4. bölüm · YA BİR GÜN UNUTURSAK?
4
Ödüller verildikten sonra ilk üçe girenlere ve şeflere bir hafta izin verilmişti. Şeflerin yerine yedek şefler gelerek başlarında duracaktı. Ödüllerimizi alarak merkezden çıkmıştık.
"Araçla gelmeyen varsa atabilirim arkadaşlar?"
"Valla ben gelirim Lavin." Dedi Bartu.
"Bende gelirim, benle beraber Selin ve Furkan da gelir." Dedi Can ve hep beraber arabaya bindik.
"Hadi gene iyisiniz kaptınız bir hafta izini." Dedi Can.
"Valla Can'ım biz yarın gideceğiz. Bunlara izin var bizde yok." Dedi Furkan.
"Çalış oğlum, sen evleneceksin diye biz izin için çabaladık." dedi Bartu. Furkan, Selin'le nişanlıydı ve dört ay sonra düğünleri vardı.
"Bende fazla özen göstermedim zaten, güzel nişanlım dinlensin diye." Dedi Furkan.
"Oy oy oy beni de düşünürmüş." Diyerek yanaklarını sıktı Selin. Bu haline hepimiz gülmüştük.
"Ya kızım kaç kere diyeceğim, şunları baş başayken yap diye? Karizma çiziliyor."
"Pardon? Anlamadım?" Dedi Selin.
"Yap kız bacım. Ben arkandayım."
"Hayırdır Furkan? Birine kendini mi beğendireceksin?" Dedi Bartu ortalığı karıştırmak için. Biraz daha böyle birbirimizle uğraşarak gitmiştik sonrasınds sırasıyla ilk önce Bartu'yu, sonrasında Selin ile Furkan'ı indirmiştim en sonra Can kalmıştı onunla da aynı bina da oturuyorduk zaten. Arabayı park edip, arabadan indik.
"Akşam anlattığım arkadaşlarım geliyor, sende gelsene, hem tanışırsınız hem de otururuz." Dedim Can'a apartmanın merdivenlerini çıkarken. Oturduğumuz apartman üç katlıydı ve Can tam kapı komşumuzdu, apartman da asla yabancı biri yoktu ve kötü niyetli dedikoducu insanlar değildiler. Gerçi mahalle komple dedikoducu değildi.
"Bakarız ya, yarın doğum günü var malum, hazırlık falan vardır şimdi. Yarım ederim anneme."
"E ben bir sürü şey yaptım. Annen yapmasın bir şey."
"Gel kendin söyle güzelim, beni dinlemiyor belki seni dinler." Canan teyze beni çok severdi. Beni kendi gençliğine benzetirdi. Oda benim gibi yetimhanede büyümüş, bir aile tarafından evlat edinmişti. Kendisi emekli öğretmendi. Ailesi onu okutmuş öğretmen yapmış ve vefat etmişlerdi.
"Geleyim bir beş dakika ama önce eve bir uğrayayım." Dedikten sonra ben ilk önce eve girmiştim.
"Aşko ben geldim" Diyerek içeri girdim ve salondan sesler geldiğini duydum ayakkabılarımı çıkarıp dolaba koyarken içerden gelen seslerin kim olduğunu anlamaya çalışıyordum. Yeliz abla mutfağa gidecekken beni gördü ve gözleri korkudan olsa gerek büyüdü.
"Yeliz abla ne oluyor? Kim geldi?" Diye sordum.
"Ablacım ilk önce sakin ol tamam mı?"
"Yeliz abla?" Kesin bir şey vardı ve bana söylenmiyordu.
"Ablacım ne olur sakin ol!"
"Abla söyleyecek misin? Daha çok sinirleniyorum gerçekten."
"Güzel kızım Pervin hanım geldi. Seni görmek istiyormuş, daha gelmedi işte dedim beklerim dedi, kız seninle görüşmek istemiyor daha neyi zorluyorsun dedim, sen karışma deyince sesimi çıkarmadım. Tek değil, kardeşlerin ve babanla gelmiş." Böyle demesi beni çok daha germişti. Onları ilk bulduğumda beni kovmaktan beter etmişlerdi. Biyolojik annem sonrasında konuşmak istese de ben istememiştim. Hemen abimle Can'ın olduğu gruba mesaj atmıştım. Acil şeyler olduğu zaman burdan birbirimize haber veriyorduk.
Üç silahşörler
Siz;
Hemen bizim eve gelmeniz gerekiyor.
Can şef;
Hayırdır kızım? Daha beş dakika oldu ayrılalı.
Prensim;
Hayırdır abicim?
Siz;
Beni kovmaktan beter eden yüzsüz biyolojik ailem gelmiş. Beni biriniz çok güzel sakinleştiriyor, biriniz de konuşulacaklardan sonra serum takacak birine ihtiyacımız var. Gelmeniz için beş dakikanız var.
Prensim;
Can hadi abim, ben kapıdayım zaten.
Can şef;
Çıktım bile abi seni bekliyorum.
