Abimin durumu gayet iyi, kaza sırasında ne kadar alkollü olsa da eminiyet kemeri takılıymış. Bu da oldukça onu korumuş ama karşı taraf için aynı şeyi söyleyemem, onun durumu biraz daha kritik. Sende fenalaşmışsın iyi misin, tahlil yaptı mı arkadaşlar?"

"İyiyim hocam iyiyim." Dedim.

"Kan tahlili yaptılar hocam, Lavin uyuyordu o ara." Dedi Atlas.
*******
Abim hastaneden çıkalı bir hafta olmuştu, Atlas'lar İstanbul'a dönmüştü. Dönmesine garip bir şekilde üzülmüştüm. Cengiz ve Ceren'in doğum gününü yapamamıştık. Bunun için defalarca özür dilesemde benlik bir durum olmadığını başka bir zaman telafi edebileceğimi söylemişlerdi. Abimin başından bir an olsun ayrılmıyordum. Cafeye de Gaye, Ceren, Cengiz ve yeni gelen elemanım Kerim bakıyordu. Kerim yeni olduğu için işe alışma sürecinden kaynaklı onu tek bırakmak istememiştim her ne kadar garsonluk deneyimi olsa da yeni iş, yeni insanlar farklılık yaratırdı. Mesela bir çok cafe de fix menü yok ama bizde tatlı-çay ya da ana yemek-içecek olarak fix menümüz vardı ve fiyatları ortalamaydı. Sektöre bakıldığında fiyat ortlamasının altındaydık bile.

Abim iyileştiği gibi hem boşanma davası açacaktık hem de abi-kardeş günü yapacaktık. Abim hastaneden çıkana kadar ben Merve'nin konuştuğu adamı bulmuş ve bu durumların hepsini anlattığımda evli olduğunu bildiğini söylemişti. Hatta karnındaki çocuğun abimden olmadığını, aynı zamanda onunda evli olduğunu öğrenmiştik. Durum böyle olunca karısını bulup ona olanları anlatmıştım. Evet yuva yıkanın yuvası olmazdı ama buna da sessiz kalamazdım. Aynı şey benim başıma gelse bende öğrenmek isterdim.

"Lavin? Ne düşünüyorsun kızım?" Dedi abim. Annem komşuya gitmiş abimle baş başa kalmıştık.

"Bu son zamanda yaşadıklarımızı abi."

"Gerçekten biz ne yaşadık ya? Son 6 ayımız çok garip. Senin sözde ailen geldi, çocukluk arkadaşlarınla tekrar görüşmeye başladın, evlenmek için ailesine binbir takla attığım köpek gibi sevdiğim kadının beni aldattı, üstelik kardeşim de bunu biliyordu ama abisinden sakladı. Her şeyi geçtim, Atlas olacak piç herif kardeşime aşık." Dediğinde beynimde sadece iki cümle yankılandı. "Köpek gibi sevdiğim kadın beni aldattı, üstelik kardeşim bunu biliyordu." Ve "Atlas olacak piç herif kardeşime aşık. Ne!?

"Abi sen bunları nerden biliyorsun?" Diye sordum şaşkınlığı gizleme gereği duymadan.

"Hangisi? Atlas mı gereksiz olan kadın mı?"

"İkisi de abicim."

"Gereksizden başlayayım bu biraz daha hazmedilir. Beni aldattığını en başından beri bende biliyordum, sadece kondurmak biraz zordu, sen," Dedi ve beni yanına çekerek koltukta beraber uzanmamızı sağlamıştı böylelikle de benim kafam onun göğsünde onun kolu da omzumdaydı.

"Sen beni kendin kadar iyi tanıdın artık, öz kardeş değiliz ama eminim ki öz kardeş olsaydık bu kadar abi-kardeş olmazdık. Aldattıldığımı biliyordun,üstüne ben daha bir şey dememiştim.Neyse işte onları sahilde gördüğün gün bende ordaydım, sizin arabayı plakasından tanıdım. Sonrasında seni gördüm zaten ama sen beni görmedin. Onlara ters ters baktığını ve birini aradığını gördüm. Kimi aradığını tahmin etmek zor değildi, komiser arkadaşını aradın. Senin arkandan bende aradım, aynı şeyi söylemişiz bana 'abili, kardeşli ne yaşıyorsunuz? Lavin aradı senden önce o söyledi.' deyince öğrendim. Bu işin peşini bırakmayacağını bildiğim için sana hiç bir şey söylemedim." Dedi abim.

