1. bölüm · Varlığım

1. bölüm

ZeynepMiss ☆

Adim Vera Demir. küçükken ailem yangın yüzünden öldü. Evimizde çıkan yangının sebebini hala bulamadık. Polisler hala arayışta ama henüz bir iz yok. Çok küçükken tanıştığım insanlar bana güç oldu. Onları çok seviyorum. Tek varlığımdı onlar... birlikte yaşıyorduk çünkü onların da ailesi yoktu. Birbirimize el kol olmuştuk

***
Ben ve elif aynı odada uyuyorduk. Rüzgâr, Atlas ve miraç da aynı odalarda kalıyorlardı. Sabah bağırış sesleriyle uyandim. "Lan orusbu çocuğu bu koku ne?" Atlas bağırıyordu. Atlas grubun lideri gibiydi. Hepimizi korur kollardı. Sanırım miraç'a bağırıyordu. Miraç grubun neşesiydi. Ciddiyetsizdi. "Atlas dur!" Rüzgarın gülme sesleri geldi "rüzgar da komikti. Lider gibiydi o da ama tek sorunu Atlas gibi sinirine hakim olamıyordu. Sinir krizleri olurdu. Kafasına eseni yapardı. Elif aşağıda kahvaltı hazırlıyordu.

Ayağı kalkıp banyoya yürüdüm ve yüzümü yıkadım. Yüzüme bakım ürünlerimi sürdüm. Altima bir çırpıda siyah bol gri sortumu üstüme de oversize beyaz tişört giyindim.

Odadan çıktım ve onların odasina yürüdüm. Atlas miracin ensesinden tutmuş hesap soruyordu. Rüzgar koltuğa oturmuş telefonuna bakıyordu. "Atlas boğulacak" dedim alayla. Miraç bağırdı "Vera kurter beni bu deliden!"
Güldüm ve başımı sallayıp mutfağa yürüdüm. Miraç bağırıyordu "Lan biriniz kurtarın beni"
"Götün kırılsın miraç bu koku ne"

Elif kahvaltıyı hazırlamıştı. Beni görünce sarıldı "günaydın aşkım" sıkıca sarildim "günaydın asko" Rüzgar sofraya oturdu. Rüzgâr elife deli gibi aşıktı. Sırıttım ve elife baktim. Elif alayla göz devirip bağırdı "Atlas salağı ve Miraç salağı kahvaltıya gelin artık!" İkiside mutfağa girdiler. Miraç bize korkuyla bakıyordu. Gülmemek için kendimi zor tuttum. "Bu orusbu çocuğu var ya" atlas kafasına vurdu "odanın amına koymuş" Miraç ağlama taklidi yaptım "içimde mi tutayim"
"Hay senin götün kırılsın miraç" güldük ve sofraya oturduk.

Miraç korkudan Atlastan uzak bir yere oturdu. Elif benim yanımda Atlas önümde elifin önünde de Rüzgâr vardı. Mirac en başa oturmuştu. Herkes tabağına birşeyler doldurdu. Rüzgarın arada bir bakışlarını görüyordum. Gerçekten öyle bir bakıyordu ki içim eriyordu. Deli gibi aşıktı. Elif koluma vurdu "Alışverişe çıkıyoruz dimi?" Başımı salladim "tabii ki"

Miraç elini yüzüne koydu "akşam mesaiye kalıyorum allah kahretmesin" güldük. Rüzgâr kafasına vurdu "Lan eşşek sabah gitsene o zaman" "kalkamıyorum" Atlas araya girdi "durun bi mk. Bugün haftasonu" Miraç resmen uçacak gibi oldu. "Heyt be. Aslansın Atlas" atlas alayla başımı salladi ve yemeğine devam etti. "Bizde çalışalım mı" elif elini omzuma attı. Ebnde onaylarcasina başımı salladım.

"Olmaz biz varken siz niye çalışasınız?" Rüzgâr sinirle söyledi.

"Yani biraz salak olsam da sizi çalıştırmam" dedi Miraç. Elifle ben güldük

Atlas bana ve elife baktı "boş hayallere kapılmayın. Biz siz yiyin için gezin diye çalışıyoruz. Yoksa bu piç miracı çöpten yedirirdik" miraç gözlerimi kocaman açtı "aaa" hepimiz güldük. Biz böyleydik. Eğlenceli ve birbirine destek çıkan.

Rüzgâr ayağı kalktı "ellerine sağlık Elif" dedi. Elif ona bakıp gülümsedi "afiyet olsun" Miraç elini ağzına götürdü "çifte kumrular" dedi ve kaçmaya başladı. Rüzgar bağırdı "küfür edemiyorum kız var ama seni sevicem Miraç bekle" dedi ve arkasından yürüdü "ELIF AL ŞUNU" diye bağırdı ama kimse takmadı. Atlas ayağı kalkti "afiyet olsun kızlar" dedi. Bana bir süre baktıktan sonra odaya çıktı.

Ben sofrayı toplamaya başladım. Elif de yanıma geçti, sessizce tabakları dizdi. “Rüzgar yine sana takıldı,” dedim hafifçe gülümseyerek.
Elif kaşlarını çatıp bana baktı. “Dalga geçme Vera. Ciddi ciddi garip davranıyor son günlerde.”Omuz silktim. “Senin yanındayken hep gergin oluyor. Bence sana karşı bir şeyler hissediyor.”Elif bir an sustu, sonra yavaşça konuştu. “Sanmıyorum... Rüzgar bir gün gülüyor, bir gün yabancı gibi. Ne düşündüğünü çözmek imkansız."