Kapıyı açıp onları içeri aldım. Can hazırlıklı gelmişti. Elinde bir sürü enjeksiyon ve serum vardı. Hatta atom getirmişti bu da beni güldürmüştü.
"Bu kadar enjeksiyon almana gerek yoktu. Bende vardı." Dedim gülerek.
"Olsun senin enjeksiyonlar boşa gitmesin."
"Hazır mısınız?" Dediğimde ikiside evet demişti. Daha önce de bu anı yaşadığımız için konuya hakimlerdi. İçeri girdim hepsine bakış attım.
"Müsadenizle ben bir üstümü değiştireyim. Sizde abilerimle tanışın." Dedim abilerimi bastıra bastıra söyledim. Odama geçip klasik bir günlük hayatta da giyebileceğim şortlu bir takım giyip saçlarımı ev topuzu yaparak yanlarına inmiş, tekli koltuklardan birine oturmuştum. Yeliz abla diken üstünde oturur gibiydi. Abimle Can da onlar öldürücü bakışlar atıyordu.
"Evet, sizi dinliyorum?" Diyerek konuya geçiş yaptım. Onlar tam lafa girecekken,
"Pardon bir kahve yapayım kendime, geliyorum." Bu hallerime abim ve Can gülüyordu.
"Ben yapayım mı kızım? Otur sen bugün baya yorulmuşsundur, denetimde vardı nasıl geçti?" Dedi Yeliz abla. Bu kadın da az değildi diğerlerine nispet yapacaktı.
"Yok aşkım ben yaparım, sende yorulmuşsundur bütün gün evi temizleyerek. Denetim de iyi geçti, bizim merkezin birincisi oldum. Şefime de sorabilirsin." Dedim gülümseyerek ve oturduğum yerden kalkıp kahve yapmaya gittim. Hemen kahvemi alıp salona geri döndüğümde Yeliz ablanın ağladığını gördüm. Kahvemi koltuğun yanındaki sehpaya bırakarak yanına gidip dizlerimin üstüne çöktüm.
"Niye ağlıyorsun aşkım?" Dedim.
"Can oğlum anlattı yaptıklarını duygulandım. Afferin benim kızıma, gurur duyuyorum seninle." Dedi elleriyle yüzüme dokunup saçlarımı geriye attı ve öptü.
"Asıl ben seninle gurur duyuyorum Yeliz sultan. Beni o cehennemden kurtarıp benim gibi hırçın bir kızı melek gibi yaptın. Tamam ara ara yükseliyorum ama beni benzettin. Şimdi ödül almam falan hep senin sayende teşekkür ederim." Diyerek bende onu öptüm sonrasında kendine geldi ve yerime geçtim. Karşı taraf konuşmaya başlamıştı ki ben yine rahat duramadım.
"Kusura bakmayın lütfen, Yeliz sultan bizimkiler geliyor bu arada söylemeyi unuttum sana bir saatte yola çıkarlar." Böyle davranmamın sebebini Yeliz abla, Can ve abim biliyordu. Sakinleşmek için kendime zaman tanıyordum.
"Gelsinler kızım problem yok. Daha erken söyleseydin keşke hazırlık yapardım."
"Olsun aşkım, siz çocuklarla otururken biz kızlarla yaparız." Böyle demem biyolojik ailemi kızdırmış olacak ki, biyolojik abim lafa atladı.
"Sen erkek arkadaşlarını eve mi alıyorsun?"
"Evet? Burda bir sorun göremiyorum ben?" Diyerek cevap vermiştim.
"Evet sizi dinliyorum? Neden gelmiştiniz?"
"Lavin kızım ilk önce git altına uzun birşey giy böyle olmaz ayıptır." Dedi biyolojik babam. Abim ve Can sinirlensede seslerini çıkarmamaya çalışıyorlardı.
"Neden çıkaracak mışım? A doğru, sizde yanınızdaki hanımefendi açık hatta olduğundan daha açık giyindiği için dünyaya gelmiştim ben değil mi? Ama merak etmeyin lütfen benim çevremdeki insanlar uçkuruna düşkün insanlar değiller. Rahat olabilirsiniz." Böyle söylemem abimin, Can'ın ve Yeliz ablanın hoşuna gitmişti.
"Sen babanla nasıl konuşuyorsun öyle?" Dedi biyolojik kardeşim.
"Baya bildiğin gibi konuşuyorum. Niye sen böyle konuşamıyor musun? Öğretmemi ister misin?" Dediğim an telefonuma ardarda bildirim geldi. Biri abimlerle olan gruptu biri de Atlas'tı.
Üç silahşörler
Prensim;
KİMİN KARDEŞİ BE! YÜRÜ KIZ ARKANDAYIM.
Can şef;
Gerçekten Lavin. Seni ilk defa böyle sakin laf soktuğunu görüyorum ve çok sinir bozucu. Karşıdakiler özellikle de kardeşlerin kuruluyor.
Atlantik
Lavin, biz çıktık güzelim. Tam ekip geliyoruz konum atar mısın?
Siz;
Konum.