"Ne yani kızmadın mı? Özür dilerim abi, kötü bir niyetim yoktu. Onları öyle görünce aklıma yapacak bir şey gelmedi, sana da gelip söylemeyezdim çünkü inanmazdın onu seviyorsun." Dedim.

"Bak bitanem, özür dilemeni gerektirecek hiç bir şey yok. Ve evet kızmadım. Haklısın inanmazdım. Sevme konusuna gelirsek onu eskisi kadar sevmiyorum, aşk geçicidir güzelim,sevgi ve saygı ilerletir bazı şeyleri. Biz Merve ile birbirimizi sadece seviyorduk, sonrasında hem sevgi bitti, hem de saygı. Kimse kimseyi suçlayamaz. Onun suçu var ama belki benimde vardır bilmiyoruz." Dedi abim.

Abimi bu yüzden çok seviyordum, her ne olursa olsun iyi tarafından bakardı. Merve'nin suçlu olduğunu herkes kendi adı kadar emindi ama abim, onu kötülemeyelim diye böyle yapıyordu. Konu uzayıp morali daha fazla bozulmaması için Merve konusunu kapatmıştım.

"Abi peki, Atlas?"

"Atlas ile Toprak'ı konuşurken duydum. Atlas seni ortaokuldan beri seviyormuş. İlk duyduğumda yanlış duymuşumdur falan diye umursamadım sonra onu izlemeye başladım. Sana bakışı, davranışı hepsi özenli. Senin yanında doğru düzgün küfür bile etmiyor. Yoğun bakımdayken, yanıma geldi. Hepinizi duydum ama tepki veremedim. Bana dedi ki 'benim hiç bir zaman abim olmadı, seni gördüm, Lavin sayesinde tanıdım ve dedim ki bir abim olmadı ama Levent senin abin. Yanlış anlama ama normalde cesaret edemeceğim için şimdi söyleyeceğim. Abi ben senin kardeşine körkütük aşığım. Ona söylemeye de cesaretim yok. Şimdi kendine gel ve zamanı geldiğinde onu senden isteyebileyim, en önemlisi ne beni, ne de Lavin'imi abisiz bırakma.' ben o zaman dedim ki tamam yaşamam gereken zamanım var. Hatta babamı rüyamda gördüm biliyor musun? Oda 'Ne Lavin'imi ne de o çocukları bırakma. Yanıma da gelme zamanın çok daha.' dedi."

"Aslına bakarsan bir kaç zamandır bende bunun farkındayım yani Atlas'ın bana karşı hislerinin. Ama bilmiyorum abi, olursa ve biterse?, arkadaşlığımız biterse?" Dedim ve uzun zamandır kendime itraf etmediğim şeyi abimle paylaşıyordum. Abim her zaman benim hem arkamda hem de yanımdaydı ve her şeyi olgunlukla karşılardı.

"Abicim korkularını anlıyorum ama, bunu sen çekersen kaybedersin. Seni tanıdığım andan itibaren bütün sevgililerini anlattın bana akıbetleri bilinmez ama anlaşamadınız ve bitirdiniz. Beni tanıştırdığın her erkekten farklı Atlas. Bak bunu laf olsun diye söylemiyorum, biz erkekler anlarız. Bir kere Atlas senin gözünün içine bakıyor, gecenin bir yarısı canım bir şey istedi desen ya gönderir, ya getirir." Dedi abim ve o an kafamda bir ampul yandı.

"Sakın Lavin. Bu saatte asla, asker adam görevde falandır." Dedi abim. Evet bunu deneyecek onu ölçecektim.

"O zaman soralım?" Diyerek ona mesaj attım.
____________________________________________
Bölüm sonu aşkolarrr.