Tam o sırada Rüzgar kapıdan kafasını uzattı. “N’oluyo lan orda? Yürüyün pikniğe gidiyoruz!”Elif göz devirdi. “Allahım şu çocuğun bir gün ciddi bir şey söylemesine izin ver artık…”

Güldümve kolumla elifin kolunu dürttüm "git hazırlan ben toplarım" Elif itiraz edecekken kaşımı kaldırdım "yürü" yanağımdan öptü ve çıktı. Rüzgâr da peşinden yürümeden önce yanima geldi "bi günde beni öpse şöyle" sırıttım "ağzını yokluyorum ben. Henüz birşey demedi. Merak etme o da olur" yanağımdan makas aldı ve göz kırpıp Elifin peşinden yürüdü.

Bulaşıkları makineye dizdim ve elimi kuruladım. Tam arkami dönerken birine çarptım. Atlas. Tam bağıracakken ağzımı kapattı "hoşt be kızım bağıracan mi bide?" Ağzımı bıraktı. Derin bir nefes aldim "ödüm köptu" sırıttı ve saçımı kulağımın arkasına attı. Elini ittim "yalakalik yapma" güldü ve masanın üstünden bir tane erik alıp yedi "tamam hazırlan hadi" başımı salladım "ben gelmek istemiyorum." Gözlerini kıstı "kızım yürü hadi. Bekletme hızlı" göz devirdim ve odama çıktım.

Elif giyinmişti. Elifin saçlarına bayılıyordum. Sarı saçları vardı mükemmel yeşile kaçan gözleri vardı . Saçlarını açık bırakmıştı üstüne beyaz straplez altına siyah şort giymişti. Yanina yürüdüm "bu ne güzellik" dedim. Hemen aynaya baktı "yaaa sağol aşkım" hızla kolumu tuttu "sira sende"

Üstüme gri bol tişört altına kısa bir şort. Azcik gloss ve biraz kirpigime maskara sürdüm. Ayağıma gri ayakkabı bileğime de rastgele gold bir bileklik taktım. Sarı çiçek desenli bir küpe de takip aşağı indim. Herkes orda bekliyordu. Atlas bana baktı. Yutkunmasi resmen zar zor oldu. Rüzgâr gözünü zaten Eliften alamıyordu. Miraç elini uzattı "buyrun majesteleri" dedi. Güldümve elini tuttum "teşekkür ederim bayım" kapıyı açtılar ve arabaya yürüdük "yiyecekler noldu?" Rüzgâr duymamıştı bile. Elifle sohbet ediyordu. Atlaskolunu omzuma attı "biz ayarladık bagajda" başımı salladım.

Miraç saçımı tuttu "benim için kız getir bir tane" "ayyy miraç saçım. Seni öldürdüm şimdi" dedim ve Atlasın elini itip Miracı kovaladım. En son yakaladım ve kolunu ısırdım. Çiğlik attı kurtulmaya çalıştı "vahşi! Vahşi var burda! İmdat!" Rüzgâr miracin sesine döndü ve bağırdı "Lan piç bağırmasana" atlas güldü? "Her zamanki hali".

Kolumu bıraktım "dua et saçım bozulmadi" "inşallah bozulur" "la miraç!" "Tamam tamam" arabaya bindik. Arabayı Rüzgar kullandı. Yanında atlas vardı. Miraç elifle benim aramda kalmıştı. Hızla telefinu çıkartıp bluetooth bağladım ve şarkı açtım.

Gülşen; dillere düşeceğiz

Bağıra çağıra elif ve ben şarkıyı söylemeye başladık

Dillere düşeceğiz seninle, illede biz düşecek
Taze bahar dalları gibi, çiçeklenecek
Tadim tuzum olacaksın benim
Tadım tuzum olacak!
Yatağıma gireceksin benim illede sen yatacak
Seni seni en çok seni
Bir tek seni severim hani?
Kör olayım yar! Sürünürüm yar
Her daim yar! Billahi
Kör olayım yar sürünürüm yar
Her daim yar! Billahi

Miraç kulağını kapatip bağırmaya başladı "kulağım kanıyor!" Elifle benim ciddiyetimiz aniden kayboldu ve gülmeye başladık. Rüzgar yuzunu ekşitmiş bir şekilde sürüyordu. Atlas zaten allaha emanet gözü açık gitmiş gibi duruyordu.onların haline daha çok güldük. Sonunda gideceğimiz yere varınca arabadan indik. Miraç kollarını açıp gökyüzüne baktı "Sonunda yarabbim! Kurtardın bizi bu delilerden" göz devirip bagajdan yemekleri çıkardım ve banka taşıdım. Atlas ve rüzgar da yardım etti. Elif saçını düzeltiyordu.

Herşeyi taşıdıktan sonra atlas bana baktı. Hep öyle yapardı. Bakardı ama birşey demezdi. "Noldu?" Dedim "hiç" dedi ve arabayı kilitlemeye gitti. Rüzgâr elifi izliyordu. Ensesine vurdum "ağzına gir" güldü ve ensesini avuşturdu "bir gün" "ayy" midem bulanıyor gibi yapıp banka yürüdüm. Herkes de gelince meyveleri pastaları tabaklara koydum. Yemeye başlayınca mırıldandım "şu aşağıda bir erik ağacı var kocaman. Toplayalım mi?" Herkes onayladı "tamam toplarız" dedi Atlas. Başımı salladim.

#varlığım #gizem #dram #arkadaşlık #sırlar

Sizce grupta kim cinayeti işledi?