Dikkatli gelin. Geldiğinizde arayın beni aşağıya ineyim karşılamaya. Söylemeden de geçmeyeceğim güzelim demen hoşuma gitti.
Atlantik;
Hoşuna gittiyse hep söylerim :)
Siz;
Gelmenize yakın haber ver bana sarmayı pişireyim.
Atlantik;
Gerçekten yaptın mı?
Siz;
Evet. Deniz'in cheesecake'i bile hazır.
Atlantik;
Ya sen müthişsin. Bu arada hala papatya mı seviyorsun?
Siz;
Evet. Nasıl hatırladın?
Atlantik;
Sana dair hiç bir şeyi unutmadım ki, hatırlayayım.
Atlas'la konuşmaya ara verip,
"Sultanım, bizimkiler çıkmış yola." Dedim Yeliz ablaya oda kafasıyla onay verince biyolojiklere baktım
"Evet dinliyorum, kaçıncıya söylüyorum bunu ben ya?" Dedim.
"Seni yanımızda istiyoruz. Sen burda yaşadığın sürece bize karşı kin besleyeceksin. Gördüğüm kadarıyla saygı da görmemişsin. Annenle de barıştık artık bir evin içinde mutlu mesut senle yaşamak istiyoruz." Ve iplerin koptuğu an. Bu andı. Ne beni susturabileceklerdi ne abimi.
"SİZ KİME SAYGISIZ DİYORSUNUZ YA? SİZİN YAPMADIĞINIZI BENİM ANNEM YAPTI. ŞİMDİ LAVİN ÇOK GÜZEL YERLERDE NİYE? ANNEM YETİŞTİRDİ ÇÜNKÜ. YANIMIZDAKİ ADAM LAVİNİN OKULDAN BERİ ŞEFİ BİR SORUN DA UTANIN BE." diyerek abim giriş yapmıştı. Ona karşılık olarakta biyolojik kardeşlerimin en büyüğü yani abim olacak şahıs ona cevap vermişti.
"SEN NE DİYE ATLIYORSUN BİRADER? LAVİN'LE BİZİM ARAMIZDAKİ MEVZUYA SEN NE DİYE KARIŞIYORSUN?" ve bu son damlaydı.
"İŞTEN GELDİĞİMDEN BERİ KALBİNİZİ KIRMAMAK İÇİN ZAMAN KOLLAYARAK KENDİMİ SAKİNLEŞTİRDİM AMA SİZ BUNU NEREDEN BİLECEKSİNİZ Kİ? BİLMEMENİZ NORMAL AMA YİRMİ İKİ SENEDİR GRAM YANIMDA OLMADINIZ SİZ BE. ŞİMDİ GELMİŞ ALDIĞIM TERBİYEYİ SAYGIYI SORGULUYORSUNUZ KİM OLARAK? HE KİM OL-" lafım yarıda kalmış kardeşlerimden biri atlamıştı.
"Abla gözünü seveyim sakın ol bak bir dinle bizi. Biz en azından abilerim ve ben seni öğrendiğimiz günden beri aradık bulamadık. Sen annemle babamı bulup geldiğinden bile bizim haberimiz yoktu."
"Senin adın ne?" Dedim ona karşı sesimi alçaltarak.
"Doruk."
"Doruk bak ailenle yaşadığın şeylerin hiç biri umrumda değil. Ayrıca lafımı da bölme." Diyerek bağırmaya devam ettim.
"İLKOKULA BAŞLADIĞIMDA İKİNİZDEN BİRİ YOKTU YANIMDA HATTA KİMSE YOKTU." Derken abim lafa girdi.
"Lavin, abicim lütfen." Bu bağırma uyarısıydı.
"Tamam abicim, sonra ortaokula başladım, yine ikinizden biri yoktu. Az önce saçma sapan laf yaptığınız erkek arkadaşlarım var ya? Onlar benim yanımdaydı. Yeliz annem beni yanına alana kadar ben ne anne ne baba bildim. Yurttaki kadınlara anne dediğim zaman dayak yiyordum. Kollarım, bacaklarım, yüzüm, her yerim mor gezdim kaç kere yanımda mıydınız? Beş yaşında altıma kaçırdığımda yine dayak yedim yanımda mıydınız? Şimdi gelmiş beraber yaşamak istiyoruz diyorsunuz. Ya ben geldim size, hep sizi merak ettim, kaç defa sizi içimde affettim ben biliyor musunuz? Size geldiğimde ikinizde beni kovmaktan beter ettiniz ya, biriniz para teklif etti biriniz benim çocuklarım belli sen benim çocuğum değilsin dediniz. Benim iki tane ailem var, biri Yeliz annemle, Levent abim, biri de bugün buraya gelecek olan arkadaşlarım. Siz beni dünyaya getirdiniz onlar sahip çıktı. Doğurmakla anne olunmuyor maalesef. Şimdi bir daha bu kapıdan girmemek üzere çıkın ve gidin. Bir daha da ne beni, ne de çevremden herhangi biriyle iletişime geçin. İyi günler."
____________________________________________
Bölüm sonuuu
